Nihat Genç

Etmeyin

featured

Nihat Genç yazdı…

Bir

Küçük çocuk istismarına hak ettiği şekilde verilemeyen cezalar toplumda büyük infiallere sebep oluyor.

Minik çocuk delilin resmini çizmiş bile, buna rağmen hakim savcı kamuoyunu ve hukuku yatıştıracak tatmin edici ceza veremiyor!

İnsan soruyor, narkotik mafya-siyaset bataklığını da bu ‘hakimler-savcılar’ yargılayacaksa işimiz iş.

Muhalifler her gün ‘savcılar hakimler nerede?’ diye feveran ediyor, etmeyin!

Bu savcı ve hakimlerle alınacak yol yok.

Bir savcı hakim yok mu diye isyan etmeyin, yazıp çizmeyin.

Herkes çoluk çocuğunun ve kendi .ötünü tutup dişini sıkıp beklesin.

Hukuksuz cezasız adaletsiz kalmış bir toplumun neler yaşayabileceğini bırakın devletsiz adaletsiz kalındığında önce kimlerin paçasının tutuşturacağını yaşayıp görsünler!

İki

İktidar .yandaşı ekranlar kamuoyunda büyük tepkiler gören kara para-mafya-siyasetçi iddiaları karşısında suskun ve kamuflaj programlar yapıyor, bırakın yapsınlar.

Dün akşam baktım, bu ‘örtme-perdeleme’ programlarına CHP’li muhalifler de katılıyor.

Yani CHP’li vekil ya da muhalif isim bu programa neden katılıyor, katılmayın kardeşim.

Kendi suratının ekranda görülmesi bu kara para-mafya-siyaset bataklığının deşilmesinden daha mı önemli! Senin ekrana çıkman çok mu acil bir sorun, üç beş gün sık dişini.

Bu kamuflaj programlara çıkanlar narkotik baronlar-siyasetçi ayakları kadar kirlidir, suça ortaktır.

Yayına-programa katılma-davet teklifi geldiğinde bir zahmet mafya-siyaset’ ilişkilerini konuşacaksak, gelirim, deyiverecek kadar ‘iraden’ olsun.

Hangi yandaş ekran isterse koşuyorsun ve onların karartmasına hizmet ediyorsun.

Üç gün ekrana çıkmadan yapamıyor musun?

Yoksa bu yandaş medyanın karanlık örtüsüne sen de bir şekilde ortak mısın?

Üç

Kamuoyu Sedat Peker iddialarının her biriyle hop oturup kalkarken Kılıçdaroğlu ve sözcüsü Faik Öztrak yalan bir Katar haberine imza atıyor ve yandaşların carlamasına fırsat veriyor.

Kılıçdardoğlu, Öztrak! Sedat Peker iddiaları dışındaki konulara bilip bilmeden anlayıp anlamadan niye giriyorsunuz, niye yandaş medyaya el tutma – oyun oynama şansı veriyorsunuz!

Mafya-siyaset dışında birkaç gün bırakın, konuşmayın.

Yüzünüze gözünüze bulaştırıyor, korkunç iddiaların nefesini hızını kesiyor, rezillikler nişangahına saplanırken siz yandaşlara alay etme şansı veriyorsunuz!

Yapacağınız muhalefetin…

Ya da üç-beş gün muhalefet falan yapmayın, çekilin aradan, susun, bir kenarda oturun.

İddialar yeterince büyük ve kirli.

İddialar, siz olmadan da kendi başına kamuoyunu tetikliyor hareketlendiriyor, iddialar siz olmadan da siyasetini kendi başına yad ellerden Twitter’dan Youtube’dan yapıyor!

Rol çalmayın.

Ortalığa dökülmüş iddialardan kendinize sert muhalif giysiler yapmaya çalışıyorsunuz, ama, üstünüze oturmuyor.

Sedat Peker iddiaları sizin muhalif üstünüze pek oturmuyor, bu iddiaları muhalif bir kimlik olarak giyinirken palyaço gibi komik düşüyorsunuz.

Gücünüz iradeniz cesaretiniz varsa siz iddiaları sadece ‘servis’ edin, gerisine karışmayın!

