Gürbüz Evren
Gürbüz Evren
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Ukrayna savaşı ve batılı ülkelerin ikiyüzlülüğü

Ukrayna savaşı ve batılı ülkelerin ikiyüzlülüğü

Gürbüz Evren yazdı...

featured

Ukrayna’daki savaş bazı gerçeklerin bir kez daha ortaya çıkmasını sağladı. Bunların başında ise batılı ülkelerin ikiyüzlülüğü geliyor. Ülke dışına çıkmaya, canlarını kurtarmaya çalışan Ukraynalılarla ilgili yayın yapan batılı gazetecilerin kullandığı ifadeler, tanımlamalar, kelimeler ‘Skandal’ denilerek geçiştirilemez.

Bu gazetecilerin, Ukraynalıları tarif ederken, “Hristiyan beyazlar”, “Mavi gözlü Avrupalılar, sarışın çocuklar”, “Bize çok benziyorlar”, “Bunlar Ortadoğu’dan, Kuzey Afrika’dan gelen insanlar değil” sözlerini ve daha fazlasını dinlediniz, okudunuz. Bu nedenle uzun uzun aynı sözleri tekrar etmeye gerek yok.

Ukrayna’daki savaş Amerikan, Kanadalı, İngiliz, Fransız, Alman ve diğer batılı ülkelerden gazetecilerin, yorumcuların bilinçaltına işlemiş ayrımcılığın, ırkçılığın, batılıların ikiyüzlülüğünün dışa vuruşuna vesile oldu.

Ama burada dikkatlerden kaçan başka bir ayrıntı var. Ukrayna’ya saldıran, Ukraynalıların ölümüne, ülkelerinden kaçışına yol açan Ruslar kara kaşlı, kara gözlü, siyah saçlı değil ki. Aksine onlar da sarı saçlı, mavi gözlü, beyaz Hristiyanlar. Ne yaman çelişki değil mi? Hadi bu çelişkiyi açıklasınlar bakalım.

Tüm bunları bir yana bırakalım ve konuya başka bir açıdan bakmaya çalışalım. Ukraynalıların asıl dikkati çekilmesi gereken özelliklerinin başında, bu savaştaki ağırbaşlı duruşları gelmektedir.

Ukraynalılar, yaşadıkları büyük yıkıma rağmen saçını başını yolarak ağlayan, çığlıklar atarak göğsünü yumruklayan, kendini yerden yere atan, avazı çıktığı kadar bağıran, gördükleri her kameranın önünde bağıra çağıra bir şeyler anlatan insanlar değiller. Savaş ortamında gösterdikleri ağırbaşlılık, sahip oldukları kültürel altyapı, eğitim ve daha birçok özelliğin yansıması olarak dünya kamuoyunu gizliden gizleye şaşkınlığa uğratıyor.

İşte bu batılı gazetecilere ilk fırsatta, “Ukraynalıların sarışın mavi gözlü beyaz Hristiyanlığı birçok anlamda ve alanda en azından ruh ve kalite olarak kesinlikle sizinkine benzemiyor” demek isterim.

Bu yazıyı okuduktan sonra özellikle de Ukraynalı çocukların yıkılmış, harabeye dönmüş evlerin, sokakların, binaların arasında ya da sığınaklardaki duruşuna lütfen daha dikkatli bakın. Yüz ifadelerine, yaşadıkları o korkunç ortama rağmen sakinliklerine, sessizce ağlamalarına, ağırbaşlı hallerine yoğunlaşın. Pek çok şeyi o zaman daha iyi anlayacağınıza inanıyorum.

Irak, Afganistan ve Suriye’deki savaşlarda gördüğümüz insan manzaralarıyla Ukrayna’dan yansıyan insan manzaraları arasındaki farkı sanırım herkes kabul edecektir.

Ayrıca Avrupa ülkelerine ulaşmaya çalışan Suriyeli sığınmacılara ve yoksul Orta Amerika ülkelerinden günlerce yürüyerek ABD sınırına gelen insanlara yapılanlarla Ukraynalılara yönelik davranışlar arasındaki farkı da unutmayalım. Macaristan’a girmeye çalışan Suriyelileri tekmeleyen Avrupalı kameramanları da hatırlayalım.

Geçtiğimiz perşembe günü Fransız televizyonu TV 5’de izlediğim haberlerin içeriği, bu yazıda aktarmak istediklerimin anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.

Fransa’nın doğusunda birkaç yüz yıl önce Ukrayna’dan gelenlerin kurduğu bir kasabada yapılan röportaj, batılılardaki ruh halini anlatması bakımından önemliydi.

Kasabada yaşayanların büyük bir bölümü Ukrayna asıllılardan oluşuyor. Savaşın başından itibaren kurulan bir dayanışma komitesi, komşu ülkelere sığınmak zorunda kalan Ukraynalılara yardım etmek için seferber olmuş. Bu kapsamda kendi olanaklarıyla Polonya’daki bazı Ukraynalı sığınmacıları Fransa’ya getirmişler. Çocuklardan, gençlerden ve kadınlardan oluşan Ukraynalı sığınmacı grup için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar.

Kasabadaki kilisenin papazı ise sadece Fransız hükümetinin değil diğer Avrupa Birliği ülkelerinin de Ukraynalılar konusunda samimi olmadığını, seçici davranıldığını, daha fazla Ukraynalı kadın ve çocuğu getirmek istediklerini, ama buna izin verilmediğini, yardımların çok yetersiz kaldığını büyük bir üzüntü içinde anlatıyor. Bana göre Fransız papazın en çarpıcı cümlesi ise “Korkarım Ukraynalılar, Avrupalılara güvenilmeyeceğini pek yakında anlayacaklar” oldu. Sizce de bu ifadeler her şeyi anlatmıyor mu?

