İsmet Hergünşen
İsmet Hergünşen
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. STANAVFORMED göreve

STANAVFORMED göreve

featured

İsmet Hergünşen yazdı…

Libya’dan İtalya’ya gitmekte olan göçmen teknesinin Navarin açıklarında alabora olması sonucunda, epeyce kişi hayatını kaybetti.

Olay mahalli, Türk Denizcilik tarihi açısından önemlidir.

Sultan İkinci Mahmut döneminde 20 Ekim 1827’de Navarin’de bulunan Osmanlı ve Mısır gemileri İngiliz, Rus ve Fransız filoları tarafından yok edilmiştir.

Bu olayla buharlı gemiler dönemi başlamış ve zırhlı gemilerin deniz savaşlarındaki üstünlüğü kabul edilmiştir.

Çok sayıda çocuğun hayatını kaybettiği son facia, 1912’de buz dağına çarparak batan Titanik’in, Atlas Okyanusu’ndaki enkazına dalış yaparken basınç kaybından patlayan “Titan” kadar haberlere konu bile olmadı.

Batı dünyasının kayıtsız ve sessiz kaldığı kendi kaynaklı bu ve benzeri olaylarda konu Türkiye ya da üçüncü ülkeler olsa, suç isnat ettirilmek suretiyle dünya ayağa kaldırılırdı.

Göçmenlerin denize bırakılmasında olumsuz sicili kayıtlara geçmiş Yunanistan’ın gelenek haline gelmiş son yaklaşımı, uluslararası hukukun nasıl tahrif edildiğinin yeni bir örneğidir.

Yasa dışı göç ile mücadele alanındaki uluslararası düzenlemeler, devletlerin yetkilerinin hukuki kapsamını sınırlı tutsa da yeterli düzeydedir.

1951 Cenevre Mülteci Sözleşmesi, 1967 Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Protokol ve 1984 İşkenceye Karşı Sözleşme; imzalayan devletleri bağlarken, insanları geldikleri ülkelere gönderilmeme şartını getirmiştir.

Avrupa’ya yönelik Asya ve Afrika kaynaklı beş göç yolu kullanılmaktadır.

  • Kuzey Batı Afrika’dan İspanya ve Portekiz’e 
  • Libya ve Mısır’dan İtalya, Fransa ve Malta’ya
  • Mısır ve Türkiye üzerinden Yunanistan’a
  • Somali ve Etiyopya üzerinden önce deniz yoluyla Pakistan ve İran’a oradan da kara yolu ile Rusya veya Türkiye üzerinden doğrudan Avrupa’ya
  • Asya kaynaklı Türkiye ve Rusya üzerinden Avrupa’ya.

Ege Denizi ve Akdeniz sahilleri coğrafi yapısı itibariyle yasadışı geçişlere en uygun alanlardır.

Uluslararası deniz hukukunun düzenleme alanına giren açık denizlerin korunması ve yönetilmesi bu alanda en dikkat çekici konulardan biridir. 

1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi, denize kıyısı olan devletlere hükümranlık alanlarından teknelerin çıkartılma yetkisini vermiştir.

Ancak bir gemide sığınma başvurusunda bulunanların geldikleri ülkeye gönderilmesi,  evrensel hukukun “geri göndermemeilkesine terstir.

1974 tarihli Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi SOLAS, denizde tehlikede olan kişilerin kurtarılmasını ve en kısa sürede güvenli bir bölgeye çıkartılmasını da dikte eder.

Avrupa Birliği dış sınırlarının yönetimi ile ilgili alınacak tedbirlere yönelik, 2005 tarihinden itibaren görevde olan Avrupa Sınır ve Sahil Koruma Teşkilatı Frontex‘ in acımasız uygulamaları soruşturulmaya değerdir.

Ayrıca; Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası kapsamında Avrupa Birliği Akdeniz Deniz Kuvvetleri EUNAVFOR MED kurulmuştur.

