Nihat Genç yazdı…
İslamcı iktidar başörtüsünden ekmek yemeğe devam ediyor.
Başörtüsü uğruna Irak’ta milyonlarca müslümanın ölümüne ses çıkartmadılar, çünkü, o günlerde Amerika kankalarıydı ve iktidarları sakatlanabilirdi.
Başörtüsü uğruna Suriye’de müslümanı müslümana kırdırdılar yani Suriye’de Haçlı Seferleri tarafındaydılar çünkü iktidarları sakatlanabilirdi.
Onları iktidara taşıyan hangi güçse başörtüsü kavgasıyla Türkiye’de Cumhuriyet’i ve Türk Ordusu’nu tasfiye eden aynı güçlerdir!
Başörtüsü diyenler sonunda ülkeyi cemaat ve tarikatların kucağına attı.
Sonunda yasak olmasına rağmen dava açılamayan (ruhban sınıfı) cemaat ve tarikatlar ortaya çıktı.
Sonunda dava açılamayan imtiyazlı bir İslamcı burjuva ortaya çıktı.
Sonunda hakkında eleştiri dahi getirilemeyen ‘saray’ inşa edildi.
Cumhuriyet, ordu, hukuk, meclis, anayasa, vs. hepsinin yıkımına ‘İnancım: başörtüm’ maskesiyle masum masum başladılar.
Türk Ordusunu tasfiye ettiler mi? Ettiller!
Yargıtay’ı Sayıştay’ı Danıştay’ı ve Meclis’i hem etkisiz hem felç hale getirdiler mi? Getirdiler!
Ve yetmedi, hala, başörtüm diye diye dini siyasete alet ederek dinin ekmeğini yemeğe devam ediyorlar mı ediyorlar!
O halde?
İslamcı siyasilerin derdi inançlarını yaşamak mı Türkiye’yi diniyle tarihiyle madenleri ve servetleri ve köklü hukuk kurumlarıyla yağmalamak lağvetmek mi?
Sonuçlarına bakınca Türkiye Cumhuriyeti Devleti azgın şehvetlerinin enkazına dönüşüverdi.
İlk günden beri benim de ‘cumhuriyet’ inancım hiç değişmedi.
Herkes her yerde (aklınıza gelen her yerde) istediği şekilde örtünebilir, burada sorun yok, ancak, bir Cumhuriyet’te herkes hukuk karşısında eşittir, bu yüzden, doktor, savcı-hakim ve öğretmen ve polis başörtüsü takamaz, bunları bilin, beni asla başbakan yapmayın.
Sorum şu, başörtüsü takmış hakim-savcı, bugüne değin bütün illere bütün semtlere kadar yayılmış tarikat ve cemaatler hakkında yasak olmalarına rağmen tek bir dava açabilmiş mi?
AKP’li vakıflar ve müteahhitler hakkında tek bir dava açabilmiş mi?
Tayyip bey ve sarayının yolsuzluk iddiaları karşısında tek bir dava açabilmiş mi?
Açma ihtimali var mı?
Açabilecek gücü var mı?
Yok!
O halde, beni iyi tanıyın, ben Cumhuriyetçiyim, takiyeci değilim, sizler gibi oy korkusuyla eksik yanlış gizli örtülü imalı ve kıvırarak konuşamam.
Kimseye yaranmak kimseden nemalanmak telaşıyla bağımsızlık ve hukuk ve cumhuriyet fikirlerimi katiyen zerre bugüne kadar zırnık değiştirmedim, değiştirmem.
Ancak bakıyorum, artık Cumhuriyet’i ucundan olsun bir kelimesini olsun savunacak gücü cesareti kendinde görebilen yok, harbi olan yok, meydan okuyabilen hiç yok, CHP başkanı bir tokat yiyince yanına iki tane başörtülü alıyor binbir özür tevil açıklama nerdeyse yerlerde iktidar medyasının elini eteğini ayağını öpüyor.
Yeni CHP’nin genel başkanı eski vekilinin başörtüsü açıklamasından öyle korkmuş ki, dudağında uçuk ellerinde siğil çıkmış.
Kalkmış bir de AKP’liler gibi takiye yapıp maske takıp yalan söylüyor, bunlar ‘aşılmış dünde kalmış tartışmalar’ diyor, hayır, .ötü yetmediği için böyle kıvırarak konuşuyor.
Cumhuriyet’in aydınlık yüzünü savunamayan genel başkanları yüzlerce köşe yazarı!
Muhalifmiş miş miş miş İmamoğlu’ymuş Ekmeleddinmiş miş, alayı korkudan donuna sıçmışmış mış mış mış…
RTE ve AKP yalakaları Sn. Genç’in doğru değerlendirdiği gibi devletin tarafsız görünmesi amacı ile belirlenmiş belli kurumlarının böğrüne saplanmış siyasi simgesi türbanın ellerinden kaçacak oyuncak gibi görüp sızlanmaları hayal kırıklığına uğramaları beni şaşırtmadı. Yiğitlik rahibe kıyafeti benzeri türbanı siyasi simge olarak savunanları değerlendirmek eleştirmek değil onu siyasi fikirleri ve parti politikaları gereği laik Cumhuriyeti savunuyorum deyip kıvırmadan gerçeği söyleyip değerlendirmektir. CHP bu nedenle kuruluş ilkelerine dönüp gerçek siyasi duruşunu topluma anlatmalıdır.
yolun açık olsun!!!
