Hüseyin Vodinalı yazdı…
Obama döneminde ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Jeffrey Feltman, dönemin Şam Büyükelçisi Robert Ford ve Suudi Arabistan’ın istihbarat başkanı Bender Bin Sultan ile birlikte Suriye’yi bölme planlarının tasarlayıcısı ve uygulayıcısı idi.
O süreçte Dışişleri Bakanı ve Başbakan olan Davutoğlu’nun çak arkadaşı Hillary Clinton ile birlikte Suriye’ye getirilen teröristlerden o sorumluydu.
Jeffrey Feltman,2004-2008 yılları arasında Lübnan Büyükelçiliği döneminde de, önce Hariri suikastini, ardından da Suriye’nin Lübnan’dan askerlerini çekmesini de planlayan ekibin başındaydı.
Feltman ve Ford ikilisi Arap Baharı, Şii-Sünni çatışması ve elbette “Free Kurdistan” projelerinde en etkin rol alan saha elemanlarıydı.
Feltman’ın o süreçteki en yakın müttefikleri ise Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin)örgütüydü.
Alman hükümeti tarafından finanse edilen dış politika düşünce kuruluşu SWP’nin o dönemki başkanı, Suriye uzmanı Volker Perthes ile birlikte çalışan Feltman, Obama-Clinton Arap Baharı’nı Orta Doğu’dan Kahire’ye Trablus’a ve ötesine kadar ilerletti. 2011’den sonra odak noktaları Suriye’de Beşar Esad’ı devirmek ve Erdoğan, Suudi Arabistan ve Katar’ın desteğiyle ülkeyi enkaza çevirmekti. Amaçları, Müslüman Kardeşler’i Ortadoğu’da iktidara getirmekti. Feltman daha sonra Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın altında Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısıydı. Feltman ve Perthes ikilisi, Feltman’ın Nisan 2018’e kadar sürdürdüğü BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı olarak BM himayesinde rejim değişikliği işlerini sürdürdü.
BM’deki Feltman’ın gerek gördüğü yere müdahale etmek için 250 milyon dolarlık bir bütçesi vardı ve Suriye listesinin başındaydı. BM görevi, Washington’un Arap Baharı istikrarsızlaştırmalarındaki rolüyle bütünleşti. Esad ve Suriye’yi yok etmek için El Kaide, IŞİD ve diğer yabancı teröristlerden on binlercesinin işe alınmasını denetledi. 2010’daki çok gizli Obama Başkanlık Çalışması Direktifi-11’in (PDS-11) bir parçasıydı, Washington’un Orta Doğu Müslüman dünyasındaki gizli Müslüman Kardeşler paramiliter mezhebine destekle birlikte tüm dünyayı saracak bir terör saltanatını serbest bıraktılar.
Ama ABD neticede Suriye’de çuvalladı.
Beşar Esad’ı deviremedi, kullandığı terör unsurlarını terk etti, İhvan’ı da gözden çıkarmak zorunda kaldı.
Gerçi hala Suriye’nin önemli bölümü işgal altında ve İdlib ile Kürt oluşumları Şam için büyük sorun olmayı sürdürüyor.
Ancak, tüm diplomatik gözlemciler ABD’nin Suriye’de büyük bir yenilgiye uğradığını kabul ediyor.
Bugün artık ne Suudi Arabistan, ne de Türkiye ABD’nin yanında değil.
Arap dünyasının lideri Mısır, İhvan’ı kovaladı ve Şam ile ilişkileri düzeltiyor.
Ama ne gam, Feltman gibilere her zaman yeni bir görev bulunuyor.
YENİ HEDEF AFRİKA BOYNUZU
ABD Başkanı Joe Biden, Jeffrey Feltman’ı geçen haziranda bu kez de Afrika Boynuzu’ndan sorumlu özel temsilci olarak görevlendirdi.
Afrika Boynuzu denilen bölge şu an dünyanın en sıcak noktalarından biri.
Etiyopya, Somali, Kenya, Eritre, Sudan, Güney Sudan, Cibuti ve Yemen’i kapsayan bu coğrafya, dünya deniz trafiğinin en önemli geçişlerini ve değerli temiz su kaynaklarını kapsıyor.
Nil nehri, Aden Körfezi ve Kızıldeniz burada yer alıyor.
Feltman’a Suriye’de de beraber çalıştığı bir arkadaşı daha eşlik ediyor.
Volker Perthes, bu yılın şubat ayında BM’nin Sudan temsilcisi olarak atandı.
Perthes ve Feltman, Arap Baharı sürecinde Lübnan ve Suriye’de CIA ile koordineli iş tutmuştu.
Feltman, nisan ayında bu göreve aday gösterildiğinde, Foreign Policy dergisine verdiği röportajında, 110 milyon nüfuslu Etiyopya’nın barut fıçısı olduğunu veTigray’daki iç savaşın yanında Suriye’nin çocuk oyuncağı gibi kalacağını söylemişti.
Çatışmalar Eritre, Sudan, Etiyopya’yı kapsıyor.