Dört

Türk tarihinde görülmemiş mafya-siyasetin delilli kanıtlı iddialarına rağmen meclis soruşturma açmıyor, mahkemeler kurmuyor görevlendirmiyor, yol göstermiyor, aksine iddiaların önünü ‘tıkıyor’.

Muhalif partiler, denetim yapmayan soruşturmaya yanaşmayan bir mecliste ne işiniz var!

İddiaları soruşturmayan meclisin tek işi size maaş vermek.

Bir maaş uğruna mı meclise gidip geliyorsunuz!

Gitmeyin!

Meclis açıkmış kapalıymış fark etmiyorsa, niye gidiyorsunuz!

Halk iradesi ve halkın temsilcileri üstlerine düşen görevi mecliste yerine getirmiyorsa-getiremiyorsa meclis başka ne işe yarıyor, yemekleri mi güzel?

İşini yapmayan mecliste işini yapamayan vekillerin ne işi var!

Elleri kolları bağlı ağlamak sızlanmak bağırmaksa, onu, vekil olmadan da herkes hepimiz her gün yapıyor ve maaş da almıyoruz!

Beş

Otobüs şirketleri!

Diyanet her namaz vakti fazladan mola istiyorsa, molayı sık sık verin.

Yetmedi, otobüs namaz sonrası hareket ettikten on dakika sonra, şoför ya da muavin, kılınmamış kazalarım var, canım nafile namaz istedi, tüüh vakit namazını uyudum kaçırdım bahanesiyle tekrar otobüsü durdursun, namazını eda etsin!

Otobüs şöförleri, namaz için seferlerinizde otobüsü yarım saat başı durdurup pekala kılınmamış namazlarını nafile ve kazalarınızı kılabilirsiniz, çünkü asıl alınacak yol bu dünyada değil ahrete gidecek yol’dur.

Diyanet buyurdu işte, her vaktin molası için ayrı ayrı durun diyorsa siz de daha fazla stop edin, bu sizin de hakkınız!

Din ve imanı her şeye alet edenleri de namazında duanızda Allah’a havale etmeyi, öğrenin!

Diyelim İstanbul-Trabzon seferindesin, aşka gelin, imana gelin, on dakika bir, yarım saatte bir, şöför kardeş aklına abdest almak gelsin, namaz kılmak gelsin, sık sık bu dünyanın yolları nedir ki asıl olan ahretin yolları deyip otobüsü her on km’de bir durdurup Allah’a dua etmek gelsin.

Ülke mafya-siyaset bataklığında saplanmış ve kimsecikler harekete geçmezken sen dakika başı namaza dur, duanı et, memleketin hali için Allah’tan yardım iste! Diyanet üç mola istiyorsa sen on kez iste, çünkü bu pislikler üç namazla bitmez, dakika başı iste, saat başı iste, ki milletçe tertemiz insanlar oluverelim.

Diyanet bu sefer kalkıp hayır bu kadar da değil fazladan mola veriyorsun derse kafamdaki vesveseler bitmiyor diye cevap verirsin.

Ve kafa bu kadar şeytanlarla meşgulken hakimiyeti kaybederim kaza yapabilirim, dakika başı abdest alıp zihnimizi arıtmalıyım, deyiver!

Hatta her mola yerinde mescit olmayabilir korkusuyla otobüsün arkasına mescit işlevi görecek bir karavan bağlayın.

Ve karavanda, Allah kaza vermesin, olur ya, sadece mescit değil mescitin bir kenarı da gasilhane oluversin!

Altı

Sivil kurumlar gazete cemiyetleri, yandaş medya niye susuyor diye karalar bağlama, o gazeteciyi bu yazarı suçlama!

Aksine korkudan yazıp çizemeyen yandaş gazetecilere ‘ödüller’ yağdır.

Çok çok büyük konferans salonlarında hatta stadyumlarda yandaş gazetecilere yüzlerce binlerce en ala ödülleri verin…

Koşarak geleceklerdir!

Her sivil, kadın, gençlik hatta hayvan dernekleri ve üniversiteler, alayı, hemen her gün ‘ödül’ töreni düzenleyip, alayla valayla yerlere göklere sığdıramayarak nişanlar armağanlar verin!