Duydum Veda…
Bir tarafta umutsuzluk, kotumserlik, yilginlik, tedirginlik, kendine ve milletine guvensizlik, ya gaipten ya gecmisten ya da AB/D den medet ummalar, 1930 lari hedef almalar………Diger tarafta umut, yillardir bombos birakilmis bardagin yeniden doldurulmaya baslanan kismini gorerek sevke gelip bardagin tamamini doldurabilme azmi, iyimserlik, cesaret, irade, kendine guven, millete guven, devlete guven ve 2071 yilini hedef alanlar…Bir tarafta veryansin, bir tarafta aydinlik..Bu da benim veda yorumum..insallah yayinlarsiniz..Kalin saglicakla.
Türban ,12 Eylül 1980 sonrasında bankacılık sistemi eli ile Türkiye ye el koyan finans kapital in, halka ve devlete açtığı kredi ve verdiği borçlara karşılık ülkemize koyduğu ipotektir rehindir.Tıpkı satıcılar lehine, evalırken ipotek araç alırken rehin tesis ettirdiğimiz gibi.1980 öncesi sefalet ve açlıkla terbiye edilmeye çalışılan halkımıza özgür ve daha iyi yaşamak istiyorsan türbanı takması takmasa bile kabullenmesi vaaz edilmiştir. Zira din iyi bir afyondur ve alacakların tahsil edilmesinde sıkıntı çıkması halinde dozu ayarlanarak tahsile engel çıkaran unsurların (solculuk, ulusalcılık gibi bertaraf edilmesinde kullanılabilir) Sonrasında her mahalleye bir cami her binaya bir mescit, imam ve para = iman=türban..Yoksa türbana , başörtüsüne ,insanların giyim kuşamına karışmak haddimiz ve hakkımız değildir elbet.Ancak kutsallık atfedilen olgu ve kavramların bile aç gözlü emperyal güçlerin ekonomik çıkar ve amaçlarının yol geçen hanı haline getirilmesi karşında Nihat Abi haklıdır diyorum.Türban keşke finans kapital ile kol kola gelmeseydi memleketimize.
SAHTE OYLARLA MI?
Ben laikliği dinin, inancın ne olursa olsun eşit haklara, imkanlara sahip olunması olarak görüyorum. Başörtüm bana imtiyaz sağlamamalı, herhangi bir mahrumiyete de neden olmamalı. Ben hakimsem, savcıysam, mevcut kanunlara göre değil de kendi inancıma göre davranıp hukuksuz bir karar veriyorsam yargılanayım tabii ki.
Başörtülü kişi tesettür inancı olan bir müslümandır. Sadece bu kadar. En birinci müslüman odur falan demiyorum dikkat çekerim. Dininin gerekliliklerinden görüyordur, bu inancını yaşayabileceği hayatı devlet ona sunmak zorundadır. İstediği, hak ettiği mesleği yapmak da dahil. Tabii ki tesettür inancı olmayan bir kadına da inandığı gibi yaşayabileceği ortamı sunmak zorundadır.
Sen Kuran’ı okur hani lan tesettür dersin, ben okur boynumu da örtecek şekilde kapanmam gerekiyor derim.
Türban dediğiniz baş örtme şekli bu ülke için travma olmuşsa, takılıp kalmışsak, örtünme inancımıza uygun bi baş örtme şeklinde karar kılınsın ona uyulsun kamuda da şunları aşıp bir önümüze bakalım artık, yeter da.
Ben haksızlık edeceğime haksızlığa uğramayı yeğlerim. Siz hoşgörüsüz, başkalarının hayatına hükmetme hakkını kendinde görüp, insanları cehaletle suçlayıp kendi düşüncelerini üstün gören insanlara rağmen, başörtüsü özgürlüğüme hizmet eden mevcut hükümetin kucağına düşmem. Ben inanırım ki israf haramdır, kadrolaşmalar kul hakkıdır, işi ehline vermemek felaket getirir.
Ben ahkam kesmiyorum, düşüncelerinize küçümseyerek saldırmıyorum. Benim inancım doğru değilse bile ona saygı duyun diyorum. Ahkam kesmek bu değildir. Ahkam kesmek, örtünme diye bir şey yok araplaşmış müslümanlarsınız siz, kafanız basmıyor kullanılıyorsunuz eheh diyenlerdir.
Çok yorgunum, daha fazla uğraşmayacağım. Yazdıklarımdan herkes meşrebine göre bir şeyler anlasın. Allah yüreklerimize ferahlık, insaf versin. Hoşçakalalım.
Kara; Senin iftiralarına cevap verecek ya da, asgari zekâya sahip herhangi birinin kolayca okuyup anlayabileceği, daha önce yazdıklarımı tekrar anlatarak sana haketmediğin değeri verecek değilim. Çünkü gayet farkındayım ki, aslında senin bir anlama problemin yok. Tam tersine sen, asla benim söylemediğim, kendi kafandan uydurduğun iftiraları, sanki ben söylemişim gibi alt alta sıralayarak, bunlar üzerinden bana çamur atmaya kalkan bir ahlâksızsın. Çünkü sen, “aslında hiç kimsenin başörtüsüyle bir problemi olmadığını” anlatmaya harcadığım koca bir sayfa yorumun altında, hâlâ beni “başörtülü/başörtüsüz” ayrımı yapmakla ithâm edebilecek kadar utanmaz birisin. Böylece, o uzun yorumumun son satırlarında sözünü ettiğim dinci iki yüzlülüğün de canlı örneğisin. Belki de sırf bu yüzden, yazdıklarımı -bir örnekle- daha anlaşılır kıldığın için sana teşekkür etmeliyim… Ne yapalım ki kimi zaman bu platformlar, fikir özgürlüğü adı altında, senin gibilerin elini kolunu sallayarak pisletebileceği mecrâlar haline dönüşebiliyor. Buna benim yapabileceğim birşey yok. Yukarıdan aşağıya benim yazdıklarımı ve senin bana cevaben yazdıklarını okuyan herkes zaten senin ne olduğunu anlayacaktır.
