Ali Rıza Özdemir
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. İnsan mısınız, değil misiniz?

İnsan mısınız, değil misiniz?

featured

Türkiye’nin gündemi o kadar yoğun ki, gözümüzün önünde oluşan açık tehlikeleri göremiyoruz. Oysa bu tehlikeli süreç, adım adım büyük bir sabırla işleniyor. Orta Doğu’da ateşlenen mezhep çatışması, ülkemizde de alevlendirilmeye çalışılıyor.

Son yıllarda Alevilik, ülkemizdeki haber ajanslarının gündemine birkaç nedenden dolayı geldi ve bunların hepsi gerginliği yükseltici haberler. Birincisi Alevi evlerinin işaretlenmesi, ikincisi şehitlerden Alevi olanların cenaze törenlerine devlet erkânının katılmaması, üçüncüsü Alevi mezarlık ve anıtlarına yapılan saldırılar, dördüncüsü Alevilere yönelik saldırgan açıklamalar ve diğerleri…

İnternet arama motorlarından birkaç saatte yaptığım taramadan elde ettiğim sonuçlar aşağıda. Atladıklarım, haber ajanslarına yansımayan olay ve haberleri de eklediğimizde karşı karşıya kaldığımız tehlikenin boyutları daha kolay anlaşılır.

Bakalım.

***

29 Şubat 2012: “Adıyaman’da Alevi evlerine işaret”

05 Mayıs 2012: “Didim Mavişehir Mahallesi’nde bir Alevi vatandaşın evinin kapısı işaretlendi.”

30 Haziran 2012: “Mersin’in Yenice kasabasındaki Sıtkı Baba Cemevi’nin dış duvarına Alevilere küfür yazıldı.”

25 Temmuz 2012: “Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: “Camii ve mescit dışında ibadethane olamaz”

03 Ağustos 2012: “Balıkesir’in Altınoluk ilçesinde Alevi ailelere ait 7 ev kimliği belirsiz kişilerce işaretlendi.”

10 Ağustos 2012: “Alevi şehide 2 ayrı cenaze namazı.” “Alevi askerin cemevindeki cenazesine devlet katılmadı”

12 Ağustos 2012: “Devlet neden cemevine gelmiyor”

22 Ağustos 2012: “İstanbul Kartal’da Cemevi etrafında bulunan 25 Alevi evine işaret konuldu.”

18 Aralık 2012: “Mersin Mezitli’de Alevilere ait evlerin kapı girişlerine çarpı işareti konuldu.”

24 Aralık 2012: “İstanbul, Okmeydanı’ndan Alevi ailelerin yaşadığı apartmanların girişi sprey boya ile işaretlendi”

7 Mayıs 2013: “Maltepe Esenkent’te ikamet eden bazı Alevi vatandaşların evleri kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce işaretlenerek, üzerlerine ‘ölüm’ yazıldı.”

25 Mayıs 2013: Sebil Yayınevi: “Dedeler soysuz” “Alevilerin kestiği yenmez” “Alevilerden kız alınmaz”

1 Aralık 2013: “Adıyaman’da Yenimahalle’de vatandaşların bahçe duvarına, kapılarına, araçlarına ve direklere çarpı işareti atıldı, 40’a yakın ev işaretlendi”

10 Nisan 2013: “Alevilerin evlerini işaretleyen kişi ortaya çıktı!”

10 Eylül 2013: “Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Ahmet Akgündüz: “Alevilerden kız alınmaz, kestikleri yenmez”

22 Eylül 2013: “İzmir’in Bornova İlçesi’nde, kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişiler, Alevilere ait 20’ye yakın mezara, taşlarını kırıp zarar verdi”

8 Aralık 2013: “Malatya merkez Zaviye Mahallesi’nde Kamukent, Meryem ve Arslanlar sitesinde oturan Alevi evlerine ve araçlarına ilginç şekiller çizildi.”

12 Şubat 2014: “Alevi olmadığını ispat etmeye çalışan askerlerin hazin hikâyesi”

13 Temmuz 2014: “Laiklik küfürdür” deyip Alevilere şeriat bildirisi dağıttılar”

14 Ağustos 2014: “İzmir’de Selçuk ilçesine bağlı Zeytinköy Mahallesi’ndeki Alevi mezarlığı, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce saldırıya uğradı.”

30 Mart 2015: “Alevi asker oruç tutmadığı için öldürüldü”

12 Mayıs 2015: “İstanbul Avcılar’da bulunan Âşık Veysel anıtına saldırı”

23 Mayıs 2015: “Adıyaman’ın Esentepe Mahallesi’nde Alevi yurttaşların oturduğu dairelerin kapısına kırmızı boyayla çarpı işaretleri konuldu.”

