Nihat Genç yazdı…
Emekli amirallerin Montrö mektubuyla milli birlik ve beraberliğimiz için olağanüstü büyük dayanışma günleri yaşıyor gururlanıyoruz.
Hangisini tebrik edeceğiz bilemiyorum, sırasıyla gidelim. Önce Doğu Perinçek beyin Cem Gürdeniz’i sahiplenişi gözlerimizi yaşarttı. Cem Gürdeniz’i yere göğe koyamadı.
Tam bir dava adamına tam bir cumhuriyetçiye yakışır şekilde Cem Gürdeniz’e övgüler düzmesi hakikaten görülmeye değer muhteşem bir tabloydu!
Doğu Perinçek’in Cem Gürdeniz’e eşi benzeri görülmeyen bir vefa duygusuyla göğsünü siper ederek sahiplenmesi okuyucularımızı da çok heyecanlandırdı ekran başında histeri nöbetine girmiş gibi topluca ağladık.
Doğu Perinçek’in zor günlerde milli dayanışma örneği gösteren veciz son derece güzel sözleriyle çok duygulanıp bizleri arayan yüzlerce okuyucu-izleyici de gururla gözyaşlarına boğulup ‘cumhuriyetçiler’e yakışan dayanışma işte budur’ dediler. Hakikaten birbirimize kenetlenmek için böyle kara günler gerekiyormuş. Birbirimizin değerini varlığını daha iyi anladık.
Doğu Perinçek bey, muhteşemsiniz, inşallah bu ulvi davanın romanını yazmak bana nasip olur.
Gerçekten Silivri zindanlarına karşı mücadele edilirken ben de Levent Kırca’nın davetiyle o günlerde genç yöneticileri birbir içeri atılan Ulusal Kanal’a koşmuş gaz bombaları arasında ikiyüzün üstünde program yapmış ve bir çok genç idealist hakikaten pırıl pırıl vatansever çocuk tanımıştım.
İşte, dün, bizi yakından tanıyan bu genç parlak idealist ve dürüst arkadaşların bizi yere göğe koyamayan sahiplenişleri kucaklayışları, gözlerimiz buğulanarak dinledik. Zor günlerde insanların birbirini sahiplenmesi ne gurur verici tablo. Karşı devrime ve düşmana karşı aynı cephede sırt sırta yanyana gelmenin onurunu bir daha yaşadık.
Her biri çiçek gibi genç arkadaşlar milli duygularla bizlere cepheden dönen yaralı askerlere sarılır gibi bizleri kucaklayışlarını gören başta FETÖ’cüler ve Atlantikçiler(?). kesin kahırdan ölmüşlerdir.
Evet sevgili okurlar, amirallere ve bizlere övgü ve iftiharlarla dolu çok görkemli günler yaşadık.
Bu gurur tablosunun en başında Devlet Bahçeli beyi anmasak hatırı kalır.
Montrö hassasiyeti gösteren amirallerimizi apoletlerinden öpmesi ve lojmanlarına kadar gidip eşlerine saygı göstermesi, milletçe hepimizi duygulandırdı.
Ve karşı devrimcileri karşısına alıp vahşi dillerini ve kalkışmalarını sert şekilde eleştirmesi yobazlara karşı cumhuriyetçileri çırpınırdı Karadeniz gibi sahiplenmesi görülmeye değer bir milli tabloydu.
Devlet Bahçeli bey cumhuriyetçilere ve cumhuriyet değerlerine ve cumhuriyet’in ilkelerine sahiplenişiniyle hepimize adeta milli bir bayram yaşattı, başımızdan eksik olmasın!
Ayrıca şüphesiz büyük fikir adamı Cem Küçük’ün Ulusal Kanal ve Habertürk’te amiralleri ve bizleri gururla sahiplenişi hepimize büyük bir moral ve göğsümüze madalya oldu. Mehmet Metinerler’in Küçük’lerin düşmanları korkutan bozguna uğratan darmadağın eden naralarına bağırış çağırışları ve küfürlerinin lezzetine sanırım varlığıyla onurlandırdığı o milli kanaldakiler de çok gurur duymuş doymamıştır.
Ve aramızda yazılar yazmış bizi çok iyi tanıyan bir çok arkadaşın twit sitelerinde ‘bir de veryansın tv operasyon yapmalı’ demeleri, hakikaten mertlik delikanlılık göstergesiydi, kara günde dostluk buna denir işte.
Bu zor günlerde karşı devrimcilere karşı eski arkadaşlarımızı yanımızda görmek bizleri sevince boğdu ve hava fişekler gibi kıpır kıpır heyecanlar yaşattı.
Tabii ki, Yılmaz Özdil’e nasıl ve ne kadar teşekkür etsek azdır.
Amirallere övgüler düzdükten sonra ‘insanın aklını kurcaladığı şeyler’ var deyip ‘acaba’ bu mektubu basına kim sızdırdı, deyip, zehir hafiyeliğin derin imasıyla lafı bize getirip bizleri işaret etmesi hakkaten gerçek bir Atatürkçüye yakışır harbilik göstergesiydi.
Arkadaşlarla defalarca gözyaşlarıyla okuduğumuzda yazının sonlarında büyük gizem taşıyan mısralarına yaşasın dedik, şuraya bak, bir nevi haber sitemize çakma Cemal Madanoğlu rolü vermiş, işte bu dedik, bize de darbeci devrimci kahraman rolü verdi.
