Hüseyin Vodinalı yazdı…
Gündemde edebiyat dünyası ve intihal skandalları var.
Amerikan yetiştirmesi Elif Şafak’ın “Bit Palas” isimli kitabında Mine Kırıkkanat’ın “Sinek Sarayı” romanından aşırma yaptığı bilirkişi ve mahkeme kararıyla tescillendi.
Yahu zaten isim bile neredeyse aynı.
Sadece o mu?
Bir başka Made in USA yazarımız Orhan Pamuk’un da sicili kabarık.
Deneyimli edebiyat eleştirmeni yazar Oğuz Demiralp, “Orhan Bey ve Kitapları” isimli bir kitap yazdı.
Demiralp, Cevdet Bey ve Oğulları’nın Thomas Mann’ın ‘Buddenbrooklar’ıyla, Kara Kitap’ın Anne Marie Schimmel’in ‘Nur Diyarı’yla, Yeni Hayat’ın J.G. Ballard’ın ‘Çarpışma’sıyla, Benim Adım Kırmızı’nın başta Eco’nun ‘Gülün Adı’ olmak üzere başka birçok kitapla, Kar’ın Dostoyevski’nin ‘Ecinniler’iyle hatta ‘Babamın Bavulu’nun Cem Uçan’ın ‘Bir Sürü Kadınlı Yıllar’ öyküsüyle fazlasıyla benzeştiğini belirlemiş.
Oğuz Demiralp, Beyaz Kale romanının ise Fuat Carım’ın 1964 yılında basılan “Kanuni Devrinde İstanbul” isimli romanından aşırma olduğunu anlatıyor.
Carım’ın kendisi buna itiraz edemezdi, çünkü Beyaz Kale (1985) basılmadan 13 yıl önce vefat etmişti.
Demiralp şöyle diyor: “(Carım’ın kitabı) 1964’te İstanbul’da basılmış. Daha sonra Pedro’nun Zorunlu İstanbul Seyahati başlığıyla da basılmış. 16. asırda yaşamış Pedro de Urdemalas isimli bir İspanyol’un İstanbul anılarını yazdığı bir kitap. Bu kitabı okuyunca gördüm ki: Beyaz Kale için gürül gürül bir esin(!) kaynağı olmuş.”
“Türkler bir buçuk milyon Ermeniyi öldürdü, Kürtleri kesti” diyerek Nobel’i kapan Orhan Pamuk’un metniyle Fuat Carım’ınki arasındaki benzerliklere bakın:
“..Cenova’dan Napoli’ye giderken, hareketimizi haber alarak Ponza Adaları’nda bekleyen Türk donanmasının hücumuna uğradık…” (Carım s.11)
“Venedik’ten Napoli’ye gidiyorduk. Türk gemileri yolumuzu kesti…” (Pamuk s.11)
“…Ama ne olur ne olmaz, gene esir düşebiliriz korkusu ile, kürekçileri sıkıştırmaktan vazgeçtiler. Malûm a, kürek çekenler ya Türk ya Mağribi. Gemi bir kere zaptedildi mi, bunlar artık serbest. O vakit, Türklere, bu bize şunu etti, şu bize işkence yaptı, derler…” (Carım s.12)
“… Türk ve Mağripli olan kürekçilerimiz sevinç çığlıkları atıyordu; sinirlerimiz bozuldu… Esir düşerse cezalandırılmaktan korkan kaptanımız kürek kölelerini şiddetle kırbaçlatmak için bir türlü emir veremiyordu…” (Pamuk s.11)
‘Copy paste’ denmesin diye resmen metne ‘takla attırmış’ Pamuk.
Henüz 2 yıl önce “Kardeşimin Hikayesi” isimli kitabı “Kıyamet Çiçeği” adındaki başka bir kitapta adeta kopyalandı diye kıyametleri koparan Zülfü Livaneli’nin de dahil olduğu 130 “yae”ci, açılımcı yazar, anında Elif Şafak’ı sahiplendi.
Neymiş? “Şafak haksız yere linç ediliyormuş!”
E mahkeme mi linç ediyor bir zamanların Zaman yazarı Shafak hanımı?
