Bugün Türk basınının yüzakı dünya güzeli kahraman gazetecimiz Müyesser Yıldız’ın mahkemesi var.
FETÖ’ye karşı verilen mücadede en birinci en önde yalın kılıç tek başına savaşan Müyesser!
Onurumuz Müyesser!
Mesele vatan memleket olsun Müyesser içerde gıkını çıkartmadan bin yıl yatar.
Ama bu ‘casusluk’ suçlamaları-kumpası insanın çok ağrına gidiyor, Müyesser’in bir gün dahi içerde yatırılması akıl alacak gibi hiç değil.
Bu davayı hukuk kaldırmaz, insanlık kaldırmaz, devlet kaldırmaz, bu davayı hiç bir gerekçe kaldırmaz, öyle haksız ve yanlış bir suçlama ki içimizdeki en temiz en kusursuz yazarı hedef aldılar!
Elde yok ayakta yok, gazeteciliği gururla yapmış, Türkiye FETÖ tarafından işgal edilmiş, ses çıkartan yok ses veren yok, sırım pehlivanlar yok, yok oğlu yok, Müyesser tek başına, sekiz uzun yılın her sabahı mahkeme kapılarında.
Müyesser simit yiyip çelikleşiyor, Müyesser tek bardak çay içip kuvvetleniyor, çelimsiz Müyesser abla kaşla göz arası hızla notlarını alıyor, haberleriyle bir ülkeye umut oluyor. Ezilenleri tutuklananları kimsesizleri, hepimizi, Müyesser abla, Hızır gibi her mahkemenin kapısında, en karanlık en umutsuz günlerde elimizden tutup ayağa kaldırıp tek tek canlandırıyor.
Tarihin en aşağılık güçlerine karşı gözleri bağlanmış halkımız adına savaşıyor.
Holdingleri suskun, medyası suskun, milyar dolarlık rotatifler ekranlar suskun. Bana mısın demeyen her gün ekranlarda caka fiyaka satan yazarları-gazetecileri suskun.
Tek başına bu binlerce haberi karda kışta tehdit şantaj altında bu incecik miniminnacık Müyesser abla yapıyor.
Öteden beri Müyesser’in yazılarından çok rahatsız olup husumet güdenleri iyi tanıyoruz, geçmişi şaibeli isimlerin hangi sinsi güçlerle tezgah kurduğunu iyi biliyoruz.
Bu davanın kişisel hırs /intikamla Müyesser gibi tertemiz bir gazeteciyi dahi ‘kirletme’ operasyonu olduğunu çok iyi biliyoruz.
Hepsini boş ver, Müyesser!
Boş ver iddianameyi.
Hakimini savcısını adaletini mahkeme salonunu kelepçesini kovuşunu, boş ver Müyesser abla, sen, çık gel!
Senin gibi tertemiz bir gazeteciyi/insanı suçlamak/yargılamak olacak şey mi?
Seni suçlayan tutanaklar iddialar kağıtlar utansın!
Çık gel, Müyesser abla!
Şimdi senin saçma sapan hangi iddialarla suçlandığını söylesem o her gün aç bilaç kat ettiğin yolların taşları zonk zonk eder korkusundan kaldırımlar ürperir.
Fetö kumpaslarının o en azgın yıllarında mahkeme kapılarında bir kuş rahatlığında cıvıldaşarak teskin ettiğin binlerce mahküm ailesi bugün çaresizlik içinde senin için ağlıyor Müyesser abla!
Umut oldun insanlarai binlerce tutuklu subaya arkadaş oldun, onlarca değil yüzlerce mahkemeyi bomboş basın trübininde izleyen tek gazetecisi oldun, bugün FETÖ’cü yazarlar dahi allem gullem hokus pokus dışarda, bu nasıl bir adalet düzeni, kahraman gazetecimiz Müyesser Yıldız içerde.
Ve tek cümlesi eksik kalmadan harf harf haberleştirip yazdığın o milyonlarca sayfa deli saçması tutanakları, hatırlayın ey Millet, Müyesser abla sen olmasaydın Türk Milleti’ne o akıl almaz kumpasları kim haber yapıp okutturacaktı?
Kime neyi anlatıyoruz ki?
İnsanlık ve hukuk, daha fazla utanmasın, çık gel Müyesser!