İktidarın zulmünü yirmi yıl yaşadıktan sonra Allah sonunda bizlere bu gururlu günleri de yaşattı, bitmedi, kahraman yazarımız Özdil, ve Tayyip Bey’in 15 Temmuz günü gibi yine Marmaris’e gittiği bir gün amiral mektubunun sızdırılmış olması ve sızdıranların aynı gün Hayrettin Karaman’ın devlet adamlarına nasihatlarını Yeni Şafak’tan okumasıyla aynı güne yine denk gelmesi, yani AKP’yle gizli işbirliğine girmiş çakma ve iktidar işbirlikçisi Mahir Kaynak iması ve karakterine, hayran kaldık. Netflix’te film olacak muhteşem tespit!
Yüzlerce karşı devrimci bizlere çamur atarken şeref ve onurumuz ve itibarımız üzerinde tepinirken işte gerçek Atatürkçüler bizi böyle onurlandırdı.
Sevgili okuyucu, büyük fırtınalar koptuğunda büyük heyelanlar seller depremler olduğunda evet siyasette de büyük tarihi günlerde sokakların meclislerin evlerin zihinlerin partilerin sıradan insanların kahramanların zihinleri DÜZENLERİ DE BOZULUR. Hercü merc deriz, ortalık allak bullak olur. Duygular ve nesnelerin düzeni bir günde değişir. Önceki mangalar taburlar dağılır yeni fikir ve heyecanlarda yeni buluşmalar olur. Bazıları kendini güneş gibi gösterir önder olur. Karakteri zayıflar elenir. Düne kadar güvendikleriniz tırt çıkar kahrolursunuz.
İşte bu günlerde gerçekler HAKİKATIN BAYRAĞIYLA ortaya çıkar ve hakikatın devrimi kahraman bildiklerinizi pire efsane dediklerinizi bir günde maymuna dönüştürür.
Cumhuriyet’in en temel ilkelerine ve Cumhuriyet’e kimler sahip çıkıyor, işte böyle zor günlerin depremlerinde yerin altından uğultulu ürpertici bir ses gelir, faylar kayalar çarpışmış yer değiştirmiştir, sıcacık gaz ve lavlar çıkmak için bambaşka mecralar kendini aramaktadır. İşte bu günlerde gerçek vatanseverler çok daha sahici ve yakından görünür!
Bulutlar dağılmaya gün aydınlanmaya başladığında dağların ufkun çiçeklerin duyguların yaşanan günün heyecanlarının bambaşka bir istikbale ve yepyeni bir coşkuya dönüştüğünü görürsünüz.
Bir devrim anı gibi, sahici bir test oldu, deyimiyle turnusol kağıdı gibi, hakiki kişi ve şahsiyetler sahteleriyle ayrışıyor ve milli duruşlarıyla Cumhuriyet’i sahiplenen yepyeni bir milli heyecan ortaya çıkıyor! Böyle günlerde cumhuriyet fikri lav gibidir kimse eline alamaz ve ama kimse önünde de duramaz!
Sarıklı general haberini ve amiral mektubunu okuyan herkes Akşener’inden liberallerine Abdullah Gül’ün Davutoğlu’na irili ufaklı tüm partiler irili ufaklı dernekler vakıflar tarikatlar cemaatler yani muhalefet ve iktidar herkes ama nerdeyse herkes reisimize bir daha biat etmek zorunda kaldılar ve hepsi, şimdi rahmetli o hep söylerdi: hepsi sarayın önünde hizaya geldiler.
Yani bir büyük biat ve hiza günü yaşamanın sevincindeyiz.
Biz buna ‘yanaşık düzen’ diyoruz, muhalefet dediğiniz ve karşı devrimcilere karşı savaş verdiklerini sandıklarımızın kimlerle yanaşık düzen olduğunu tarih hakikatiyle ortaya koydu.
Vatansever duruşlarıyla saraycıların sarıklıların FETÖ’cülerin gözünü korkutan milli cephedeki her arkadaşımızın bu kahraman yanaşık düzeniyle bu vesileyle bir daha iftihar ettik.
Kim kimin yanında şaşkınlıkları yaşadığımız bugünleri yarınlarda hatıra olarak anlatmaya koyulursak, ilk hikayemiz galiba bir masal girişi gibi olacak:
Bir kahramanlar sirki varmış, aslanlar kaplanlar filler takla atıyor atlıyor zıplıyor ve seyirciler yaşa varol deyip alkışlamaktan heyecandan kırılıyormuş…
Kahramanlıkla aslanlar öyle yüksekten atlıyormuş ki.
Kaplanlar kahramanlıkla öyle parendeler atıyormuş ki, izleyenler bu kadar heyecan bu kadar sorumluluk bu kadar sabırlı olmak bu kadar arkadaşlarını düşünmek olamaz diye milli heyecanlara gark oluyormuş.
Derken sirkin kapısına ‘pireler’ gelmiş.
Sirkin sahibine biz de bir gösteri yapacağız, demişler.
Sirkin sahibi, neden, demiş?
Çünkü bizler bu aslan kaplanlardan daha yüksekten atlıyoruz zıplıyoruz, isterseniz gösterelim, demişler, pirelere bir sahne verilmiş hakikaten pireler öyle yukarlardan atlayıp zıplamışlar ki…
Sirk sahibi hayran kalmış ve biletler satıp pireleri sahneye çıkarmış.
Pireler öyle yüksekten taklalar atmış ki sirk sahibi hayran kalmış vay anasını demiş yahu bu kadar cesurunu kahramanını hiç görmedim demiş sirk sahibi yahu benim nice sirkim var ama pirelerin sirki yok mu vallahi ağzım açık kaldı demiş ve SİRKİNİN tapusunu PİRELER’e vermiş…
Ve gösteri günü gelip çatmış.
