Nihat Genç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Kokain taşıyan ufolar

Kokain taşıyan ufolar

featured

Nihat Genç yazdı…

İnanmayacaksınız.

Hayatımda ilk defa başıma geliyor, inanmasanız da yazmak zorundayım.

İki gün önce evin terasında otururken şöyle parça parça geçen beyaz bulutlara gökyüzüne bakıyorum.

Derken bir yolcu uçağı bulutlara girdi…

Gözlerimle takip ediyorum. Olacak şey değil.

Uçak buluttan bir daha çıkmadı.

Şaka yapıyorsun?

Gözlerimle gördüm be.

Ulan şimdi sana üşütmüş sıyırmış derler.

Yahu ne derse desinler gördüm kardeşim, gördüğümüzü de mi inkar edelim!

Uçak kaybolmuşsa bunu herkes görür ayrıca havacılıkta sistemde görünür, dünyanın haberi olur, seninki vesvese kuruntu gibi bir şey..

Evet şimdi ajanslara uçak kayboldu haberi düşer ve sivil havacılıkta sistemde kaybolup kaybolmadığı kesin görülür.

Yahu uçağın kaybolduğunu gözümle gördüm, o görmüş bu haberi yapmamış sistemde görülmemiş, bana ne, ben gördüm kardeşim, gördüüüüüm!

Sakın kimseye söyleme millet sıyırdı der.

İyi de kokain sevkiyatı yapan gemiler marinalara girip çıkarken ‘sistem’e kaydoluyor mu?

Şimdi Yalıkavak Marinasını sisteme girsek sevkiyat gemilerini görebilir miyiz?

O halde? Sen bana ne anlatıyorsun! Uçak kaybolmuş ve kimse bildiği halde söylemiyor ve sistemde de yok, bu işte karanlık bir puştluk kesin var!

İnternete haberlere bak, koskoca Ankara’da elli bin tane devlet kuruluşu, benim gibi biri herhalde uçağın bulutlar içinde kaybolduğunu görmüştür.

Gazete, site, arıyorum, yok, gerçekten uçak kaybolsaydı, haberi olurdu.

Ulan ne acayip bir boyut’a sürüklendim, uçağın kaybolduğunu gördüm ama hiç bir yerde haberi izi yok.

Ve o an dedim ki kendime, Nihat Genç, bir millet bir ülke koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti dahi senin gördüğünü inkar ediyor olabilir, sen gördüğüne inan Nihat Genç.

Nihat Genç bu hep böyle olmuştur. Sen gördün mü, gördün. O halde? Deli manyak arıza ne derse desinler uçağın kaybolduğunu herkese duyur! Duymak istemeyen varsa da satiyim anasini..

Ne olacak canım, yanlış görmüş de olabilirim, arar sorar, doğrulatmış da olurum.

Dur, dur, önce, Sabah Gazetesi’ni arayayım.

-Alo Engin Ardıç Bey!

-Buyrun…

-Efendim, gözlerimle gördüm, demincek bir uçak bulutların içine girdi ve bir daha çıkmadı, uçak kayboldu haberi size de geldi mi?

-Bak kardeşim, ben Atatürk, İnönü, Tek parti dönemiyle ilgiliyim, ben Atatürk ve İnönü’yle dalga geçip küfürler edeyim diye maaş alıyorum, uçak işine ben bakmıyorum, isterseniz haber merkezine bağlayayım, deyip.

Telefonu yüzüme kapattı. 

Şu tipe bak, işine gelmeyince bilmiyorum.

Ulan o uçakta Atatürk heykeli taşınıyordu deseydim, puşt, balık gibi atlardı!

Tabii anladı, kokaine bağlayacağımı, pat kapattı telefonu.

Dur, dur, Hürriyet’i, Ahmet Hakan Coşkun’u arayayım.

-Alo Ahmet Hakan bey, valla bana arıza sapık demeden önce bir dinleyin, demincek bir uçak gördüm bulutların içine girdi ve çıkmadı, koskoca uçak kayboldu, efendim..

(İçimden:) İnşallah, olur mu öyle şey der de, ben de Nasrettin Hoca’nın tencere fıkrası gibi, ulan, kokain gemilerine de işte böyle inanmıyorsunuz diye lafı çakarım.

