Ali Rıza Özdemir
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. ‘Rise of Empires: Ottoman’ ve psikolojik operasyon

‘Rise of Empires: Ottoman’ ve psikolojik operasyon

featured

Netflix, tartışma yaratan bir yapıma imza attı. “Rise of Empires: Ottoman” adlı yapım İstanbul’un Türkler tarafından fethini anlatıyor. “Osmanlı Sultanı II. Mehmet, Bizans’ın başkenti Konstantinopolis’i fethetmek üzere destansı bir sefere çıkar ve tarihin akışını yüzyıllar boyunca değiştirir” cümlesi ile tanıtımı yapılan belgesel-dizinin yapım ve oyuncu ekibinde çok sayıda “Türk” de (!) var.

Rise of Empires: Ottoman dizisinin yayınlanan tüm bölümlerini izledim.

Şahsi kanaatimi başta ve kısaca ifade edeyim: Bu belgesel-dizi, Türk milletine yapılmış bir psikolojik operasyondur. “Türkler, İstanbul’u almasaymış daha iyiymiş, alırken bile rezil olmuşlar”, dedirten bir kurgu ile karşı karşıyayız.

[Psikolojik operasyon; hedef alınan kuruluş ve kitlelerin fikir ve davranışlarını kendi lehine çevirmek için yapılan planlı çalışmalara verilen addır. Psikolojik operasyonların genel amacı, hedef alınan tarafı kendi çıkarları doğrultusunda etkilemektir.]

***

Peki, “Rise of Empires: Ottoman” neden Türk milletine yapılan bir psikolojik operasyondur?

Sırasıyla, madde madde izah edelim:

– Belgesel-dizide Türklere küfür ediliyor (piç vb.)  ve Türkler, Bizanslıların ağzından sık sık aşağılanıyor. Oysa dizi de Bizans’a yönelik küfür, hakaret vb anımsamıyorum… (Gerçekte edilse bile, kitle iletişim araçlarında kamuoyuna açık platformlarda herhangi bir kitleye bu tür küfür ve hakaretlerin edilmesi doğru değil.)

– Film boyunca gözlerimizin içine sokarak Türk askerlerinin kellesi koparılıyor. Son bölüme kadar Bizans askerleri için böyle bir sahne yok gibiydi. Ancak son bölümde, yani fethin gerçekleştiği bölümde birkaç Bizans askeri bu şekilde açıkça öldürüldü.

– Film boyunca savaş meydanını bırakıp kaçan bir İtalyan paralı askerinin (Giustiniani) kahramanlığını izliyorsunuz. Olaylar âdeta onun etrafında dönüyor. Giustiniani adeta kahraman ilan ediliyor. Savaş meydanını bırakıp kaçması mazeretlere bağlanıyor.

– Fatih, psikolojisi bozuk, hırsı gözlerini kör etmiş, saplantılı biri olarak lanse ediliyor. İstanbul’un fethi onun kişisel hırslarına bağlanıyor. Zalim ve kan dökücü bir kişilik olarak takdim ediliyor. (Özellikle ulak olan kadının kadın ve çocuklar konusunda Fatih ile yaptığı konuşmada). Fatih’in entelektüel birikimi neredeyse hiç ön plana çıkarılmıyor.

– Fatih uzlaşmaya ve kuşatmayı kaldırmaya niyetliyken bir kehanetlerin etkisi ile bundan vazgeçiyor. (Ne kadar etkili olmuştur bilmiyorum ama gayb yani gelecek bilgisinin Allah’ın katında olduğunu ve bunun sadece seçtiği peygamberlere verildiği ayetlerle sabit. Bunu Fatih’in bilmemesi ne kadar makul emin olamadım. Falcılık da bu bağlamda ele alınmalı.)

– İstanbul’un Türkler tarafından alınması, stratejik bir zekâ ile değil de gelişigüzel gerçekleşmiş izlenimi veriliyor. İstanbul’un fethi neredeyse Türk olmayan etnik unsurların (Macar top ustası, Zağanos Paşa, Fatih’in Sırp üvey annesi vb) etkisine bağlanıyor.