İktidar ve muhalefetin oyununa gelmeyin. Boşuna birbirinizi kırarak enerjinizi tüketmeyin. Asıl gündemdeki konular Yunanlılar ve arkasındaki gücün Türkiye nin doğusunu batısını insanını lime lime bölmektir. Başörtüsü yasak kalkıyor hala tartışılıyor. Ayasofya açılıyor hala tartışılıyor. Maksat güzel insanlarımızı kutuplaştırmak.
İktidar ve muhalafet gücünü halktan mı alıyor yoksa başka yerden mi alıyor. Oyuna gelmeyin. Selametle.
Hayatinda hic iktidar olmak ile muktedir olmak kelimelerini duydun mu ozgur kardes?
Nihat bey merhaba, uzun zamandır yazılarınızı ve veryansin yayınlarını dinliyorum. Gerçekleri Türkiye’ de yazabilen bir organ olduğunuz kanısındayım. Hatta Erdem beyin yeni kitabı ile pankuş yayınlarının bütün kitaplarını alma fikrim vardi. Artik memleketimizde Türk milletinin sorunlarını bağıran hakkimizi savunan birileri var inancına erişmiştim. Taki bugün ki yazınızı okuyana kadar…
Malesef şuan ki siyasi iktidar bu söylemleriniz yüzünden ülkemizi yönetiyor. Hala cumhuriyet diyip insanların giyim tarzını eleştirmenizi anlamiyorum. Yazık gerçekten inanmış bir grup insanin olduğunu düşünüyordum. Ancak gördüm ki hala cumhuriyetin temel kavramlarını kavrayamamis bir zihniyet karşımızda. Cumhuriyeti savunup bazı kurumlarda baş örtüsü olmaz demek Nene Hatunları bilmemek ve inkar etmektir. Nene hatun belki bir asker değildi ama Türk milleti asker millet olduğu için ve cephede yaptıkları ortadadır. Yarın bir savaş durumunda milleti de bu şekildemi sınıflandiracaksiniz. İnşallah bu yazdıklarımı okuma zamanınız olur ve düşünme fırsatı bulursunuz. Siyasi iktidara bu zemin bu düşünceler sonucunda oluşturuldu. Görüyoruz ki siyasi iktidar sıkıntıda ve artık miladini doldurdu. Ama yine görüyoruz ki onlari iktidara taşıyan bu zihniyet yine değişmemiş ve onları iktidarda tutmak için hala bu görüşleri savunuyorlar. Artık lütfen Türk Milletinin inançları ve değerlerini yargılamayı bırakın. Poliste baş örtülü olabilir hakimde… Cumhuriyetin bize öğrettiği Türk milletine hizmettir…
Sağlıcakla kalın
SN Cyrano De Bergerac ,sızın eleştıren arkadasın ,rumuzu da kendıne uymus zaten. demekkı soyle bır sey var. vaktı zamanında ulkemızde bas ortusu veya sımdı aklıma gelmıyor dıger bone tarzı baslık takan , ya da bır cok musluman ulkedekı kadınların ortunme sekıllerı musluman ortunme seklı olmadıgı gıbı ,bu kadınlar muslumanda degıldıller. ellı sene once ulkemızde gorulmeyen bu uslu savunanlara bakacak olursak o zaman annelerı tyezelerı yengelerı bacıları musluman degılmıydı. ne ayıp
asagıda zımba rumuzlu arkadsın yazısını okuyun lutfen. sonra ahkam kesın
valla kardes, senın chp en bıle (evvelkı yorumlarınadayanarak bunu cıkardım) bu turban ısını ıktıdara gelmek cın bır yol olarak kullanıyor. CB adayı basıkapalıbacım dıyor, başkanın kemal turbanı cozdugum gece sevıncten uyuyamadım dıyorsa. var sen gerısını dusun. bu ıse canak tutan senın KK an oldu.
bu karadenızlı arkadasa gore bundan ellı yıl evvel basortusu takan ve bırarada yasayabılen toplum ,kendılerıne gore rajon kabul ettıklerı sacmaya ıfadeye gore (anadolu cocugu) o zaman anadolu cocugu degılmıymıs demek oluyor?
Ak parti, AKP adi ne dersen de, kainatin hicbir yerinde, kimle kiyaslarsan kiyasla ak kasik olamaz. Ellerindeki suriyeli kani bile onlari kirmiziya boyamaya yeter. Ceplerindeki helal ticaret israil dolarlari, yesile boyama yeter. Zekeriya’nin deposuna doldurdugu benzin de siyaha boyamaya yeter. Daha cok renkler sayilabilir, ama bunlar da size yeter. Beddua ederek, sonra yapici gibi gorunmeye calisman kendisi ile celiski. Unutmaki hesap gorucu olarak Allah yeter (Enbiya-47), senin veya bir baskasinin bedduasi gereksiz. Ve unutmaki ettigin beddua doner dolasir seni bulur. Allah yarina birakir ama kimsenin yanina birakmaz. Ne benim, ne senin, ne de Himmet aganin. Ben beddua etmiyorum, Allah islah etsin diyorum, once beni, sonra seni.