Divan şairlerinin Osmanlı sultanlarına yazdığı övgüler methiyeler kitaplarda duruyor, alın bu övgüleri, sultan yerine yandaş gazetecinin adını koyun, inanın kabul edecekler, inanın, dört köşe olacaklardır. Zaten Beykoz Konakları’nda padişah kaftanıyla geziyorlarmış.

Yani bir değil beş ödül verin, yani, acemi çobanlar gibi davranıp koyunları fazla yedirerek mide fesatından çatlatın!

Otu yemi fazlasıyla verin nefesleri kesilip mideleri patlayıncaya mideleri ve egoları çatlayıncaya kadar övün yemleyin, önlerine koyun!

Bu insanlar aşağılanmadan anlamaz bu insanları en sevdikleri şeyle öldüreceksiniz yemelerini midelerini egolarını besleyerek ancak patlatıp yok edebilirsiniz!

(Mesela, bir örnek, yücelerin yücesi gazetecilerin şahı medyanın sultanı hakikatin padişahı ahlak filozofu hocaların hocası Ahmet Hakan! Engin Ardıç, Hıncal Uluç vs.)

Yedi

Muhalif medya güya karapara-siyaset-mafya programı yapıp kamuoyunu aydınlatacak. Program başlıyor ve program girişinde sunucu konukları takdim ediyor!

Konukları takdim faslı öyle uzuyor ki övgüler yüceltmeler ağırlamalar ulumalar yere göğe koyamamalar program süresini dolduruyor.

Ve program övgünün ucunun kaçması sonucu başlamadan reklama gitmek zorunda kalıyor.

Elinde kumanda prime-time denilen akşam vakti milyonlar konuya hala girmediğinizi görüp kaçıyor!

Yani şu ağırlama faslını kısa tutsanız diyeceğim de öyle ağır konuklar var ki hiç bir sunucunun gücü ululamayı el etek öpmeyi kısa tutmaya yetmiyor!

Ve rica edeceğim geçmişte şaibesi olan ve geçmişte kamuoyunun nefretini kazanmış ve egosu şanzımanı arızalı ağbileri-büyükleri programlara çıkartmayın!

Yeni yüzlere şans verin!

Kendi büyük muhteşem efsane gazeteciliğinizi üç-beş gün sonra doya doya anlatırsınız, şimdilik, rica edeceğim, konuya odaklanın.

Ve prime-time denen TV’lerin en yoğun izlendiği zaman aralığında konuyu dağıtarak yayarak ayrıntılayarak değil ‘basitleştirerek’ anlatın!

Trafik levhaları gibi basit anlatın!

Anlaşılır basit cümleleri tekrarlayın.

Tekrarlayın!

Bizi buraya niye çıkarttılar, o halde büyük gazeteciliğimizi göstermeyelim deyip, derin analiz derin yorum derin felsefi cümleler etmeyi, rica edeceğim, bana bırakın!

Sekiz

Ve gücünüz yettiği kadar karapara-mafya-siyaset tartışmasında sağı solu ayırt etmeyin, kendi gazeteci arkadaşlarınızı da ifşa etmekten korkmayın!

O tarafın da bu tarafın da gözünün yaşına bakmayın!

Teraziyi birazcık kendi tarafınıza tartarsanız bunca rezillik ifşaat boşa çöplüğe gider, söylenen çok ciddi ve ağır iddialar karşılığını bulmaz, iddialarla birlikte siz de bu rezilliğin tam ortasında kalıverirsiniz.

Patronlarınız yüzünden sağlı sollu her şeyi söyleyecek gücünüz sınırlı ise mutlaka bizim de sınırlarımız var deyip kendi eleştirinizi imalı olsun ağız ucuyla olsun yapıverip hiç değilse .ötü kurtarın!

Unutmayın, iki yüzlü hainler, her iki tarafın da içinde kamufle durumda.

Pislikleri iktidarın duvarına dizip yığmak hakkınız ama pisliklerin birazına da ortak olmuş muhalifleri hiç konuşmamak sizi de pisliğin bataklığın içine çeker! Çünkü ‘ekrandan’ görünüyorsunuz!

