Nihat Genç yazdı…
Cumhuriyet Bayramı sahtekarların karanlıkta kalan ikinci yüzlerini boyama gününe dönüverdi.
Gardırop Atatürkçüler’i bir günlüğüne süsleniyor, palyaçolar soytarılar, ellerine Cumhuriyet şekeri alıp manşetlerle yalatıp milleti oyalayıp kandırıp yine ceplerini dolduruyorlar!
Okuyorum, Atatürkçü sırım pehlivan kahraman yazarları, yine şaha kalkmışlar, analar ne evlatlar doğurmuş, alayı Afyon sırtlarından yine Kocatepe’ye atlıyorlar, muhteşem harika Cumhuriyet ve Atatürk yazılarını okuyorum, ağlayasım geliyor ellerini öpesim geliyor, kendimden geçiyorum, ne ayakta dimdik duran Cumhuriyet bekçisi yazarlarımız varmış, vay be!
Sanki Cumhuriyet’in kurulduğu gündeyiz, yerdeyiz, bayramının kutlandığı merkez sanki Sözcü ve Cumhuriyet Gazeteleri, bayraklar asılmış resimler çekilmiş sütunlar süslenmiş, Cumhuriyet şiirleri, Kurtuluş Savaşı hikayeleri gırla gidiyor, öyle coşku dolu yazılar ki, sormayın, kışlalar yine doldu doldu boşaldı bugün, helal be, yaşa Mustafa Kemal yaşa!
Bakıyorum, Fox TV sunucusu İsmail Küçükkaya Cumhuriyet Bayramını ilk kutlayan kahraman gazetecimiz, keşke ekrana çıkarttığı Davutoğlu’nun, Babacan’ın, Başak Demirtaş’ın yüzüne karşı da Cumhuriyet’i hatırlatıverecek iradesi olabilseydi. Cumhuriyet’ten ne istiyorsunuz diyebilseydi, çok görmemek lazım, olsun bir daha ki bayrama inşallah, Seyit Rızalar’ın Şeyh Sait’lerin torunlarını değil milli yazarları çıkartacak gücü kudreti kendinde bulabilir. İsmail Küçükkaya, Cumhuriyet bayramınızı kutladı, şadolun ey millet!
Uğur Dündar’ın bugünkü köşesinde Çanakkale hikayesine hakkaten ağladım, ne diyeyim, ellerin dert görmesin, bu ne kuvvetli bir kalem, Cumhuriyet’in en sağlam kalesi, keşke, bu akşam Tele 1’deki programında yeni CHP’ye karşı Cumhuriyet’ten anayasadan ne istiyorsunuz diyebilse. PKK’ya neden açılım sözü verdiniz, Cumhuriyet kimlik siyasetine karşıdır, ülkeyi bölmek isteyenlerle ne işiniz olabilir, bir diyebilse! Keşke paso destek verdiği Akşener’i mezhep ayrımcılığı ve Fetöcülük konusunda bir uyarabilse. Olsun, şu karanlık günler geçsin hepsi olur, bu mert kalemler Cumhuriyet’in arkasında durdukça, bugün değilse yarın Cumhuriyet salaha zafere elbet kavuşacaktır, yaşa kahraman Uğur Paşa yaşa!
Keşke, ekranda programında hiç değilse bu Cumhuriyet Bayramı günü boyasız makyajsız CHP’li seçmenlere dürüstçe konuşabilse? AKP’den kurtulma pahasına PKK’ya ülkenin bir yarısını ‘adak’ diye Cumhuriyet’i emperyalist dayatmalara/projelere kurban/adak diye vermelerinin sebebini de dürüstçe bir anlatabilse!
…
Akşener, suratının tam ortasında Rabbi Yessir yazıyor deyince, İmamoğlu kalktı, ve, hayır Akşener hanım, benim suratımda Cumhuriyet Projesi yazıyor, ki, açın kutlama mesajlarını okuyun, belediye parasıyla verdiği reklamlarda Atatürk ve Türk bayrağı ve Cumhuriyet yazısı İmamoğlu’nun suratının tam ortasına denk geliyor!