Rahmetli Doğan Güreş, 2000 yılında NATO’yu anlatırken, “NATO top tüfekten ibaret değildir. Yayınevleri gazeteleri her türlü iktisadi girişimleri ve siyasetçileri vardır” demişti.
İşte bu intihali savunan 130 yazar NATO yazarıdır bana göre.
Türkiye’de yıllardır bunların hegemonyası vardır.
Bir sürü yayınevi ve dağıtım şirketi vardır NATO’nun.
İşleri güçleri kimlik siyasetine odun atmaktır.
Ermeni, Yunan, Kürt temalı romanlar, araştırma kitapları vs.
Türk Edebiyatı demeyi bile yasakladılar.
Aynı metinde Alman Edebiyatı deyip, Türkiyeli yazar demeyi bile başardılar.
TÜRK DEVRİMİNİN YAYINEVİ PANKUŞ
Ama, Türk Devrimi’nin, Cumhuriyet’in de bir yayınevi var: Pankuş Yayınları.
Veryansıntv ile birlikte doğan Pankuş, küreselci mafyanın tekelini kırdı.
Bağımsız Türkiye için harflerle, kelimelerle, cümlelerle, metinlerle, kitaplarla mücadele ediyorlar.
Atatürk, Cumhuriyet, Türk Vatanı, Mavit Vatanımız için kalem sallıyorlar.
Benim cüretkar “Covid 19: Bir Virüsten Ötesi” kitabımı gözlerini kırpmadan bastılar.
Ama dağıtım mafyası dağıtmadı.
Yine de 2 baskı yapmayı başardık.
Beni bırakın Nihat Genç gibi Türkiye’ye mal olmuş, namuslu devrimci bir yazarı bile yasaklamaya çalıştılar.
Fuarlarda gerilere iteklediler, kitapları dağıtmadılar, tek kelime bahis bile etmediler.
Ona rağmen ak pak bir kardelen gibi baş gösterdi kitaplar bu karanlık kar örtüsünün altından.
Hele son bastıkları iki kitap var ki bahsetmek boynumun borcudur:
Birincisi “Kurtuluş 1923”. “Yükselişin Öyküsü, Cesurlaran Uygarlığı: Cumhuriyet 100 Yaşında”
Hükümetin, devletin, NATO edebiyatçılarının yapmadığını yaptı Anti Emperyalist Pankuş.
Jön Türk Yılma Başar Korkmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan, Cumhuriyet’in 100. Yılına armağan olan kitapta kimler yok ki…
Prof. Dr. Ruşen Keleş – Cumhuriyet, Atatürk ve Başkent Ankara
Prof. Dr. Ergun Türkcan – Türk Bilim Politikası, Geçmiş ve Gelecek
Prof. Dr. Çetin Yetkin – Atatürk ve Hukuk
Prof. Dr. Korkut Boratav – Türkiye Cumhuriyeti İktisadı: Bazı Ana Çizgiler
Prof. Dr. Sina Akşin – Atatürk Döneminde Demokrasi
Prof. Dr. Özer Ozankaya – Türk Devrimi’nin Demokrasi Kavramına Katkıları
Prof. Dr. Semih Güneri – Cumhuriyet Dönemi Bilimsel Araştırmalar Sürecinin Alevden İki Topu: Ord. Prof. Dr. Sedat Alp ve Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal
E. Tüma. Cem Gürdeniz – Atatürk ve Cumhuriyet Donanması
Nihat Genç – Cumhuriyet Nasıl Yenildi?
Onur Öymen – Erken Cumhuriyet Döneminin İlke ve Uygulamaları
Osman Selim Kocahanoğlu – Hilafet Nasıl ve Niçin Kaldırıldı?
Yavuz Alogan – Cumhuriyet Devrimi ve Sosyalist Sol
Dr. Altuğ Yalçıntaş – Modernleşme ve İktisat Düşünü: Cumhuriyet Dönemi İktisadi Düşünceler Tarihi Yazımı Üzerine Bir Deneme
Serdar Şahinkaya – Cumhuriyet’in İktisadiyatı: Kuruluş ve Gelecek
Murat Katoğlu – Cumhuriyet Devrimlerinin Sanat Boyutuna Değinmeler
Kapitülasyonların, büyük savaşların, ayrılıkçı hareketlerin, tarikat ve cemaatlerin, gerici görüş ve yapılanmaların kıskacındaki bir Türkiye’nin eski ve gelecekteki kurtuluşu bu kitapta yazılı…
Büyük Türk devrimi ve Cumhuriyet’in hikayesi gerçek Türk aydınları tarafından kaleme alındı.
