Nihat Genç yazdı…
İslamcı yazar Hilal Kaplan adı geçince Habertürk’e bağlandı ve önce Hülya Hökenek’e sonra Habertürk kanalına verdi veriştirdi, ortalık yıkıldı.
Hülya Hökenek’e, sen, Altaylı’yla Apo röportajı yaptığın için o kanaldasın, ve Habertürk’e de, siz kaportası değiştirilmiş Samanayolu TV’siniz, çünkü eski yöneticilerinizin alayı FETÖ’cü çıktı hatta Adil Öksüz’ü saklayan yeğeni haber müdürünüz var, deyince, ki, kirli çamaşırları faş etmesi bir buçuk dakikaka sürdü, Hülya Hökenek hemen ‘siz itibar suikasti yapıyorsunuz’ deyip Hilal Kaplan’ı yayından aldı.
Gerilimli ancak memleket için hayırlı bereketli bir buçuk dakika!
Hülya Hökenek’in ne hökenek olduğu zaten pörtlek gözlerinden belliydi!
Habertürk’ün ne mal olduğu sabah akşam ekrana sürdüğü tavşan boku yazarlardan belliydi!
Hayır bu gazeteciler sabah akşam insanlık sevgisiyle çalışan büyük insanlar! Nagehan Alçısı, Deniz Zeyrek’i Sevilay Yılmaz’ı, vs. Habertürk ekranına çıktıkları sıklıkta helaya gitmiyorlardır, zaten, iletişim teorisine göre, tersinden de doğru.
Kırk-elli yıl aralıksız ekranlarda artist pozlarla binlerce program yapacaksın ve bir buçuk dakikalık bir yayınla kepazelikleriniz faş olacak! Hayır, Hülya Hökenek ve Hilal Kaplan ‘kahramanca’ savaştılar?! Hülya Hökenek ‘karargahı’ kuşatmak isteyen Kaplan’ı meskun mahalden kovdu. Mühimmat ve el bombalarıyla saldırıya geçip Kaplan’ın sığındığı çukur bölgeye savurdu.
Ve ekran karşısında milletçe bir kez daha taraflardan iğrendik.
Kirli kanlı çarşfalarından iğrendik.
Bizleri enayi yerine koyup gizlice yedikleri .oklardan iğrendik.
Etnik milliyetçilerle derin maceralarından iğrendik.
Habertürk TV’yi (cemaat:)Fetöyle çok uzun yıllar bir aile gibi yapılandıran o derin organizasyondan iğrendik.
Bu kadar rezilliğin ortasında ipi pazara çıkan Hülya Hökenek ve Fatih Altaylı ve Habertürk’ten bir kez daha iğrendik!
Ve taarruz twitter ve sosyal medyada günlerce devam etti.
Hilal Kaplan’ın ağır makineli atışına Fatih Altaylı biz zamanında böyle mücadele verdik diye bir haber kupürü yayınlasa da bu haberi de zamanında Fetö korkusuyla kaldırdığı açığa çıkıp daha bir .ok’a batıverdi.
Takviye güçler de Fatih Altaylı ve karargahına desteğe gelemeyince, Kahraman Penguen Alayı’nın ani sızma saldırısı zaferle sonuçlandı.
Ajanvari ilişkiler sinsi tuhaf bağlantılar kriminal örgütlerle tezgahlar, ne ararsan, bir buçuk dakikada .al taşşak ortadalar!
Hülya Hökenek Nagahen Alçı Sevilay Yılman ve dahası, yaralarını sarmak için sedyeler taşıdılar.
Hatta bu savaşla hiç alakası olmayan ben dahi savaşanların arasına girip beyaz mendil salladım, durun siz kardeşsiniz, Allah’a ve onun kutsal dostu gavs’a menzile teslim olun. Panik yapmayın Allah hepinize İmralı’ya bir koster kaldırma şansı daha verecektir, umudu kesmeyin.
İnsan soruyor, bu kadar rezilliğe değer mi, şöhret için mi para için mi, boğazlarına çok düşkün oldukları için mi, hırslarının mı kurbanı oluyorlar?
Etnik milliyetçi terör örgütlerinin aleti olmak ya da Fetö gibi ajan sapık örgütlerle içi içe yaşamak gizlemek ne demek?
Tahminim Fatih Altaylı gece yarısı bölüğü toplayıp tekrar yayınını yasakladı. Ve Habertürk ekranında güzel güzel konuşurken üstlerine bomba düşen yaralılara çadır battaniye ve sıcak çorba yardımı ulaştırıldı ama yine de buz gibi soğuk hava dağıtılamadı.