Sirk tıklım tıklım dolu bir izdam izleyiciler Sirk’e sığmıyor!
Ve gong çalmış gösteri başlamış.
Ve pireler olağanüstü mucizevi akrobatik gösterileriyle koşar adım sahneye çıkmaya başlamış.
Ve masal şu cümlelerle bitiyor: ‘Gelin görün ki pirelerin gösterisini kimse görememiş’.
(Harika çıkarımlarını olağanüstü analizlerini ve ters taklalarını ve havada uçuyor gibi numaralarını çok küçük oldukları için hiç bir seyirci oturduğu sıralardan görememiş.)
Ama ben gösteri akşamı o sirki izledim, pirelerin kahraman akrobasisine şahit oldum.
Belki gözle görülmüyorlar ama hakikaten taklaları uçuşları havalarda salınışları eşsiz.
69 Yorum
- Yorumların Sıralanışı
- Yeniden Eskiye
- Eskiden Yeniye
Edepsiz, haysiyetsiz, şerefsiz, liyakatsiz olmaktan bin kat iyidir. Tebrikler Nihat Genç, kudurt şu edepsiz, şerefsizleri..
D. Perinçek in temel görevi güncel muhalefeti dağıtmak ve gözden düşürmek gibi görünüyor. Şimdi varlığı ve konumuyla, Kemalist, bağımsız, ulusal bir muhalefetin gelişip büyümesinin önünde bir tıkaç işlevi görüyor. Daha önce, 70’li ve 80’li yıllarda, Abd etkisine karşı en önemli tehdidi oluşturan sol muhalefete karşı aynı rolü oynamıştı. Genç kuşaklar, ve halkın nezdinde güncel görevi, bağımsızlık, Kemalizm ve sol dünya görüşlerini kötü temsil etmek ve gözden düşürmektir. Sirkin en sevimsiz rolü ona verilmiş gibi. Yüzündeki hiç değişmeyen garip, samimiyetsiz, huysuz ve çirkin ifade de yıllardır oynadığı rolün sonucu olmalı. Tarihin çöplüğünde yerini aldı bile.
Veryansın haricinde bir yer kalmadı. Cumhuriyet Nihat abinin dediği gibi kimsesiz ve sahipsiz. Burası Duatepe. Burası düşerse doğruları konuşan kimse kalmaz
Eksiler basmakta bundan sonra sizleri kurtaramaz sayin VP trolleri. Bastiginiz eksiler ne kadar caresiz oldugunuzun aynasidir. Tesekkurler.
Cok dogru bir yorum. Bu isin en buyuk kaybedeni Perincek ve partisidir. Bundan sonra hic bir etkileri kalmamistir. Bu yuce milletin kalpten sevdigi ve saydigi vatansever olduklari eylemleri ve katkilari ile coktan ispatlanmis amirallerimize, sadece muktedire yaranmak ugruna amerikanci, pkk’ci ve feto’cu gibi en buyuk kasti hakareti yapabilen bir kisi zaten “PECETE” olmayi coktan hak etmis demektir.
Perincek siyaseten intihar etmistir. Ben bunlarin kandirdigi genclere uzuluyorum. VPnin bu ihanetinden sonra o partide kalanlar ya kisilik yoksunu insanlar yada genclikten oturu kisilikleri tam gelismemis zihnen ezik olanlar. Perincek yasaminin sonbaharinda en buyuk hatasini ve ihanetini yapmistir. Ona gonul vermis bircok vatansever Kemalisti yuz ustu birakmistir. Sahsi ihtirasi ile baslangicta vatanseverler ile ruzgar bulan VPyi bugun itibari ile tamamen yikmistir. Ataturk’un posterini kullanan Imamoglu gibilerden bir farklari kalmamistir.
Perincek vatansever Amirallerimize amerikanci ve hatta pkk’ci feto’cu diyerek cok agir kufurleri hakediyor ama burada yazan bircok Kemalist terbiyeleri ve kendilerine olan saygilarindan oturu boyle davranmaktan imtina ediyorlar. Perincek denen davasina ihanet etmis bir kimseyi gelipte burada savunmayin, aydinlik’a ulusal kanala, ak-it’e, yenisafak’a, hurriyet’e gidin oralarda yorum yapin. Bundan sonra yeriniz orasidir.
Bu bildiri ister dogru ister yanlis olsun kim ne soylerse soylesin bir seyi cok net ortaya cikardi..Cumhur ittifaki partileri tek ses olurken, birbirine benzemez millet ittifaki su kucucuk meselede bile tek ses olamadi, dagilip gittiler..Biri zevzek dedi, oteki onurumuz dedi, beriki cark etti soylem degistirdi, hdp cephesi suskun, temel suskun, david ile bebecan yarim agizla birseyler geveledi, ne dedikleri anlasilmadi, ince ortaliktan kayboldu….Yarin bunlar iktidar olursa Turkiye Cumhuriyetinin cok daha buyuk sorunlarinda nasil biraraya gelip te bu sorunlarin ustesinden gelecekler? Akdenizde suriyede irakta libyada kibrista egede bunlar neyi cozecek? Tahminimce ilk sorunda once kendileri birbirlerine girerler..Hicbirinin Erdogani indirmekten baska bir projesi baska bir fikri baska bir tavri baska bir plani baska bir kadrosu yok..Amirallerimize bu bakimdan cok tesekkur ediyorum..Sagolun varolun.(ironi degildir.)
Edebi yönü yüksek bir yazı ancak içerikten yoksun.Tepkisel.