27 Mayıs 2015: “Bir hafta arayla Adıyaman’da yine işaretleme oldu. Bir Alevi yurttaşa gönderilen mektupta ise, “Sizin kanınızı içeceğiz, kanınız bize helaldir” yazıldı.”

14 Haziran 2015: “İzmit’te Alevi evlerini işaret”

28 Haziran 2015: “Elazığ’da Alevi evleri işaretlendi!”

10 Ağustos 2015: “Üsküdar Kirazlıtepe Mahallesi’nde Alevilerin oturduğu evler işaretlendi.”

27 Ağustos 2015: “Şehit cenazelerine mezhep ayrımı”

29 Ağustos 2015: “Alevi şehit olamaz mı?”

27 Aralık 2015: “Alevi katliamcısı için İstanbul’da namaz”

4 Ocak 2016: “Diyanetten rest: Cemevlerine ibadethane statüsü verilemez!”

21 Haziran 2016: “Alevilerin yaşadığı mahallede ‘Oruç tutun kâfirler’ yazısı!”

16 Ekim 2016: “Şehit oldu, cenazesi cemevinden kalkmadı!”

23 Ocak 2017: “Alevi şehit hakkında soru önergesi”

4 Mart 2017: “Adana’da Alevi ailelerinin evine korkutan ‘işaret’”

2 Temmuz 2017: “Gaziantep’te IŞİD hücresinde ele geçirilen belgelerde IŞİD’in çok sayıda Alevi köyünü fişlediği, Alevi kurumların adres ve telefon bilgilerini topladığı, Alevi bölgelerinin nüfus ve demografisine dair makaleler incelediği tespit edildi.”

22 Kasım 2017: “Alevilerin evlerine kırmızı boyayla çarpı işareti”

2 Aralık 2017: “İstanbul’da Alevi ailenin kapısı işaretlendi iddiası”

7 Aralık 2017: “Manisa’da Alevi vatandaşın evleri işaretlendi”

15 Şubat 2018: “Şehitliğin Sünni’si Alevi’si olur mu hiç!..”

24 Şubat 2018: “Şehitler arasında ayrımcılık yapılmasına Alevi Dedesi isyan etti”

25 Ağustos 2018: “Sünni olmayan kâfirdir”

2 Ekim 2018: “Din dersi öğretmeni: “Alevilerin yaptığı yemek yenmez”

11 Aralık 2018: “Şehitlere “mezhep” ayrımı

7 Şubat 2019: “İstanbul’da din dersi öğretmeni “Aleviler Hz. Muhammed’i sevmez; onlar Hz. Ali’ye taparlar, oruç tutmaz, namaz kılmazlar…”

22 Mart 2019: “İzmir Yamanlar’da Alevilerin evleri işaretlendi.”

4 Nisan 2019: “Ankara’nın Mamak ilçesinde Alevi bir ailenin kapısına çarpı işareti konuldu”

19 Nisan 2019: “Alevi askerin cenaze törenine katılmadılar yalanı”

10 Haziran 2019: “Alevilerin kökünü kazıyacağız” diyen Abdülbasit el-Sarut adlı cihatçı, için Reyhanlı’da cenaze töreni düzenledi.”

29 Ağustos 2019: “İzmir’in Gaziemir ilçesine bağlı Yeşil Mahallesi’nde oturan Alevi bir ailenin evinin duvarına “Defol Alevi” yazıldı.”

01 Ekim 2019: “Bursa’da Alevi dernek yöneticisinin evinin duvarına “Ölüm vaktin geldi, ecel zamanın geldi, yarın bittin”  yazıldı.”

1 Kasım 2019: “Alevi vatandaşın evinin kapısına “Alevilere ölüm” tehdidinin yazıldığı ve işaretleme yapıldığı iddia edildi.”

28 Kasım 2019: “Şimdi de İstanbul’da Alevi evlerine ‘gebereceksin’ yazısı”

2 Aralık 2019: “Mersin’de Alevi evlerine işaret koyuldu!”

16 Aralık 2019: “Gazi Mahallesi’nde Alevi evlerine tehdit yazısı”

17 Aralık 2019: “Alevi evlerine “gebereceksiniz” yazıldı.”

18 Aralık 2019: “Nakşibendi Cemaati’nin önde gelen isimlerinden olan, Fatih Gençlik Vakfı kurucusu, Milli Türk Talebe Birliği’nin de başkanlığını yapmış Ömer Öztürk, “Aleviler ve Şiiler kâfirdir” dedi.”