– Bizans ordusunda çok sayıda yetenekli asker varken, Türk ordusunda böyle figürlere yer verilmiyor. İkinci bölümde yapılan saldırıda İtalyan paralı askerlerden biri bile ölmüyor ama Yeniçeriler (ki onlar Osmanlı ordusunun kalbidir) tamamen öldürülüyor. Türk ordusunun başarısı genel olarak sayısal üstünlüğe bağlanıyor.

– Fatih de Bizans İmparatoru Konstantin de ordusunun başında savaşa gidiyor. Ancak arada temel farklar var. Fatih, hırsından güvenlik kaygılarını bir kenara atarak savaşa atılıyor. Konstantin ise ahlâki bir gereklilik olarak kaçmaya fırsatı varken bunu yapmıyor ve askerlerinin başında savaşıyor. Yetmiyor, savaş meydanında ne ölü ne de diri yakalanan İmparator Konstantin adeta kahraman ilan ediliyor. (Ölüsü ve dirisi bulunmadığına göre iki ihtimal kalıyor geriye: Ya buhar olup uçtu yahut göğe çekildi!!!)

– Son olarak ifade edelim ki, İstanbul’un Türkler tarafından fethedildiği bölümün adı “Yıkım” olarak seçilmiş. Kimin, neyin yıkımı? Kime, neye göre yıkım? Bu isim bile tek başına bu belgesel-dizinin bir psikolojik operasyon olduğunu gösteriyor.

***

Belgesel-dizi de bizim geleneksel bilgilerimize uymayan veya ilk defa karşılaştığımız çok sayıda bilgi de var. Dikkatimi çeken hususları uzmanların cevaplamasını umut ederek aşağıya bırakıyorum.

– Fatih, sürekli Çandarlı Halil Paşa’ya “lala” diye hitap etti. Akşemseddin neden hiç ortada yoktu?

– Sur önünde Fatih, beyaz bayrak taşıyarak İtalyan paralı asker Giustiniani’yi çağırdı ve onunla tek başına görüştü. Bu olay, doğru mudur?

– Fatih’e yardım eden Cenevizli komutanın öldürülmesi ve öldüren kişinin kimliği doğru mudur?

– Lağımcıların başarısız olduğu gerçek midir?

– Savaş kararına kehanet sonrası devam edildiği bilgisi doğru mudur? Fatih, bu türden fal ve kehanet işlerine inanır mıydı?

– Toplar yapılırken Fatih’in mühendislik yeteneklerini görmedik. Eli bile değmedi. İstanbul’u döven toplarda Fatih’in icadı olan toplar yok muydu?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 Yorum

  1. 31 Ocak 2020, 13:48

    Sn. Özdemir.
    Haklisiniz ve kasizsiniz.
    Ben bu Netflix yapimi yari dizi yari belgesele baktim.
    Türkce Baktim.
    Italyanca.
    Fransizca.
    Almanca
    Ingilizce.
    Tespitlerim:
    1. Türkce Cevrim BERBAT.
    2. böyle bir projenin tam olmamasi normal cünkü bir ILK.
    Maalesef bu ILK ve ILKLER hep Osmanli üzerinden yapilir.
    3. Asil soruyu sormamiz lazim o da su:
    Neden bir Türk yönetmen Netflix ile Anlasip bu diziyi yapmadi?
    Yani okadar Osmanli filimleri ve dizileri türkiyede yapildi. Bir tanesi akil edip’de Netflixte böyle birsey yapmadi.
    Börü Mörü vs. gibi dandik amerikan Hollywood takliti diziler var ama bir tarih dizisi yapmadik.
    BURADA YAZIYORUM:
    Mustafa Kemal DIZSI YAPIN Netflix’de! yada bir Kurtulus Savasi dizisi.
    AMA TÜRK YAPIMI OLMASI SART.
    Netflixe oraya buraya algi operasyonu vs. diye kizacagimiza kendimiz yapalim.
    Türkiyenin en büyük sermayesi Filim ve Dizi produksyonunda.
    Sonucta Netflixde bir Kapitalist ürünü.
    Demek istedigim parayi veren düdügü calar. Kimse parayi verdikten sonra diziye hayir demez amerikan yahudi ermeni sirket olsa bile sonucta hepsi para icin kendini satan insanlar.
    Saygilarmla
    Cenk Gönnen