Arkadaşlar, trol değilseniz yakın tarihi en azından madde madde dahi okumadınız da mı halen böyle yorumlar yapıyorsunuz!
Ne Kemalizm’i?.. İkinci dünya savaşından beri bu ülkede Kemalizm mi var!
10 yıl Memderes’in yetiştirdikleri mi, atadıkları mı Kemalist?
Yoksa 10 yıl Demirel’in yetiştirdikleri mi, atadıkları mı?
Yoksa 10 yıl Özal’ınkiler, Evren’inkiler mi?
Yoksa 10 yıl Çiller vb.lerinkiler mi?
Yoksa 20 yıl Erdoğan’ınkiler mi?
Hangisinin atadıkları Kemalist’te bu halka militarist Kemalist zulum yapmış!
Toplayın; 10 yıl Menderes, 10 yıl Demirel, 10 yıl Evren, Özal, 10 yıl Çiller vb. 20 yıl Erdoğan… 60 yıl ediyor. 60 yıldır sağcı, muhafazakarlar, dindarlar yönetiyor bu ülkeyi. Bir zulüm varsa yönetenlerindir. Sanki Atatürk 2002’ye kadar yönetti zanneder sizi duyanda!
Şaka mısınız, trol mü? İlkokul matematiğide mi bilmiyorsunuz!
Yoksa ülkenin kuruluşunu mu zulum sayıyorsunuz ve orada takılı kaldınız. Yunan mısınız! Ülkenin kuruluşu neden bize zulum olsun, düşmana zulumdü…
Simdi farkettim, asagida kara rumuzlu yorumcu tam da benim soylemeye calistigim konulara parmak basmis..Yazarlarimizdan cikmadi bari yorumculardan cikti gercegi goren birisi..Helal olsun karaya..Gercekten boyle bir sitede ve boyle bir mahallede bunlari dile getirmek cesaret ister.Ben de hepiniz gibi normalim merak etmeyin..Parti uyesi falan degilim..Sigaram var, arada ickim var, kapali akrabam yok , ibadetlerimi yapamiyorum vs vs..Bunlari soylemek zorundayim cunku bu kafa direk yobaz tarikatci seriatci vatan haini Ataturk dusmani gibi yaftalar adami..!.Kolay olan uc maymunu oynayip etliye sutluye karismadan temiz temiz Ataturkcu gorunmektir.Sahtesi gercegi farketmiyor nasilsa..!..Patlat bir onuncu yil marsi, oldu da bitti masallah..Hadi hayirli olsun, sen de Ataturkcusun artik..!.Hicte basin agrimaz..Tum kapilar ardina kadar acilir hem de nereye gidersen git..Cesaretleri varsa kapasinlar kapiyi bakalim..O kadar eminim bundan..Herkes kolay yolda yurumeye devam ettikce biz daha cok dertlerle bogusur dururuz.Natoculugun mandaciligin, bati hayranliginin, pkkseverligin fetoculer ile fingirdesmenin Ataturkculuk diye yutturuldugu ve tum bu olanlara ragmen hala yerinden bir milim oynamayan milyonlarca Ataturkcunun veya kemalistin var oldugu bir ortamda biz neyi konusuyoruz abi!.Anlayan varsa beri gelsin..Turban konusunu bile bu partinin eski vekili ile millet ittifaki destekcisi bebecan acti ustelik.Millet bikti bu kafalardan bu demeclerden, gormuyormusunuz?..Simdilik saklayin tutun icinizde iktidar olunca gundeme getirirsiniz..Ugrastiginiz konuya bak..!…Bataklik kurutulmadan sivri sineklerle mucadele kisir dongude sonsuza kadar surer gider..Cok yazik.
Bu ülkenin türban diye bir sorunu yoktu.Türbani basimiza bela eden eminim ki simdi mezarinda kikir kikir gülüyordur.Laik Cumhuriyetle sorunlari olanlar “müslüman kadinin örtüsü”diye rahibe örtüsünü icad ettiler.Türban üzeri nden Laik Cumhuriyete vicdansizca saldirdilar,bugünkü yönetim türbanla iktidar oldu.Türban ilk okula kadar indi.Yani türbanla müslümanlik dönemi basladi.Halbuki müslüman kadin türbanla degil devletine hizmetle müslüman olurdu bunlar türbani sectiler.Türbani secerek devlete hizmet degil düsmanlik dönemi baslattilar.Türbanin yoksa sen tam müslüman degilsin demeye basladilar.Islamiyeti türbana indirgeyip Kurani bir kenara biraktilar.Sac kilini ziynet yaptilar, Kurana ayet uydurup “sacinin bir KILI görünürse cehennemde 50 yil yanacaksin dediler.Atesten korkan ama Allahtan korkmayan cahiller zümresi hemen türbana sarildilar.Kurana bakmadilar, acaba Kuranin neresinde kildan bahsediliyor diye merak bile etmediler.Evet bana sorarsaniz en müslüman kadinlar kilise rahibeleridir cünkü onlar hep türbanlidirlar.Yani sonradan türban takip müslüman olduklarini sananlar gibi degil Kiliselerin var oldugu tarihten bu yana müslümandirlar.Cünkü türbanlari var!
ya ARKADAŞ BAŞI KAPALI OLAN ŞERİATLAMI YÖNETİYOR MAHKEMEYİ
bu ülkede ben başını örtmeyenler yüksek öğrenim hakkından mahrumdur diye bir şey duymadım ama türbanlı öğrencilerin üni kapılarından döndüğünü gördüm o zaman türbanlılar bu ülke vatandaşı değil birde şunu sana söyliyeyim özbeklerr tekkesi uşşakiler tarikatıda milli mücadele canla başla hizmet etmiş gruplardır .