Yine aynı röportajda çok çarpıcı bir hayat hikayesi vardı. Bir İtalyan aile, 1986 yılında Çernobil’deki nükleer santralde yaşanan felakette zarar gören Ukraynalı bir kız çocuğunu İtalya’ya getirerek tedavi ettirir. O dönem uzun süre İtalyan ailenin evinde kalan çocuk iyileştikten sonra Ukrayna’ya döner. Geçen yıllar içinde eğitimini yapar, evlenir ve bir çocuk sahibi olur. İşte aynı İtalyan aile savaşın başlamasıyla birlikte geçmişin o küçük kızını, bugün ise anne olan Ukraynalı kadını, çocuğuyla birlikte İtalya’ya yeniden davet eder.

Yaklaşık 1 haftadır konuk ettikleri anne ve kızı için yaşlı İtalyan kadının söyledikleri çok anlamlıydı. İtalyan kadın Avrupalıların ve Amerikalıların Ukrayna için sadece ‘Siyasi nutuk’ attıklarını, Ukraynalılara gerçekten destek olmak için ise samimi davranmadıklarını üzülerek anlattı. Ama sonrası çok daha çarpıcıydı, İtalyan erkeklerine seslenerek, Ukraynalı kadınlara yönelik konuşmaların, yorumların ve davranışların çok yakışıksız olduğunu söyledi ve tavrınızı değiştirin, insanların düştüğü zor durumdan faydalanmaya kalkışmayın dedi. İtalyan yaşlı kadın bunları söylerken, bir ara kamera Ukraynalı kadın ve küçük kızına döndü. Her ikisinin de yüz ifadesinden yansıyan üzüntüyü anlamanız için o anları görmeniz gerekir diye düşünüyorum.

Hatırlayalım, Türkiye’de de kalitesi, seviyesi yerlerde sürünen bazı tipler, savaşın başladığı günlerde sosyal medyada Ukraynalı kadınlar için mide bulandıran paylaşımlar yapmıştı.

Şu anda Ukrayna’daki savaşın askeri yanını, uluslararası ilişkilere etkisini, stratejik ve jeopolitik yansımalarını konuşmaya, anlamaya, yorumlamaya çalışıyoruz. Ancak savaş sonrası ortaya çıkacak çok büyük sosyal sorunlar şimdilik halının altına süpürülüyor.

Dondurucu soğukta, yiyecek, içecek bulma, korunma derdindeki Ukrayna halkı savaşın tüm şiddetini yaşıyor. Ukraynalıların içinde bulunduğu bu içler acısı durum, yıllar sürecek sosyal sorunlar Amerika Birleşik Devletleri’nin umurunda bile değildir. Amerikan yönetimi sadece, silah gönderir, para verir, siyasi açıklamalar yapar ve Ukraynalılara da ‘siz savaşın’ der.

Rusya’nın çok kayıplar verdiği, Ukraynalıların direndiği bir gerçek, ama bu ne kadar sürecek? NATO ve ABD müdahale edemediğine, iki ülkeyi baş başa bıraktığına göre, Ukrayna ordusu karşısında Rusya’nın gücü belli olduğuna göre, ne kadar kayıp verirse versin Ruslar eninde sonunda hedeflerine ulaşacaklar.

Ayrıca, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, İsrail parlamentosuna video konferans yoluyla bağlanıp, Yahudi oluşunu da kullanarak, “Bu kardeşinizi, Ukrayna’daki Yahudi kardeşlerinizi savunmasız bırakmayın. Dünyanın en iyi füze savunma sistemi İsrail’de. Bize bu sistemi verin. Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlara katılın” diye yalvarmasına da karşılık bulamadı. Daha da ileri giderek, Putin ile Kudüs’te görüşmek istediğini söyleyerek İsrail’e verdiği önem ve değeri gösterdi. İsrail’in izlediği politikayı ayrıca yazacağız.

Dikkat ettiyseniz, Ukrayna’da olan gerçek bir konvansiyonel savaş değildir. Propagandanın, abartılı kayıp açıklamaların, askeri casusluğun, istihbaratın, füze ve ilk kez kullanılan kinjal hipersonik füzelerin, yeni silah ve yöntemlerin devreye sokulduğu farklı bir savaşla karşı karşıyayız. Bu nedenle normal bir konvansiyonel savaş sürecini ve sonuçlarını beklemek yanlış olur.

Ruslar, neden Kiev’e giremiyor sorusunun yanıtı ise 2009 yılında, Rusya’nın rahatlıkla girebileceği, Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e 19 km kala neden durduğunda saklıdır.

Ukrayna’daki savaş ve Ukraynalıların yaşayacakları, ABD’nin başını çektiği batılı zihniyetin ne denli kirli olduğunun anlaşılmasında turnusol kâğıdı işlevi görecektir.

[email protected]

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. bu operasyon batı’nın içindeki nazi ruhunu ortaya çıkardı iyi oldu. Ukrayna harekatı sadece ukrayna için değil faşizme karşı bütün avrasya coğrafyası için önemli

  2. 22 Mart 2022, 00:30

    Ukraine kokenli diye bir sey yok, Ukraina’lilar Rus kokenlidir, Rus’larda Ukrania kokenlidir,
    Donbas’ta oldurulen 15 000 Rus halkinida unutmayin.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!