BURAYA yorum yazanlardan “yazı duygusal muygusal” ayağı çekenler işini iyi bilenler, açıkça PErinçek parlatmasına gelmişler. Duygusal diyerek yazının fikir planına saldırıyorlar. HAYIR bu yazı gayet rasyonel yazılmış ironisi de sağlam oturtulmuş, TAM DA gerçekleri anlatan yazıdır. AKTROLLER’e şimdi de PERİNÇEK trolleri mi eklendi gitti. KRAL ÇIPLAK deyin siz de artık dostlar. TAVANA BAKMAYIN!
Bakın temel bir kuralı burada belirleyelim: Evet darbelerde sahnede görünenler sadece askerler ve onların elindeki silahlarıdır.
Ancak bir darbe öncelikle o ülkenin oligarşisi içerisinde yer alan güçlerinin, yani yönetimde gerçekten söz sahibi olanların (Ekonomide: Tüsiad-Müsiad-Tobb vb. gibi, Siyasette: Partiler-dernekler-sendikalar-STK ların bir kısmı gibi. Üst bürokraside: istihbarat, yasama-yürütme-yargı vb. gibi) isteği ve desteği ile yapılabilir. Burada en önemli bir diğer faktör ise eğer ülke dış müdahaleye açık, sömürge veya yarı-sömürge bir ülke ise, işgalci ülkenin planlaması, desteği, onayı olmadan darbe olmaz, darbe YA PI LA MAZ. Bu temel bir kuraldır. Darbeden gerçek anlamda en çok faydalananlar perde arkasındakilerdir. Yani öyle emekli bir kaç subayın yapabileceği veya yaptırabileceği bir şey değildir. Kaldı ki bu emekli subayların çoğu demokrasiye inanmış, kendinde ve yaşamında bunu içselleştirmiş, darbecilere karşı direnmiş insanlar. Yani buradan bırakın darbeyi, vesayet bile çıkmaz. Ama bu bildiri, her konuda sıkışan iktidar için üzerine atlayacağı bir gerekçe oluşturdu ve son dönemde Türkiye’yi yönetenler dümeni Avrasya’dan ABD-AB rotasına doğru kırıyor gibiler. Bu manevrada çatlak ses istemiyorlar da olabilir.
Kilicdar aksener demirtas uclusunden bin kat daha iyidir o kufrettigin uclu…Iyice zivanadan ciktiniz be.
Perinçek’e küfür etsem yayınlarsanız, sizi ufak tenkit ettim yorum ortada yok.
perinçek ve tarikarı içte büyük bir çözülme yaşıyor… kendi içindeki kavgayı dağıtmak için sürekli dışarı sataşıyor…
ciddiye alınıp cevap verilecek biri değil. O ilker yücel mi neyse gazeteci diye oturtmamışlar da şakşak yapsın diye koymuşlar karşısına, ceketini ilikliyor soru sorarken. karakter olsa ‘aga biz ne yapıyoruz’ diye düşünür. hepsi perinçek sonrası için rol kapma derdinde ruhlarını satmışlar şirin görünmeye, itaatte kusursuz olmaya çabalıyorlar.
“Perincek bu cikisiyla bir Nato ve Amerikan’in yaninda oldugunu ispatlamistir. Bu agir, tamamen haksiz ve insafsiz sozlerinin hesabini tarih kendisinden birgun elbet soracaktir.” demişsiniz. aynen katılıyorum, altına imzamı atarım. fütursuz amerikancı perinçek, yıllaaaarrca kendini amerikan karşıtlığı maskesiyle gizleyen perinçek, sonunda ipliğin pazara çıktı senin de.
Kurmay aklı tam da budur, cühelaya anlatalım: Ukrayna’yı Rusya’nın kucağına atıp Yunanı da bize doğru hırlatan çirkin ABD’nin planını bozmaktır kurmay aklı. Montrö özelinde karadeniz’e sahip çıkmaktır. ama heyhat, bizim beyefendi sübyancı biden’den telefon gelecek hasretiyle yanarken akıl feraset ve kurmay ikazları işe yaramayacak. sahipsiz memleket. Nice zamandır Ülkücüler’e kulak kesildim, içlerinden bir tane adam gibi adam çıkıp yav arkadaş bildiriyi okudum olayın vahametini anladım, amirallere kulak verelim. Rusya’yla savaştıracak bu abd bizi, etmeyelim demiyor. Birbirinden korkuyorlar. afarozdan korkuyorlar. Montrö konusunda Türk Ocakları susuyor, savaş dibimize geldi, türkçüler mal oldular tavana bakıyorlar. Cumhuriyet… kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyet, kendisi kimsesiz kalıyor diye üzülüyorum.
Perinçek utanmadan sıkılmadan ve ne idüğünü iyice ortaya çıkarmaktan da çekinmeden Cem Amiralimize Amerikancı dedi. Utanmaz terbiyesiz adam. Yalancı. Bahçeli-Perinçek-Tayyip, tarih böyle yazsın sizi yan yana, bundan daha büyük kepazelik de olamaz zaten.
Ulusal kanalda Hakan Bayrakçı konuşurken miderator hanım efendi sesinizi yükseltmeyin diye ayar veriyor. Karşısında Cem küçük denen şahsiyeti kolluyor falan :) kendimi bir zamanların Samanyolu TV sinde gibi hissettim.
Doğu perincekl beyfendiler icerideyken kapı önlerine bedava atılan zaman pacavralarina inat butcemi zorlayıp beşer onar aldığım takside dolmuşta vapurda sağa sola buraktigim aydınlık gazeteleri haram zıkkım olsun.
