Gürbüz Evren
Gürbüz Evren
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Sezgin Tanrıkulu dedelerimizi katil ilan etmiş

Sezgin Tanrıkulu dedelerimizi katil ilan etmiş

Gürbüz Evren yazdı...

featured

HDP’li Garo Paylan, yıllardır kendini TBMM’de değil de Fransız Meclisi’nde sanarak, Ermeni soykırımı palavrasının tanınması için kanun teklifi veriyor. Garo ayrıca “Yedi yıldır aynı teklifi veriyorum, böyle linçe maruz kalmadım” diyerek dert yanıyor.

Benim gibi birkaç kişi yıllardır Garo’ya gerekli yanıtı veriyor, tartışmaya davet ediyor, ama başta iktidar yetkilileri olmak üzere yeri geldiğinde esip gürleyen kesimden ise ses çıkmıyordu. Belli ki bu yıl bizimkiler derin uykudan uyandılar.

Garo’yu geçelim, çünkü ondan ‘Halkların kardeşliği’ maskesi altında düşmanlıktan başka bir şey beklemek hayal olur. Asıl sorun CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun sözlerinde. Tanrıkulu, paylaştığı mesajda, “107 yıl önce 24 Nisan 1915’te yüzlerce Ermeni aydını İstanbul’da gözaltına alınıp, Çankırı, Ayaş, Ankara’ya sürüldü ve zorla kaybedildi. Kötülüğün miladı ile olan bu tarihle yüzleşmeden gerçek adalet sağlanamaz” diyor.

CHP, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti değil mi?

Atatürk, Ermeni kırımı palavrasına en sert yanıtları verip, bu iftirayı mahkum etmedi mi?

Peki şimdi Atatürk’ün partisinin milletvekili Tanrıkulu ve daha önce de İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, soykırım iftirasını yayarak, bizzat Atatürk’ü yalanlamış olmuyorlar mı?

Sorular sıralamakla bitmez, ama şu kadarını söyleyeyim, CHP içerinde soykırım palavrasına sarılan sadece Tanrıkulu ve Kaftancıoğlu yok. Soykırım yalanına inanan vekil ve danışman sıfatlı tahmin edemeyeceğiniz kadar çok isim var.

Göreve başladığı 2010 yılından beri Kemal Kılıçdaroğlu’na kendi isteği üzerine her 24 Nisan öncesi, dışarıdan ya da içeriden gelecek soykırım açıklamalarına karşı hazırladığım bilgi notlarını verirdim. Kılıçdaroğlu da bu notlardan bazılarını kimi zaman grup toplantılarında kimi zaman da açıklamalarında kullandı. Parti içinde giderek sayıları artan soykırım yalancıları ise bu iftiraya karşı çıktığım için beni büyük bir nefret ile severlerdi. Merak etmeyin, çok değil birkaç yıl sonra sözünü ettiğim bu kişiler şartlar olgunlaşınca Tanrıkulu ve Kaftancıoğlu’nun bile önüne geçecekler.

Unutmadan, bugün Sezgin Tanrıkulu’nun, geçmişte de Canan Kaftancıoğlu’nun soykırım iftirasına Kılıçdaroğlu’nun neden sessiz kaldığını da bana değil kendisine sorun.

Yaklaşık 30 yıldır Ermeni soykırımı palavrası konusunda çalışıyorum. Kitaplar yayınladım, yüzlerce makale kaleme aldım, özellikle Yurt dışında soykırım savunucularının olduğu etkinliklerde konuşmacı olarak bulundum. O etkinliklerde kimi zaman sözüm kesildi, mikrofonum kapatıldı, bazı gruplar tarafından ıslıklandım, protesto edildim. Çünkü onlara göre inkarcıymışım.

Türk arşiv belgelerine inanmıyorlar diye sürekli yabancı arşivlerde çalıştım. Bunca yıl boyunca belge kaynaklı değil de hep kulaktan dolma bilgilerle konuşan Sezgin Tanrıkulu, Kaftancıoğlu gibilerini gülerek, ama cehaletleri nedeniyle üzülerek izledim.