helal olsun abim bende sana katılıyorum nihat abidende beklemezdim
‘@Cyrano De Bergerac:
Tam da bundan bahsediyorum iste. Cyrano‘nun ki gibi koca burnunuzu insanlarin yasam alanlarina sokmayi kendinize vazife biliyorsunuz. Insanlarin yasam tarzlarina karismaktan vazgecin. Vergisini veren, askere cocugunu gönderen, calisan ve emek veren her insan bu ülkede esit haklara sahip. Bu ülkenin Anayasasinda var bu..Vatandasin taniminda, basörtülü yada basörtüsüz Vatandas ayrimi yok. Bunu biryerlerinizden uydurup, toplumun bir kesimini öteleye öteleye ya FETÖ‘nün kucagina ittiniz yada özünde olmamasina ragmen radikallesmesine sebep oldunuz. Simdide cikip sanki bu memleket babanizin maliymis gibi, hala insanlara hangi kiyafetleri giymeleri gerektigini söyleme terbiyesizliginde bulunuyorsunuz. Ikiyüzlüktür bu. Ben magdur falan da degilim cünki kadin degilim, kiz cocugum yok ve esim de tesettürlü degil. Sebebiyet verdiginiz yobaz karanligin günahini masumlarin üzerine yikma cabaniz, ABD´nin Irak‘i alcakca iskal edip, sonrada buna karsi savas veren vatansever iraklilari radikal islamistler diye yaftalamasi kadar sinsi ve haysiyetsiz bir plan. Ayrica, ben de sizin gibilerin cigerini cok iyi bilirim, su an evinizin bas kösesinde isil isil yanan süslerle bezenmis Cam agacini görür gibiyim.
Bu memleket insanından bi bok olmaz dediğim zaman Nihat Abi imdadıma yetişiyor, sonra umut var diyorum sonra 1000 tane ağaç kesen dangalak çıkıyor ortaya sonra yine Nihat Abi okuyorum, adama bak kimlerle nasıl uğraşıyor diyorum, Umut var diyorum. Dur bakalım.
Şule Hanım, kısacık yazınız bile yetiyor, artıyor. Eğer siz bir hakim olsaydınız, başımıza neler gelirdi, kısacık yazınızdan çok iyi anlaşılıyor. Ne diyelim, başa gelen çekilir.
Nihat abi veryansinin kalbidir, zihnidir, dusuncesidir…Ancak otuz yildir takip ettigim nihat abi artik kibirli zengin ve elit kesimin sozculugune soyunmustur..Sahillerin sesi nihat abimiz olmustur artik..!..Soyle ki..Hep soyledim..Olay etki tepki prensibidir..Ozellikle elit kibirli ve abd destegi ile milli sefli 1945 lerden bu yana her uc erki kontrol altinda tutanlarin uyguladiklari vahsi ve militarist Kemalizm, halkta devamli olarak bunlara karsi tepkilere sebep olmustur.Laiklik adeta islam dusmanligi seklinde uygulanmistir ve halk travma gecirmistir..!…Bunun en belirgin sekli kendisini devletten yana kimsesiz ve sahipsiz hisseden milyonlarin yillar boyunca fetoye metoye ivira zivira sapmasidir.Neden bunlar osmanlida yokken cumhuriyetten sonra pitirak gibi cogalmis..?..Bir akilli cikip merak bile etmemis bu konuyu.!…Evet turban da ithal birseydir…Ancak bu da o yanlis ve haksiz uygulanmis vahsi ve degistirilmis kemalizme karsi bir simge haline gelmistir, getirilmistir.Malesef bu boyledir…Ister kabul edin, ister etmeyin…Bu bir karsi cikistir…Hala bunu anlayamadiysaniz, bu kibirli ve saptirilmis militarist kemalistler var oldukca yarin turban biter baska bir simgesel birsey mutlaka cikar…Yeterin artik bu memleketin tek sahibi biziz, bu memleketi bir tek biz kurtardik mavralarini..Yok oyle yagmacilik..Ataturk sivasta tum milleti organize etmistir..Sakaryada tum millet tekalifi milliye ile corabina kadar vermistir…Turban dahil siyasi dengesizliklerimiz dahil bugune degin tum yasadiklarimiz, yillardir vahsice uygulanan otekilestirmenin dogal bir sonucudur ve reaksiyonudur…Devletten yuz bulamayan dindar ve muhafazakarlarin oraya buraya zorla itilmesinden merdivenalti tarikatlarin ve cia kontrollu orgutlerin kucagina bile bile itilmesinden kaynaklanmistir…Bunlarin ispati ise tum bunlarin musebbibi partinin bugun oy icin hem fetoyle hem suleymancilarla hem de hdpkk ile girdigi ortakliklardir..Bunlarla ortaklik yapabilen bir zihniyet, halki yillardir kandirmis kucumsemis otekilestirmis olamaz mi yani?..Burada belki bu fikirlerimi degistirebilecek bir makale bir karsi gorus okuyabilir miyim diye 3 uzun yildir veryansini takip ediyorum milyonlarca satir okudum ama su kadarcik basit bir gercegi bile dile getiren birisi cikmadi..Yazik be…Hala turban basortusu tartisirken buluyorum sizleri, hele nihat abi seni..!..Saygilarimla iyi niyetli guzel abim..