Allah büyüktür, dedik, herkesin yediği naneler bir bir faş olacak, insan içine çıkacak yüz bulamayacaksınız, defalarca dedik, ve hala susuyorlar. Sanırım şimdi her iki taraf da topçu atışlarına hazırlanıyor mühimmat yığıyorlar! AKP ve Habertürk savaşı mı? Yoksa AKP’nin şahin kanadı Penguen ve yüzde 0,5’cuk’tan iktidarı yıkma kanadının arkasında yine Fetö mü var!
Bu kadar ithama karşı, insan, hayır yok öyle bir şey, demeli, diyemiyorlar, Hilal Kaplan haksız, söyledikleri iftiraydı, diyemiyorlar. ‘Mal’ ortada inkar da edemiyorlar, tek güvendikleri ‘zaman’, bir vakit geçsin millet yaşananları unutur’a güveniyor olmalılar.
Ancak ‘zayiat’ ortada, yaralılar yaraları açık vaziyette ekrana çıkıyorlar. Ve bir karşı püskürtme savaşının krokileri ortalıkta geziniyor!
Ancak Hilal Kaplan’ın tek başına çemberi yarması karşısında bir taciz atışına dahi maruz kalmaması çok düşündürücü, şu andan itibaren Habertürk ekranına kazığı çaktım, düşmanın ani top atışlarını bekliyorum, sıradan bir izleyiciydim artık ben de savaş muhabiri oluverdim.
Hülya Hökenek hanımın etnik milliyetçi peşmerge sevgisi biliniyor, gazeteciliğinin arkasında yürü ya kulum hangi merdivenler olduğu ortada. Hülya hanım! Etnik milliyetçilik ayıp değil, sadece Türkiye bir cumhuriyet olduğu için çok ayıp ve kınıyoruz(?!) Yoksa, Kuzey Irak’ta etnik milliyetçilik serbest, pekala Erbil ve Süleymaniye TV’lerinde spikerlik hevesinizi tatmin edebilirsiniz. Üstelik Erbil’de etnik spikerlere Amerika Demir Haç madalyası veriyor. Üstelik TV kanalı piyade koruması altında, hatta keleşli militanlar haber odasına kadar yanınızda. Yani geçen akşam ki gibi ‘ağır zayiatlar’ vermeniz imkansız. Ancak biz de bu ülkenin çocuklarıyız söyleyin size Cumhuriyetçi bir alay gönderebiliriz, gerçi yeni CHP bizi aratmıyor. Siz yine de siparişinizi verin savcı mı lazım emniyetten polis mi kanalı korumak için elleri sopalılar mı?
Demek ki etnik milliyetçiler hedefe gidebilmek için Fetöcü yapılarla demek ki Altaylı gibiler hem etnik milliyetçi hem Fetöcü yapılarla demek ki Habertürk TV’nin on yıllarca ekrana beşinci sınıf ‘etnik milliyetçiler’i milyon defa çıkartmasının sebebi, demek ki, Habertürk, Cumhuriyet’e karşı o büyük kumpasların karargahı gibi pozisyon alması.
Ve şimdi çok daha iyi anlıyor insan, anketlerde yüzde 0,5 dahi alamamış parti başkanlarının her akşam Habertürk ekranında ama her akşam arzı endam ettirilmesinin sebebi de ortada. Fatih Altaylı ve Ciner bey, taarruz geçinceye kadar hiç değilse yaralıları bir camiiye tahliye edelim, ve yeni saldırı karşısında personel sayısını arttıralım ve ayrıca TV’nin yanına takviye silahlı bekçiler için ayrı bir baraka yaptıralım, eski işsiz Fetöcülerle hızla herhangi bir karışıklık için bir takım kurulabilir.
İnsan kamuoyunda hiç karşılığı olmayan (gladyo:) Ruzi Nazar aile dostlarını niye her akşam ekrana çıkardıklarını daha iyi anlıyor, kamuoyu, hem Atatürk deyip hem de açılımcı gazetecileri çok organize bir düzen içinde topluca milletin yeniden beynini algısını yesin oluştursun diye durmaksızın ekrana niye çıkardıklarını daha iyi anlıyor. Demek ki hala halka ve siyasete Habertürk her an topluca ateş edebilecek güce sahip. Demek ki ekrana çıkardığı gazeteciler ve siyasiler değil ağır makineli takımı(?!)