İktidar pisliklerini ifşa dürüst gazeteciliğin tek garantisi hiç değildir!

Adaletli insanların koruduğu kayırdığı yakını arkadaşları olduğu müddetçe zehir sizin de kanınızı beyninize karışıyor ve suratınız renkten renge giriyor!

Unutmayın, yandaşlar gibi, siz de konuşarak-hep konuşarak kanla hırsızlıkla hukuksuzlukla yazılmış bir tarihi değiştiremezsiniz, unutmayın, dokunmakta sakındığınız insanlar olduğu müddetçe kendi içinizdeki vicdanın savaşı sizi rahatsız edecek ve gücünüz ve iradenizi sınırlayacaktır!

Koruması kollaması olanlar, baştan söyleyeyim, iktidar değişimiyle sadece ‘yer’ değiştirir ve hırsızlıklar sadece ‘el değiştirir’ ve kanlı diktatörlük zırnık yerinden hiç oynamaz!

Unutmayın, kendi içinde hesaplaşmanın vicdan devrimini yapmamış, yapmaya yeltenmemiş muhaliflerle yandaşların isimleri ve suratları dışında hiç fark yoktur.

Unutmayın multimilyoner insanlar farklı görüşlere sahip olsa da aynı sınıfın çocuklarıdır, .öt sıkışında halka gerçeklere saniyesinde çalım atıp birlikte hareket ettiklerine siyaset tarihi şahittir!

     

    

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16 Yorum

  1. Bir deyim vardır, pisliğin içinde oturup pir-ü pak olduğunu iddia edenlere “.ok içinde badem kadın” derler. Anlattığınız kişiler bu deyişe tam oturuyor. Kalemine sağlık Nihat Genç, yine bizlerin düşüncesine tercüman olmuşsun.

  2. Evet, muhalefet söyleyecegi yerde susar söylemeyecegi yerde konusursa ortaya Nihat Genc`in yazisi cikar !

    Bir yili askin bir süredir muhalefet Korona hikayesi ve baglaminda konusunda tek bir laf söyledimi?
    Nanay yavrum nanay…. Küreselcilere selam durdular !

    KILICDATOGLU bile göstermelik FAZ 2/3 enjeksiyonu yiyerek DENEK olmadimi?
    Erdogan öyle degilmi?!

    Mutlaka kandirilmislardir….. Halki kandirmaya , zorbaliga, küreselcilerin hizmetinde olmaya devam ediyorlar !

  3. 9,10….sonu gelmez.siz kendinize küfürbaz derler diyorsunuz.inanın siz yinede uslubuyla yazıyorsunuz.bizim dilimizdeki küfürleri duysanız ağzımıza beton dökerler.lakin oda çözüm değil.iktidar kemerinin kilit taşı muhalefet.hal böyle olunca herkes kendi koltuğunu kollamanın dersinde.kel başa şimşir tarak.sessiz grubun sesli çığlığısınız. teşekkür ederiz nihat ağbi.bahsettiğiniz muhteremlere aslında hergün pompei belgeseli seyrettirmek lazım.ne makam,mevki,para sahipleri vardı ne oldu.kula bela gelmez hak yazmadıkça,hak bela yazmaz kul azmadıkça.hepimiz kakülümüzü önümüze alıp biraz tefekkür etsek.yediğimizi içtiğimizi bir sorgulasak.popüler yarışma proğramı gibi oldu hayatımız.bir lokma için hepimiz hısm akraba eş dost demeden birbirimizi yeme peşindeyiz vesselam..