Kara’ya; Hem türbanın tarihçesini, hem de sizin ciğerinizi bilirim. Çünkü ben o günleri yaşadım. O yüzden bana o sahte mağduriyet hikâyelerinizi yutturamazsınız. Ben burada yaşanmış gerçekleri yazdım. Beynini yobaz karanlığın militan hizmetkârlığına sunmamış herkes, benim ne demek istediğimi anlayabilir. Fakat siz, bu platformda art arda sıraladığınız yalanlarınıza inanacak bir ahmaklar sürüsü bulamayacağınıza göre, beyhude bir çaba içerisindesiniz. Her neyse yine de emeğinize sağlık :)))
Çok doğru ve yiğitçe bir yazı. 18 yıldır dinci ruhban sınıfın zulmü altında yaşıyoruz bir de onlar mağdur oluyor he mi? Türban asla dini bir giyim değildir. Bunu savunanlar Müslüman değil siyasal islamcıdır. 1967den önce kadınlar dinsiz miydi? Ben nasıl kovboy şapkası ile tbmmye giremezsem bir kadın veya erkek de başı açık olarak hakimlik yapar. Bu görevin mahiyeti ve rejimin adaleti açısından şarttır
Türbanin tarihcesi ve sekliyle bayagi meskul olmus gibisiniz. Ancak, hala insanlarin tercihlerine saygi konusunda hic bir fikriniz yok gibi. Örtünme mi, sizin dediginiz sekliyle olsun, düsünme mi, sizin düsünce kaliplarinda olsun. Inanc mi, sizin inanc degerleriniz temel alinsin. Sirf bu zorba düsünce sekli, bugün türkiyede „dinci“ diye asagiladiginiz güruhun dogmasina sebep oldu. Ortaya cikan bu Türban enflasyonu, yukaridaki zorba düsünce tarzina tepki olarak yillarca cogaldikca cogaldi. Yok basörtüsü baskaymis da, Türban baskaymis da…Türbanin altinda tas gibi birsey varmista…Yarin birgün, kadin bir hakim, basina Türban yerine Basörtüsü taksa, sanki ayni yobaz sacmaliklar konusulmayacak! Isinize gücünüze bakin…Basörtülü bir hakimin tarafsiztligindan süphe duyuluyor ise o zaman bütün hakimler basörtüsü taksin. Basörtüsü resmi kiyafet olsun..Nasil olsa, basörtüsüne kimsenin karsi olmadigi iddia ediliyor.
Zaman geçsin diye saçma sapan muhabbetler açardık. Zaman geçerdi.
Açlığı unutmak için de bazı konuları deşmek gerek. Unutuluyor. Para bitti sonuçta.
Değerlendirme uzun mu sürdü yoksa sizde yoruma kapalımısınız
Erdoğan’ı/ AKP’yi Türkiye’nin başına kakalayan emperyalizm, onun yanına da emperyalizmin devşirmesi DANIŞMANlerı kakalamıştır. Amaç, kendisini tek adam/ diktatör yapıp (ki bu konuda bayağı yol alınmıştır) Hitler gibi bir maceraya sokup (mesela Avrupa’ya veya İran’a karşı) sonra onu indirmek için hem iç cephe kışkırtalacak (Bidon’un fantazileri!), hem de “Haydut devlet vaaar! Diktatör vaaar!” diye Türkiye’ye karşı savaş açılacak. Yani, iktidara getirdiği ve palazlandırdığı/ diktatörleştirdiği Erdoğan’ı düşürürken, Türkiye’yi de parçalayacak. Niyet bu da… Herşey’e/ Erdoğan’a rağmen: Her kuşun eti yenmez!
Sayın Genç, çok güzel bir yazı, yürekten kutluyorum. Ancak korkarım siz de yazınızda istemeden de olsa, dinci sahtekarların kelime oyunlarının kurbanı olmuşsunuz. Hemen açıklayayım; Acaba üzerinde böylesine fırtınaların koptuğu, on yıllardır Türk milletini karpuz gibi ortadan ikiye ayırmış olan hadise -sizin yazdığınız gibi- “başörtüsü” mü, yoksa “türban” mı? Hayır! Asla en az yüz yıldır annelerimizin kullandığı “başörtüsü” değil… ÜZERİNDEN DİN İSTİSMARLARININ YAPILDIĞI VE BU YÜZDEN HAKLI OLARAK BUNCA TEPKİ ÇEKEN ÖRTÜNME BİÇİMİ HİÇ TEREDDÜTSÜZ “TÜRBANDIR”. Konuyu dağıtmamak adına, kamuda yasaklanması konusuna hiç girmeden başörtüsü ve türban’ın ne olduğunu aşağıda anlatmaya çalışacağım. Benim gibi ellili yaşları devirmiş olanlar hatırlasınlar lütfen; Başörtüsü, pek çoğumuzun annelerinin başına örttüğü, şehirde “eşarp”, kırsal yörelerde de “başörtüsü” olarak adlandırılan bir örtünme biçimidir. Ülkemizde tarlada çalışan köylüden, şehirli kadınlarımıza kadar, Rusya’nın kolhozlarındaki işçiden, Hollywood yıldızlarına kadar, çok küçük form değişiklikleriyle bütün dünyada kullanılmıştır. Başörtüsünde sadece baş örtülür, çene altından diyagonal iki uç düğümlenerek bağlanır veya bazı kırsal yörelerde çene altından bluzun yakasından içeriye sokulur. Bu memlekette bu tür bir örtünme biçimiyle bu güne kadar hiç kimsenin bir problemi olmadı. Türban ise seksenlerin başındaki İran devrimiyle birlikte, özellikle “lâik Cumhuriyete baş kaldırının bir sembolü olarak” ülkemize bir