1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mustafa Özgür Sancar
  4. 30 Ağustos: Bağımsız ve egemen devlet

30 Ağustos: Bağımsız ve egemen devlet

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

30 Ağustos Zafer Bayramı sadece ulusumuz açısından değil, tüm ezilen mazlum milletler açısından büyük bir önem taşıyor.

BAĞIMSIZLIĞI GARANTİSİ

Kurtuluş Savaş’ı ile kurulan ulus devlet dün olduğundan çok daha fazla biçimde bağımsızlığı garanti eder.

Vatanseverler, ulus devleti tehlikeye düşüren her türlü iç ve dış tehdide karşı uyanık ve tetikte olmak zorundadır.

ÖCALAN’IN SİNSİ ÇOK KİMLİKLİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ SÖYLEMİ, EŞİT YURTTAŞLIK SAFSATASI

“Kurucu lider” olarak taltiflenen narko terörist Öcalan’ın, “kendini akıllı âlemi aptal” yerine koyarak icat ettiği “eşit yurttaşlık, çok kimlikliği içeren Anayasa değişikliği” ulusun bütünlüğünü tehdit ediyor.

Cüretkârca söylediği “yeni açılım” Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemlidir sözü, son yıllarda açıktan dile getirilen “yeni devlet kurduk” sözüyle kol kola gidiyor; Cumhuriyet yıkıcılığında birleşiyor. Atatürk Cumhuriyeti, Devrim Kanunları’nı hedef alıyor.

Sinsi bir plânın tatbikini anlatıyor.

ABD-İSRAİL PLÂNI: İRAN DÜŞMANLIĞI, YENİ OSMANLI ÜMMET PROJESİ

Suriye PKK’sı teröristlerinin Suriye’deki resmî hükûmetin parçası yapılması, terörist Öcalan’ın İran ulus devletini hedef alan sözleri, hükûmet çevrelerinde dile getirilen Türk, Arap, Kürt ümmet plânı ve ABD bölge valisi Barrack tarafından yeni doktirin olarak sunulan proje, Cumhuriyet’in ulus ve yurttaş hukukunu, sûni ümmet sistemiyle değiştirip, Ortadoğu ve Küçük Asya’nın (Anadolu) Kuzey Amerika’nın istediği biçimde konfederasyonlara bölüp yönetme hedefinin reel politik adımlarını oluşturuyor.

İmralı tutaklarına yanısayan ifadelerinde terörist Öcalan, İran’ı hedef alıyor, “İran böyle bırakılmaz, Suriye nasıl son dönemini yaşıyorduysa, Şia iktidarı da son dönemini yaşıyor” diyor.

Burada ABD ve İngilizlerle sorunun çözülemeyeceğini söyleyerek, küçük aklıyla âlemi kandıracağını düşüyor. ABD plânına karşıymış gibi konuşup, plânın tâ kendisini savunuyor; yine o küçük aklıyla Kemalizm’i modernizm özentisi olarak suçlayıp, bazı AKP’liler gibi coğrafyayı Osmanlı ümmetçiliğinin kurtaracağını iddia ediyor.

ATATÜRK VE CUMHURİYET’İN ÖNCÜ KADROSU KURTLUŞ SAVAŞI’NI HEM İÇERİDE HEM DE DIŞARIDA VERDİ

Doğan Avcıoğlu, Türklerin Tarihi (Birinci Kitap) Kurtuluş Savaşı’nın tek başına bir anti emperyalist zafer olmadığını, aynı ânda bir iç savaş niteliğinde geliştiğini söyler.

Atatürk ve arkadaşları işgalcilere karşı savaşırken, hain Vahdettin hükûmeti, Kuvayı Millîye’ye karşı kurulan İngiliz güdümlü örgütlere, isyan ve bozguncuları alt eder. Savaş hem içeride hem de dışarıdadır, 30 Ağusto’ta Millî kuvvetlerin zaferiyle sonuçlanır.

DOĞU AKDENİZ’DE 30 AĞUSTOS’UN RÖVANŞINI ALMA HESAPLARI YAPIYORLAR

Sayıları 10 milyonları aşan kaçak ve sığımancılar; demografik, ekonomik ve sosyo-politik bir sorun teşkil ediyor, bu haliyle bir ulusal güvenlik sorunu olmayı sürüdürüyor ve bunları çoğunluğu ülkelerine dönmüyor.

Akdeniz’in doğusundan Ege’ye, güneyde Suriye ve Irak sınırına kadar bölgede ciddi tehditlerle karşı karşıyayız. ABD, İsrail, Yunanista ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi Doğu Akdeniz’de savaş kışkırtıcılığı yapıyor.

