Orkun Özeller yazdı…
TÜRK İSTANBUL
Cumhurbaşkanı İstanbul’un Fethi münasebetiyle sosyal medyadan paylaştığı mesajda
“Her kim bu şehrin, Yahya Kemal’in “Türk İstanbul” dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda, aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz.” Diyerek Türk kimliğine vurgu yapması dikkat çekiciydi. Son dönemde dillerinden düşürmedikleri ve duymaya alıştığımız “Türk Arap Kürt unsurları ile bir bütünüz” söyleminden oldukça farklılık gösteriyordu.
Cumhurbaşkanın atıfta bulunduğu yazıyı merak ettim ve Beyatlı’nın bahsettiği “Türk İstanbul” başlıklı makalesini bulup okudum. Şöyle ifade ediyordu:
Türklük, beşyüz seneden beri İstanbul’u ve Boğaziçi’ni bütün beşeriyyetin hayatına böyle nakşetti. Mimârisini bu şehrin her tepesine, her sâhiline, her köşesine kurarken guyâ: “Artık bu diyar dünya durdukça Türk kalacaktır.” dediği hissedilir.
Milyonlarca Arap sığınmacının dolmasına izin verilen ve etnik kökenlere sahip vatandaşlarımızın barındığı İstanbul için Türk sıfatını kullanması manidar gelmiyor mu?
Türk İstanbul ifadesi, teröristbaşını muhatap alınarak yürütülmeye çalışılan utanç süreci doğrultusunda uydurulan “Türkiyeli” söylemine de uymayan bir ifade.
Dolayısıyla MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin başlattığı sürece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri bir darbe daha vurmuştur.
Türk İstanbul her ne kadar yerinde ve doğru bir söylem olsa da eksiktir. Eksiği de biz tamamlayalım
Türk İstanbul gibi Türk Kars, Türk Hakkari Türk Muğla Türk Yozgat kısacası yaşadığımız vatan Türk Yurdudur. İlelebet Türk yurdu olarak kalmaya devam edecektir.
ÖZEL, GENEL BAŞKANLIĞINI HANGİ YETKİYLE DEVRETTİ?
Mutlak Butlan kararından sonra yaklaşık 2 milyon CHP üyesini temsil eden delegelerin oylarıyla seçimi kazanan Özgür Özel’in Genel Başkanlığı iptal edilerek Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan olarak mahkeme kararıyla atandı. Üstelik bu mahkeme kararını gerekçeleri olan iddialar ise henüz hukuki olarak doğrulanmamış haldeyken.
Bunun üzerine düğmeye basıldı ve CHP Genel Merkez binası polisin müdahalesiyle boşaltıldı. Özgür Özel CHP üyelerini bu haksızlığa karşı genel merkeze davet etmemesi Özel’in durumu adeta kabullendiğini gösterdi. Tüm bunlar yetmezmiş gibi kendisini grup başkanı olarak seçtirmesi genel Başkanlığı sıfatından vazgeçtiği anlamını taşımaktaydı. Bu durumda Özgür Özel görevinden vazgeçerken kendisi için oy veren delegelere sormuş mudur, onlardan izin almış mıdır? Bu tercihi ile söz konusu iddiaları adeta kabul edercesine şaibeli bir seçimle kazandığını kabul etmiş olmuyor mu? Peki onu seçimle genel başkanı yapan CHP delegeleri bu duruma razı mı?
Bazıları Özel’i yağmurda ıslanan görüntüsüyle ve TOMA üzerindeki duruşuyla adeta kahraman ilan ederken aslında o seçmenin ve milletin iradesiyle bir mücadele başlatamadığı için CHP’yi ve genel başkanlığı Kılıçdaroğlu’na mücadele etmeden teslim etmiştir. Buradan bir kahraman çıkar mı?
Bunun yanı sıra CHP’yi kurtaracak bir çok teklife de kulak vermemiştir.
Korkarım ki; CHP parçalanmamak adına sözde fedakarlık ve feragatla gelinen noktada CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Grup Başkanı da Özgür Özel olacak şekilde yoluna devam etme kararı alınırsa kimse şaşırmasın. Bir de saçılım sürecine destek olacağım diye yanlış yerde konumlanmaya devam ederse Bu tablo karşısında AKP tekrar seçimi kazanacak üstünlüğe rahatlıkla erişir.
Belki “abartma bu kadar da olmaz” diyeceksiniz ama ben de Kılıçdaroğlu’nun bugün yaptıklarını 3-4 yıl önce bir tahmin olarak söyleseydim hanginiz ihtimal verirdiniz? Türk siyasetinde olmaz diye bir şey yok. O nedenle şimdi sormadan edemiyorum; CHP sevenler ve benim gibi ülkenin kurtuluşunda onu bir umut görenler, bir şeyler yapmak için çırpınırken, Türk siyasetinde acaba herkes kendisine verilen rolü mü oynuyor? Sorunun cevabını zamanla öğrenecek olsak da bildiğim tek bir şey var; ülkeyi yine Türk milletinin azim ve kararı kurtaracaktır.
TRABZON SEYİRCİSİ DİYARBAKIR’A GİDER
Amedspor gerilimi yönetimin ısrarla milli birlik ve beraberlik söyleminde bulunmaması nedeniyle devam ederken Futbol federasyonu maçlardan önce okunan İstiklal Marşı uygulamasına son verdiği konuşulmaya başlandı. Bu konuyla ilgili ben de düşüncemi Trabzonspor formasıyla ifade etmiştim. Sonra duyuyoruz ki İstiklal Marşı okunması devam ediyor sadece seremoni kaldırılmış denildi. (Yerseniz)
Önce dedikodusunu çıkarıp toplumdaki tepkilere göre hareket etmek ya da durumu normalleştirmek adına bu söylentinin çıkarıldığını düşünüyorum. Sorunu İstiklal Marşı söyletmeyerek çözecek olduğunu sanan düşük zeka seviyeli idarecilere ve siyasetçilere seslenmek istiyorum. Diyarbakır’da oynanacak olan maça başta Trabzonspor taraftarı olmak üzere diğer takımların taraftarı gittiğinde güvenlik sağlanamayacak diye taraftar yasağı koyarak çözüm bulmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Çünkü bunun bir sonraki adımı herkes kendi bölgesinde maçlarını oynasın şeklinde olacaktır. Bu da ülkeyi bölünmeye götürür.
Bahçeli’nin başlattığı süreç ülkeyi işte böyle bölünmeye doğru götürmektedir. Biz de bu nedenle şahsi akıbetimizi düşünmeden, ülke bölünmesin çatışma olmasın kan akmasın diye sözde terörsüz Türkiye sürecine karşı mücadele vermeye devam ediyoruz.
emegime saglık komutanım sagol varol .
Komutanım emeklerinize sağlık,
dert biziz , bizi öldürsünler …
❤️🇹🇷❤️
Bahçeli mi başlatmış teröristlerle masaya oturma sürecini- yanılıyorsun; RECEP başlattı (Korsan sistemin Korsan Cumhurbaşkanı)