Ahmet Hakan: Uçak mı kaybolmuş. Valla onu havacılık’tan sorun isterseniz. Güzel kardeşim, biz gündemi örtme programları yapıyoruz. Mesela Kanal İstanbul’la ilgili bir haber varsa söyle. Kılıçdaroğlu, devlet borçlarını ödemeyeceğim, diyor, bir fikrin varsa söyle. Uçak kaybolmuş? Bizimle dalga mı geçiyorsun? Koskoca uçak nasıl kaybolur?

Deyip, hışımla telefonu kapattı.

Yeni Şafak’ı arayayım, bari, bir müslüman buluruz elbet, belki onların bilgisi vardır!

-Alo, Yeni Şafak gazetesi, demincek bir uçak gördüm bulutların arasına girdi ama çıkmadı, sizin bilginiz var mı, haberi yapıldı mı?

-Yanlış yeri arıyorsun, biz, Bıden ve Orta-Doğu politikalarıyla ilgileniyoruz, bakın, pandemiye rağmen ekonomi yüzde üç büyümüş…

-Ekonomi yine büyüsün kardeşim, Bıden’le yine Tayyip bey görüşsün kardeşim, ben başka bir şey diyorum, koskoca yolcu uçağı kayboldu?

İçimden: Ulan, koskoca uçak kaybolur mu, desin de, ben de lafı çakayım, kokain sevkiyatı yapan gemiler kayboluyor da uçak niye kaybolmasın?

Telefonu yüzüme kapattı.

Yahu, bari, bizim Veryansın Sitesi’nde arkadaşları arayayım..

-Erdem, olacak şey değil, demin bir uçak bulutların arasına girdi kayboldu. Hemen haberini yapalım.

Erdem: Ağbi, millet deli der bize, bir de soruşturma açarlar, gözünü seveyim, başımızı belaya sokmayalım, dikkatli temkinli haber yapalım.

-Yahu herkes neler söylüyor, yok şu holdinge şu otele çökülmüş yok Fetö borsası kurulmuş biz hale temkinden gidiyoruz.

Erdem: -Ağbi, onları söyleyenlerin hepsi yurtdışından söylüyor. Bak Paramount otelin ilk sahibi bile Amerika’ya gitmiş oradan konuşuyor, Sedat Peker Birleşik Arap Emirlikleri’nden konuşuyor, Sezgin Baran Korkmaz bile Avusturya’ya kaçınca oradan konuştu, buradan konuşabilen yok, Can Dündarlar’ın alayı bile yurt dışından konuşuyor.

-Eeee yurtiçinden de biz konuşalım.

Erdem: İyi ağbi, uçak kayboldu diyelim, iki gün sonra da biz ya içerdeyiz ya kendimizi yurtdışına kaçarken buluruz… 

-Yani bana Nihat ağbine inanmıyor musun, uçak kayboldu, diyorum.

Erdem: Bak ağbi, teyit edelim, havacılık dairesine soralım, yayın kurulunu toplayalım, ağbi gazetecilik senin bildiğin gibi değil.

Bu sefer, telefonu sinirle yüzüne ben kapattım.

Şu Akit Gazetesi’ni arayayım, onlar da bir meczup deli kuvveti var, kesin ilgilenirler!

-Alo, orası Akit mi? Arkadaşlar demincek bir uçak gördüm bulutların arasında kayboldu?

-Yanlış yeri arıyorsunuz, biz mini etek giyenler ve içki içenler ve LGBT ve Ayasofya aleyhine tweet atanlarla uğraşıyoruz.

Hay anasını, bir sinirle telefonu kapattım.

Uçak kaybolmuş memlekette yazacak gazete yok.

Birden aklıma acayip cin gibi bir fikir geldi. Gözüm magazin haberine ilişti. Ece Seda diye bir kadın, ağzına gelen herşeyi söylüyor, kim kiminle yattı, kim kadın satıyor, kim kocamı baştan çıkarttı. Üstelik bu kadın ne derse haber oluyor, onu arayayım.

-Ece Seda hanımla mı görüşüyorum, Ece hanım, demincek bir uçak gördüm bulutların arasına girdi ama bir daha çıkmadı. Valla kime söylesem inanmadı. Ya da cesaret edemediler. Dedim ki ancak Ece Seda hanım kaybolan uçağı kamuoyuna duyurur.