Cem Gurdeniz gibi bir adama TV de resmen amerikanci dedi kulaklarıma inanamadım.
Cin ve Rusya eksenli politikalar üretilsin yeter ki, Doğu Perinçek beyefendi hilafeti seriati bile savunur. Kandırılan o gençlere daha çok üzülüyorum.
Hepimizi kandırdın ALLAH BELANI VERSIN SATILMIS HERIF..
Çetele tuttun değil mi? 1500 kişi okurken, meslek hayatında, özel hayatında hep yanındaydın!!! Sorumsuz ve akılsızca laflar.
diri hiç bir kurmay emekli kalmamış yanlarında ne mal olduklarını anladıkça ayılmışlar. Sevgili Soner Polat’ın ömrü yetmedi ne olduklarını anlamaya. Utanmadan ölü amirali dirilerini dövmek için kullanıyorlar. Allah kimseye bu kadar alçalmayı göstermesin. Tiksinmekten çok utanıyorum şahit olduklarımdan.
Bilmiyorum okuyor musun bu yazıları Nihat abi…
Bu sessizliği ani bir travma ile ortaya atılıp bozmak biliyorum provokatörlük olacak ama bu vatansever amirallerin şu ana kadar süratle yeteri kadar sahip çıkılmaması çok acı. Demek sıradan vatandaş düşşe şu hallere hep lafmış iyi günde güle oynaya söylediklerimiz…
Yalnız yine de biz bu yukarki yazımda bir anlık sinirle ağır hakaretler ettiğim vatanını seven tertemiz insanlarla ne yazık ki en kötü günde dost olamadık ama her şeyi birlikte atlattığımız zaman en iyi günde de düşman olmayacağız!
Varsın bu yazıyı burdan yayınlamaya da şov yapıyor desinler…
Düşmanımın düşmanı dostumdur , düşmanımın dostu düşmanımdır yaklaşımları kaosa sürükledi toplumu sevsek ,sevilsek dünya kimseye kalmasa
Hayır Nihat bey, okurlardan ziyade veryansın ekibini uyarmak için gönderdiğim ve hakaret içermeyen birden çok yorumumun yayınlanmadığı bir gerçek. Çok sevdiğim Yaşar Nuri hoca da haksız veya yersiz eleştirilere tepki verirdi, gene çok sevdiğim ve birkaç kez oy verdiğim Haydar hoca’nın ekibi de eleştiri sevmiyor, kimileri böyle, yapıcı eleştirilerin dostun acı sözü olduğunu anlamak istemiyor.
2021 YAŞ’ta ordudan 1500 Kemalist/Ulusalcı subay atılır. Aydınlık “Ordu Emin Ellerde” diye manşet atar. Bu durum her sene 2022, 2023 2024 vs. YAŞ’ına kadar devam eder; her yıl “2.Kurtuluş Savaşı”nı veriyor oluruz. İslamcıların hakim olduğu orduda Selefi cuntalar belirmeye başlar; Aydınlık “Savaşan Orduda İrtica Olmaz” diye manşet atar. Kusura bakmasınlar ama artık hayvan terli. Bugüne kadar güvenildi, sabredildi ama çıkan sonuç ortada. Malum gruplar devleti ele geçirdiler; Perinçek’in temsil ettiği söylenen kesimler peçete gibi kenara atıldı.
Hakareti hak eden işte böyle övülür .
Perincek merhum Amiral Soner Polat’in isminide istismar etti ve onun gercek bir Amiral oldugunu ve bu 104 amiralin (Cem Gurdeniz dahil) Turk ordusunun Amiralleri olmadigini soyledi. Bu cok buyuk bir hakarettir ve otesi merhum bir buyuk vatanseverin adini kullanarak politik rantcilik yapmaktir, Kemalistleri bolmeye calismaktadir. Soner Polat gercek bir vatansever ve Ataturkcu idi, Perincek gibi bir yalaka yanar-doner ruzgar gulu hic olmadi. Yasasaydi, kuskusuz bu bildirinin altina imzasini atardi. Montro konusunda ve Turkiye’nin Karadenizde’ki guvenligi oldugu dogrultusunda degerli yazilari var. Perincek bu cikisiyla bir Nato ve Amerikan’in yaninda oldugunu ispatlamistir. Bu agir, tamamen haksiz ve insafsiz sozlerinin hesabini tarih kendisinden birgun elbet soracaktir. Bundan sonra Ataturkcu oldugunu, Avrasyaci oldugunu zinhar agzina almasin. (Not: Dunde degerli vatansever komutanimiz Cem Gurdeniz hakkinda Rahmi Koc’un talimati ile hareket ettigi yonde abuk subuk asilsiz laflar etmis)
Cem Gürdeniz Bey’in bir kitabını okumaya dahi uğraşmamış insanlar bu konuda yorum yapmasınlar.
Kafanızdaki esintileri kanıtsız, belgesiz ortaya atmak araştırmacı, ahlaklı, okur, yurttaş şahsiyetine sığmıyor.
Korkakça: yea bunlar ameriga yeaa diye laf atıp kaçmak yiğitlik olmaz.
TC Ana yasası Madde 26 – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
Ordu veya Asker güzellemesi yapmıyorum.
Tersine, uzak yakın geçmişte büyük hatalar yaptıklarını demokrasimizi çürüttüklerini düşünüyorum.
Ama eski amirallerin duyurularını yorumlarken BENCE temel kriterler şunlar olmalıdır.
Bu eski amiraller artık sizin benim gibi sivildirler. Ve artık silahsız kuvvettirler.
