Nihat Genç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Tayyip Erdoğan aradı

Tayyip Erdoğan aradı

featured

Nihat Genç yazdı…

Çok büyük sürpriz oldu, telefonda: -cumhurbaşkanımız bağlanacak, denilince, hastir lan, dalga mı geçiyorsun, dedim.

Hakikaten telefonla aradı.

-Hayırdır Cumhurbaşkanım, dedim…

(Çok dertliydi, çoook, meğer içini dökmek için aramış.)

Reis: -Psikiyatr uzmanım söyledi, bugünlerde iyi değilsin, ağzın dilin dolaşıyor, sen, iyisi mi, şöyle ana avrat düz giden muhalifleri ara, çatışma kavga dövüş, sen de ana avrat düz gider, biraz açılırsın, dedi..

-Yani aşkolsun Cumhurbaşkanım, elimizde bir ekmeğimiz küfür kalmış onu da alacaksınız,  yani nasıl desem tedavi için mi bizi aradınız? Saraylarda o kadar iftar sofrası kurdunuz şimdi mi aklınıza geldi aramak, tabii .öt sıkışınca…

Reis: -Benim tedavim milletin tedavisi devletin tedavisi doların tedavisi demek, memlekete büyük bir hizmetiniz olur… Ayrıca?

-Hayırdır, ne ayrıcası?

Reis: -Neyse, lafa gireyim, Doğu Perinçek beklediğim gibi çıkmadı, bize şöyle orijinal bozulmamış muhalifler lazım.. Destek işini daha çaktırmadan yapacak Atatürkçü görünümlü şahin lazım!

-Elimizde Uğur Dündar, Yılmaz Özdil gibi kahramanlar var ama sayın cumhurbaşkanım onları Akşener’e, Abdullah Gül’e kaptırdık…

Reis: -Ben duymadım, ne zaman kime kaymışlar!

-Sayın cumhurbaşkanım gammazlamak gibi olmasın ama Atatürkçü Düşünce Derneği yine Uğur Dündar’ın programlarına çıkmak için Uğur Dündar’a yılın kahraman Atatürkçüsü ödülü verecekmiş…

Reis: -Bak ne güzel, bu ödülü Katar’a aldıralım, Uğur Bey’i sizleri hep beraber… Katarlılar’la da arayı düzeltiriz…

-Sayın cumhurbaşkanım Abdullah Gül işi Suud’dan bağlamış, Katar bunlara küçük gelir…

Reis: -Onlar bize yaramaz, bize siz lazımsınız, sizin gibi dik duracak….

-Yani, siz beğendiyseniz, niye olmasın, en iyi modifiye Atatürkçülük bizde reisim, ayıptır söylemesi, bunun fiyatı ne olur! Şöyle sarayda bana yılın yazarı ödülü de verirsiniz Uğur Dündar’ı çatlatırız!

Reis: -Ödül veririz de, para mara kalmadı, dolar hiç yok, ama elimizde konteyner dolusu pudra şekeri var…

-Canın sağolsun reisim, olsun, görev sırası bizde, memleket için niye olmasın! Ne diyeceğim, sayın cumhurbaşkanım pudra şekeri karbonatlı mı?

Reis: Orasını düşünme, sağlam zehirdir, olmadı, eşek değiliz bir şey yaparız, şimdi, hemen harekete geçmeniz lazım.. Ortalık kaynıyor iktidar zor durumda.. Milletin anası ağlamış. Ekonomiyi düzeltmek halkı teskin etmek için diyorum sizin çok güçlü telkin diliniz var…

-Ekonomiyi düzeltmek için nasıl bir katkı sunabiliriz, elimizde bir Çin modeli vardı onu da Perinçek çoktan satmış size… Yani Atatürk modeli diyeceğim de o da sizin tarikatları karıştırır, başımıza iş almasak!