Ece Seda: Yoksa uçağı korsanlar mı kaçırdı?

-Evet, hay bin yaşa, niye aklıma gelmedi, kesin korsanlar kaçırmış olabilir…

Ece Seda: Beyoğlu Karakol’dan polis Mehmet ağbi var, onun telefonunu atıyorum sana.. Hadi cüüüzzzzz.

Telefonu kapattı.

Ona telefon buna telefon, ismimi de küçük düşürüyorum, güven kaybı bu, memleketten umudum da kalmadı, artık kimseyi de arama!

Tabii Nihat Genç herkes senin gibi yükseklere bakmıyor.

Tabii herkes çıkar karartma kamuflaj derdinde.

Ulan puştlar, alayınız yaşayabilmek maaş alabilmek baronlarla iyi geçinebilmek için tabii ki telefonu yüzüme kapatacaksınız, hade lan, yapsanıza haberi?

Dur, dur, Devlet Bahçeli’nin Türkgün diye gazetesi var, onları arayayım.

-Orası Türkgün gazetesi mi, arkadaşım, Allah seni inandırsın demincek bir uçak gördüm bulutlara girdi ve bir daha çıkmadı, bu acı haber size ulaştı mı?

-Ağbi biz, bölücülerle özellikle yeni CHP’deki PKK’lılarla uğraşıyoruz, ağbi, Japonlar bu havacılık işinde çok ilerledi, isterseniz Japon elçiliğine bir sorun…

Telefon tınkkk kapandı.

Hay Allah, koca uçak kayboldu, herkes yüzüme telefon kapatıyor ya da Japon elçiliği nannik diye dalgasını geçiyor!

Dur, dur. Doğu Perinçek’i arayayım, onun sağduyusuna öngörüsüne cesaretine idealizmine hayranım.

-Alo Doğu Bey, vallahi Allah inandırsın sizden başka iradesine cesaretine güvenebileceğim kimse de kalmadı, vallahi diyorum bak, demincek bir uçak gördüm bulutlara girdi ve çıkmadı. Bu haber size geldi mi?

-Bak kardeşim, emperyalistlerle mücadelede halkın güvenini kaybetmemek için böyle saçma sapan haberlere kulak verme. Uluslararası şebeke karanlık mafyatik adamları kullanıyor. Evet, şimdi sana o uçağı kaybeden CIA’dır desem rahat eder misin? Ama değil. Neyse bilahare konuşuruz, sen telefonu kapa biraz sonra dönerim. Çin Komünist Partisi’nde geçici devrim komitesi başkanı bir arkadaş var, kesin haberi vardır, sana dönerim.

Aman bana dönme, dedim. Hatta memlekete hiç dönme!

Hayal kırıklığı içinde şöyle derin derin düşündüm.

Ulan, yoksa, dedim. Bütün ülkenin gazeteleri haber siteleri partileri ‘sivil itaatsizlik seferliği’ içinde mi, bakın, biz ‘haberini dahi yapmıyoruz’ diyerek bir sivil isyanda mı bulunuyorlar!

Evet kesin memleket gizli bir isyanda haber yapmayarak sivil itaatsizlik eylemindeler.

Yine de emin olana kadar sağı solu arayayım, en iyisi Savunma Bakanı’na Hulusi Akar’a sorayım.

-Hulusi Akar bey, peşin söyleyeyim, lütfen yüzüme telefonu kapatmayın, bu bir beka meselesi güvenlik meselesi, demincek bir uçak gördüm bulutlara girdi bir daha çıkmadı.

Hulusi Akar: Doğru görmüşsün kardeşim, o gördüğün bizim GÖRÜNMEZ SİHA’lardır, çok da şey etme, kimseye söyleme.

Hah işte. Oh be. Nihayet derdimi anlayan biri çıktı.

Ulan nedir sabahtan beri başıma gelen.

Kimi arasam deli muamelesi yapıyor. Dur dur şunları bir daha arayıp hepsine lafı sokayım.

-Alo, Engin Ardıç! Demin uçak kayboldu diye aramıştım, doğrusunu teyit edip öğrendim efendim, o uçaklar SİHA’ymış.

Engin Ardıç: Öyle mi, dur dur ayrılma telefondan, manşete çekelim, dün Ankara semalarında SİHA gösterileri!

