18 Aralık 2019’da Veryansın Tv’de yayımlanan yazının başlığı “2020 FALI – YA DA BOĞANIN BOYNUZUNA YAKIN DURMAK” idi.
Bakın orada neler demişim:
“Küresel ısınma veya nükleer savaştan gitmezsek de, 2020’den zor çıkarız.
Dünyanın fay hatları zangır zangır.
Krizlerden kriz beğenip, boğanın boynuzuna yakın yolculuğa devam ediyoruz.
Hani matador da değiliz, pikador da.
Ama işimiz gerçekten zor.
Cahil cesaretiyle ülke yönetilmesi diye bir şey var.
Neyse ben kristal küreme bakıp size 2020 falını açayım.
ABD KARIŞIK VE TEHLİKELİ
Bir zamanlar kral idi Mısır’a, şimdi düştü kilim ile hasıra.
Dünya hegemonu tarzan zor durumda.
80 ülkede 800 askeri üssü var, bir dönem aynı anda 7 ülkeyi bombaladı.
Şimdi ise Irak, Afganistan ve Suriye’den çekilmeyi tartışıyor.
(…)
Neticede bir amatör falcı olarak 2020’de alayımızın, yani hem Türkiye, hem dünya geneli olarak hepimizin boğanın boynuzuna yakın yolculuk edeceğimizi söyleyebilirim.”
E benim falcılığım da bu kadar…
Küresel ısınma, ekonomik buhran, nükleer felaket derken, virüs salgınını söylemeyi unutmuşum!
18 Aralık’ta yazdığım yazıdan 10 gün sonra Çin’in Wuhan kentinde ilk “resmi” hastalar ortaya çıktı.
“Resmi” diyorum, çünkü, temel tezim bu virüsün doğal bir virüs olmadığı ve doğum yerinin de ABD olduğu üzerine kurulu.
Bu bir iddia, bir tez, ama sağlam bilimsel olgu ve kanıtlarla desteklenen bir olaylar serisi.
Son olarak ünlü İngiliz genetik bilimci Peter Forster, ABD Ulusal Bilim Akademis’nde yayımlanan makalesinde dünya genelinden elde edilen 160 koronavirüsün genetik şifresinin incelendiğini, virüsün atası sayılan A tipi koronavirüsün ABD ve Avustralya’daki hastalarda görüldüğünü bildirdi.
ABD’nin özellikle ikinci dünya savaşı sonrası milyarlarca doları biyolojik savaş çalışmalarına ayırdığı bir sır değil. Sadece 11 Eylül 2001 sonrası buna harcadığı bütçe 100 milyar dolara yakın.
ABD ve dünyanın dört bir yanındaki yüzlerce laboratuvarda, yüzlerce tür mikrop, bakteri ve virüsler üzerinde deneyler, genetik mühendislik çalışmaları sürdürülüyor.
Özellikle 2000’den sonra bu çalışmalara hız verildiği gözleniyor.
ABD’nin hali hazırda dünya üzerinde 25 ülkede 100’den fazla biyolojik savaş laboratuvarı bulunuyor. Sadece Ukrayna’da 11 tane var.
Bu konuda uzman Amerikalı Profesör Frances Boyle’a göre ise bu sayı 400’ü buluyor. Boyle, ABD’nin biyolojik savaşı önleme sözleşmesinden çekildiği 11 Eylül 2001 sonrasında bu alana 100 milyar dolarlık harcama yaptığını ifade ediyor.
Böyle bu alanda çalışan uzmanlar için “ölüm bilimcisi” sıfatını kullanıyor.
Biyo-savaş çalışmaları genel olarak kamuoyu ilgisinin dışında kalır.
Nükleer tehdit öne çıkar her zaman.
Çünkü onun yok etme kapasitesinin korkunç olduğu bilinir.
Ancak bu son salgında da görüldü ki mikro boyuttaki bir virüs de hafife alınacak bir yok edici değilmiş.
Ünlü Rus tiyatro yazarı Çehov da haklı çıkmış olabilir: “Eğer bir oyunda duvarda asılı bir silah varsa, oyun bitmeden o silah mutlaka patlar”.

BİLL GATES KAPİTALİST BİR ÖJENİK Mİ?
Aslında kitapta pek çok bahsi geçecek olan Bill Gates, bunu 2015’teki bir TED konuşmasında söylemişti, “Küçücük bir virüs nükleer tehlikeden daha fazla zarar verebilir” diye.
Ama o zaman bu sözleri bir kaç entelektüelden başkası önemsemedi.
Şimdiyse milyarlarca dolarını aşı çalışlamalarına harcayan bilgisayarcı Bill Gates, pandemi sonrası kurulmuş farazi bir dünya hükümetinin başkanı gibi, virüsün ne zaman kontrol altına alınacağına yönelik demeçler veriyor, nano çipli aşılanmadan, ID 2020 projesinden söz ediyor.