Anayasanın yukarıdaki 26. Maddesine göre böyle bir duyuruyu yapmaları yasaldır.
Demokrasilerde tüm sivillerin, sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının, sendikaların, derneklerin vb siyaset yapmaları, vazgeçilmez yurttaşlık haklarıdır. Kimsenin takdirine, onayına bağlı değildir.
Bunlardan dolayı Emekli Amirallerin duyurusu meşruti açıdan bir masumiyet karinesine sahiptir
Bu peşinen kabul edilerek ve buna saygı duyularak bu duyurun içeriği tabi ki farklı şekillerde yorumlanabilir.
Mesela Arslan Bulut Yeniçağ gazetesinde bunu bakın nasıl yorumlamış.
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/emekli-amiraller-neyi-basardi-58732yy.htm
Doğu Perinçek’e gelince sıkı müttefiki olduğunu anladığım Almanya’nın ve Almanya’nın da stratejik ortağı Rusya’nın global politikası doğrultusunda bir Avrasya tezini kuvvetle savunmaktadır. Mevcut iktidarın da bu yolda ilerlediğini varsayarak siyasetini buna göre tanzim etmektedir.
Bunun karşısında olanları ise vatan hainliği ile suçlamaktadır.
Halbuki Avrasya tezi, tartışılır ve sadece bir tezdir. Mesela ben bu tezin karşısında yer almaktayım.
150 yıllık birikimimiz sonucu, özgürlükçü parlamenter rejimi, ulusal bilinçle revize edip bu yolda yürüme şansımız vardır. Unutmayalım ki mevcut parlamenter sistemle, ABD ile didişe didişe milli kalkınmamızı gerçekleştirdik ve bir sanayi ülkesi olduk.
Ben özgürlükçü parlamenter sistemden vazgeçip, Asya’nın ikinci sınıf diktatöryal tek adam demokrasilerinde yaşamak istemiyorum. Bu düşüncem tartışılır ama beni hain yapmaz.
mavi vatan dersininz ilk yapılması gereken işte karşı çıkarsınız eski yazılara bakıp bu tutuklanan mavi vatanı ilk çıkardığını söyleyen kişi ne demiiş bakın
Sayın okurlar sitenize sahip çıkın, yorumları kesinlikle okuyun ve görüş bildirin. İnsan aşağıdaki yorumları okuyunca kendi kendine soruyor bunların bazıları iktidarın paralı askerleri gibi araya nifak sokmaya çalışıyorlar. Bazıları ise birilerinin … kılları gibi, ağasını koruma hissiyle ne yaptığının farkında bile değil. Sayın Nihat Genç uzun yıllardır sürekli dik duran, bildiğini kimseden korkmadan yazan ve söyleyen biri. Buna rağmen ona bile hadsiz yakışmalar yapıyorlar. Eleştirimizi yapalım ama yersiz ve haksız olanada sessiz kalmayalım. Saygı ve sevgilerle. VERYANSIN TV İYİ Kİ VARSINIZ !!!!! SİZİN SAYENİZDE YURTSEVERLER SESLERİNİ DUYURUYOR.!!!
Kastınız ADD ise onlar milleti nötürleştime görevlileri tarafından ele geçirilmişler.
Insallah tum yorumlari ve cevaplari okuyorsundur Nihat abi..
Abi kim ne derse desin ben her zaman söylüyorum sen Anadolusun iyi ki varsın
Pireler sirkine, dışarıdan bakanlar zaten bir dahaki hamlelerine gerekli ince ayarları yaparak giriyorlar ve giderek daha sofistike ve daha pırlantacı ayarlarıyla yakında tek hamleyle 3 sinek 5 pireyi birden halledecek, hep kutsallarımız ve baştacı ettiklerimizi kullanarak ”gaza getirip dolmuşa bindirirken” biz birbirimizi yiyeceğiz ve Atatürk’ün tehis ettiği gibi hala böyle tek amaç ve hedefleri ”iç cephe” birileri bizi karpuz gibi ikiye bölerken, diğeri laik-islam kartı diğeri ise kürt-türk , diğeri alevi-sunni vs vs kaşımaya devam ediyor, dün ülkemizi başka çaresi kalmadığı için ziyarete gelen Leyen – Michel ikilisi ortalık toz duman olduğunu görünce, bir tebessümle kartları güçlendi mi ? güçlenmedi mi ? daha dün Irak ve İranı birbirine saldırtan güç , Irak’a saldırısında Alaska da batan petrol gemisinden ziftlere bulanan kuşları beynimize kazıyarak devam etti, bugünkü ortamda daha fazla yatırım yaptığı proje devlet ve karşısındaki sarsılmaz kale olan Türkiye yi yıkmak için içeriden ve dışarıdan zorluyor, düşünceler fikirler özgürdür , kişi istediği yerde durmakta da özgürdür, yarın gidecek sığınacak başka yeri olmayanlar en azından duruşuna bakmalı, daha dün gazeteciliğe başlayıp sonra hilton otelinde düğün yapanlar her yere sığar, onlara zaten lafımız yok, efendisi kemik attığı zaman dışarıdan içeriye havlayanlara hiç yok
Askerin, Polisin emeklisi olmaz, Üstelik 100’ü bir araya geldiğinde hiç olmaz.
Bu bildiri samimi olabilir fakat, Kurmay aklına hiç yakışmaz.
