Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Turbu şalgamı yerli yerine koyan kitap

Turbu şalgamı yerli yerine koyan kitap

featured

Hüseyin Vodinalı yazdı…

Yozgatlı çiftçiler neden ayaklandı?

Neden 70’lik bilge köylü dayı, “Turbunan şalgamınan memleket idaridilmez! Adaletle edilir” dedi?

Turbu şalgamı üretemez hale geldiler de ondan!

Neden artık üretemediklerinin ayrıntılı yanıtı Profesör Mustafa Kaymakçı’nın son kitabında yatıyor.

Kaymakçı’ın Türkiye Tarımı (Emperyalist Saldırı ve Çözümler)” başlıklı kitabı Pankuş Yayınları’ndan çıkmış bulunuyor.

Mustafa Hoca ne diyor, ona bakalım biraz…

Türkiye’de çiftçiler para kazanamadığı için topraklarını terk edip kentlere göç ediyor.

Bunun sonucu, tarımsal üretim azalıyor.

Bu nedenle özellikle protein (kırmızı et, süt vb.), enerji (tahıllar, yağ bitkileri vb.) ve giyim (başta pamuk ve endüstri bitkileri, deri, yün vb.) gereksinmesini karşılayan tarım ürünleri açısından dışa bağımlı duruma geldik.

Kentlerde oturanlar da yeterli ucuz gıdaya ulaşamıyorlar.

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, yıllardır kaleme aldığı yazılar ve yayımladığı kitaplarda bunun rastlantısal olmadığını, konunun emperyalizm ve onların denetimindeki yerli işbirlikçilerle bağlantılı olduğunu yazıyor.

Kaymakçı temel meseleyi şöyle açıklıyor: “Küresel kapitalizm, küreselleşme adı verilen politikalarla çevre ülkelerini ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan cendere altına almış bulunuyor. Ancak bu politikalar cilalanarak saklandı, teknoloji ve refah paylaşımının daha eşitlikçi bir şekilde dağıtabileceği konusu kafalara aktarıldı. Bu durum Türkiye tarımına da olumsuz olarak yansıdı.

Küresel kapitalizm 1980li yılların başından itibaren tarımda izlediği politikaları terk etmeye başladı. Bu dönüşümde iki önemli etken rol oynadı.

Birincisi, çözülen reel sosyalist sistemin baskısının ortadan kalkmasıydı.

İkincisi de tarımda özellikle Batı, merkez ülkeler ya da onların denetimindeki tekelci şirketlerde endüstriyel tarımın geldiği noktaydı. Bu ülkeler, geliştirdikleri yeni teknolojiler ve olağanüstü destekler aracılığıyla gereksinimlerinin çok üstünde tarımsal ürün ve girdi stoklarına ulaştılar. Artık çevre ülkelerinden ucuza kapattıkları tarımsal ürün alınımına da zamanla gereksinimleri kalmadı. Aksine, kendi ürettiklerine pazar bulmaları bir zorunluluk haline geldi. Bu nedenle, çevre ülkelerinin tarımsal üretiminin geriletilmesi, hatta çökertilmesi doğrultusunda neoliberal ekonomi politikalarını küreselleştirme adıyla devreye soktular. Bu amaca yönelik olarak tarım ürünlerinde dünya borsa fiyatlarını, çevre ülkelerin altına düşürdüler, damping yaptılar, ancak bunları yaparken de kendi iç pazarlarını korumak için her türlü önlemi aldılar.