Dur, dur Hürriyet’i de arayıp söyleyeyim.

-Sayın Ahmet Hakan, demin aramış işkillendirmiştim sizi, uçak kayboldu demiştim, gerçeği öğrendim efendim, o yolcu uçağı değil, SİHA’ymış.

Ahmet Hakan: Valla mı?

-Valla bak Hulusi Akar bey teyit etti!

Ahmet Hakan: Şahane haber ya, telefondan ayrılma, şimdi Ankara göklerinde SİHA’lar diye manşete çekerim.

Dur, dur, bizim Erdem’e de vereyim haberi.

-Erdem? O kaybolan uçak var ya uçak değilmiş, SİHA’ymış… Sabah Hürriyet şimdi giriyor haberi..

Erdem: Dur ağbi acele etme, biz de bir teyit edelim. Ağbi tam nerede gördün?

-Anıtkabir Bahçelievler Emek semalarında…

Erdem: Dur ağbi, Ankara sivil havacılıktan, Dünya sivil havacılıktan, uluslararası sivil havacılık Rus sivil havacılıktan Çin sivil havacılık sistemlerinden hepsinden tek tek teyit edip onay alayım…

-Bu teyit etme onay alma kaç gün sürer Erdem?

Erdem: Bak ağbi yeminle teyit etmezsek bizi topa tutar vallahi dinamitle uçururlar?

-Doğru diyorsun Erdem, bu devirde dikkatli olmalıyız anasını satayim. Ancak elimizi de çabuk tutalım, şimdi bu kayıtları sistemden silerler.

Milletin korkusundan anladığım seni de beni de bizi de haritadan silerler..

Göklere doğru dalgın dalgın bakakaldım. Görünmez adamlar. Görünmez gemiler. Görünmez holdingler. Görünmez kara para. Görünmez sevkiyat. Göklere baktım ‘görünmeyenler’ içinde boşlukta asılı kaldım.

Göklere doğru baktım kırlangıçlar… Tam da uçağın kaybolduğu yerde uçuyor, ağızlarıyla uçuşan sinek böcekleri uçarak yakalayıp kapıyorlar.

Bu kırlangıçlar günde beş yüz sinek böcek bulup yermiş, iyi de nasıl buluyor, şöyle mi, rüzgar çıkıyor havada küçük bir türbülans, sabah güneş doğunca hava ısınıyor yerle gök arasında hava akımı, akşama doğru hava soğuyor gökle yer arasında hava akımı, peşinden küçücük biz sinekleri, küçücük biz böcekleri türbülansına sokuyor ve kırlangıçlar haammmm!

Gerçek, ne kahramanız, ne ormanda kükreyen arslan, gerçek minik küçük sinekleriz. Yurtdışından konuşanlar havayı ısıtmış yeri soğutmuş siyasetin hava akımı çok hareketli.

Bakanlıklar saraylar savcılar onlar demirden dağlar gibi çok ağır hava akımıyla türbülansa giremeyecek kadar dayanıklı güçlüler! Ehh Fransız İhtilali kadar güçlü hava akımları da ufukta görülmüyor. O halde biz küçük böcekler için bu küçük hava akımları hiç de tekin değil.

Oysa siyasi bunalmışlığımız yüzünden her küçük hava akımının heyecanına fazlasıyla kapılacak kadar tüyden ince minicik göklerde takla ata ata döne döne uçmaya hevesli kanatlarımız var. Uçarken yutulmak. 12 Mart’lar, 12 Eylüller, nice arkadaşlar hava akımının heyecanına kapılıp…

O uçak kayboldu bu gemi kayboldu, şuna çöktüler, diye kendini sorumlu hissedip birkaç heyecanlı cümle de yeter be kardeşim artık kurmayıver.

Cam gibi saydam göklerde sahi bu kırlangıçlar ne bulup yiyor, evet, asıl görülmez olan insan gözlerimizle göremediğimiz biz böcekleri.

Tepede kırlangıçlar mı, görünmez SİHA’lar mı mit mi istihbarat mı? Karanlık iddialar onları değil ağzıyla afiyetle kapmak bizleri ‘yemek’ için bekliyor, oh ne ala, günbatmadan göklerde sinek böcek temizliği, saray da iktidar da rahat ediverir.