İkinci kitap ise güncel ve kanayan bir yaraya parmak basıyor.
Bu da çok önemli bir eser.
Başlığı; “İsrail-Filistin, Yüz Yıldır Bitmeyen Savaş”.
Türkiye’nin yakın tarihteki kaderini de etkileyen bu köklü mücadeleyi anlamak için bu kitabı okumalısınız.
Küresel güç mücadelesindeki mihenk taşı sayılabilecek I. Dünya Savaşı’nın ardından değişen dünya dengelerinin etkilediği İsrail – Filistin mücadelesi, büyük güçlerin son savaşının fitilini ateşledi.
Belki de 3. Dünya Savaşı buradan çıkacak.
Kitapta Cumhuriyet aydınları bu çok önemli meseleyi her veçhesiyle yazdı.
Prof. Dr. Barış Doster – Filistin Sorunu ve Türk Dış Politikası
Prof. Dr. Yelda Ongun/Dr. Mehmet Çağatay Abuşoğlu – İsrail – Filistin Savaşı’nda Birleşmiş Milletler Faktörü
(E) Tüma. Dr. A. Deniz Kutluk – Yeni Bir Orta Doğu Çatışması: Savaş Nereye Evriliyor?
Prof. Dr. Ulvi Keser – Doğu Akdeniz’de İsrail Faktörü ve Kıbrıs’a Yönelik Muhtemel Tehditler Üzerine Bir Değerlendirme
Dr. Barış Adıbelli – Çok Kutuplu Dünya Düzeninin Çetin Sınavı: Gazze Savaşı
Dr. Sibel Özsavaş Atay – İsrail – Filistin Savaşı’nın Kafkasya’ya Olası Yansımaları
Niyazi Güneş Atay – İsrail’e Karşı Filistin Direnişinde Lübnan
Hasan Erel – İsrail – Filistin ile Rusya – Ukrayna Savaşlarının Köken ve Etkileri
Bahadır Selim Dilek – Gazze’deki İnsanlık Trajedisi ve “Post Truth” Savaş Üzerine Görgül Bir İnceleme: Askeri Mağlubiyet, Siyasi Meşruiyet, Psikolojik Galibiyet!
Ahmet Müfit – İsrail – Filistin Savaşı’nın Ekonomik ve Siyasi Boyutu Üzerine.
Mutlaka Pankuş Yayınları‘nı takip edin ve özellikle de bu iki kitabı edinin derim.
Bitirirken bir de gerçek gazeteci Erdem Atay ve cesur arkadaşlarının Youtube yayınlarına da değineceğim.
Küresel boyuta varan tüm engellemelere, haksız yasaklamalara, saldırılara rağmen dimdik Cumhuriyet ve Türkiye kavgası veriyorlar.
Erdem Atay’ın son yaptığı Babı Ali Kılıcı programı çok önemli.
Türkiye’de hiç bir medyanın yapmadığını yaptı ve en hassas meseleye parmak bastı.
Küreselci şeytani kabalın Türkiye’ye kadar uzanan çocuk kaçakçılıkları ve pedofili suçları.
Bu öylece bir tarikat işi değil küresel istihbarat servislerinin şantaj kavgaları.
Bu esnada…
Tüm bu yakıcı meselelerle dünya büyük bir hesaplaşmaya giderken Atatürk’ün kurduğu CHP hala İzmir adayı için iç savaş ediyor.
İşimiz gerçekten zor.
Ama tarihte de hiç bir zaman kolay olmadı zaten…





lütfen bu değerli kitapları, e-kitap olarak da GETEM, Türgök ve Altınokta gibi görme engelli kütüphanelerine ilgili e-kitap nüzhası yasası (bu yasa, kitapların bu kütüphanelere birer nüzhası olarak gönderiliyor) uyarınca gönderir misiniz? şimdiden teşekkür ederim.