anda sokulmuş, çok daha katı bir örtünme biçimidir. Hâttâ o yıllarda türbanlılara halk arasında “Humeyni’ciler” bile denirdi. Türban hepimizin bildiği gibi, bir tek saç telinin bile görünmeyeceği bir biçimde, saçla beraber yüzün de büyük bir bölümünün örtüldüğü, başın arkasının tamamen kapatılıp bohçalandığı, hâttâ türbanın açıkta bıraktığı alın kısmının ayrı bir bantla örtüldüğü bir örtünme biçimidir. Ayrıca bu kadar çirkinlik yetmezmiş gibi türbanın altından kafalarına bir de tas gibi bir şey geçirdiklerini biliyoruz. Herşeye rağmen, eğer türban doğal bir değişim sonucu ortaya çıksaydı, ne kadar çirkin olursa olsun, bu örtünme biçimiyle de kimsenin bir problemi olmazdı. Ama dediğimiz gibi, çok açık bir şekilde “lâik Cumhuriyete karşı bir üniforma olarak, “doğal olmayan yollardan” bir anda hayatımıza sokulduğu için” kim ne derse desin “türban” dinci bir başkaldırının sembolüdür. Gelelim işin özüne; Sabır gösterip buraya kadar okuyan sayın okuyuculardan, son cümlelere ayrıca dikkat rica ediyorum. Neden dinciler ısrarla türbanla başörtüsünü birbirine karıştırıyorlar? Bu sorunun cevabı aslında çok basit; AKP kendi militan kesimini konsolide etmek için “türban” söylemini kullanırken, lâik Cumhuriyetimize bağlı insanlarımızın “türbana karşı” olan haklı tepkilerini göğüsleme gereği duyduğunda, bir anda “türbana” “başörtüsü” demeye başlıyor. Çünkü bu şekilde toplumun “türbana” olan tepkisini -aklınca- “başörtüsüne” karşıymış gibi gösteriyor. Aynı zamanda bilinçli olarak kafalarımızda “türbanla”, “başörtüsünü” birbirine karıştırarak, “türbana” “başörtüsü” dedirtmeyi başarırsa, buna karşılık olarak da “bakın bunlar annelerimizin örtünme biçimine de karşılar” diyor. İşte bu tuzağa düşmemek için bence başörtüsü ne, türban ne iyi bilmeliyiz…
Bunca yıl Atatürk ekmeğini yiyip bu ülkenin sofrasına pisleyenlerin yanında Ak parti iktidarı sütten çıkmış ak kaşıktır…emin ol…
Son sözüm:
İnşallahhhh oğlun menzilci olur!!! İnşallah torunun başörtüsü örter de biraz olsun empati kurmayı öğrenirsin!!!Ben başka birşey demiyorum..Senin gibi olmayanları küçümseyen zihniyetinizi de Allah’a havale ediyorum.
Nihat Bey, siz mertsiniz, yiğitsiniz, haksızlıklar canınızı belki de kimsenin canını acıtmadığı kadar acıtıyor, öfkelendiriyor, bu size bahşedilmiş bir içgüdü, hudutsuz bir saygı duyuyorum buna ve imreniyorum.
Ama benim; ülkemin çocuklarına matematik-kimya öğretirken, toplum sağlığı için uğraşırken vs, inancının sesini sakinleştirme gibi sizde olmayan ve olmamasıyla övündüğünüz bir dürtüye sahip olmamı nasıl beklersiniz.
Yapmayınız Nihat Bey, tesettür inancı olan biz kadınlar; öğretmenlik, polislik, hakimlik, doktorluk yaparak ülkemize hizmet etmek istediğimizde inancımızdan ödün mü vermeliyiz, ben başımı açıp öğretmenlik, polislik yaparsam takiye yapmış olmam mı, yoksa tesettür inancını benimsediysem ve en az sizin kadar mert ve yiğitsem bu mesleklerden uzak mı durmalıyım heskese eşit imkanlar sunmasıyla övündüğümüz cumhuriyetimizde.
Ben benzer kesimde olduğum insanların yanlışlarını hatalarını makinalara özgü bir duygusuzlukla fark edip, sindirip, karşılarında panter kesilemediysem, bunu tesettür inancı olmayan bir erkek-kadın da benzer kesimde olduğu insanlara karşı emin olup, kondurup anında panter kesilemeyecektir kanaatindeyim.
Sonuçta ben, koptuğum dönemler olsa da aşağıda paylaştığım zamanlarınızdan beri sizi tanımama rağmen, kamuda başörtüsü konusunda böyle düşünmenizi, direkt haykırmanıza rağmen size konduramıyorum ve kondurmam da zaman alacağa benziyor.
https://www.youtube.com/watch?v=UVb0QUuy568
https://www.youtube.com/watch?v=9cIzmTSfCHQ
Sağlıcakla kalalım.
Bu ülkede cumhuriyeti ve demokrasiyi özümsemiş milyonlarca dindar insan var. Dışlayıcı olmamak lazım. Hem AKP başörtüsünü istismar ediyor deyip hem de başörtülü memur olmaz derseniz bu çelişki olur. Beğenin beğenmeyin bu ülkenin gerçeğidir. Bir arkadaş da belirmiş, mesele ilkelerde. Niyeti kötü olan başı açıkken de hukuku katleder. Bunun sonu yok.
Hakimliğe sadece başörtüsü sorun değil ki!
Meseka GSın öyle bir gurubu varımış! Onlar Fenerbahçe’ye neler yaptı. Sporda çeteleşmeye karşı adım atabilirler mi?