Ekrem İmamoğlu’nun bayramı kutlama mesajları her gazetede sitede yayınlanıyor, öyle ki, bölücü, etnik milliyetçi Gazete Duvar’a bile reklamı vermiş. Tabii kutlama panosunun bir fiyatı var, keşke, 365 gün burada Cumhuriyet bekçiliği yapan Veryansın TV’ye de ‘kutlama’ mesajı verip biz de bu zor günlerde üç-beş kuruş nasiplenseydik biz de İmamoğlu’nun suratında Rabbi Yessir görebilseydik. Olsun, bir günlüğüne de olsa etnik bölücü Gazete Duvar’ın manşetinde Cumhuriyet kutlaması ve Cumhuriyet kelimesi ilk defa geçmiş oluyor. Ey Gazete Duvar, yarınki manşetinizde de Rabbi Yessir duasını geçirin, yoksa etnik milliyetçiler Soner Yalçınlar gibi İmamoğlu’nun gözlerindeki dolar işaretini görmüyor mu?
Daha dün Kürt çocukların tabutlarını boyamışlardı, etnik milliyetçiler şimdi Ekrem İmamoğlu’ndan gelecek beş-on lira uğruna ayrı bir devlet kurma ideallerine ihanet edip manşeti Cumhuriyet ile boyadı, bunlar hep Rabbi Yessir’in hayırlı tesirleri!
Yılmaz Özdil, işte tam bu günlerin adam gibi adamı, Cumhuriyet Kadınları’nı coşkuyla yazdı, böyle görkemli bir yazı görmedim, böyle bir duygu fırtınası yaşamadım, duymadım, cumhuriyet meşalesi kadınları okudukça yerimden fırladım, ancak, yazısını çok eksik bırakmış, daha dün PKK destekçisi bölücü Kaftancıoğlu güzellemeleri yapıyordu, hayrola, Kaftancıoğlu da bir kadın, Cumhuriyet Kadınları resmi geçiti yazısında keşke onun da adını geçiriverseydin!
Cumhuriyet Gazetesi’ni hiç sormayın düpedüz yalancı, başlığı: En Büyük Emanetin Cumhuriyet’e Sahip Çıkacağız. Hayrola? Daha dün Cumhuriyet’i TÜSİAD’a teslim etmişsiniz, hayrola, PKK’ya açılım sözlerine tek bir itirazınız olmadı? Şimdi, uzun uzun Cumhuriyet Bayramı’nda Ekrem İmamoğlu şenlikleri ve gösterileri program saat ve yerlerini uzun uzun vermiş. Ekrem İmamoğlu’nun daha iki gün önce ölen PKK’lı gençlerin boyanmış tabutlar programını da verseydiniz, hayrola, İmamoğlu’nun alnında yazan Rabbi Yessir’e dair tek bir haberinizi de duymadık? Ey İmamoğlu, gözlerinde doları gören, anında büyük emanet Cumhuriyet’e sahip çıkıyor! Bunlar hep Rabbi Yessir’in hayırlı tesiri.
İyi Parti’yi hiç sormayın, iyice sıyırmış, sloganları, Ömer’in Yolunda/Atatürk’ün İzinde! Fetöcü Süleymancı deposu Nato’nun kurduğu parti kalabalıktan çok ses çıkıyor olmalı ne diyeceğini şaşırmış, düpedüz mezhep ayrımcılığı yapıyor ve ama olsun Cumhuriyet’i de ihmal etmiyor, Allah cemil cümlesinden razı olsun!
Bayram daha bitmedi, akşama kadar ekranlara gazetelere döndüre döndüre daha çok ekmek çıkar!
Oysa gerçek?