Hülya Hökenek hanım, niçin temiz açık insanlardan olmuyorsunuz, geçmişte bir takım naneler yemiş olabilirsiniz, kalkıp süreçleri yaşadıklarınızı açık gönüllülükle anlatır şurda hata yaptık ama şunlara da konjoktürel mecburduk gibi samimiyetle temize çıkabilirsiniz, izleyici karşısında şeffaf bir insan olabilirsiniz! Ama hala? Fetö ve Etnik gazeteci görünümlü gerillaların twitleri gibi uzaktan bir çatışma cephesine doğru marşlarla yürüyüş halindesiniz! Ve maşallah başınızdan o gece mermi yediğiniz halde hatta o akşamki yazar kadrosu sol kanattan ağır yara aldığı halde hala ayaktasınız!
Ama bir itiraf açıklama bir pişmanlık yine asla yok, yani Nagehan Alçı gibi minicik beyninizle milleti enayi önlerine ne korsak yerler yerine koyuyorsunuz.
Sonra bir de araya demokrasi özgürlük lafları sıkıştırıp, oh ne ala, dönsün programlar dönsün fırıldak düzmece organize yalan ve kumpaslar! Biri de kalkıp yaptıklarınızı faş ettiğinde, onlar ‘kürt düşmanı’ diye zılgıtlar çekiyor yazılar feryatlar, neden, yine asker ve taburunuz keskin bir dönemece girmiş durumda, esir alınan fetöcüleri ve HDP’lileri kurtarmak için savaştasınız. Ve çok paniktesiniz. Bu kadar telaşa gerek yok. Bakın cumhuriyet elimizden gitmiş bizim elimizde bir manga askerimiz dahi yok.
Ve yalvarırım temiz insanlar olun halk sizi affeder, yaptığınız yanlışları pekala dürüstçe söyleyiverin işte sonra ahlak’tan söz etme şansınız da olabilir.
Tabii onun adamı bunun adamı o’na çalışan gazeteci bu ideolojiye etnik yapıya cemaate adanmış gazeteci olabilirsiniz ama ‘adam’ ‘insan’ olamazsınız, gerilla keleş, PYD, Barzani, Apo, yeni CHP ve Kaftancıoğlu ve Davutoğlu, Babacan, işte laf neden hep bu cephede kalıyor, ve sizler neden bu cepheden bu komutanlar başka laf bulamıyorsunuz?
Bu yüzden kimse size güvenmiyor, ağzınızdan çıkana herkes kuşkulu şüpheli yine ne halt kumpas karıştırıyorlar diye bakıyor.
Ve inanın ‘maksadınızı’ bu kadar gizlemek insanı yorar.
Ve bu kadar yalan insanı güçsüz bırakır.
Daha fazlası, numara ve tezgahtan bozma pozlar laflar, insanı ‘duygusuz’ bırakır ve binlerce romanı yazıldı insanı bir alçak kumpasa ve örgüte ‘ajan ya da suikisatçı yapıverir’.
Koskoca bir Türkiye Fetö’ye silahlı kuvvetleri ve hukuk kurumlarıyla kazığa .ötünden geçirilmiş gibi kımıldayamayacak halde nasıl teslim edildi, sanıyorsun?
Gizlenmelerle gizli niyetler gizli maksatlara!
Çünkü gizlenme maske rol insanı suratsız ve suratsızlık da alışkanlık yapar,.
Artık sadece halka değil çocuklarınıza da ailenize de hatta kendinize de ‘yalan’ söylemeyi adet edinirsiniz, bu bir ülkeye ihanet etmekten dahi beter acı zehir bir duygudur, çünkü yaşadığınız hayatın hiç bir yerinde yönünde tat ve heyecan kalmaz.
Düşünün bu iki yüzlülük bu dünyanın lezzetlerini manzaralarını tatlarını sevinçlerini coşkularını kirletir ve yıllar içinde sizi insan olmaktan çıkartıp çöplükte eşinen farelere dönüştürür.
Şöyle, ses duyunca tabanı yağlayıp kaçıveren, sessizlik’i fırsat gibi bulunca bülbül gibi ötmeye arzı endam etmeye başlayan küçücük zararlı böcek ve yaratıklara dönüşürsünüz, oysa, o fareler de kendini ‘asker, militan, gerilla’ sanıyordu uzun yıllar.