  4. Uzun süredir TV gazete izlemiyor, okumuyorum.. veryansıntv web sitesi ve Youtube kanalını izle , oku yeterli Türkiye de olup biten gerçekler öğrenilir…üstelik bedava

  5. 30 Haziran 2021, 09:58

    sorozun taşeronu kılıçdaroğlu ve de dervişin çömezi öztrak a akıl vermek! vatansever yazarlara mi düştü?
    bırakın kendi rezilliklerinde boğulsun bu mandacılar
    yoksa okuyucu başka türlü düşünür.
    acaba NG de bu mandacilarla gönül birliği icinde mi diye yanlış algılara kapılır, bence çok üzücü olur.
    okuyucu NG’e güvenini inancını kaybederse, bizim manevi değerlerimizden baska dayanacak neyimiz var ki?
    aman laflarımıza ve duruşumuza dikkat edelim
    amerikancilarin cehenneme kadar yolu var

  6. 30 Haziran 2021, 11:00

    Bu yaziyi milletvekillerine zorla okutmali aksam boktan dizilerin basinda beynini yok eden halkla sopayla izletmeli ki belki bir saniye dusunurler

  7. Nihat beye bir konuda eleştiri yönelteceğim. ‘Minik çocuk delilin resmini çizmiş bile, buna rağmen hakim savcı kamuoyunu ve hukuku yatıştıracak tatmin edici ceza veremiyor!’ demişsiniz. Kamuoyunu rahatlatmak veya tatmin etmek için adalet sağlanmaz. Adalet o çocukların çektiği zulme karşı doğrudan işlemelidir. Normal şartlarda kamuoyuna yansımasa dahi adalet mekanizmasının kılıcının keskin olması gerekir. Kamunun bundan haberi olmasa, -ki pek çok vaka vardır haberimiz olmayan- adalet yerini bulmayacak mı.

  8. Bunlara yapmayın etmeyin diye akıl vermeye çırpınanlardan bıktık. Yazıda geçtiği gibi: “Etmeyin”i bunları doğru yola davet edenlere söylemek gerek. Hala tam anlaşılamadı; bunların akıla ihtiyacı filan yok. Ciddiye de almıyorlar. Konuşup araştırıp düşünüp fikir değiştirme gibi bir özellikleri de yok…

  9. 30 Haziran 2021, 12:49

    ABD de türk demokrasi projesi geçtiğimiz günlerde kuruldu.türkiyede hukuk ve demokrasinin gelişimi için.
    son günlerde Balyoz davasından girin elmalıdan çıkın kadın cinayetlerini tutun. kamu vicdanın inciten kararlar arttı ve artacak gibi. Balyoz davasının son durumundan sonra orgeneral cetin doğan fetö hukuğa yeniden yapılandı diye açıklamada bulunmuştu.

  10. baltonun maum kişilere kurduğu dernekse? bolton dan bi baltaya sap olmaz.onlara kim akıl verecek.kalitesiz kukla onlar boş ver ehbap.bizim aklımız bize yiter

  11. 30 Haziran 2021, 13:12

    Majestelerinin iktidarı ve majestelerinin muhalefeti ile gül gibi demokrasicilik oynuyoruz. ve Oscar goes to Turkish politic elites and journalists…

  12. 30 Haziran 2021, 14:20

    Burada olmuyorsa orada hiç olmuyordur anlamında …

  13. Bu yazı ve içerisindeki düşünceler…… kanı çekilmemiş bir toplumda,….. zombilerin oturmadığı bir mecliste,…….. ahlak ve erdemli bir basın dünyasında,…… utanmasını bilen ve sorumluluk taşıyan politikacılara ….. tarihsel bir dönüm noktası olabilirdi,…… Ama, ne yazık, ki bu yazı akepe-devrinde yaşayan ve uçurumdan aşağı yuvarlanan bir topluma yazıldı. Faydasız!

  14. Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan söylemleri kınıyorum. Bilginize.

  15. “multimilyoner insanlar farklı görüşlere sahip olsa da aynı sınıfın çocuklarıdır, .öt sıkışında halka gerçeklere saniyesinde çalım atıp birlikte hareket ettiklerine siyaset tarihi şahittir!”
    Fakirler de sıva dökülüp ardındaki kurguyu gördükleri anda aynı sınıfın çocukları olduğu anlar ve Bizim de günümüz gelir elbet. İbretli temaşa olur seyreder alem.

         

  16. Olanları uzaktan izlemek gerek bazen. ATATÜRK hayranlıgım sınır tanımıyor. İyi ki geldiler TÜRKİYE’min kıymetini anladım. saygılar

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!