Önüne gelen bildiri yayınlıyor önüne gelen fikir beyan ediyor önüne gelen demokrasiden insan haklarından Atatürk’ten Montrö’den lozan dan bahsediyor ama içlerinden bir tanesi çıkıpta Atatürk’ü tepe tepe kullanan Cumhuriyet halk Partisi’nin Türkiye’yi 30 yıldır Amerika ve İsrail desteğiyle yıkmaya çalışan HDP ve pekaka alçaklarından söz etmiyor…
Sınıfta kaldınız bildirileriniz geçersizdir…
Editörü kardeş sizinle aynı düşünceye sahip olmayabilirim . Bahsettiğiniz savunduğunuz demokrasi ifade özgürlüğü var ya her konu da sizin gibi dusunmeyeni kapsamiyor mu?
Sağolasın yazıların için Nihat Bey
Var ol, Nihat Genç; var olun!
Bağrına basanlar FETÖ HDP PKK CHP
Açıklamayı ilk okuduğumda hoşuma gitti ve paylaştım.Aklıma darbe falan gelmedi.Aydın insanlar yönetime bir fener tutuyor.Hani yürüdüğü yeri görsün diye.yönetimde ister kullanır ister kullanmaz ister teşekkür eder istemezse etmez.Ama yapılan yakışmadı hep düşmanlar sevindi. O pırl pırıl tertemiz cumhuriyet aydınları sorumluluklarının gereğini yaptılar sağolsunlar.Keşke ben de oraya imza atabilecek liyakatte olsa idim. Nihat Genç abim sağol varol. İyiki Veryansın var.Saygılar.
Bir de Pirençek ve o kendine benzettiği gözleri ampülün aydınlığına bakmaktan pörtlemiş gençliği demez mi; “biz hapislerde yattık, siz sıcak koltuğunuzdan yazılar yazdınız! Dava böyle olur şikayet mi ettik!” Alakalı alakasız ne büyük çıkarım yapmışlar değil mi Nihat abi? Hala zannediyor ki ben burda durayım da siyasal islamın çöküşünden evvel beyfendiye madiği atar saraya ben yerleşirim diyor! Kendini Mao zannediyor! Evlerimize tıkılıp kalmışız, kıçı kırık klavyenin başında iki tokatla kıracağın bilgisayarın başında kelepçelenmişiz, ve hala keyif çatıyoruz sanıyorlar! Bunların davası ne davasıdır, bunlar Ziya Paşa’nın şiirindeki milleti ayağa kaldırıp sonra hemen oturanlar ama sahiplerinin kucağına oturanlar değil midir? Bu namertliği yazıyor ve yazacak tarih romanları… Çürüyor ulan ruhumuz dört duvar arasında! Ancak beyfendilerin işleri bozulması değil mi paracıklar geliyor örtülü örtülü dantelli ödenekten… İsim vermeyeceğim ama dün gidip soluğu zagacı abisinin koynunda alan “bücür önder”den de söz ediyorum. Hani babasının ismi ile piyasaların sevilen fenomeni. O sessizlik öyle mi bozulurdu? Burjuvaya bir ruh böyle mi satılırdı? Hepsinin adı koyulmuştur. Bize dava arkadaşı değil de abone ayağı çeken namussuzlarla da hesaplaşırız elbet! Yalnızlaştığımızı sandıkça çoğalıyoruz abi. Saygılarımla…
Karacaoğlan der ki, her sözüm haktır, Yiğit olmayanın yalanı çoktur, Cehennem yerinde hiç ateş yoktur, Herkes ateşini kendi götürür!
14 yorum görünüyor ama 4 yorum okunabiliyor. Bunu haklı olarak sorgulayan/eleştiren bir insan nasıl -5 alabiliyor, anlamak gerçekten zor.
Muhteşemsin Nihat Genç…
Canımızsın Ağabeyim
Nihat Bey yüreğinize sağlık. Son zamanlarda dikkat ettiyseniz sizin yazılarınıza çok uzun yorumlar yazarken sizin de kendileri ile aynı konumda olduğunuzu ima eden Perinçek-i Bendi Tarikatı müritleri adeta buraya hakim gibi görünüyorlardı. O zaman biz niye buraya taşındık ki gibi bir his oluşmaya başlamıştı. Tabii açık açık soramıyor insan. Ama vatanseverlere karşı alınan tavıra karşı buranın takipçilerinin de papuç bırakmadıklarını görmek sizin gerçek pozisyonunuzu görmek kadar sevindirici ve gurur verici… sonunda biz sevineceğiz…
“Koç grubuna maaşlı amiraller”miş! Bırakın bunları, ciddi olun. Aydınlık’ın her ay manşete taşıdığı Murat Ülker’in CFR üyesi olduğunu mu söyleyeyim size yoksa Perinçek’in geçen sene toplantı yaptığı Yaşar Holding’in YK Başkan Vekili’ni mi? Hangisini söyleyeyim, satır yetmez Selami Bey!
Bu cins şikayetler dillendiriliyor ama eğer buraya samimiyetle geliyorsanız burada sansür uygulanmadığını görmüş olmanız gerekir. Eğer yazdığınız yorum yayınlanmadıysa büyük ihtimalle sizi korumak içindir. Bir zamanlar o zamanki güç sahibi çete Odatv yorum sahiplerine sürekli dava açıp dururdu. Unutmayınız ki şu anda takma adınızla editöre diye yorum gönderebileceğiniz tek yer VeryansınTv. Ayrıca belki de siteyi töhmet altında bırakabilecek üslup kullanmış da olabilirsiniz. Sırtını iktidara dayamadan yayın yapabilmenin zorluklarını da göz önünde bulundurunuz lütfen. Bu yorum editöre değil sade bir takipçiye aittir.