Büyük Atatürk, uzun savaşlar boyunca kalbinde saklayıp ‘milli bir sır’ dediğin kimsesizlerin kimsesizi Cumhuriyet’in artık bir kimsesi yok, halkı yok, ordusu yok, kurumları yok, anayasası yok, gazeteleri medyası hiç yok!
Artık bayram günleri Natocusu Açılımcısı üç kağıtçısı dümencisi soytarısı, Cumhuriyetçileri Atatürkçüler’i ‘çantada keklik’ görüyor!
Cumhuriyet’i kuran parti bölücülerle iş tutup toprak bütünlüğümüze ve Cumhuriyet’e meydan okuyor!
Cumhuriyet’i koruyacak halk iradesi gasp edilmiş, medyası, emperyalist dayatmaların ve kuklalarının eline geçmiş, düpedüz iki yüzyülük göz boyamayla Cumhuriyetçi kitleleri avutuyor, oyalıyor, dolandırıyor, sahtekarca yayınlar yapıyorlar!
Cumhuriyet’ten Kurtuluş Savaşı’ndan geçinenler gün geçtikçe çoğalıyor, büyük Atam, aksıra tıksıra yenile yutula bitmeyen ne büyük ekmek bırakmışsın, yaylalardan sahillerden belediyelerden resimlerine posterlerine kadar kemire kemire sıyıra sıyıra iliğine kadar emip emip bitiremiyorlar!
Şu bayram günü bir geçsin, Cumhuriyet’in kazanımlarından toprak bütünlüğünden Anayasa’nın giriş maddelerinden 365 gün bahseden direnen savunan yine tek yazarın kalmayacak, yine, açılımcılar Natocular Fetöcülerle zafer alayları fener alayları meşaleli yürüyüşlerine kaldıkları yerden yaşa kahraman İmamoğlu yaşa, yaşa kahraman Akşener paşa yaşa diye devam edecekler!
Büyük Atatürk, memleket üzülmesin halkın morali bozulmasın diye Kurtuluş Savaşı’nda anlatmadığın-söylemediğin ne çok hikaye var. İşgal yıllarında umudu kalmamış köylümüzün savaşacak takatı kalmamış, giyeceği salkım saçak parçalanmış paçavra, yiyeceği bir dilim somun yok, umut hiç yok, ve, bir potin bir don bir fanila bir üniforma almak için askere yazılıp sonra gizlice köylerine kaçanları hiç anlatmadın, bu da tarihimizin trajik bir gerçeğidir.
Bayramda varlar savaşta ve cephede yoklar, kimdir bu adamlar!
Büyük Atatürk, değişen bir şey yok, büyük büyük büyük anlı şanlı gazeteler ve yazarlar, bu bayram günü senin üniformanı senin çizmelerini bir günlüğüne giyip, ekmeklerini senin hikayelerinle kazanıp, sonra PKK siyasetlerine Seyit Rızalar’a halay çekerek kaçıyorlar!
Meydanı Natocular’ın Fetöcülerin Süleymancıların mezhepçilerin açılımcıların bölücülerin Cumhuriyet’i parçalayan felaket senaryolarına bırakıp başları yerde iki büklüm susuyorlar.
Kendilerine tek çözüm tek çıkış yolu olarak HDP’nin kimlik siyasetine, Cumhuriyet’i parçalamaya, ekmeğimizden köşemizden oluruz korkusuyla susarak korkakça sığınıyorlar.
Adam değiller asker hiç değiller, milli cephede değiller, senin üniformanı bayramdan bayrama giymelerinin sebebi beş para etmez ona buna muhtaç paçavra ve umutsuz kimliklerini saklamak!
Ve ama hiç kuşkunuz olmasın, açılımcıların Fetöcülerin mezhepçilerin üç kağıtçıların tarikatların ve gardırop Atatürkçüler’in bu devranı böyle gitmeyecek.
Cumhuriyet’i kişisel kazanç haline getirmiş bezirgan kervanlarına/yabancı sermayeye/holding medyasına bekçi olan partilerden, ekranlardan, yazarlardan birgün hesap sorulacak!
