Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. ABD’nin Asya’daki Çin ve İran hesapları ve Türkiye

ABD’nin Asya’daki Çin ve İran hesapları ve Türkiye

featured

Hüseyin Vodinalı yazdı…

Trump’ın İsrail ve Mısır’daki sahte barış şovu aslında yeni ve büyük bir savaşın başlangıcına işaret ediyor.

Soytarı ABD Başkanı ve soykırımcı İsrail Başbakanı şimdi İran’ı hedefliyor.

Trump’ın hesabı daha çok İran üzerinden Çin’i vurmak.

İran, Çin için olmazsa olmaz bir ülke konumunda.

Petrolünün yüzde 80’ini İran’dan alıyor ve Kuşak ve Yol Projesinde İran en kritik kavşak noktasında.

Kuşkusuz kuzey güney koridoru açısından Rusya için de Tahran’ın önemi büyük ama Çin kadar değil.

ABD, Çin ile hesaplaşmaya aslında Tayvan üzerinden yani Asya Pasifik’ten başlayacaktı.

Ancak veriler ABD’nin bu macerasının çok uzun soluklu olmadan fiyaskoyla söneceği yönünde.

Yine de Filipinler ve diğer bölge ülkeleriyle buna yönelik işbirliğini geliştiriyor.

Son Mısır toplantısında Endonezya Başkanı’nın Trump’a özel görüşelim demesi de ilginç bu arada.

ABD, Avustralya, Japonya ve Güney Kore üzerinden Çin’e doğrudan bir şey yapamayacağını da biliyor.

O zaman Trump ve Pentagon çetesi açısından en mantıklı hamle Asya içlerinde çıkarılacak savaş ve çatışmalar olacaktı.

Oldu da zaten.

Önce Hindistan ve Pakistan arasında kısa soluklu bir savaş çıkarıldı.

Bangladeş’in ardından Nepal’de bir renkli darbe tertiplendi.

Şimdi sıra Afganistan’a geldi.

Trump Afganistan’a iki sebeple dönmek istiyor, birincisi Asya’nın kalbine yeniden bir kama sokmak, ikincisi de Çin ile nadir toprak elementleri savaşında Afganistan gibi zengin kaynakları olan ülkeye yeniden çökmek.

İşte 2 yıl önce Pakistan’da İmran Han’a yönelik askeri darbe bunun için yapıldı.

Mısır’da Trump’a dalkavukluk yapmaktan helak olan Şahbaz Şerif denen general o yüzden iktidara getirildi.

Evet, Pakistan Çin ile ekonomik işbirliğini yürütüyor ama bir taraftan da CIA ile olan tarihi işbirliğini de koparmıyor.

Trump’ın Bagram üssüne geri dönme isteği sonrası Şahbaz Şerif’in sınırda Taliban ile çatışması ve Taliban’ın Kabil’deki merkezlerini vurması yeni bir çatışmayı tetikledi.

Kabil’deki ultra yobaz Taliban yönetimi bir süredir Rusya ve Çin ile işbirliği yapıyordu.

Bu son savaş hem Taliban’a hem de sürpriz bir ülkeye daha yönelikti.

Evet o ülke bildiğiniz gibi İran.

Haritada da göreceğiniz gibi İran, Afganistan ve Pakistan komşudur.

İsrail ile Haziran’daki 12 gün savaşında İran’daki Afgan göçmenlerin bazıları İsrail’e çalışmıştı ve sonra İran bunları milyonlarla sınırdışı etme kararı aldı.

Son Taliban-Pakistan çatışmaları sonrası İran da sınıra asker göndermek zorunda kaldı.

İsrail, tampon devlet Suriye’yi hallettikten sonra İran’a saldırmak için yeni bir koridora sahip oldu.

Irak Başbakanı Sudani de Mısır’daydı ve Trump ile bu işi bağladılar bence.

Şimdi yine haritaya bakarsak İran’ın her taraftan tehdit altında olduğunu görürüz.

Mesela Kafkaslar’da İsrail’in en önemli müttefiki olan Azerbaycan. İran’daki Türk kökenlileri ayaklandırma projesi onlara verildi.

Ve NATO boyunduğundaki kadersiz ülkem.

Batı Emperyalizmi’nin emrinde, 70 yıldır kendi bacağını vurmaktan felç olmuş Türkiyem.

Erdoğan’ın Trump’tan aldığı övgüler boşuna değildi.

Muhtemelen Filistin’den çok İran meselesi konuşuldu Mısır’da.

Netanyahu gelirse ben gelmem şovu bir yana, İsrail adına İran’ı gözetleyen Kürecik Radar üssü hala açık.

İncirlik’ten kalkan Amerikan uçakları Kıbrıs’taki İngiliz üssü üzerinden İsrail’e silah ve mühimmat taşıyor.

Sadece AKP mi?

CHP de aynı cephede anlaşılan.

Bunu, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in yazdığı rapordan anlıyoruz.

TBMM NATO-PA üyesi olan Çakırözer, NATO Parlamenterler Asamblesi’ne “İran tehdidi” konulu, 28 sayfalık bir rapor sundu.

Gazeteci kökenli Çakırözer’in medyadaki hızlı yükselişini de açıklayan bu rapor özetle, İsrail’i dost ve müttefik, İran’ı düşman ve tehdit olarak hedef gösterip NATO’yu göreve çağırıyor.

Bu rapor önemsiz ama sembolik olarak önemli.

23 yıldır BOP Projesi için iktidarda tutulan AKP‘nin yalnız ve alternatifsiz olmadığını haykırıyor.

Zaten asıl önemli olan bir başka rapora medyada kimse yer vermedi.

MİT’e bağlı Milli İstihbarat Akademisi’nin Temmuz ayında yayımladığı raporda “Türkiye’nin olası bir İsrail-İran savaşında İsrail’den yana İran’a karşı tavır alması” önerisi yer alıyordu.

23 yıldır BOP projesi kapsamında önce Irak sonra Suriye’de ABD ile işbirliği çok ağır hasarlı da olsa atlatıldı.

Ancak bu kez yorgun emperyalist ve tepesindeki soytarı ile arkasında Çin ve Rusya’nın bulunduğu İran’a karşı papaz yine pilav yer mi? Sanmam.

Zaten temel sorunumuz şu; Batı emperyalizminin tek ve en güçlü olduğu dönem biteli çok kutuplu dünya başlayalı çok oldu.

Ama maalesef Türkiye’nin tepesindekiler hala Doğu’ya doğru giden bir gemide Batı’ya (yalvararak) koşmayı bırakmıyor.

Bilmediklerinden değil tabii, bağlı olduklarından.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. Çözüm Kuvayi milliye. Meclisteki partiler millet iradesini temsil yetkisini kaybetti

  2. 16 Ekim 2025, 16:58

    Bu gerçekler karşısında ulusal bilinç oranı çok düşük, Türkiye zorda.

  3. 15 Ekim 2025, 16:43

    Sayın Vodinalı, apaçık tehdit ABD ve İsrail olduğu halde, CHP milletvekilinin Natoya ve İsrail’e methiyeler düzmesi akıl alacak gibi değil. Bunlar hepten kafayı yemişler. Ne üzücüdür ki, milletimiz kifayetsiz yöneticiler yüzünden çok çekti. Nasıl toparlanılır bilmiyorum ama, bu millet en zor dönemlerde bile bir çıkış yolu bulmuştur. Ve yine bulacaktır

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!