Bay Sezgin Tanrıkulu, “Gözaltına alınıp, sürgün edilen, zorla kaybedilen Ermeni aydınları” diyerek dedelerimizi katil ilan ettiğiniz 24 Nisan 1915’i size hap gibi bilgilerle özetleyeceğim. Eğer bilginize ve kendinize güveniyorsanız, yanınıza Garo’yu da alın hatta çok sevdiğiniz Taner Akçam’ı da getirin, yurt dışında istediğiniz bir yerde bu konuyu tartışalım. Ben bilgi, belge ve kitaplarla geleceğim. Merak etmeyin, tek bir Türk belgesi kullanmayacağım. Var mısınız?

Birinci Dünya Savaşı’nda, Mart 1915’de Rus askerleri Van’a girdiğinde, onların yanında savaşan Ermenilerin yaptığı katliamlar en üst düzeye ulaşmıştı.

Bunun üzerine Osmanlı yönetimi, Ermenilerin önde gelenleriyle İstanbul’da bir toplantı yapmış, isyana ve katliamlara son verilmesini istemişti.

Ancak katliamlar devam edince 24 Nisan 1915’de İstanbul’daki Ermeni Devrim Komitesi kapatıldı.

Ermeni komitelerinin önde gelenlerinden 235 kişi de tutuklanarak, Ankara’ya, Ayaş’a ve Çankırı’ya sürgüne gönderildi.

Bunlardan 7’si yabancı uyruklu olduğu için serbest bırakıldı.

Sürgünlerden bir kısmı affedilerek, ikamet etmeleri için İzmit, İzmir, Eskişehir, Kütahya, Bursa’ya yerleştirildi.

Bir bölüm Ermeni komiteci de Tehcir bölgesi olan Suriye Zor’a gönderildi.

Bugün Paris’te heykeli dikilen Vartabet Komidas adlı müzisyenin ise sağlık sorunu olduğundan tedavi için Viyana’ya gitmesine izin verildi.

İşte 24 Nisan’da olan budur.

Ama Ermeniler 24 Nisan’ı soykırımın başlangıcı diye dünyaya kabul ettirdiler.

Bay Tanrıkulu, konunun özetinin de özeti bu. Bin kitap okusan böylesine hap gibi bilgi bulamazsın. Daha geniş halini, Kemal Kılıçdaroğlu’nun isteği üzerine kendisine 2014 ve 2016’da verdiğim dosyalarda bulabilirsin. Bilirsin Kılıçdaroğlu seni acayip sever, isteğin anda o dosyaları alırsın.

Sezgin Tanrıkulu, ‘engin sığ’ bilgisiyle dedelerimizi katil ilan edecek, biz de susacağız. Hadi ya….

Herkes önce kendi dedesine baksın.

[email protected]

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7 Yorum

  1. 27 Nisan 2022, 13:19

    Milletsevmez milletvekili

  2. bir insan bu kadar suratsız sevimsiz olabilir !
    sana oy veren seni görüyormu acaba ?

  3. 26 Nisan 2022, 17:04

    Sn. Gürbüz EVREN,
    Asılsız, temelsiz, yüzeysel ve kulaktan dolma bilgilerle Türk tarihinin hakkından geleceğini zanneden emperyalizmin lağım çukurunda boğazına kadar gömülmüş kullanışlı elemanlar, dün olduğu gibi tarihin çöplüğünde yerini alacaktır. Asla şüphem yoktur.
    Üzücü olan bu cahil güruhun gazi mecliste milletvekili olmaları ve dedelerimize iftira atmaları. Kurtuluş Savaşı öncesi ve sonrası Anadolunun dört bir tarafında emperyalizmle (Yunan, İngiliz, Fransız, İtalyan, gerici ve bölücü çeteler v.s) birlikte hareket eden katliam yapan ermeni katiller dördüncü ve beşinci kol faaliyetleriyle günümüzde kamuoyunun gözü önünde görevlerini yapıyorlar.

  4. kendi dedelerinin rus ve fransız vs ile bir olup içinde yaşadıkları devlete osmanlıya yaptıkları hainliği ve kendi dedelerinin yaptığı soy kırımı bizimkilere itelemeye çabalayanlar bunlar. Sayın Gürbüz bir Türk yurttaşı olarak bu yazınız ve çalışmalarınız için teşekkür ederim.

  5. sn gurbuz dedelere bakarsanız . ne kadar dedesı turk olmayan varsa TC ve Ataturk dusmanı. anladınız sız.

  6. Sorun;TR 705 in Atatürk’ün partisinde milletvekili olması…. Büyük bir ihtimalle diğer ikiside 706-707 olarak verilen görevleri ifa ediyorlardır….

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!