Reis: Halkı ikna için artık bir şeyler yapacağız! Şimdi bizim hocalar var diyanet var şeyhler var alimlerimiz var, diyorum ki, sizin gibi güvenilir gazeteciler onlarla ekonomi üzerine bir röportaj yapsa… Daha inandırıcı olur… Anlaştık. Ben yine dönerim…

Deyip, telefonu birden kapattı, ve danışmanı, Diyanet Başkanı’yla röportajı ayarlamış bile…

Bir saati geçmeden Ali Erbaş’la röportaja başladık bile…

(Röportaj öncesi Diyanet Başkanı’na, sayın başkanımız ‘reisle anlaştık, artık sizin taraftayız, siz ne derseniz hee heeee diyeceğim, çaktırmayın, bir kaza cümle olursa çıkartırız….)

-Sayın din büyüğümüz Ali Erbaş bey! 128 milyar doları hükümetiniz Katar’a transfer etmiş.. Kapalıçarşı’dan Süryani kuyumculardan aldığımız istihbarata göre, reis, seçim öncesi ülkeye 400 milyar dolar sokacak ve memleket yine seçimden önce havalara uçacakmış…

Ali Erbaş: (Artık sen de bizdensin, gel kulağına söyleyeyim, burayı yazma sakın…) -Reis, AKP’li zenginlerin dışarıda tutulan paralarını seçim öncesi ülkeye sokacak… Paraları önce Katarlılar’a verdi ve sanki o paraları Katarlılar ülkeye sokacakmış gibi swap yaptı…

-Swap nedir hocam!

Ali Erbaş: -Swap bilmeyen bir müslüman olabilir mi? Sen taze ergen bir AKP’li olarak önce swap’ı öğren sonra İslam’ın beş şartını.. Bizim gizlenmiş paramızı Katarlılar’a verdik onlar da bizim paramızı kendi paralarıymış gibi ülkeye sokacak…

-O paralar da erir giderse… Kendi paralarına nasıl kıyacaklar!

Ali Erbaş: -Para Katar’ın para… Katar’ın parası erimez! Çığ gibi büyür. Katar o parayı sokup üç-beş ay ülkeyi rahatlatacak ve sonra paradan para kazanacak ve sonra o parayı çekip kazandığı yanına kar kalacak ve seçimleri de o rahatlıkta kazanmış olacağız!

-Hımmm anladım… Peki seçimi kaybederseniz?

Ali Erbaş: -O zaman Katarlılar bütün paraları çekecek memleket yine batacak yine Katarlılar’dan dolar istenecek Katarlılar her halükarda kazanmış olacak!

-Hımmm anladım… Döviz ekonomi kur, burası tamam, şimdi sorulara geçebiliriz, teybi açıyorum… Sayın Ali Erbaş… Yoksul gariban müslüman halka gelince bir ‘hurmayla’ yaşayın diyorsunuz ama altınızda mercesedesler, saraylar, şatafat, lüks…

Ali Erbaş: -Biz o sarayları zaten bir ‘hurmayla’ yaşayacak altın nesiller yetiştirmek için yapıyoruz!

-Vallahi doğru, helal olsun, hiç düşünmemiştim.. Peki hocam, millet işsiz, 10 milyon genç işsiz…

Ali Erbaş: -Boş zamanı olduğunu bilmeyenlere deli derler işsiz değil. Ve ne güzel artık namaz kılmamak için kimsenin bahanesi kalmadı, işsiz insanlar, gelsinler camileri doldursun, ceplerini nurla bereketle Allah’ın rahmetiyle doldursunlar….

-Vallahi helal olsun, bu da doğru… Sayın hocam, daha dün tarikat yurdunda genç bir çocuğun başını kesmişler… Bu vahşet bu denetimsiz hukuksuz yurtlar sizi rahatsız etmiyor mu?

Ali Erbaş: -O kesilen başı, kimsenin şüphesi olmasın, yüce rabbim, öbür dünyada tekrar yerine takacaktır, kimse imanından şüpheye düşmesin..