Hülya Hökenek ve kankaları ve ona özenen çevresi! Bu kadar rezillikten sonra dahi hiç bir açıklama yapmadan özür dilemeden pişmanlık beyan etmeden ya da bunlar gerçekti ve oldu yapabilecek çok şeyim yoktu demeden kuşkunuz olmasın yine oyuna devam edebilecek!
Yani hiç bir şey olmamış gibi tekrar ekrana çıkabilmek bizler için kabus ama sizler için iş bile değil. Etrafınızda soytarı sanatçısından büyük romancısına binlerce örneği var, duymadan-görmeden böyle bir rezillik hiç yaşanmamış gibi hayatınıza devam edin! Ülke sarılmış, anayasası, meclisi kuşatılmış kimsenin dıngılında hiç değil. Onlar sadece 0,5 kahramanları Davutoğlu ve Babacan’a bir küçük mevzi-cephe açma peşinde.
Şempanzenlerin dahi duyguları vardır, tepkileri refleksleri canı yandığında çığlıkları vardır onlar dahi üzülür, kaçar, korkar, panik yaparlar, ama, bu rezilliğe rağmen kılı kıpırdamayan hiç cevap ve açıklama ihtiyacı hissetmeyen ülkemizde medyada organize olmuş hareket halinde binler-onbinler var!
Bir memleketin bu kadar ‘kasıtla’ susan karşısında yaşama şansı yoktur!
Bir memleketin bu denli ‘organize’ tezgah karşısında siyaset yapma şansı yoktur!
Haber merkezleri hücum kıtaları, spikerler keleş taşıyan gerillalara, muhalif partileri, ajan düşman askerlerine, iktidarı hazineleri yiyip ama halkı her dönem dar bir geçite sokup yine hepimizi şehit ya gazi ya niyazi etme peşinde!
Anladığım, Yeni CHP’si Habertürk’ü ve muhalefeti ve iktidarı, hepsi yıpranmış hepsi bitkin perişan, hepsi bataklık çamur içine saplanıp kalmış.
Yaylım ateşleri altında, ne kimsede uyuyacak sinirler var ne de kimseciklerde belki gün doğar sabah olur beklentisi var!
Beğendiğiniz bir gazeteci var mı takip edelim
Hülya “Kötenek” PKK ve terörist sempatizanıdır. Bu terörist sempatizanı hala Habertürkde nasıl haber yapabiliyor anlamıyorum. Yakın gelecekde bu kadın HDP den milletvekili adayı olursa, şaşırmam. Diğerlerine gelince “bu kadar rezilliğe değer mi dedi” Nihat Abi. Değer! “Çünkü hainliğnin yolu ego ve ‘ben’ taşları ile döşelidir”. Bu kadar basit aslında. Tarihte Hititlerden Endülüs’e , Osmanlıya kadar bilininen nice örnekleri var. “Egonuz vicdanınızdan büyükse herşeyi yapabilirsiniz”.
Kızdırmayın abimi, herkesin bir foyası vardır, Nihat beyin foyası var mıdır, bilen varsa yazsın, yoksa….?
Saydıkları gazeteci değilki.
Şu Fatih Altay’lının GS içindeki purocu takımla fetö arasındaki kurduğu bağlantıyı bir yazmak lazım da, altın çağını yaşayan yargı kesenin ağzını bize açar yine.
Nihat efendi gazetecilik erişilmiyene erişip kaynağından ilk haberi almaktır derler.fatih altaylı ve ekibi eksiği fazlası gazeteciliği bu ortamda güce rağmen en iyi şekilde yapmakta ve kamuoyunda takdir edilmektedir.
hilal ve fetö muhibiileri o zaman ne yapıyorlardı,dün ateşe benzin döken fetöculer şimdi çıkıp o manşeti geri çekmişte şöyl tırsmış ta korkmuş vs hesap soruyor.peki o gün manşet atıldı güc geri çekti.peki bunlar ne halt ediyorlardı,sen ne yapıyordun,işaret fişeği de olsa 2009 da birleri f tipi derken yıllar sonra bunlarmı tejkrar heaba çekilecek.pesss
Sunucu mu :)
Yazınızın bir yerinde “ Hülya hanım! Etnik milliyetçilik ayıp değil, sadece Türkiye bir cumhuriyet olduğu için çok ayıp (sayıyor) ve kınıyoruz” demişsiniz. Çok güzel söylemişsiniz. Abicim ancak bu kadar güzel söylenir. Bir de etnik milliyetçiliğin bir fazilet sayıldığı yerleri işaret etmiş ve kimsenin ekmeğiyle hatta kariyeri ile bile oynamak istemediğinizi ortaya koymuşsunuz. Aşkolsun ağabeğim
Yazar rahatsız , geçmiş olsun kendisine.
