Ceyhun Balcı
Ceyhun Balcı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Yarasa ve insan

Yarasa ve insan

featured

Dr. Ceyhun Balcı yazdı…

Salgın hastalıkların insanlık tarihi boyunca var olan ve var olmayı sürdürecek bir olgu olduğunu anımsamamız için 2 yıldır dünyayı sallayan Covid 19 salgınını yaşamamız gerekti. Önceki yıkıcı küresel salgın yüz yıl önce yaşanmıştı. Bu zaman aralığındaki pek çok salgın “küresel” ölçekli olamadığı için göz ardı edildi.

Çin’de başlayan son salgının öne çıkartılan insan dışı türü yarasa oldu. Yarasa yemeği yiyen Çinlileri konu alan ve hemen tümü kurgu ürünü olan sayısız görsel belleklerimizdeki yerini korumayı sürdürüyor.

Oysa, yarasanın sahneye çıkışı hiç de yeni değil.

Örneğin, kuduz virüsü varlığını sürdürmesini yarasaya borçludur. Bulaştığında insanı kesinlikle öldürüyor oluşu ilk bakışta virüs açısından başarı gibi görülse de uzun erimde virüsün sağkalımı ve varlığını sürdürmesi bakımından başarılı sonuçlar almasının önündeki engeldir. Yarasa kuduz virüsünün varlığını sürdürmesinde, fırsat bulduğunda başka türlere bulaşmasında kilit role sahip canlıdır. Kuduz virüsü yarasada hastalığa ve dolayısı ile ölüme yol açmaz. Yarasa kuduz virüsüne konaklık yapan türdür.

Yarasanın konaklık yeteneği kuduz virüsüyle de sınırlı değildir.

Son salgının etkeni Covid 19 virüsünün de konak hayvanıdır yüksek olasılıkla.

Diğer yandan adları çok duyulmayan başka virüslerin de yarasada yaşam bulduğu, yarasa aracılığıyla varlığını sürdürdüğüne vurgu yapmamız gerekir.

Örneğin NİPAH.

İlk olarak 1998’de Malezya’da tanıştı insanlık bu virüsle. Ölümcüllük oranı oldukça yüksek (% 40-75) olduğu için küresel çaplı salgına neden olamıyor. Adını da Malezya’da ilk olarak rastlandığı bölgeden alıyor. Beyin yangısına ve solunum yolu tutulumuna yol açarak ölüme neden olduğunu ekleyelim. Hastalığa yakalanmaktan korunma için önerilen meyve yarasalarının bulunduğu ağaçlardaki meyvelerin yenmemesidir.

Bir diğeri EBOLA.

Ebola, adını Batı Afrika’daki Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki bir ırmaktan alıyor.

Virüs insanlara kimi maymun türleri ve meyve yarasaları aracılığıyla bulaşıyor.

Yine, oldukça ölümcül bir başka virüs hastalığı olarak biliniyor.

Kanamalı ateş hastalığın önde gelen belirtisidir.

Şu ana dek bir mikrobiyoloji dersi tadında yazmak zorunda kaldığımın farkındayım.

Bu girişten sonra konumuza değinebiliriz.

Roma döneminden ve hatta çok eskilerden bu yana yaşamın bir parçasıdır salgın hastalıklar. İnsan ve nesne hareketinin olduğu hemen her dönemde insanlık salgınlarla birlikte yaşamak zorunda kalmış dersek yanılmış olmayız.

Günümüzde insanlığın vardığı aşamada insan ve nesne hareketlerine bir başka önemli öğeyi eklemek kaçınılmazdır.

Buna değinmek için de ANTROPOSEN kavramından söz etmek gerekir.

Türkçeye “insan çağı” olarak çevrilebilecek çağın başlangıcını kimileri Sanayi Devrimi’ne kadar götürse de yaygın görüş bu çağın XX. yüzyılın ortalarında başladığı doğrultusunda. 1873’te Stoppani tarafından ortaya atılan bu adlandırmanın amacı insanın doğa üzerine olan ve giderek artan etkisine vurgu yapmaktır. Stoppani’den 99 yıl sonra 1990’da bu kez Nobel ödüllü Amerikalı kimyacı Paul Crutzen Holosen’i izleyen jeolojik çağın ANTROPOSEN olarak adlandırılmasını önermiştir.