-Vallahi bu da doğru… Peki hocam, sizin AKP’liler sabah akşam pudra şekeri çekiyor…

Ali Erbaş: -Bismillah dedikten sonra sıkıntı yok, bir müslüman her işe başlarken Bismillah derse, yediği içtiği herşey helaldir…

-Mucize gibi, vallahi bu da doğru… Hocam, bunca yolsuzluk var, ve üstüne bazı fetvacı hocalar yolsuzluk ahlaksızlık değildir, diyor…

Ali Erbaş: -Aslında, şöyle söyleyeyim, ahlak, ahlaksızlıktır. Çünkü bir müslüman şeyhine padişahına karşı gelemez.. Önce devlet.. Önce emirilmümin’e itaat! Ve unutma ki yolsuzluk diye yazılıp çizilen şeyler İslam davasına hizmet için.. Arakan müslümanlarına Yemen’e hayır için… Bak güzel kardeşim, ahlak dediğin iktidarı düşürecekse, ahlaksızlıktır!

-Sayın hocam, araya özel bir soru sorayım, Çin Modeli’nden sonra Çin ahlakı düşünüyor musunuz, Doğu Perinçek’i seviyor musunuz?

Ali Erbaş: Hadi oradan, işim olmaz..

-Öyle diyorsun ama hocam, peygamberimiz ilim Çin’de de olsa gidip bulun, demiş..

Ali Erbaş: -O sahte mevzu uydurulmuş hadis…

(-Hocam, şimdi, anlaşalım, ben kasıtla bir Doğu Perinçek sorusu daha soracağım, siz de sunturlu bir ‘hadi oradan’ çekin, ne olur hocam…)

-Ama hocam Doğu Perinçek de bir müslüman ama Çin’e inanıyor!

Ali Erbaş: Cehennemin dibine hadi oradan!

-Vallahi helal olsun içimiz yağları eridi, helal olsun sana hocam, elini ayağını öpeyim! Hocam, röportajın burası bana yeter, ama, reisin emri var, ben sorulara devam ediyorum… Hocam sizin ağzınızdan ‘hadi oradan’, vallahi ben artık aylarca gülerim… Neyse…. Teybi açıyorum… Sayın hocam, Ankara Çukurambar semtinde AKP’li vekil ve zenginlerin onbinlerce garsoniyer’i var, ikinci üçüncü kumalarını buralarda besliyorlar… Üstelik millet açken israf değil mi?

Ali Erbaş: -Doğru diyorsun, aç milletin aç dullarını, üniversitede okuyamayan aç kızlarını mümin müslüman kardeşlerimiz evlerinde besliyor, bu İslam’a hizmettir. Üstelik adına niye kafirler gibi ‘garsoniyer’ diyorsunuz. Biz Erbakan hocanın terbiyesiyle büyüdük, Erbakan hoca biz milletin hadimi-hademesiyiz, diyordu, bu itibarla, bu evlerin adı: Hadimiye! Memlekete hademe odacı kapıcı yetiştirmek için kız yurtları biçki dikiş yurtları gibi düşünün… Kızlarımız bir iş buldukları için ne kadar mesut bahtiyar ve huzur içindeler!

-Vallahi bu da doğru… Peki efendim, gazeteler yazıyor, AKP’li gençler pavyonlarda manken yalıyor… Hadi buna da dinden kitaptan hadisten bir kulp bul bakalım?

Ali Erbaş: -Onlar o fuhuş yuvalarındaki pislikleri kirli yerleri yalayıp yutuyorlar, onlar bu çağın dervişleri! Manken yalayıp temizleyip kendilerini kirletiyorlar, milleti piri pak temizleyip kendilerini kirletecek kadar tasavvuf ehli insanlar!

-Pes doğrusu, sayın hocam, pavyonda yakalanmışlar kamera görüntüsü, diyorum..

Ali Erbaş: -O konuyu biz de inceledik, pavyona gece namazı (teheccüd) için girmişler, pavyonun arka odasında üç-beş arkadaş gece namazlarını kılıp çıkmışlar… Tabii o sırada AKP’li oldukları duyulunca pavyon kızları huriler gibi ibriklerle mümin gençlerin abdest almasına yardımcı olmuş..