Oysa balinalar köpek balıkları karşısında o küçük hamsi sürüsüne çok inanmıştım, hamsi küçük ama sürü halinde. Çocukken biz minicik yeni doğmuş yavru balıklara (embriyon) ‘sipsi sürüsü’ derdik, birlikte sürü halinde estetik güzellikte hareket ederler ve avlanmaları imkansızdı.

Yani hayatım boyu o küçük kara sineklere ve gece uykusuz bırakan o sivrisineklerin dahi gücüne inancım vardı. Değil, gözümde büyütmüşüm, bir minik siyasi türbülans, ağaçların yeşil yapraklarına yapışmış binlerce milyonlarca minicik böceklerin hepsini yutmak için bekliyor, görünmez gemilerin sevkiyatların holdinglerin kara paranın rezilliklerin hukuksuzluğun siyasi türbülansın canavar ağzıyla!

 

 

  

  

  

   

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

13 Yorum

  1. Nihat Genç sana bazen kızıyorum bazende hayran oluyorum. Bize senin gibi bir adam lazım. Davanın İslam olmasını o kadar çok isterdim ki.

    Tüsiad ‘ı arasaydın cevabını bulurdun.

  2. Onun davasi zaten islam. Sorun sizin islam saydiginiz emevi musrikliginde.

  3. Alper Kardeşim

    Uygurlar Maniheist idi.
    Göktürler Tengri bir kısmı Şaman
    Hazarlar Museviydi.
    Biz inandığımız değerleri temsil ettiği için Selçukluyuz Osmanlıyız Anadoluyuz.

    Ama biz gerici değiliz 2023-2053-2071 vizyonu ile geleceğe yürüyoruz. Kimileride 1930 ların Türkiyesini özlüyor.

    Emeviler büyük bir Medeniyet inşa etmişlerdi. Doğu Perinçek’in İslam Devrimi yazılarını kaynak olarak gösterebilirim.

    Peygamberimizde bize bu yaşadığımız dönemi bildirmişti.

    Cebabire Devrini yaşıyoruz. Ahir Zaman devri. Araştırmanı tavsiye ederim.Zahiri sebeblere aldanmayınız.

  4. Huseyin kardes, sirayla kendimi izah edeyim izninle. Uygurlarin veya gokturklerin ne oldugunu Allah bilir. Iki bin sene oncesine gitme simdi. Selcuklu ile osmanli dediklerin (halki tenzih ederim) has bahcelerinde gonul eglendiren kendisini Allah’in golgesi goren, halka kullarim diye hitap eden firavunlar. Paraya sikistikca oraya buraya “cihat” ilan edenlere karsi bir sevgim yok. 1930’da doganlarin cogu oldu, Allah hukmunu verdi, sag kalanlar da ayakta zor duruyor. Hakkinda birinci elden bilgi sahibi olmadiginiz konulari desip desip yeryuzunde bozgunculuk cikarmayin. Perincek apo’ya da cicek vermis insan, o kadar ciddiye alma dediklerini. Ha diyebilirsin ki, emevileri niye soyluyorsun nereden bildin diye. Emevili musrikler ile ilgili butun bilgi ve delil Kuran’da mevcut da ondan. Dedigin gibi bile olsa, Roma’lilar da buyuk medeniyet insa ettiler, alayi paganist musrikti. Son olarak yasanilan her devir, o donem yasayanlar icin ahir zamandir. Zahir sebeblere aldanma, seni kula kul olmaktan kurtaran cumhuriyete sahip cik. Donusumuz Allah’a. Pesinden gittigin insanlarin el kol hareketlerine ehemmiyetle dikkat etmeni oneririm. Hersey kabak gibi ortada olmasina ragmen kimse gormuyor.

  5. 29 Haziran 2021, 13:07

    Teşekkürler büyük usta. Bizi deli yerine koysalar da, halisünasyon gördüğümüzü söyleselerde, biz gördük. Çürümüşlüğü gördük. görmedik gibi davranalım… dün gemiciklerine kanal açan bin atlıları gördüm. uçuyorlardı. inanmayanlar da uçuyordu. uçuşun bakalım, hayatın gerçekleri sizi elbet yakalar..

