Daha önce “Ali Babacan Harikalar Diyarında” başlığı ile bir yazı yazmış ve Babacan’ın ekonomi anlayışının Türkiye’ye verdiği zararları anlatmaya çalışmıştık. Berat Bey, Davos’ta konuşunca kendisinin yanlışlarını da aynı başlıkla anlatmak istedim. Zira Babacan ve Albayrak arasında bizim için bir fark yok. Çünkü ikisi de neoliberal. Haber metni üzerinde tartışmak isterim:
İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen 50’inci Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında ‘Küresel Büyüme Gündemini Şekillendirmek’ başlıklı oturumda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Türkiye’nin son 1 yıldaki iyileşme oranını kimse beklemiyordu” dedi.
– Evet matematik olarak doğrudur. Ancak bütün dünya dolayısıyla gerek kendi milletiniz gerek dışarıdaki muhataplarınız biliyor ki aslında Türk Ekonomisi iyileşmiyor. Yoğun bakımda ki hastanın parmağını oynatması ile ayağa kalkıp yürümesi arasında ki fark gibi bu.
***
Albayrak Davos’taki konuşmasında “Türkiye’nin borç karnesi çok sağlam. Borç oranı görece yüksek olan özel sektörün dahi benzerlerine göre durumu iyi. Türkiye’nin son 1 yıldaki iyileşme oranını kimse beklemiyordu. Faizin düşmesi büyüme için olumlu” dedi. Albayrak, Türkiye özel sektörünün gelişme gösterdiğini belirterek, Türkiye özel sektörünün özellikle üretim ve rekabetçi fiyatlandırma konusunda çok fazla ders aldığını açıkladı.
– Sondan başlarsak: Evet yaşadığımız son gelişmelerden herkes bir ders aldı. Özel sektör de çalışan da dersini aldı, şimdi ezber yapıyorlar; ancak ders almayan bir kesim var: Devleti yönetenler. Onlar israfa devam ediyorlar. Onlar inatla planlı programlı kamucu yaklaşımdan uzak durup, hala israfa devam ediyorlar.
Mesele borçluluk yani borç oranı değil. Mesele bunu ödeyebilme gücünüzdür. Berat Bey’in özel sektörün borçlarını kıyaslarken bunu göz önünde bulundurması gerekir. 500 bin dolar borç bir TÜSİAD üyesi için gayet olağandır; ancak esnaf ve sanatkarlar odası mensubu bir esnafın felaketi olur.
***
Çok fazla ürünün çok fazla pazara ihraç edildiğini ve Türkiye’nin jeopolitik pozisyonunun avantajını da kullandığını vurgulayan Albayrak, hükümetin son 16 yıldır altyapı, ulaştırma, telekomünikasyon ve enerji alanlarında çok büyük yatırımlar yaptığını ve bunların yeni küresel ve bölgesel şartlara son derece esnek bir şekilde adapte olabilecek özel sektör ortaya koyduğunu belirtti.
– Maalesef yanlış. Jeopolitik pozisyonun avantajını nasıl nerede kullanıyoruz acaba? Örneğin, Çin malları Türkiye üzerinden geçip gidiyor. Biz sadece izliyoruz. Telekomünikasyon deyince benim aklıma Türk Telekom geliyor. Yok pahasına özelleştirdik ve adamlar borçlarını ödemeden, bakır kabloları da satıp kaçıp gittiler.
***
Merkez Bankasının tek görevinin fiyat istikrarı olmadığını bunun yanı sıra büyümenin de devam etmesi gerektiğini söyleyen Albayrak, “Aynı Türkiye gibi iki şey gerekli; üretim ve nüfus. Biliyorsunuz güçlü bir nüfusumuz var. Her yıl yüzde 3’lük bir büyüme buradan geliyor” dedi.
– Gelir. Çünkü tüketerek büyütüyoruz. Üretim yok, istihdam yok, borçlanıyor, tüketiyor ve büyüyoruz.