  2. 31 Ocak 2020, 16:31

    Yukaridakilere ben de ekleyeyim:
    1) Dikkat ettiniz mi? Giustiniani etrafi dolasirken insanlarin sirtlarini ovuyor, onlara hep yardimci oluyor, yakinlasiyor. Ama Fatih hic dolasmiyor, sadece ona buna senin kafani ucururum diyor, ya da ucuruyor.
    2) Fatih’in babasinin tahti Fatih’den zorla geri aldigi soyleniyor? Bu dogru mudur? Dogru ise, okullarda okutulan mi yalandir?
    3) Filmi dikkatli izlerseniz “Yuzuklerin Efendisi” ve “300” goruntulerine cok benzer. Bizanslilar beyaz ve guzel cocuklar, Osmanlilar ise yamuk yumuk kara sapa adamlar.
    4) Filmde Osmanli donanmasi da asagilaniyor.
    5) Orban’in yaptigi topun patladigi, bir ise yaramadigi gosteriliyor, dogru mudur?
    6) Filmin sonunda, Osmanli Askerlerinin acik olan bir kapidan, hicbir askeri taktik ve strateji olmadan, girdigi gosteriliyor.
    7) Celal Sengor denen lavuk da bu filme katki sagliyor.

  3. Tebrik ederim. Ben de önceki gün diziyi izledim ve sizinle aynı görüşteyim. Netflix artık bir Holywood uzantısı olmuş veya onların yerinı almış durumda. Türkiye gibi sinemaya gidince yabancı değil yerli film tercih eden toplumlara sızmanın yolu TV. Yani amaç hem emperyalist düzenin reklamı hem hem sömürülecek ülkelere psikolojik operasyon hem de para kazanmak. Netflix’in Türkçe dizileri de aynı amaca hizmet ediyor. Bildiğimizden veya olduğundan farklı bir Türkiye zemini zihinlere kazınıyor. Bu yüzden bu tür dizilere katılan oyuncularımızın, senaristlerimizin ve yönetmenlerimiz biraz daha uyanık ve milliyetçi olması gerekir. Yoksa empeyalizme hizmette Babacan’dan Gül’den Kılıçdaroğlu’ndan hatta Fetullah’tan ve Öcalan’dan bir farkları kalmaz.

  4. Netflix zaten emperyalist güçlerin propaganda aracı. Insanlarin üstüne para verip beyinlerinin yıkanmasına nasıl izin verdiklerini anlamıyorum. Adamların amacı gerçekleri ters yüz etmek ve hakimiyet alanlarını artırarak devam ettirmek. E tabi mankurtlaşan beyinlerin ‘aa ne güzel film çekiyorlar aa ne ilginç bir belgesel’ diye ağızlarını açarak bunların yapıtlarını izlemesi, propagandada malesef başarılı olduklarını gösteriyor.
    Tuba Büyüküstün’ün babasının mason locasında videoları bile çıktı. Ne Türklüğü bekliyorsunuz ki o oyunculardan.
    Ben ne evime bu netflix denen kepazeliği sokarım ne de para veririm.

  5. Netfliks denen dünya gençlerinin beynini dizi ve filmlerle yıkama şebekesi izlediğim yapımlara bakarak 3 temel konuda hareket ediyor. 1- Eş cinsellik 2- Yahudi propogandası 3- Türklere karşı nefret uyandırma. Çok başarılı bir şekilde hızla devam ediyorlar.