Antroposen hiçbir şey değilse bile insanın doğaya ve kendisi dışındaki türlere yönelik egemenliğine göndermede bulunan bir nitelemedir.

Türcülük/insanmerkezcilik anlayışı Sanayi Devrimi’nden bu yana kendisini gösteren eğilimdir. İnsanı en üstün varlık olarak gören, insanı doğa ve kendisi dışındaki türlerin efendisi sayan bu anlayışın çoğu insanın gururunu okşadığı kuşkusuzdur.

Buradaki anahtar söz : “İnsanlar her şeyin en iyisine lâyıktır”. İnsanların ezici çoğunluğunun tartışmasız desteğini alan bu anlayış rehber alındığında Homo sapiens’in hemen her davranışını akılsallaştırmak hiç zor olmamaktadır.

Bir kez daha salgınlara dönecek olursak!

Yazının ilk bölümünde verdiğimiz örnekler olan Nipah ve Ebola bir bakıma Antroposen ürünüdür. Yarasadan insana atlayan bu iki enfeksiyona günümüzde Covid 19 eklenmiş durumdadır (Covid 19 için yarasa dışı konaklardan da söz edildiğini unutmayarak).

Sosyal medyada ve başka benzeri ortamlarda yarasa üzerine üretilen ve alıcısı bol söylentileri bir yana bırakıp kökteki nedene değinmek gerekirse, hem Nipah hem de Ebola enfeksiyonlarında ortak nokta, doğanın ve kendisi dışındaki türlerin efendisi insanın yarasaları yaşam alanlarından ettiğidir. Yarasaların yaşam alanlarının ellerinden alınması, onların yerini insanların alması ve böylelikle yakınlaşmaması gereken iki türün bir araya gelmesi hayvandan insana virüs geçişini olanaklı kılmıştır. Her iki alanda da meyve yarasalarının yaşam alanı olan ormanların yok edilmesi söz konusudur.

Nipah için önerilen korunma önlemini anımsayalım. Yarasaların yediği meyvelerden uzak durulması.

Tam da burada soralım!

İnsanın yarasaların yaşam alanında ne işi var? Yarasalara ve doğanın diğer öğelerine bu kadar yaklaşmanın akılcı gerekçesi var mı?

Antroposen içinde bulunduğumuz salgın döneminde daha fazla değinilmeyi hak ediyor. İnsanın efendiliğine göndermede bulunan, doğaya ve diğer türlere karşı egemenlik sağladığını zanneden insana doğanın okkalı yanıtıdır daha önce görülmemiş salgınların ortaya çıkışı.

Büyük insanlık bundan gereken dersi çıkartacak mı?

Güncel soru(n) budur!

 

Not : Sayın okur! Bir yılı aşkın süredir yazılarımla Veryansıntv imecesine katılmaktaydım. Köşe yazarlığıyla bu süreç yeni bir boyut kazanırken, bu durum benim için de onur ve gurur kaynağı oldu. Yaraşır olmak dileğiyle…

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 Yorum

  1. 17 Şubat 2022, 16:50

    Hayırlı olsun.Başarılar diliyorum.
    Yarasanın yaşamına dalanların sonuçları ve insanlığa zararları ergeç anlaşılacaktır,ancak kesin geç kalınmış olacaktır.
    Doğanın dengesini bozanları vebali büyük olur..

  2. 17 Şubat 2022, 17:09

    Salgın hastalıklar ve yarasalar ile ilgili bu örneklerin bazılarını bilmiyordum hocam, teşekkürler. Köşe yazarlığınızda başarılar diliyorum. NY

  3. 17 Şubat 2022, 17:55

    Tekrar hos geldiniz sayin Balci, aydinlatici yaziniza tesekkurler.

  4. 17 Şubat 2022, 19:41

    İnsan doğa ilişkilerini yarasalar üzerinden anlatan okuması çok keyifli bir köşe yazısı
    Yeni köşe yazarınız hayırlı olsun

  5. Teşekkürler hocam… Yeni yazılarınızı merakla bekliyorum…

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!