Eray Çelebi yazdı…
10 gün önce kaleme aldığım yazının başlığı şuydu;
“Suriye’de örtülü ‘özerklik’ pazarlığı”
Pazarlık yeni bir safhaya geçti.
**
HTŞ lideri Şara ile PYD elebaşı Mazlum Abdi, 18 Ocak’ta 14 maddelik “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması”na imza atmıştı.
Anlaşmayla HTŞ resmen PYD’nin belli bölgelerdeki “öz yönetimini” kabul etmiş oldu.
Bölücü terör örgütü Suriye savaşı başladığı yıllarda Fırat’ın doğusunda Kamışlı ve Haseke bölgelerini içine alan ‘Cezire kantonu’nu ve Aynel Arab’ı kapsayan ‘Kobani kantonu’nu kurmuştu.
Anlaşmayla sözde iki kantondaki PKK varlığı korunuyordu.
Detaylar için yazıya tıklayın:
Suriye’de örtülü ‘özerklik’ pazarlığı: HTŞ-PYD anlaşmasının kodları
Bölücü terör örgütü Rakka ve Deyrizor’dan çekilse de büyük bir kazanım elde etmiş, bir devletle resmi bir mutabakata imza atarak, tarihinde ilk defa özel bir statü elde etmişti.
18 Ocak’tan bu yana PKK/PYD unsurları Haseke, Kamışlı ve Aynel Arab’a sıkışırken, örgütün uzantıları Türkiye’de bölücü bir kalkışmayı örgütledi. DEM’in tertiplediği protestoların ardından Türk bayrağı indirildi, Van ve Diyarbakır’da Türk polisi hedef alındı.
İlgili haberler için tıklayın:
Aynı dönemde Bahçeli, CHP’nin DEM çizgisine yakın belediye başkanı Ahmet Özer hakkında verilen mahkeme kararına karşı çıkarak, kilim hediyesi üzerinden Öcalan’a selam gönderdi.
Birileri Suriye sahasında PYD’yi imha seçeneği doğarken, açılım masasını ayakta tutmayı çalışıyordu. ABD’den HTŞ’yi anlaşmaya zorlayan baskılar da eklenince sonuç Suriye’de ‘paralel ordu’ uzlaşısı oldu!
Şam-PYD hattında 30 Ocak’ta yeni bir mutabakat yapıldı.
PYD’YE 4 TUGAY
Mutabakata göre SDG’ye bağlı üç tugay bir araya getirilerek bir askeri tümende birleştirilecek, Ayn el-Arap’taki PYD güçleri için ise Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak. Sivil kamu çalışanlarının kadroları (Yani PYD’nin özerk yönetimi) korunacak.
VALİ VE BAKAN YARDIMCILIĞI
PYD; Haseke’ye vali seçecek, savunma bakan yardımcısını atayacak, IŞİD hapishanelerini kontrol edecek.
3. madde:
“Suriye Savunma Bakanlığı tarafından Haseke ili için bir askerî tümen kurulması ve SDG güçlerinin üç tugay halinde bu yapıya entegre edilmesi.”
4. madde:
“Ayn el Arap-Kobani’deki askerî gücün, Halep ilindeki bir askerî tümen bünyesine bağlı bir tugay olarak entegre edilmesi.”
6 madde:
“Yerel yöneticilerin atanması:
Haseke Valisi, SDG’nin önerisiyle atanır.
İl Güvenlik Müdürü, Suriye hükümetinin önerisiyle atanır.
Savunma Bakan Yardımcısı, SDG’nin önerisiyle atanır.”
10. madde:
“Tüm taraflarca, özellikle Kürt bölgeleri başta olmak üzere, askerî güçlerin şehir ve kasabalara girişinin yasaklanması…”
Anlaşmayla PYD bölgeleri için asayiş güçlerinin Şam unsurlarından oluşacağı söylense de bakın PKK/SDG terör örgütü yöneticilerinden Foza Yusuf ne diyor;
“Asayiş güçlerimiz çalışmalarına devam edecek. YPG’nin varlığı devam edecek. Cezire ve Kobani bölgeleri kendi yönetimlerini kendileri belirleyecek. Bölgeye girecek Şam güçleri sınırlı olacak, girecekleri yerler de sadece belirli yerler olacak.”
PYD elebaşlarından İlham Ahmed de arabuluculuk yapan ABD ve Fransa’ya teşekkür ederken provokasyonlarının sonuç aldığı iddiasında;
“Bu serhildanlar (Türkiye ve dünyadaki provokasyonlar) bu sonuca ulaşmak içindi. Bu serhildanlarınız, bu direnişiniz sonuç aldı. Bundan sonra da gerekli ve durmaması lazım” dedi.
ABD’nin sömürge valisi gibi hareket eden Tom Barrack da mutabakatın “üst düzey SDG temsilcilerinin yüksek seviyelerde katkıda bulunma fırsatlarına sahip olmalarını” sağladığına vurgu yaparken, DEM’li Tayip Temel’in “Kürtlerin ve bölge halklarının öznelliği, siyasal gerçekliği ve sosyal kazanımları artık inkar edilemez bir statüye kavuşmuştur. Eğer anlaşma nihayete erer ve doğru temelde ilerlerse, Kürtler Şam’ın yönetimine ortak olmuş olacaklardır.” ifadeleri dikkate değer.
**
PYD’yi Suriye sahasında söküp atacak seçenekler gündeme gelmişken; anlaşma, terör örgütü için adeta hayat öpücüğü oldu.
Terör örgütü kontrolünde 4 tugayla Suriye askeri üniforması altına gizlenen bölücü bir ordu kuruluyor.
Ayrıca anlaşmada AKP ve MHP’den gelen çağrıların aksine PYD bırakın lağvedilmeyi silah dahi bırakmıyor!
Şara’nın kararnamesiyle Suriye’de Kürde ve Kürtçeye statü planları yapılarak PYD için anayasal koruma adımları atılırken, ne yazık ki Suriye’de özerk bir yönetimin kapıları ardına kadar açılıyor.
Şam-PYD hattında yeni mutabakat sahada ne ölçüde uygulanacak soru işareti. Net olan şey ise şu;
Açılım masasına dağıtılmasına engel olmak isteyenler, Suriye’de terör üssü yaratma tertibinde rol üstleniyor!