Gates, Dünya Sağlık Örgütü ile olduğundan da fazla dev ilaç firmalarıyla ortak çalışıyor.
Batı basınında filantropist (insan sever) olarak sıfatlandırılan cömert Gates, karşıtlarına göre ise öjenist bir küresel tek dünyacı. Öjenik (Eugenics) 20. yüzyılın ilk yarısında çok sayıda taraftar toplayan bir kuramdı. Öjenik engelli, hasta, homoseksüel insanların ayıklanması ve sağlıklı bireylerin çoğaltılması yoluyla bir insan ırkının “ıslah edilmesi” anlamına geliyordu. Bunun en ünlü uygulayıcısı Alman Şansölyesi Adolf Hitler oldu. Nazilerin, 1940 ile 45 arasında 200 binden fazla zihinsel-fiziksel engelli ve akıl hastası insanı yok ettiği biliniyor. Ancak bilinenin aksine öjenik faaliyetleri Almanya’dan önce ABD’de başlamıştı. 1907’de kabul edilen bir kanunla, zekâ özürlü, sağır ya da körler zorla kısırlaştırıldı. Benzer bir yasayı 1909’da Washington ve Kaliforniya eyaletleri kabul etti. 1927’de Virginia eyâletinde zekâ özürlüler kısırlaştırıldı. Yasa, Amerika’nın pek çok eyâletinde 1960 yıllarına kadar yürürlükte kaldı. Toplamda 67 bin insan kısırlaştırıldı.
Öjenik son dönemde gelişen biyoteknolojinin de konusu oldu.
Kanserin genetik kalıtımını yok etmek gibi iyi niyetli girişimler, neticede üstün (fakat doğal olmayan) insanı yaratmaya kadar varıyor.
İşte milyarder Bill Gates de, aşılar yoluyla insan nüfusunun azaltılması (kısırlık?) ve küresel iklim felaketinin önlenmesi yanlısı bir kişi.
Evet şurası kesin.
Aşılar gerekli.
Aşılar çocuklarımızın ve bizim hayatımızı kurtarır.
Koruyucu sağlık uygulamasının temeli aşılarda yatar.
Ancak aşı kadar, aşıyı kimin ve ne için hazırladığı da çok önemli.
Mesela sosyalist Küba, çocuk aşılarında dünyanın en önde gelen ülkesi.
Kimse Küba’nın geliştirdiği aşıları sorgulamıyor.
Çünkü orada kar amacı yok, toplumun sağlığı ve refahı esas.
Ancak aşının yüksek kar getiren bir sektör olduğu vahşi kapitalist batı dünyasında iş farklı.
Aşılar, ABD ve Avrupa’daki dev ilaç sektörünün cazibesine kapıldığı çok karlı bir alan.
Ayrıca aynı dev ilaç sektörünün, Pentagon ile biyolojik silah üretiminde ortak iş yaparak büyük karlar sağladığı da biliniyor.
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK
Yani yaşadığımız olay, tipik bir “ölümü gösterip, sıtmaya razı etme” durumu olabilir.
Yaşanan pandemi çok ciddi bir insanlık krizine doğru evriliyor.
Virüs küresel köyümüzü hapsetmekle kalmadı.
İşsiz kalan milyonlarca insanın canını da tehlikeye attı.
Dünya ekonomisini insani boyutta ele alan İngiliz araştırma kuruluşu Oxfam, pandemi sonrası yaklaşık 8 milyarlık dünya nüfusunun yarısından fazlasının fakirlik içinde yaşayacağını tahmin etti.
Dünya Ticaret Örgütü, küresel ticaretin en iyi ihtimalle yüzde 13, en gerçekçi ihtimalle yüzde 32 azalacağı yorumunu yapıyor.
ABD’de pandemi sonrası 47 milyon kişinin işsiz kalacağı (işşizlik oranı yüzde 32) hesaplanıyor.
Virüs nedeniyle tüm dünyada başlayan otoriter uygulamalar da ayrı bir tehlike.
Polis devletine dönüşen ülkelerde yönetimler bu uygulamayı benimseyip sürdürecek gibi görünüyor.
Muhtemelen de öyle olacak.
Bir de tabii virüse bulunacak aşı çözümü, insanlığı “büyük birader” tarafından yönetilir hale de getirebilir.
Hem de sadece ulus devletlerince değil, Bill Gates ve arkadaşlarının kurduğu küresel hükümetçe.
Halihazırda bilgisayarlar ve cep telefonlarımızla her an izleme altındayız.
Ama bir de bunun, düşünce, ifade, çalışma ve seyahat hürriyetini de kısıtlar hale geldiğini düşünün.