  6. 1 Şubat 2020, 00:25

    Değerli Ali Rıza Özdemir
    Bütün izlerken dahi tespitlerinizi aklımdan geçirdiğimi ve sonra “celallendiğime” hane halkı tanıktır. . Ürpeti ile izledim. Ve haklı “veryansın”ızı paylaşıyorum. Neredeyse aynı soruları sordum. ( Örn: neden “yıkım” ? Kime göre?)
    1- Öncelikle bu tür yapımlara tür olarak “yarı dramatik belgesel” diyoruz. Bu tür’ün seçilmiş olması bile önemli. Çünkü, tarih bilimi ışığında ( uzman, araştırmacı, akademisyen) yine tarihsel olaylar yeniden canlandırılıyor. Kurgusallık, kurmacanın uçuculuğu yerine; kesin saptamalar ve belirlemeler ile tartışmasız nokta konmuş.. Öyle ya biz oradaki “anlı-şanlı prof’lardan” daha iyi mi bilecez yani! Üstelik, reji ‘yi “genç Türk çocukları” da yapmışlar.. Netflix’in günahı şimdi (!?) di mi ya!!!
    Yahu bu adamlar “Maske” ( vekil- proxy ) kullanmayı öyle iyi biliyorlar ki…
    2- Bu yapımı izlerken, kendimizi -sanki ” Kulver kalesini ele geçiren kızılderililer mişiz gibi”- ağzı açık kalan bir kuşak ile bu “virüslü tarih deneyimini” yaşayan kuşak arasında derin uçurumu da görmek zorundayız. Malesef bu kuşağın bunlara kaşı koyacak hiç bir “referansları” yok! Çocuklarımızın, tarihimizin bu dönüm noktasına ilişkin, emin olun hiç bir bilgisi yok.
    Jean Boudrillard, Amerika (A.B.D.) ile Avrupa (Kıta avrupası ülkeleri) arasındaki farkı şöyle açıklar ( burası çok geniş bir konudur, ki özeti ancak bu); Avrupa, önce yaşar ve sonra ne yaşadığını kavramlaştırır. Amerika ise, önce kavramlaştırır, sonra yaşatır.. Bunun konumuzla ne ilgisi mi var?
    Şöyle ki; “yazı / işitme okuma” yerine “görüntü okuma” alışkanlığı kapmış geleceğimiz, duyduklarından / okuduklarından çok gördüklerini belleklerinde tutabiliyorlar. Her defasında da bu belleklerine işlenen görüntüler ile yeniden ve yeniden bellek “format” lanarak sürecek döngüyle “yabancılaşacaklar” Ta ki “yürüyen ölülere” (walking Dead) dönüşünceye kadar.
    Saygılarımla
    Hasan SESSİZ

  7. Sayin Ali Riza bey ,sorduğunuz sorular izlerken bizimde kafamıza takılan sorulardi.Kapsamli bir degerlendirme olmuş.6 bolumu bende izledim ve bende uyandirdigi his Istanbul’un sans eseri,bir inat sonucunda alinmis olduğu.

  8. 1 Şubat 2020, 09:15

    Müneccimbaşılık malesef Osmanlı’da olan bir kurum. Halifelerin müneccimlerinin olması beni çok şaşırtmıştı. Ancak kurulan ilk rasathaneleri meleklerin bacakları dikizleniyor diye kapatmışsalar, müneccimlerin de iş başında olması pek şaşırtıcı olmasa gerek, değil mi?

  9. Esas “NÜANS” I kaçırmışsınız:
    6. ve son ölümde , 1453den sonrası için ” konstantinopol düştükten sonra Türkler 300 sene tarihin akışını değiştirdiler ” şeklinde ısrarla 300 sene vurgusu yapıyordu. Millet de ağzını ayırıp ” bizim gerileme dönemini söylüyor zahir” dediler. Halbuki 1453+300 = 1753 ne bizim duraklama ne gerileme dönemimize uyuyor.
    Kimse de çıkıp demedi 1753 nedir aga diye…
    neden 300 ? 1753 yılının 4 Ağustosunda G. Washington Amerikada ” Master Mason” sıfatını almış ve Masonların lideri olmuştu.

  10. Yabancı bir şirketten bence yapılabilecek en tarafsız dizi belgeseldi, iyi sorular sormuşsun bazılarında haklısın ama bizde 1453 Fetih diye yaptık, olmuş muydu? Tabi ki hayır! Onlar anca bu kadar yapabilirler ve yaptılar, bunlara cevap vermek için bizim daha iyisini yapmamız lazım, yapar mıyız? Yapabilir miyiz? Yine aynı cevap hayır yapamayız, bu kadar basit

  11. ilber Ortayli’nin dedigi gibi hala kabullenemediler.istanbul Turk Yurdudur.

  12. Bu kanalı neden izlersiniz ki, belli zaten böyle yayınlar yapacağı…

  13. Turkiye’de o kadar ust duzey tarihci varken jeoloji muhendisi tarih danismani oluyor.O kadar taraflilar celal sengorde hazmedemedi henuz istanbul’un Turkler tarafindan fetih edildigini

  14. 11 Mart 2020, 15:18

    Yıllarca biz Malkoçoğlu, Kara Murat ve Tarkan ile onların canlarına okuduk, prenseslerini falafoş ettik. Adamlar öç almak istemişler sadece :))

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!