Hülya Hökenek PKK teröristiymis Nihat abisi Hilal Kaplandan laf yok cünkü hilal kaplan da süryani dönmesidir onu bizim yobazlar cok severler cünkü Istiklal Marsina hakaret etmistir.
Foyası olan adam kelle koltukta alayına veryansın etmez.iktidarına muhalefetine cumhuriyet düşmanlarının alayına giydirebilen adam özgür adamdır, foyası belli ki yoktur, korkusu da yoktur, ona imrenilir. insanız hatamız vardır, ama şükür bu yazarın hıyaneti olmadı. daha fazla yazardım ama Nihat Abi okur, yağcılık yapma destek ol, site zor durumda der, ben de hak verir utanırım diye yazmıyorum. övülmeyi sevmez pek, geç bunları der. iyi adamdır, ve adamdır Nihat abi. foyası olsa hem nalına hem mıhına vururdu. dümdüz giriyor alayına.
gazeteciden kanaat önderi olmaz aslında. her gazeteciyi takip edin ama fikrini değil, fikir sizin olsun.
90 lı yıllar Ankara’sında milliyetçi gençler öfkeliydiler; ’ âbi bu Cemaat’den bir cacık olmaz’ diyorlardı. ‘ Baksana memleketin en ünlü şerefsizleri bunlara milyon dolar bağışlar veriyorlar ‘
Casa uçakları ithalatçısı Zeynel Abidin en önde gelenlerdendi. En son Uğur Mumcu suikastında adı geçmişti. Türk İspanyol/ amerika iş konseyi bilmem nesi.
Kısmetim 1 uyuşturucu kartelinin gemisi batırılınca, sahibleri bu arada Kalkavan’lar en birinci mürit oldu, yağdırdılar milyon dolarları. Adanmış mübarekler, müminler kesildiler.
O davaların polisleri kısa sürede doktora tezleri verdi, prof. oldular. Dersane öğretmenleri köşe yazarı zalım gazeteci oldular. Aslan gibi basın yayın karizmaları.
Amerikalılar gerçeği arıyorsan, paranın izini sür derler. Elhak yalın gerçeği ifade eder. Hiç yanılmaz.
Ciner nerde, limanlarda. Kısmetim 1, Luky S liman olmadan ne iş görür? Gerilla olmadan lojistik nasıl olsun? Uzakdoğudan Bat Avrupaya toz kervanı kime emanet edilecek.
Bunca derdi, parayı kaset kumpasını, suikastları, bankaları, televizyonları kim ne etsin.
Nihat, 60 senede insan bir kerede B. Yahnici’yi dinler. Hep Nagehan, hep Hökenek…..
Nihat, sen feodal dünyada kalmışsın. Modern araçları kullanarak başka bir dogmanın savunuculuğunu yapıyorsun. Dogmaların değil ezilen insanın sözcüsü ol.
Yaşlıların büyüdükçe fikirleri çürürmüş. Nihat da yaşlandıkça deforme fikirleri savunur olmuş.
Nihat bey şu Turgay Ciner kim ve nasıl milyarder oldu? soruşturdunuz mu? Frankfurt, Rüstem Rüstemoğlu, Enver Altaylı.( ben frankfurtta eski ülkücü)
Hülya Hökenek’in soyadı kafama takıldı
12 eylül mamak cezaevi tutuklularından ve dev yol davasından yargılanan Engin Hökenek ile bir bağlantısı var mı?
Hökenek soyadı öyle, elini salladığında herkesi işaret edebilen bir “Yılmaz” soyadı gibi değil.
Ayrıca Mater soyadı da öyle
Ayrıca bu Mater soyadı da 12 eylül Mamak cezaevi ve eski dev yol örgütü ile bağlantılı, aynı zamanda da AB ve Soros fonlarından 90 lı yıllarda paralar alınıp, Türkiye
aleyhinde işler çevirmeler ile de alâkalı…
Soyadları insana ilginç çağrışımlar yapıyor…
Araştırıp, bağlantıları bulmak ta sizlere düşüyor…
Ayrıca, Mater soyadının yanına Kürkçü soyadını da koyup, yorumlarsanız kim kimdir, kim kiminledir, gibi soruları çözme şansınız artar…