Atatürk Türkiyesi’nin bölge merkezli dış politikasına dönmek, Cumhuriyet ve devrimlerine sahip çıkmak, üretim ekonomisi ve ulusal kültür politikası… ve Laiklik, ulusal devlet olmanın ve bağımsız kalabilmenin şartlarıdır. 30 Ağustos Zafer Bayramı, bağımsız ve üniter bir devlet olmak ile emperyalizm tarafından yutulan, balkanlaştırılarak parçalanan sömürge devlet arasındaki farkı gösterir.

EMPERYALİZMİN EN BÜYÜK YENİLGİSİ

Bu hâliyle evrenselleşmektedir. Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşımız’ın öncü kadrosu, tüm imkânsızlıklara karşın, elde ettikleri büyük zaferle, sadece Türk ulusunun Anadolu’daki varlığını koruyup, yeni, modern bir devletin kurulmasının yolunu açmadılar; fakat aynı zamanda emperyalizm tarafından parçalanıp, ezilen tüm milletlere öncülük yaptılar.

30 Ağustos, emperyalizme -dur- diyen, anti-emperyalizmin öncü belgesi…

Fas’tan Hindistan’a ve Güney Asya’nın diğer ülkelerine kadar geniş bir coğrafyada büyük bir sevinçle karşılanmış, bu ülke halkları Atatürk ve Türk ulusunun zaferi üzerine şarkılar söylemiştir. İlerleyen dönemde ise emperyalizme karşı bağımsızlık savaşı veren Latin Amerika, Asya, Afrika ülkelerine model oluşturdu.

30 AĞUSTOS’TA DÜNYANIN TARİHİ DEĞİŞTİ, BAĞIMSIZLIK SAVAŞLARI BAŞLADI

30 Ağustos’ta elde ettiğimiz büyük zafer mazlumlar çağının başlangıcını oluşturur. Bu nedenle büyük zafer olarak, haklı bir nitelemeye sahiptir. Bu sayede bağımsızlık savaşları dönemini başladı. Büyük zafer Türk ulusunu yurdundan atmaya yönelik Sevr belgesini çöpe attı. Uygarlığın merkezi olan Anadolu yeniden kazanıldı. Atatürk ve arkadaşları, İngiliz, Fransız, İtalyan emperyalistleri tarafından desteklenen, dönemin modern ağır silahlarıyla donatılan, üstelik sayıca belirgin bir üstünlüğe sahip Yunanlıları, tüm satıhta, yani işgal ettikleri her yurt toprağında yenilgiye uğrattı. 38 bin şehit, 31 bin yaralı verildi. Lozan Başarısı ve Bağımsız, Modern Devlet Kurtuluş Savaşımızın öncü kadrosu kadın erkek, çocuk herkesi bağımsızlık yolunda seferber ederek, milli birliği gerçekleştirdi. Tüm baskılayıcı, zorlu koşullara, hatta onlarca yıl süren savaşların yorgunluğu ve acısını taşıyan milletin bir ikinci savaş ile karşı karşıya gelme tehlikesini içeriyor olmasına karşın, Lozan görüşmelerinde geri adım atmamış ve yurdu kurtaran bir belge olarak, büyük bir başarıyla Lozan Barış antlaşmasını imzalamıştır.

LOZAN ANTLAŞMASI TÜRK VE DİĞER MAZLUMLARIN BAĞIMSIZLIK BELGESİ

Cahil ve gericiler, Lozan Antlaşması’nı, kötüleme gayreti içerisindeler. Unutulmamalı ki, Lozan görüşmeleri yapılırken, işgal güçleri hâlâ İstanbul’daydı. Bu baskı koşullarında Türk heyeti, görüşmelerden büyük bir başarıyla ayrıldı. Mazlumların Büyük Zaferi, ulusal niteliğiyle Türklere aittir; ama emperyalizme karşı elde edilmiş olması sebebiyle dünyanın tüm ezilen milletlerinin zaferidir.

Tam da bu yüzden çok büyüktür. Hiçbir gerekçenin arkasına sığınmadan, her seferinde, daha büyük çoşkuyla kutlanmayı hakediyor.

Öcalan ile yürütülen bölücü açılım döneminde Türkiye, 104 yıl öncesinin koşullarını yaşıyor, mücadeke sadece emperyalistlere karşı değil, onların içerideki uzantılarına karşı da verilmek zorunda.

O nedenle 104 yıl önceki Büyük Zaferi esas almak, Zaferimiz zorulu kılan tarihsel koşulların ayırdında olmak, ulusal devlet, Cumhuriyet ve Türk ulusu kimliğinde birleşmek her zamankinden daha büyük önem arz ediyor.

Atatürk ve arkadaşlarının 30 Ağustos 1922’de kazandıkları Büyük Zafer, bağımsız ve egemen devlet olmak ile sömürge olmak arasındaki farkı gösterir.

30 Ağustos Zafer Bayramımızın 104. yıl dönümü kutlu olsun.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!