-Vallahi hocam inanılacak gibi değil, yani ben bunları yemem ama, Tayyip bey’le anlaşma yaptık, artık Doğu Perinçek’i kovup yerine bizi tuttu, mecburen katlanacağım! Peki hocam, sizin şu tarikat şeyhi beş yaşında oğlan çocuğuna tecavüz etmiş?

Ali Erbaş: -Bak güzel kardeşim, İslam’da kimse kimseden üstün değildir. Herkes cinsiyetinde özgürdür. Kardeşlerim dünyaya ayak uyduruyor Netflix’e yardımcı oluyor. Artık cinsiyetçi erkek kadın dili yok. Bu tecavüze uğrayan çocuklar artık cinsiyetlerinde özgür… Onları özgür kılan işte bu mübarek şeyhlerimiz… Bakın Yıldıray Oğur bakın İmamoğlu, Davutoğlu… Ne güzel ‘özgür’ cinsiyete örnekler, hepsi tarikatlarda büyüdü…

-Hee heeee, doğru, he heeee. Pes valla… Yani hocam, keşke Davutoğlu’nu mazur gösterecek bir cümle kurmasaydınız, herif milyonlarca müslümanı doğradı… Başımıza dünya savaşı açıyordu…

Ali Erbaş: -Dünya savaşından korkmayın, bakın haberiniz yok, Kuzey Kore liderini müslüman yapmamıza az kaldı… Bakın bizim tarafa hiç füze yolluyor mu?

-Yahu Allahaşkına hocam, bırak şu manyak diktatör adamları, açlıktan halkı köpek yiyor!

Ali Erbaş: -Dinimiz zaruret halinde köpek yenmesine cevaz veriyor, halkımız bu müjdeli fetvayı benden duysun, köpek kedi fare bolca yiyebilirler, ki, havalarda parklarda milyonlarca güvercinimiz var, hepsini yiyebilirler. Ama yok. Bunca Allah’ın nimeti varken kalkmış iktidara laf ediyorlar… Vallahi dolar istediği kadar yükseltin parklarda milyonlarca güvercinimiz hu hu hu deyip havalanıyor!

-Vallahi hocam sıyırmışsınız, şimdi de millete köpek fare yemek için fetva veriyorsunuz..

Ali Erbaş: -Önce kafayı yiyeceksin. Kafayı yemeden AKP’li olunmaz. Kafayı yiyen bir insan her boku yiyecek kıvama gelir… Biz ne yapıyoruz millet kafayı yesin diye sabah akşam olur olmaz fetvalar yayınlıyor ve saraylarda oturup mercedeslerle .aşak kebap geziyoruz!

-Bu yüzden hocam millet sizlere ana avrat düz gidiyor…

Ali Erbaş: -Bence de millet en doğrusunu yapıyor, çünkü, aç karnına dua edenlerin duası kabul olmaz, çünkü aç insanların kalpleri kararır beyinleri sulanır herşeyi kötü görürler, bu yüzden, bir fetva müjdesi daha veriyorum, dolar altı liraya inene kadar duaları kaldırdık. Dualar yerine ana avrat küfürler listesi yayınlıyoruz. Sabah, kuşluk, öğle, ikindi, yatsı, gece, hangi küfürler edilecek hepsini sitemizden yayınladık…

-Bak burası önemli hocam, o listede hangi bakanlara hangi vekillere hangi zenginlere küfür edilecekler listesi de var mı?

Ali Erbaş: -Tek tek isim verip mümin kardeşlerimizi deşifre ifşa etmeyelim, milletimiz alayını desin, yedi sülalenizi desin, yedi ceddinizi gelmişinizi geçmişinizi desin, kafidir!

-Yani hocam sana kalırsa toz pudra şekeri çekelim küfür edelim, bu mu yani?