***
Ayrıca Türkiye’nin yatırım ve üretim alanlarında son derece rekabetçi sistemi olduğunu dile getiren Bakan Albayrak, bu ortamın Merkez Bankası politikalarıyla sağlanması gerektiğini belirtti. “Maliye politikaları konusunda çok güçlü bir karnemiz var” diyen Bakan Albayrak, Türkiye’nin pazarda olması gerektiğini vurgulayarak “Üretim kapasitemizde çok büyük gelişmeler olduğunu gördük” dedi.
“Merkez Bankası ABD Merkez Bankası Fed kadar bağımsızdır” diyen Albayrak, enflasyonun daha önce yüzde 25 oranında olduğunu ve şu anda ise yüzde 11’lere düştüğünü belirterek, “Bu yıl tek basamaklara düşmeyi bekliyoruz. 2020 içerisinde enflasyon tek basamaklara inecek” dedi.
– Merkez Bankamız FED kadar bağımsızdır demek bile ne kadar çaresiz olduğumuzu gösteriyor. Çünkü hala küresel finans merkezlerinin huyuna suyuna gitmeye çalışıp, durumu idare etmeye çalışıyoruz. Zira bizim merkez bankamızın yapacağı faiz indirimini, saatler önce Cumhurbaşkanı açıklıyor! Adamlar bunu görmüyor mu? Anlamıyorlar mı? (Merkez Bankası zaten bağımsız olmasın. Bağımsız Merkez Bankası demek; küresel finans çetelerine bağlı merkez bankası demek)
Bakan Bey’in enflasyon açıklamaları ise maalesef gerçeği yansıtmıyor. Şunu belirtmek gerekir ki Türkiye’de devlet kurumlarının açıkladığı hiçbir rakam artık gerçeği yansıtmıyor. Ne işsizlik, ne enflasyon ne de başka oranlar doğru değil ve bunu hem bizler yani halk hem de yabancı muhataplarımız çok iyi biliyor.
Türkiye’de ekonomi gerçekten çok iyi olduğunda Hazine ve Maliye Bakanımızın Davos’a kadar gidip, pembe tablolar çizmesine ihtiyacımız olmaz. Zaten kendisi de bunu yapmaz. Maalesef pembe tabloların altında acı fotoğraflar yatıyor ve bu acılar her gün artıyor.
şevket hocam,parantez içinde belirttiğiniz mb bağımsız olmasın sözünüz açıklamaya muhtaç. akp nin şu son zamanlarından önce mb küresel çetelere mi bağlı idi? hangi mb başkanı döneminde tc aleyhine bir şey yapıldı? şimdi yapılıyor ama değilmi? akp paraya sıkışınca mb nin bağımsızlık olgusunu çarpıtıp sanki devlete karşıymış gibi gösterenler kimler? akp li medya,akp li ekonomist takımı,onlara yaranmaya çalışan cahil bir kısım sözde ulusalcı, tek bir argüman sunamadan aldıkları talimatla bir sürü ıvır zıvır yazdılar.ekonomide karşılığı yok,gerçekte karşılığı yok boş cahilce şeyler. mb.özel kanunla devlete bağlı,şeffaf,kendine özel uzman yetiştiren bir kurumdu. atatürk döneminde dahi bu tür kurumlara bilimsel yaklaşıldı. siyasetten ayrı tutuldu. onlardamı küreselci idi?şimdi mb..devletten alındı,siyasetçilere bağlandı,olay bu. telekom,botaş,tcdd gibi oldu. bir tek yetişmiş,liyakatla gelmiş şube müdürü kalmadı. işte neoliberalizm bu. kimmiş neoliberal? mb bağımsızlığı kavramının ne olduğunu dahi bilmeyen,mb işleyişinden bihaber ama sözde devletçi bir kısım zevatmış neoliberal. hiç birisi bir tane kaliteli ekonomistin karşısına çıkabildimi? zaten çıkamazlar,uzaktan yazıp kaçtılar. e tabi şimdi yedek akçe ne oldu diye sorsan hepsi arazi. sorsan hepsi neoliberalizme karşı. yazınızdaki diğer tüm yargılarınıza ise katılıyorum.şu an bir ekonomi yönetimi yok. duruma göre günü geçiren tuhaf bir anlayış var ve gidişat hiç iyi görünmüyor.