Bir gün bizim de günümüz gelecek, yaşasın Cumhuriyet!
Tebrikler.Teşekkürler.Allah sağlığını versin….
BİZ’imle yaşayacak Cumhuriyet! Söz.
Evet, alayı Afyon sırtlarından yine Kocatepe’ye atlıyorlar. Ancak bacakları kısa kalıyor, hepsi etnik ve mezhep ayrımcılığının uçurumuna yuvarlanıyor, yok oluyorlar.
Keski şu yazınızı chp ye oy veren her akşam aynı televizyonu izleyen herkez okusa genede yüreğimizi soguttugunuz için sagolun
Yarkadaş dene bir arkadaş “Cumhuriyet fazilettir Yaşa var ol cumhuriyet!” demiş bugün..
Daha dün Türkiye’de Kürdistan kuracağım diye yırtınan Türk/Atatürk düşmanı PKK/hdp EşBaşkanı Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret edip hacı olmak için peşinden koşturacaksın sonra da buraya gelip Cumhuriyetçilik oynayacaksın öyle mi, megri megri senii!
Atatürk demek Türkiye’yi Türk ulusunun tapulu mülkü yapan kişi demektir.. Türkiye’de Türk ulusundan başka ulus yaratmak isteyen etnik milliyetçi PKK/hdp’li Apo’lar Demirtaşlar Kavalalar Türk/Atatürk’ün kanlı düşmanlarıdır.. ‘Megri megri’lerin bugün Atatürk/Cumhuriyet yarın Apo/Demirtaş anmaları yapması sizi Kürtçülere ısındırarak katiline aşık olan Mazoşitler durumuna düşürmek içindir, bunları gördüğünüz yerde afişe edin ve tuzaklarını boşa çıkarın…. Türk yurttaş, Oy verdiğiniz partinin yöneticilerine deyin ki “Biz her ne pahasına olursa olsun seçim kazanmak için PKK/hdp’li Kürtçülerle içinde Kürdistan gömülü hiçbir ittifaka oy vermeyeceğiz. Biz seçimi bu ülkede ezici çoğunluk olan Türk’üm diyen insanları birleştirerek kazanacağız..”
Aynen Nihat Abi , ne zaman Cumhuriyet’in ,Atatürk’ün bizlere verdiği kazanımları geri alırız, ancak ozaman Cumhuriyet’ten söz edebiliriz. Ne zaman bizimde bir avuç toprağımız olur, ne zaman bizde bu memlekette söz sahibi oluruz ,o zaman Cumhuriyet’ten söz edebiliriz. Ne zaman vatanın bir toprak parçasından ibaret olmadığını, halk için umut ,güvence ve gelecek olduğunu biliriz , o zaman Cumhuriyet’ten söz edebiliriz. Ne zaman bizim olursa bu topraklar yeniden ,o zaman Cumhuriyet oluruz.
İnsan dediğin vefalı olur sadece kurucu lideri Atatürk’e değil. Evine vefalı olur, annesine babasına vefalı olur, köyüne vefalı olur, yaylasına deresine ağacına mahallesine, berberine, kasabına bakkalına vefalı olur. Eşyasına vefalı olur, arabam 10 sene beni taşıdı 10 sene de tamir ettireyim ben onu taşıyım der, 5 sene paltom beni taşıdı soğuktan kardan korudu 5 senede söküklerini dikeyim ben onu taşıyım der..ve insan zamanın ve şartların yıprattığı fikirlerine, cumhuriyetine milletine vefalı olur söküklerini diker. İnsan dediğin…vefalı olur…İnsan arıyoruz Romen Diojen gibi, gölgelerden kaçarak , bıkmadan usanmadan…
Onlar dogustan renk degistiren cinslerden……..,……. boyanmalarina gerek yok…….
Küçükkaya’nın programına Özgür Demirtaş değil, selahaddin’in eşi çıkmış.
Tokat gibi yazı. Anlayana…
Ağzın bal yesin!