Avrupa Birliği kendine yönelik göçün önlenmesinde, kendi sınırlarına dayanana kadar zaman zaman yetersiz kalmakta ve sığınmacıların son kapısı olarak Türkiye’yi görmek istemektedir.

Nitekim; vize muafiyeti çerçevesinde ülkemizle 16 Aralık 2013’te imzaladığı “Geri Kabul Anlaşması” ile Türkiye sınırını güvence altına almıştır.

Ülkemiz; Doğu Akdeniz’de durumsal farkındalığı artırmak ve deniz güvenliğine katkı sağlamak maksadıyla Akdeniz Kalkanı Harekatı ile üzerine düşeni fazlasıyla yapmaktadır.

Trajediyle sonlanan umuda yolculukların minimize edilmesinin bir yolu da Akdeniz Daimi Deniz Kuvvetleri STANAVFORMED ’in Güney Akdeniz’de kıyısı olan ülkelerin karasuları sınırında görevlendirilmesidir. 

Böylece yasa dışı göçe karışan tekne, çıkış yaptığı liman ülkesinin yetkili makamlarına teslim edilebileceği gibi o ülkenin egemenlik ilkesinin zarar görmemesi de sağlanabilecektir.

Son sözse; “Küresel sömürü düzeni devam ettikçe, yasa dışı oluşumların önüne geçilmesi beklenmemelidir.”

Nice bayramlara “Hergünşen kalınız.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yorum

  1. 24 Haziran 2023, 15:37

    Hicbir Avrupa ulkesi multeci istemiyor. Tum sozlesme ve anlasmalar bu cercevede uluslararasi hukuk, bir yere kadar. Guclu olan soz sahibi oluyor.
    Gelismemis ülkelerdeki nufus artisi sebebiyle ortaya cikan multeci sorunu gelismis ulkeleri oyle bir noktaya getirecek ki insan haklari vicdan, insanlik gibi kavramlar taninmayacak.
    Bu koridor olan ulkemizi de zor biraktigi gibi bu sorun devam edecek.

  2. 24 Haziran 2023, 18:00

    Göçmen krizini Castro’nun muhalifleri 1965’de ABD’ye yollaması gibi iktidarın vatandaşlarının bu maceraya atılmasını görmezden geldiğini de göz önüne almak lazım. EGE’de uluslararası su politikası pek işe yaramaz gibi. Özellikle Göçmen kaçış rotaları üzerinde uluslararası saha yok gibi az. Yunanistan sahil güvenlik gemilerinin kaçak teknelerini Yunan karasularına girmelerini önleyici tavır sergilemesi. Kıyıya gelebilen göçmenlerin karaya çıkmalarının halk tarafından da engellenmesi Konuya hukuki çözüm aramayı ummayı anlamsız kılmakta. Avrupa göçmen krizi konusunda ne kadar insanı mesajlar verse de. Göçmenlere yardım etmekte de gönülsüzlüğü ortada. “Parası neyse verelim ama bizim mahalleye girmesinler” burjuva bakışı hakim…

  3. Binlerce kez ispatlanmış olan,
    “haklı haklı değildir, ancak güçlü haklıdır ” gerçeğini bir kez daha herkesin yüzüne vuran bir yazı. Ellerinize sağlık

  4. Yunanistan kendi halki ve ulke cikiralri dogrultusunda geregini yapmaktadir. Uyguladigi yontem kabul edilsede edilmesede, once ulkenin cikarlaridir. Aynisini Turkiyede uygulamalidir. Ulkeye bakin, son 20 yil yanlis AKP politikalarindan dolayi ulke gecis hanina donmustur. Tum ipi sapi kopukjlar ulkedeler, istedigi gibi gezmektedirler. Bu durum ne kadar vahim ve yalnis oldugu cok kisa zamanda belli olacaktir. Ben Turk Cumhuriyetlerinden dogru yoldan gelenlerden soz etmiyorum. Onlar her vakit Hos Gelmis olmalilar. Bunu terside gecerli olmalidir, her Turk Vatandasida istedigi Truk Devletinde serbestce oturabilmelidir.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!