Neoliberal politikalar Türkiye tarımında özellikle 24 Ocak 1980 ekonomik kararları ile tarımda korumacılığın kaldırılması ve desteklemelerin azaltılmasıyla devreye sokuldu. Tarımsal desteklemeler, girilmesi neredeyse bir zamanlar saplantı durumuna getirilen Avrupa Birliğinin çok gerisinde kaldı ya da bırakıldı. Yetersiz desteklemeler de Türkiyenin yapısal özelliklerine göre gerçekleştirilmedi. Desteklemeler, tarımsal işletmelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan aile iş gücü temelli küçük ve orta ölçekli işletmeleri niteliksel ve niceliksel olarak iyileştirmek yerine, daha çok dev işletmelerin yaratılması ya da çok sınırlı olan büyük işletmeler lehine kullanıldı. Yukarıda değinildiği üzere sanayi ve hizmet KİTlerinin yanı sıra tarımsal KİTlerin çoğu özelleştirilip kapatıldılar ve bu süreç hala devam ediyor.

Bütün bunların sonucunda Kaymakçı; Türkiye’nin tarımsal üretim açısından çökertildiğini, üretimin artan nüfusun gereksinmesini karşılamadığı ve açık bir şekilde tarım ürünleri ithalatçısı olduğunu belirtiyor ve “Ürünlerini değer fiyata pazarlayamayan çiftçiler, ya topraklarını satmak ya da üretimden vazgeçmek zorunda kaldılar. Kırsalı bırakan köylüler, kentlere göç ettiler. Ancak gerek sanayi gerekse hizmet sektörü de gerileme içinde olduğundan işsizliğin en büyük kaynağı oldular. Kentlerde oturanlar da yine başta örgütsüzlük nedeniyle çiftçinin ucuza kapatılan ürünlerini pahalı olarak tüketiyorlar. Kısaca tarım, yalnız kırsal kesimin değil, Türkiyenin bir sorunu olarak gündemdeki en önemli konularımızdan biri oldu“ tespitini yapıyor.

Kaymakçı, Türkiye’de uygulanan tarım politikalarıyla ilgili kitaplarını şimdiye değin “Türkiye Tarımı Üzerine Notlar (2009)”, Küresel Kapitalizme Karşı Tarım Yazıları (2010)” ve Tarım Bağımsızlıktır (2012)” başlıklarıyla yayınlamıştı.

Kitap, Kaymakçı’nın 2012-2024 yılları arasındaki seçme yazılarını içeriyor ve yedi bölümden oluşuyor:

-Birinci Bölüm; tarımsal üretimin bütünüyle bağlantılı olarak “Tarım Yazıları” adıyla kaleme alınanları içeriyor.

-İkinci Bölüm; tarımsal üretimin bir kolu olan hayvansal üretimle ilgili. “Hayvancılığın Ekonomi-Politiği Üzerine Çözümlemeler” adlı bölümün kaleme alınmasının nedeni, kitlelerin hayvansal besinlere bitkisel besinlere göre daha güçlükle ulaşabilmesinden kaynaklanıyor.

-Üçüncü Bölüm; tarımsal üretimin en önemli çıktısı olan “Gıda Sorunsalı” başlığıyla ele alınmış bulunuyor.

Dördüncü Bölüm; “Tarım ve Kürt Sorunu”. Bu bölüm, temelde Doğu feodal Sorunsalı olan sözde Kürt Sorununu, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk’ün El Yazıları” kitabında belirttiği üzere “Türkiye Cumhuriyeti’ni Kuran Türkiye Halkına Türk Milleti Denir” yaklaşımıyla kaleme alınmıştır.

Beşinci Bölüm; ”Tarım Dışı Ekonomi-Politik Çözümlemeler” başlığıyla irdelenmiştir.

Altıncı Bölüm; ”Bilim ile Geleceği Planlama” başlığıyla kaleme alınan bir denemedir.

Yedinci Bölüm ise; “Atatürk ve Tarım” başlıklı. Bu bölüm, Atatürk’ün tarımla ilgili uygulama ve düşüncelerini günümüze de ışık tutacak niteliklerini barındırmakta.

Türkiye Tarımı (Emperyalist Saldırı ve Çözümler)” kitabı, kafası epey karışık siyaset dünyasına olduğu kadar Türkiye tarımı üzerinde çalışma yapacaklara da ışık tutacak niteliktedir.

Kitabı satın almak için tıklayın:

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!