  6. Cihat ilan etmek dediğinizi ben Emperyalizmle mücadele olarak anlıyorum. Bunu Afrinde ,Cerablusta gördük. Cihat ilan etmek içinde Hilafetin olması gerek. Olmadığına göre endişelenmenize gerek yok.

    Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük Sosyalist ,Antiemperyalist Türk- Kürt Federasyonu kurmak istiyordu 1990 ‘lı yıllarda. Apo Abd ve İsrail karşıtı sosyalist bir adamdı. Ortak noktaları buydu. Abd Apoyu paketledi bize gönderdi Pkk ‘da Abd’nin kontrolüne girmiş oldu. Doğu bey haklı çıktı. Tabi Doğu beye sormak lazım Pkk Abd kontrolüne girmeseydi onunla görüşmeye devam edecek miydi ?

    Tayyip beyi Abd ve İsrail iktidara getirdi. O gelmeseydi yine ona benzer birini iktidara getireceklerdi. Onların Bop projesi Büyük İsraili kurmak ,Kürdistan kurup İsrailin güvenliğini sağlamak ve Ortadoğuyu kendi kontrollerindeki Türkiye üzerinden yönetmekti. Bunlar zaten sizinde bildiğiniz şeyler asıl amaçları çok daha büyüktü. Paganizm hakkında bilgi sahibi olduğunu görüyorum.

    Vatikan gibi merkezi otorite ile sahte İslam halifeliği ilan ettirip Tevratı ve İncili bozdukları gibi Kuranı bozup tüm İslam alemini Paganizme dönüştüreceklerdi. Bu yüzden bizimle sahte Yeni Osmanlıcılık oynamak istediler. Bu yüzden Fetöyü Ortadoğuda,Balkanlarda,Afrikada ,Türki Cumhuriyetlerde besleyip büyüttüler.

    Tayyip bey’de bu süreçte Kürt açılımı gerçekleştirdi. Bu süreç önemli bir süreçti. Pkk Kandilden yönetelirken Tayyip bey onlara silah bıraktırmak ve Kürt halkını Pkk ‘dan ayırmak istiyordu.Bu süreci bozanda Fetöcüler oldu.

    Halklar arasında ayrılık derinleştirelicekti ki bölünme gerçekleşmiş olsun böylelikle İsrailin güvenliğini temin edecek Kürdistan kurulabilsin.

    Tayyip bey Pkk-Fetö-Abd ve İsraili kandırmak üzere politika izledi. Hepsini kandırdıda. Erbakanı anlamadan Tayyip beyi anlayamazsınız. Erbakan’ın yapmak istediği her şeyi Tayyip bey yapıyor.

    Onlar bizimle sahte Yeni Osmanlıcılık oynamak istediler. Biz ise onlara gerçek olanı vaad ediyoruz.

    Masonluk,Paganizm ile İslam arasında savaş var. Buna Hak Batıl diyoruz. Bu savaşta kıyamete kadar sürecek.

    Büyük Medeniyet inşa eden Romalılar,Antik Mısırlılar,Sümerler ve Babil medeniyeti yıkıldılar. Bunların hepsi Pagandır. Yıkılmayada mahkumdur. Sırada yeni Babil olan Amerika var.

    Yakında Amerika’nın ve İsrail’de paramparça olduğunu göreceksiniz. O zaman beni anlarsınız.

    saygılar

  7. 29 Haziran 2021, 13:57

    Harika bir yazi ve mukemmel bir hicivleme sanati ornegi, zevkle okudum sevgili Nihat bey. Tesekkurler.

  8. Alper kardeşim siz bunları tanımıyorsunuz. Size yakında patlayacak olan Müslüman görünümlü Siyonistleri tanıtayım.

    Işıkçılar cemaati lideri Hüseyin Hilmi Işık. Kendi adına bir hattada icazet yazdırıp kendiini Arvasi tarikatının devamı olarak niteleyen aşağılık bir kripto. İsrailin içimize soktuğu son versiyon. Onun damadı Enver Ören ve oğlu Mücahit Ören. Tüsiad ve Tema üyesi olan Enver Ören Vehbi Koçun yol arkadaşıdır. Ve Murdoch ‘larla bağlantıyı sağlayan Ahmet Ertegün. Siz bunları Pelikancılar olarak tanıyorsunuz. İşte size Pelikancıların fikri temelleri. Bunlar asırlardır böyle sızıyorlar.