Aynen aynen aynen diyor, tek kelime dahi ilave edemiyorum..Isin icine maas girdiyse olay kokunden kopmus demektir…Fena yakalandilar.
Bildiriyi destekliyor ve nihat gence katiliyorsaniz yorum birakin..Aksi halde bosuna tirmalamayin..Burasi millet ittifaki sevenler kulubu…
Serdar Ortaç ın bir şarkısı vardı
BİNLERCE DANSÖZ VAR
Birde ķöroğlu şiiri
MERT DAYANIR NAMERT KAÇAR
Maskeli Balonun sonuna gelindi. Bu arada Andımız yasaklanırken madalyalardan Atatürk kabartması çıkarken “Atatürkçü Fikir derneklerinin” de anlamlı suskunluğu gözümüzden kaçmıyor.
Maskeli Balonun sonuna gelindi. Bu arada Andımız yasaklanırken madalyalardan Atatürk kabartması çıkarken “Atatürkçü Fikir derneklerinin” de anlamlı suskunluğu gözümüzden kaçmıyor.
Elinize yüreğinize sağlık.
Böyle günlerde belli olur kim gerçek kim sahte .
Aynen altın olanla kaplama arasındaki fark gibi.
Altın kaplama biraz zorlanınca nasıl gerçekte ne olduğu ortaya çıkarsa ;
zorlanmaya bile gelmeden kaplaması dökülenlenleri gördükçe neden diyorum neden ?
Acaba daha öncesinde gördüğü zorlanmalardan dolayı kaplama inceldide ,zaten dökülecekti bu bahanesi mi oldu.
Diğer yorumlara da bak editör ayıp ayıplıyorum.
Pirelerin uçuşunu,taklalarını bende gördüm.Bugün daha bir iştahla aynı gösteriyi yapacaklarını ve özellikle çok sevilen Cem Gürdeniz amiralimizin ve Veryansın TV ‘nin nasıl hain,nasıl işbirlikçi vs. olduğunu anlatmak için yavru pireleri gösteriye salacaklarını tahmin edebiliyorum. Ama pire deve olur mu olmaz.Sadece kızdırarak,hakaret ederek tepki verilmesini sağlayarak görünür olabiliyorlar.Yaptıkları ayıp yanlarına kar kalsın,boyunlarına şeref madalyası gibi geçirsinler.
Halk komutanlarını bağrına bastı,zevzekler tarihten silindi.Veryansın gözümüz,kulağımız onurumuz.
Montrö değişmesin demek neden darbe iması olsun? Ve bu masum talebi anlamak istemeyip bunda derin anlamlar aramak; eğer art niyet taşımıyorsa, düpedüz bir delilik top yekûn bir çıldırış halidir.
Kötü bir yazı olarak tarihe geçti bu yazı.
Beğenmedim.
Bir tek adam sizsiniz belli. Aklı yok diğerlerinin.
Teşekkürler Nihat bey, iyi ki varsın…
Doğu Perinçek bizleri hiç şaşırtmadı. Düşündükleri gerçekleri eş dost arkadaş vs ayrımı yapmadan dürüstçe açıkladı. İlgiyle dinledik. Taktir ettik. Keşke herkes gerçekleri bu denli cesurca ve dürüstçe açıklasa. Yazınız çok duygusal .
Bu yazida gecen pireler fetoculerdir..Gozle gorunmuyorlar ama 2012 mit krizinden beri tam dokuz yildir devlete ve Erdogana karsi yapilmis tum operasyonlarin basindan sonuna kadar icindeler…Ama her seferinde baska kiliklar baska maskelerle…
Bildiri yanlıştı bunu saptamak gerekir. Doğu Perinçek partisinde onlarca komutanı barındıran bir lider. Atatürkçü olduğundan zerre kuşkumuz yok. Niçin dediklerini tartışmıyoruz. Emekliler yanlış yaptılar, diyor.
Sayın Nihat Genç, olaylara çok duygusal bakıyorsunuz. Hem de bir yazı adamından, dava adamından beklenilmeyen kertede duygusal…
Koç grubuna giren maaşlı amirallere de birkaç yazı yazın da okuyalım. Başta Cem Gürdeniz… Hanımı Bayan Gürdeniz, sosyal medyadan eşini şuraya gitme buraya gelme diye yönlendiriyor. Çıt ses vermiyorsunuz. TGB’li gençlerden utanan bir amiral eşi olabilir mi? Bildiri kime yaradı? Montrö yerinde duruyor! Nerden çıktı şu zor günlerde bu bildiri? TSK içinde hiç aklı çalışan amiral general kalmadı mı da seksenlik emekliler dılardan sağa sola akıl veriyor? Ben sizin köşe yazarlarınıza akıl veriyor muyum? Hakkım var mı?
Silivri’de altı yıl yatan sesini çıkarmıyor ziyarete gidenler bunu sanki çok büyük bir erdemmiş gibi on kez yazıyor… Gerçekten çok duygusal bir bakış.
Sizin çizginizi ben sitenizi her gün okumana rağmen hala anlayamadım.
Hayret ki hayret!
demek ki kişileri yüceltmek insanı hep hüsrana ugratirmis….bu gün sahiplenilenlerin de yarın aynı dizelere konu olmayacağını kim garanti edebilir ki….En ‘am 76-79 bu açıdan okumanızı tavsiye ederim.
Nihat Abi, bugünleri unutmayacağız.
Hadi yozdil ve başıbüyük bunlar adam değil de, ya bu Doğu Perinçek’e ne demeli!
Yazıklar olsun!