Sensiz bu sokaklarda inan, dakika geçmiyor, gün bitmiyor, Müyesser!
Sensiz geçen sonbahardan, kurumuş sapsarı yapraklarından, üstüne üstüne yağan yağmurlardan utanıyoruz, milletçe utanıyoruz, Müyesser!
Bizi fazla üzme, daha fazla bekletme, çık gel Müyesser!
Şöyle karşıdan yüzünü bir görelim, memleket insan görsün, Müyesser abla!
Şöyle bir sarılalım Müyesser abla, memleket bağımsız bir gazeteci, dost düşman tertemiz saf inanç dolu vatansever bir yazar neymiş görsün!
Bırak mahkeyi duruşmayı, kuş gibi cıvıldayıp kuş gibi fırlayıp uçup, çık gel Müyesser!
Biz de simitle bir bardak cay icersek suc isleme ozgurlugune sahip olabilir miyiz nihat abi?..Havyar yiyenleri de yere tukururlerse muebbetle cezalandiririz..Insanlari yedikleri besinlere gore mi yoksa yedikleri nanelere gore mi siniflandiracagiz? Biz kanun karsisinda herkes esittir zannederdik..Yanlis ogrenmisiz…Katkilarin icin tesekkurler abi..!
Adaletsizligin icinde adalet yerini buldu sonunda. Acaba hangi itin kuyruguna basti da bu kadincagiza bunu reva gördüler.
Çok güzel ifade etmişsin, yüreğine sağlık ablam
Vatanseverlerin gönlünde parlayan yildizimiz Müyesser Yildiz, gecmis olsun. Size Allah`tan saglik diliyorum. Onurlu durusunuz onunde saygiyla egiliyorum. minnet ve sevgiyle.
İmamoğlu, Soner Yalçın, Müyesser Yıldız, OdaTV gibilerin zihniyetininden Türkiye kurtulmalıdır. Böyle insanların reklamını yapmayın.
Sn. Genç kalemine sağlık. Müyesser Yıldız için her övgü az kalır. Hepimiz hasretle onun çıkmasını, bekliyorduk. Artık yazılarını özgürce, Ankara havasını ciğerlerine doldura doldura yazsın inşallah.
Demek ki herkesin bir golemi varmis..Seni takip ederken pusula bozuldu..Kuzey nerede guney nerede belli degil..Okyanusun ortasinda kucuk bir teknede bilinmeze dogru kurek cekip duruyoruz..Nereye kadar.?.Karaya cikmak mumkun degil..Ben bir rota plani da goremiyorum..Yakinlarda iki buyuk gemi var…Birisi titanik buyuklugunde isil isil parlak luks dev bir gemi, rotasi Abd imis..Ama buzdaglarina carparak batacagi kesin gibi..Kaptani yokmus diyorlar bu geminin..Birisi saga birisi sola kirip duruyormus dumeni…Otekisi daha kucuk boyalari dokuk ama yelkenli bir gemiymis..Hizi cok yavas ama rotasi dogru gibi gorunuyor, bagimsiz bir sekilde bize kimsenin karisamayacagi bir adaya dogru azimle ilerlediklerini soyluyorlar..Kaptani cok firtinalar gormus gecirmis tecrubeli bir kaptanmis..Yol o kadar da uzak degilmis..
Nihat abi, senin kayik ise nereye gittigi belli olmadan ama sonu belli olan bir kayik..!
Isteyen bu 3 deniz tasitindan birine binebilir…Bu 3 deniz tasiti birbirine cok yakin konumdalar su an..Yolcu degisimleri simdilik serbest..Cunku yarindan itibaren bu 3 deniz tasiti birbirlerinden aksi yonde hizla uzaklasmaya baslayacak ve herkes bindigi gemideki kaderine ulasacak..
1993-97 arası üniversitede okurken lemandaki yazılarını, Yıl 1999 Erzurum da askerliğimi yaparken kitaplarını, okumaktan çok haz aldım Nihat abi. Müyesseri en iyi kim yazar – Yavuz Selim Demirağ yazısında dediği gibi bekliyordum bu yazını dört gözle. Ve haklı çıktı yavuz bey. Bundan daha iyi yazılamazdı. Eline sağlık Nihat abi. Çok teşekkür ediyorum.