  9. Endise etmeyin ben gayet iyi taniyorum. Iyi niyetli oldugunu dusunerek yazayim. Ismini verdigin sahis, kimseyi kandirmadi, danisikli doguste bop esbaskani olarak uzerine verilen her gorevi yapti, kisa keseyim, oradaki kumastan kahraman cikmaz. ciksa ciksa isbirlikci cikar. Islam alemi bogazina kadar musrik zaten. Fetosu bir yerden, menzili bir yerden, bademi diger taraftan. Herkesin derdi para, guc, hakimiyet (lat, menat, uzza). Bak en basiti para verip hacca gidiyorsun, yine parayla aldigin taslar ile seytan putu tasliyorsun. Dua edince putperest oluyorsun da, beddua edince putperest olmuyorsun yani. Kuran da demiyor mu, sizden para istemeyenlere tabi olun diye. Sadece farkinda degilsiniz, cunku gozleriniz kapali. Kuran da halifelik, din adamligi, ulemalik gibi siniflar olmaz. Kimse Allah adina hukum veremez, bir baskasina ustunluk kuramaz. Din senin sandigin gibi kutsallik anlamina gelmez, din arapcada borc, yukumluluk demektir. Bire bir ayni yazilir. Sadece arapcada degil latince religion da religio kokunden gelir. Roma kaynaklarinda da borc olarak kullanilmistir. Peygamberler din getirmemis aksine, insanlarin uydurduklari dinleri kaldirmislardir. Dinler arasinda diyalog da olmaz, savas da olmaz. Batil olan bunlardir. Bak ayet, Allah katindaki din islam’dir der Kuran, yani Allah katindaki borc baristir. Allah’in dini birdir. Baristir. Emri de butun insanlara aynidir, adil olun, calmayin, hirsizlik yapmayin, yalan soylemeyin, kendinizi veya bir baskasini putlastirip ustunluk kurmaya calismayin, uyusturucu kacakciligi yapmayin, insalara tecavuz etmeyin, fuhus organize etmeyin. Emevi musrikleri gibi dini anlasilmaz yaparak, zorlastirarak kafa bulandirmayin. Kotu insanlar her zaman olur ve olacaktir. Falanca kisi giderse batariz, beka sorunu diye bir dunya yok. Bak, hergun milyonlarca kisi ihlas suresi okuyor. Tekrar okumani tavsiye ederim. Samed olan sadece Allah’tir. Aksini iddia eden de yine musriktir. Selametle.

  10. 29 Haziran 2021, 17:49

    müthiş bir yazı müthiş bir edebiyat

  11. 29 Haziran 2021, 22:04

    Bir seçim gecesi mart ayında çalıyor ama çalışıyor diyen yerlerde gece don oldu o sene meyve kıtlığı oldu .Bir sene yıldırım
    çarpmasından 30 40 kişi öldü.Bir sene başımıza taş yağdı evlerin camı kırıldı araba kaportaları yamuldu doludan.Hortumu belgeselde görürdük şimdi normal oldu.Bu senede müsilaj çıktı heryer salya sümük .Temizeller operasyonunu mafya lideri yapıyor.Hukukçular görmedim duymadım bilmiyorum diyor.1580 lira emekli bağlanan akrabam halinden memnun ampule devam diyor.Bir diğeri iki çoçuğu iş arıyor bulamıyor oda ampulcü.Ben de birer tane gemicik al banka kredisiyle ilerde 20 30 gemiyle filo kurarlar allah verdikçe verir diyorum.Zübüklere aşık bunlar zübüklerde kabahat yok.Yada harami medyada hipnozmu yapıyor bu şeytanlar ben en fazla 30 saniye baktığım için etkilenmiyorum herhalde.Haberleride veryansın tv den bakıyorum.Ahmet Arif in Şu dizelirini de Nihat Genç e çok yakıştırıyorum
    VE BEN ŞAİRİM
    NAMUS İŞCİSİYİM YANİ
    YÜREK İŞÇİSİ

  12. 1 Temmuz 2021, 13:10

    Harika bir yazı.Mükemmel . Teşekkürler.

  13. 30 Temmuz 2021, 18:19

    Nihat Abim Erdem’e de dokundurmuş

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!