3 Ocak 2020: “Bir alevi evi işaretleme olayı daha! Yakalanan şahıs tutuklandı”

4 Ocak 2020: “Alevi şehidin cenazesine devlet katılmadı!”

***

Bütün bu olay, açıklama ve haberlerin müthiş bir enerji, müthiş bir gerginlik biriktirdiğini söylemeye gerek yok. Hem saldırıların hedefi olan Alevilerde ve hem de Alevileri düşman gören kesimlerde.

Bu tehlike karşısında ne yapılması gerekir peki? Devletin, hükümetin, siyasilerin, kolluk kuvvetlerinin, sivil toplum örgütlerinin, bütün vatandaşların yapması gereken çok sayıda iş var. Bunları geçmiş yazılarımızda yeri geldikçe konu edindik. Konuyla ilgili derli toplu bir yazı kaleme almak gerekli olabilir. Ancak tek cümle ile ifade etmek gerekirse; evrensel insan haklarını esas almak ve hayata geçirmek, diyebiliriz.

Ancak şu aşamada hızla ve gecikmeden şu adımlar atılmalıdır:

– Devlet yetkilileri mümkün olan en üst düzeyde şehit cenazelerine katılmalı,

– Alevi evlerini işaretleyenler ile anıt ve mezarları tahrip edenler yakalanıp deşifre edilmeli, bunlar hakkında cezai takip yapılmalı, arkasındaki güçler tespit edilmeli,

– Alevilere yönelik alçakça açıklama yapanlar nefret suçu kapsamına alınarak haklarında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekten” işlem yapılmalı,

– Yalan haber yapan haber ajansları hakkında gerekli işlem yapılmalı, bunlar deşifre edilmeli,

* Devlet yetkilileri en üst perdeden birlik ve beraberlik mesajı veren açıklamalar yapmalı,

– Alevilerin talepleri yasal düzlemde ve evrensel insan hakları çerçevesinde karşılanmalı, en azından bunun için bir irade ortaya konulmalı

– Alevileri ve Aleviliği Türk toplumuna doğru anlatacak işler yapılmalı.

***

Elbette bu liste ve yapılması gerekenler daha uzun anlatılabilir. Ancak en temel mesele “insan olmak.” Yani bir yerde empati kurmak, duygudaşlık kurmak. İnsan olmayı ve insan kalmayı öğrenebilmek.

Şimdi empati (duygudaşlık) kuralım.

Alevi olmayan herhangi biri olarak, yukarıdaki açık kaynaklara düşen haberlerde geçen “Alevi” adını, mensup olduğunuz inançla değiştirin ve bu şekilde okuyun.

Bakalım, ne hissedeceksiniz?

İnsan mısınız, değil misiniz!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 7 Ocak 2020, 08:03

    İslam-Sünni inanca sahip ve “Ehl-i Sünnet vel-Cemaat”olma iddiasında bulunan toplumlara,önce “insan” olmak gerektiği ve “insan olunmadan İslam olunamayacağı” anlatılmalı; bu anlayışa uymayan dini görüşler, ne pahasına olursa olsun reddedilmelidir. Devlet eliyle inanca dayalı terör eylemleri desteklenemez! Devletin her şeyden önce “adaleti sağlamak” gibi bir görevi vardır; vatandaşları arasında adaleti sağlayamayan devlet idarelerinin meşru kabul edilmeleri imkansızdır.

  2. 7 Ocak 2020, 08:10

    Okumayan toplum cahil toplum olur buna ilave olarak güya dine dayalı dinci söylemler toplumu karşı karşıya getirir kişilerin inanç özgürlüğü dinci kesim için yok bu Türkiye’nin en büyük tehlikesi Basit olarak bakalım mevcut duruma dinci kesim hastaneye gider ailenin erkeği hasta bayana bayan doktor baksın ister ( bayanı insan yerine koymaz ve okutmaz ) işi düştüğünde okutmak istemediği bayanların değer vermediği bayanlardan hizmet bekler kişi kendimden bilir işi kendini nasıl görüyorsa karşısındakini öyle sanıyor olayın temel düzeyde çok yanlış ilerliyor Türkiye’nin ilerlemesi için bu yanlış ve gerici düşüncelerin oluşmaması için sahtekar kişilere ve toplum huzuru bozan her türlü bölücü fikir hareket ve söylemlerin karşısında olmalı devlet halkın buna sahip çıkması lazım bu iktidar ile bu milli eğitim ile cemaatlerin bu yaygın haliyle devlete sızmış durumunda zor

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!