Son olarak Tigray Halk Kurtuluş Cephesi, bölgenin başkenti Mekelle’yi ele geçirdi ve esir aldıkları binlerce Etiyopya askerini yollarda dolaştırdı.
Ama asıl mesele başka.
Bir tanesi Etiyopya’nın Nil üzerinde inşa ettiği Büyük Etiyopya Rönesans Barajı(BERB), diğeri ise Çin.
Sudan ve Mısır’ın suyunu kesme potansiyeline sahip dev baraj projesi, bölgedeki kargaşalıkların merkezinde yer alıyor.
Libya’nın çölde inşa ettiği dev baraj projesi de benzer etkilere yol açmıştı.
Kaddafi bu projede Rus, Çin ve Türk şirketlerine ihaleleri dağıtmış, başta Fransa ve Amerika bu işe karşı harekete geçmişti. Sonuç bugün ortada.
2011’de başlanan baraj inşaatı 2020’de rezerv doldurmaya başlanmasıyla yeni bir aşamaya girdi.
Rezervin tam olarak dolması 5-7 seneyi alacak.
BERB, Afrika’nın en büyüğü, dünyanın ise 7. büyük barajı olacak.
Bu biraz bizim GAP projesine de benziyor.
Jeopolitik bir oyun değiştirici.
Amerika’yı ilgilendiren yanı ise tıpkı bizdeki GAP gibi, bölgesel çatışmaları ve istikrarsızlığı tetiklemek ve sürdürülebilir bir kargaşalık yaratmak.
ABD’nin genel stratejisi artık bu.
Afganistan’dan, Irak’a, Venezuela’dan Rusya’ya, Türkiye’den Suriye ve İran’a kadar istikrarsızlık.
Bu şekilde dünyada hakim gidişatı en azından yavaşlatmak mümkün diye düşünüyorlar.
Mesela, Afrika Boynuzu’na hakim Yemen’deki iç savaş, bitmemesi için tasarlandı.
ASIL HEDEF ÇİN Mİ?
Feltman ekibinin şu anda Afrika Boynuzu bölgesinde yeniden toplanması, kalıcı barış ve istikrar umutlarını azaltıyor. Feltman’ın dediği gibi, Afrika Boynuzu Suriye’yi “çocuk oyuncağı” gibi gösterebilir. Sadece Etiyopya’da değil, Eritre, Sudan ve Mısır’da da en büyük yatırıma sahip ülke olan Çin’in, ABD’nin Afrika Boynuzu’ndaki yeni konuşlanmalarına nasıl tepki vereceği henüz belli değil. Çin ve Avrupa arasındaki deniz ticaretinin neredeyse tamamı, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz’den geçiyor.
3 Yorum
- Yorumların Sıralanışı
- Yeniden Eskiye
- Eskiden Yeniye
Abd derin devleti ve arkasında ki aileleri biliyoruz. Silah, ilaç, teknoloji, gıda devlerinin asıl sahiplerini. Peki Çin tüm bu dediklerinizi sadece komünist parti vasıtasıyla mı yapıyor?
Bu devasa işler için akılı ve finansmanı kim sağlıyor? Aynı Abd’de olduğu gibi malum aileler de Çin’in arkasında değil mi? İsim yazınca”kompolocu”olduğumuz için özellikle belirtmiyorum..
Şu anda virüs ve aşı üzerinden devam eden süreçte bu ailelerin birbiriyle kapışmasından çıkmıyor mu?
Tabii devletlerin ve halkların arkasına saklanarak yapıyorlar bu işleri. Asıl mesele de dolar yerine geçecek digital rezerv paranın ve günümüzde paradan daha değerli olan verinin;
Yani 5g sisteminin kimin kontrollünde olacağı mücadelesi değil mi?
3.dünya savaşı da çıkarsa bu yüzden çıkmayacak mı? (gerçi ben paylaşım savaşları demeyi daha doğru buluyorum) Çok soru sordum ama, sizin biraz üstü kapalı anlattıklarınızdan benim anladığım budur…
Turkish Democracy Project oluşumuyla ilgili yeni bir analiz yayınlanmış RT sitesinde:
US neocons Bolton & PNAC lay down weapons of war for protest signs with their new ‘Turkish Democracy Project’ https://www.rt.com/op-ed/528274-democracy-turkey-bolton-absurdity-neocons/
hüseyin bey, abd’nin suriye planının fiyasko olduğunu kim söylüyor. abd, esad’i gerçekten devirmek istedi mi ki.. hayır…
pkk devletini fiilen kurdu. rusya ile de ortak planları var. rusya’nin suriye’ye girişi abd’ye rağmen olmadı. onun onayı ile oldu. putin, obama ile görüştü ve 1 hafta sonra rusya , suriye’ye girdi. membic’e girmeyelim diye abd, rusya’ya bıraktı orayı bir gecede.. bunun üstüne konuşacak birşey var mı..
rusya ve abd suriye’de bir pkk devleti için anlaşmışlardı ve hâlâ da öyle.. gerçekler bunlar. gerisi polisiye romandır.
selamlar