Ali Erbaş: -Bak güzel kardeşim, toz’u küçümseme, toz deyip çöl toz’unu, mübarek çölleri mi aşağılıyorsun. Peygamberimiz o çöllere inen nur’dur.. Dinimiz o çöl tozları içinde doğdu… Bir defasında sahabe savaştan dönerken burnuna çöl tozları girince… Diğer sahabe, çekin çekin tozları içinize kadar çekin… Bu hadisten anladığımız toz çekmek rahatlatır, İslam medeniyet ve kültürü bugüne çeke çeke geldi!

-Siz çektiniz mi hocam? Mesela baharda serin havayı çiçekleri tozlarını hiç kokladınız mı?

Ali Erbaş: -Ben toz çekmem, ben kılıç çekiyorum.

-Ha bir de orası var, sahi hocam, niye durduk yerde kılıç çekiyorsunuz?

Ali Erbaş: Kılıç çekmek erkekliği iktidarı gücü artırır, kılıç çekmek, boyun eğmeyeceğimiz demektir… Kılıcıyla övünmeyen kılıcıyla yaşamayan ölür! Kılıç heybettir azamettir! Kılıcı gören korkar ve bir daha açlıktan yokluktan bahsetmez!

-Hocam, kılıcı ne zaman çekelim, namazdan önce mi sonra mı? Bakın tarikat yurdunda adamınız kılıcı çekip çocuğun kafasını….

Ali Erbaş: -Bakın iki de bir lafı buraya getirmeyin, toplum gerilim içinde, herkes intihar edecek ama müslüman olduğu için intihar edemiyor. İşidciler ne güzel İslami bir üsul buldu, intihar bombacısı ayağıyla intihar onlara haktı. Ama şimdi ekonomik yokluktan insanlar istese de müslüman olduğu için intihar edemiyor. O halde birbirimizin günahı alıp intiharına yardımcı olabiliriz! Siz vahyi bilmiyorsunuz, vahiy sadece Kur’an değildir. Deprem de seller de savaşlar da bombalar da bir vahiydir. Bir mümin kardeşimizin kurtuluşuna yardımcı olmak da vahiydir, zamanı gelmişleri aramızdan alır… İman sahiplerinin aramızdan alınmasına yine iman sahipleri sebep olur!

-Helal olsun hocam vallahi kafa kesmeye bile makul bir dini açıklama yaptınız ya….

(Bu arada, Tayyip bey telefon eder…)

Tayyip Bey: -Röportaj nasıl gidiyor bakiyim, halkımızı teskin edecek güzel açıklamalardır umarım, bugünlerde telkine ihtiyacımız var, hocama söyle, halkımızın huzura imana ihtiyacı var…

-(Tayyip Bey’e çıkışarak): -Vallahi Tayyip Bey, anlaşmamız mümkün değil. Bu zır delilerle röportaj olacak şey değil. Makara gibi konuşuyorlar! Ahlak din vicdan herşeylerini kaybetmişler! Herşeye cevap veriyorlar ama hiç bir şeye cevap vermiyorlar… Yani cumhurbaşkanım, anlaşmayı bozuyorum… Siz Doğu Perinçek’le idare edin!

Tayyip Bey: -Katarlılar’la görüştüm, Uğur Dündar bey’e en büyük Atatürkçü ödülünü Katar’da verecekler! İslam’ın ordusu da orada olacak. Sizi de bekleriz… Abdullah Gül, İmamoğlu, Akşener, hepimiz anlaştık….

-(cinnet geçirerek): -Nasıl yani kimle anlaştınız?

Tayyip: -Ortalığa memlekete 400 milyar dolar giriyor yalanını bastım, inanmayan kalmadı, hepsi önümde diz çöktü! Ben bunların alayını Katar’a götürüp susuz getireceğim. O çöllerin tozunu yutturacağım… Sen… Sen de…. Ethem Sancak beyle görüştüm…İbanını gönder….