Sisteme karşı çıktığınız anda, sistem tarafından “error” ya da “404 not found” haline gelebilirsiniz!
Alın size bir distopya daha.
İşte onun için, yeni bir döneme geçilecekse eğer, (ki kesin geçilecek) sistem yönetimini tekelci kapitalist elitten alıp, gücünü doğrudan halktan alan sosyal devlete vermek şart oldu.
İletişim: [email protected]
KAYNAKLAR
https://asiatimes.com/2020/04/total-system-failure-will-give-rise-to-new-economy/
https://www.veryansintv.com/genetik-bilimciden-koronavirus-aciklamasi-virusun-atasi-abd/
https://worldbeyondwar.org/tr/boyle-charges-u-s-germ-warfare-program-is-criminal-enterprise/
Başka bir dünya mümkün ….
Herşeyi bir tarafa bir süreliğine bırakın ve su soruyu kendinize sorun. 2020 den önce bu dünyanın değişmesini kim isterdi?
Ya da şöyle kim istemezdi? Ben Bill Gates olsam mesela virüs yada başka bir nedenle bu düzenin sürmesini isteyebilirdim. Çünkü herşeyin kapitalist sermayenin lehine işlediği bir düzendi bu ve geçmişi üç yüzyıla kadar giden bir sistem neden belirsizliğe ugrasın ki.
O yüzden komplo teoriniz bu mantıkla gidersek gümbür gümbür çöker.
Bu başka bir şey. İnsan elinden çıkmış bir şey değil bu. İnsanların yüzünden çıktığı doğru olabilir ancak insanların kontrolünde filan değil. Tanrısal bir ordu insanın ne kadar aciz olduğunu bütün insanlığa hatırlatıyor. Her gün milyarlarca insanın ıstırap çığlıkları gökyüzüne dolarken bunun bir sonucu olmayacağını mi sanıyorsunuz?
Bu hayat hiç basit denklemlerle açıklanamaz. Herşeyin ama herşeyin bir faturası var.
Evet başka bir dünya mümkün kardeşlerim. Umut ve güzellik dolu dünyalar var eğer istersek. Üst insana bir yol var ama bu biyolojik bir yol değil kesinlikle. Daha ahlaklı daha duyarlı daha insan sevgisiyle dolu insanların bu dünyanın sahipleri olması için bir yol var. O yolu bulacak navigasyon sistemi size doğuştan verilmiş. Sadece kullanın bunu.
Luciferyan inanca sahip tapınakçıların tohumları ve Bill Gates gibi kuklaları. Perdenin arkasındakiler deccali sistemi getirmeye çalışıyor. Çiplenmeye topyekün karşı çıkmalıyız. Bu insan düşmanları bizleri insan vasfından hayvan vasfına indirip dünyayı açık insanat bahçesine çevirmeyi planlıyorlar.
Katılıyorum !özgürlüklerimizi alıyorlar !özgürlüklerimizi vermeyiz ! teknolojik köle olmayız ! kabul etmeyiz asla ..özgürlüğümüz için savaşırız …dünya öZgür bir yer ….bir tuşa basılı insan yaratmak istiyorlar fazla holywod filmi çektiler ondan .. hayal güçleri bunları esir aldı ..insan cıvıtır maalesef bunu çok iyi bildikleri için tivitir yarattılar facebok yaptılar ..ne oldu sosyal medyaymış sosyal çürümeyi başlattılar .. herkes birbirine laf yetiştiriyor görülmemiş kepazelikler özel hayat sıfır ..iç çamaşırını sergiliyorlar ..kimse üretmiyor düşünmüyor ..Bill istiyor biz yapıyoruz apple telefonlar bol bol tivit at laf ebesi ol bana para kazandır ..herkes tuşlarla meşgul üretimle bilimle uğraşan yok .insanları çeneki yaptılar çık çık konuşuyorlar durmadan konuşuyorlar …ne kadar çok konuşan tip türedi ..dolu boş ileri geri hep konuşuyorlar..televizyon programları çık çık konuşan tipler …bilim yok zaten artık sadece teknoloji var…insanlar tüm zamanlarını sosyal medyada tuşlamakta geçiriyor …böyle düzen olurmu? Bill de ordan kim napıyor bakıyor casus yazılımları her türlü bilgiyi veriyor ..oh ne ala Mualla …
herkese komplo teorısı ızlenımı verse de yazı cok dogru. corona vırus,yenı duzenı ya da tek dunya devletine doğru atılan adım ların bır km taşıdır dunya yakın bir gelecekte askısı gıbı ozgur olamayacak. bılgınıze. bu yazıyı saklayın bır gun torunlarınız okusunlar
inanın, windows kullanmaktan mutlu değilim. koşullarım elverse, Linux kullanırdım.