Ki böyle bir yapı GS merkezli var, kuran da büyük ihtimal Fetullah Gülen.
Simdi ben bu yaziyi begendigimi yazip Nihat Genc’i alkislasam(onun alkisa ihtiyaci yok)yine bir asalak cikacak,”Tuganay Nihat Genc’in yazisini begenmis birde öbür yazdiklarina bakin “diyecek.Asalaklar böyledir onlar sadece bir noktaya bakarlar yani Bestepe’ye.Onlar icin baska yön yoktur.Onlarin kabesi Bestepedir.Objektif olmak olaylara tek gözle degil iki gözle bakip gercekleri dile getirmek herkesin harci degildir.Türkiye Cumhuriyeti Devleti cemaatler tarikatlar tekkeler tarafindan Dar-ül Harp ilan edilerek Türbanla ele gecirildi ve 18 yildir da yagmalaniyor ele gecirenler tarafindan,millet resmen soyuluyor.
Derdini daha iyi anlatabilirsin.”Herkes her yerde (aklınıza gelen her yerde) istediği şekilde örtünebilir, burada sorun yok, ancak, bir Cumhuriyet’te herkes hukuk karşısında eşittir, bu yüzden, doktor, savcı-hakim ve öğretmen ve polis başörtüsü takamaz, bunları bilin, beni asla başbakan yapmayın”.(Çelişki)
Başörtüsü çok enteresan bir meseledir. Kemalistlerin geçmişte karşı çıkarken bunun olumsuz sonuçlara yol açacağı düşüncesi teorik olarak yanlış değildi. Fakat, pratikte görüldü ki hiç de korkulduğu gibi bir sonuç çıkmadı. Yani, devlet kurumlarında gayet orantılı şekilde başı açık/kapalı kadın memurlar mevcut ve bunlar birbiriyle uyum içinde çalışıyorlar. Başıkapalı bir memur karşısındaki erkek vatandaşın işini yaparken anormal tavırlar takınmıyor. Üniversitelerde başörtülü öğrenciler girdi de üniversiteler medreseye mi döndü? Aksine, üniversitelerde her türlü marjinal siyasi akımın temsilcileri var. Bir denge oluşmuştur; bu saatten sonra bu dengeyi bozmanın kimseye faydası olmaz. Ayrıca Fikri Sağlar şunu bilsin ki, manken gibi gayet şık giyimli bayan hakimler de AKP referanslıdır.
s.aleykum.nihat abi sen bugün solundan mi kalktın.cemeatlere tarikatlara söyleyeceğini esirgeme.muhafazakar bi adam olarak cumhuriyetin değerlerini nerdeyse tek başına savunmanı da takdirle karşılayıp destekliyorum.turban başörtü konusunda toplumsal bi uzlaşma oldu zaten.sen şimdi sanırım siyasilere kızginligindan boyle söyledin.birak türbanlı doktor olsun.zaten doktor seçme hakkımız var.isteyen istediği doktora gider.neyse uzatmiyayim ya.bu yazı ters düştü senin gibi anadolu cocuguna.bu konuda samimi adam vardıysa rahmetli ahmet kayay di.adam keçisini satmış tarlasını satmış çocuğunu okutmuş.herkes gibi bileğinin hakkıyla kps lere girip öğretmen olmuş.sonra okul kapısında çocuğa başını actiracaz.sen bi memlekete gidip gez dolaş bi stres at abi ya.biz calilik diyoruz.sen başka bişey diyodun.hani oraları.herseye rağmen seni seviyorum nihat abi.saglicakla kal.
Doktrin niteliğinde bir yazı!
Şunu da ekleyim. Bırakın tarlada, fabrikada üretimde çalışmayı, bir demet yeşil soğan yetiştirmekten, iki bacaklı tavuğa bile bakmaktan aciz bu ruhban sınıfı Türkiye’nin sonunu getirecek.
Haklı.Korkaklık, satılmışlık virüsü Türkiye’yi dümdüz etmiş.
Halk nasıl dusunuyorsa davranısı da oyle olabılır. bas ortusude takabılır. turban denılen seyı de. Ancak ulkenın Anayasasında laık devlet ıbaresı varsa. devlet calısanları bu ayrıcalıgın dısında olmak zorundadır. cunku laık duzen de dın devlet ısı ayrıdır.
Harbi adamsın vesselam, yazdıkların sapına kadar doğru, kimsenin Cumhuriyet diye bir derdi kalmadı, Kılıçdaroğlu dahil.
Ben daha çok yedirene bakan tarafındayım..Sevilmeyi seven bir millet severler!…Kendine iyi bak Abim,sağlıcakla kal.
Nihat bey bu konuda yanlış düşünüyorsunuz bırakın başörtüsü meselesini siz ve sizin gibi düşünenler cumhuriyet i bu hale getirdi başörtülü hakimler veya savcılar işlem yapamıyor hadi başörtüsüzler nerede konu başörtü değil ,ilkeler, örneğin her sabah okunan andımız,siz ısrar ettikçe bu ekmek bitmez,bırakın insanları bildiği gibi yaşasın,başörtünün cumhuriyete zararını anlamış değilim her başörtülü tarikat mensubu veya Akp li olmak zorunda mı unutmayın cumhuriyeti başörtülüler ve başörtüsüzler beraber kurdu.Bu milleti yem etmeyin,bir insan hem başörtülü hem cumhuriyetçi olamaz mı,haklısınız bütün fetöcüler başörtülüydü
Ben de sakala karşıyım..