-Vallahi, iban derken kaç lira bilelim, bakın, valla bugünlerde Atatürkçüler kapış kapış gidiyor, her yerden Atatürkçü siparişleri var, vallahi yetiştiremiyoruz, cumhurbaşkanım, şimdi ayıptır söylemesi. HDP’ye ılımlı bakan bir Atatürkçü bugün nereden baksan bir milyondan aşağı olmaz. Daha Abdullah Gül’ün siparişleri var, daha İmamoğlu’nun var…

Tayyip Bey: Yahu sana ne, fiyatı neyse, gerisine karışma…

-Valla cumhurbaşkanım siparişlere yetişemiyoruz, bu yüzden ‘koy sepete’ paketi yaptık, Tarikata uygun, HDP’ye uygun, CV’sinde Cumhuriyet, ODA TV, Sözcü, nasıl kimi seçiyorsanız sepete atın! GETİR YEMEK, gibi, getir Atatürkçükçü… Sonra açılım maçılım helallaşme melalleşme getirir götürürsünüz!

Tayyip Bey: -Valla bana çok dik çok sert mangalda kül bırakmayan bir şey istiyorum!

-Vallahi sıkı pazarlıkçısınız cumhurbaşkanım, hani ayıptır söylemesi, sizin siparişe uygun bir tek elimizde ben-kendim kaldım, da, nasıl diyeyim, elinizde bu kadar para kaldı mı?

Tayyip Bey: -Çekinme çekinme, söyle, senet menet çek mek birşey yaparız…

-Öyle senet memet yaş iş cumhurbaşkanım, iyisi mi, nasıl desem Nagehan’ı yalısından atın, ya da bana sattığını söyleyin, sabaha kalmaz ben gider tekme tokat çıkartır yerleşirim! Anlaştık!

Tayyip Bey: -Seni mi kıracağım! Hadi yarın Katar’a uçuyoruz, uçağa geç kalma!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 Yorum

  1. 14 Aralık 2021, 08:28

    Acı ama gerçek

  2. Abi seyircinin babasına küfreden bu yüzden senide muhatap olmak durumunda bırakan oğlan vardı ya ,bu oğlan bu olaydan sonra Anadolu turnesine çıktı ve biletleri yok satıyor,salonlar hınca hınç dolu bilet fiyatları artmış,kuyruklar oluşmuş.
    Hadi bu olaya sosyolojik bir yorum getir beynimiz açılsın.

  3. Cumhuriyet Dönemi’nin Nef’i si. Sana sevgi ve saygıyla sarılmak istiyorum. Ellerine sağlık.

  4. Birileri de Sedat Peker ile belgesel röportaj yaptıklarını iddia edip, Peker’i harcayıp, Bülent Arınç’ı öne çıkarmışlar.

  5. Gülmekten karnıma ağrılar girdi. Hiciv nasıl yapılır gostermissiniz. Saygılarımla

  6. Hahahahahhahahah harika.

  7. Mükemmelsin Nihat abi.

  8. 13 Aralık 2021, 13:27

    HELAL OLSUN NİHAT ABİ

  9. 13 Aralık 2021, 13:23

    Yine muhteşem yazı

  10. Ahlak herkese lazım evet.. Alay etmek aşağılamak için de ifadeler kullanılsa “ahlak” olmadığı zaman dikkate alınmak da imkan dahilinde olmuyor. Bahsettiğiniz adamların ne olduğunu bilmeyen yok. Ancak sizin yamamaya çalıştığınız üzere Erbakan’ın talebesi ifadesinin karşılığı yok. Yetmez, yazılarınızda bahsettiğiniz ideal düzeni sizin de aklınıza gelmeyen yönleriyle ortaya koyan ve bu Akp’nin gerçek yüzünü ilk defa ortaya koyan Erbakan Hoca’yı göremeyişinizi de hoş görmüyorum. Bu kadar körlük ancak kasıtla olur çünkü…

  11. 13 Aralık 2021, 12:05

    Hocam size bir sorum olacaktı mail adresiniz var mıdır özelden sorabilir miyim

  12. Bu zor günlerde, bizi acı da olsa gülümsettiğin için sonsuz teşekkürler…

  13. Manda yuva yapmış söğüt dalına. Yavrusunu sinek kapmış GÖRDÜN MÜ.

  14. Canımızsın Ağabeyim :)

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!