Nihat Genç yazdı…
Yirmi yıl sonra bir ilk, Cumhurbaşkanımız yirmi yıllık ısrarlarımız sonrası nihayet yazar Nihat Genç’in sorularını canlı yayında yüz yüze cevaplamayı kabul etti.
Twitter’dan sorular akıyor, akıl alır gibi değil, haber duyulur duyulmaz mesaj kutusuna üçyüz bin soru düştü, endişe etmeyin hepsi tasnif ediliyor, içlerinden en acil en vurucu en sert en acımasızlarını korkmadan soracağız.
Ancak, program başlamadan, şahsım hakkında gelen tweetlerden bir kaçına da teşekkür etmeliyim.
‘-Tayyip bey dikkat et, Nihat Genç Abdulkadir Selvi’ye benzemez fena yamultur!’
‘Tayyip ağa bu sefer sert taşa tostladı. Tayyip ağa intihar etmek için başka yer seçseydin’!
‘Nihat Genç var ya şimdi leşini çıkartır, valla Tayyip’in ciğerlerini söker!’
‘Tayyip bey, karşındaki senin borazanlar değil, eceli gelen Nihat Genç’in karşısına çıkar!’.
‘Birazdan aslan Nihat Genç’i izleyeceksiniz…’
…..
(Program başlıyor…)
-Sayın Cumhurbaşkanım hoşgeldiniz, iki dakikaya başlıyoruz…
Tayyip Bey: -Cep telefonunda öyle heyecanlı heyecanlı nereye bakıyorsun?
-Vallahi Cumhurbaşkanım yüz binlerce soru.
Tayyip Bey: -Çekinme açık açık hepsini sor!
-Vallahi Cumhurbaşkanım parfüm dükkanı önünde on binlerce kokuyla karşılaşıp şaşırıp donup kalmış köpeklere döndüm… Hani dükkancı da köpek sahibine ‘bırakın içeri girsin, ben de merak ediyorum acaba hangi güzel kokuyu koklayacak’ diye’
Tayyip bey: -Köpek hangi kokuya yönelmiş…
-Vallahi fıkra bu, şeriatta ayıp olmaz Cumhurbaşkanım, raflarda on binlerce çeşitlikte koku ama köpek gitmiş tezgahtar kızın .ötüne yapışmış.
Tayyip Bey: Çok güzelmiş. (korumalarına, not alın, Binali’ye anlatırım).
-Hoşgörünüze töleransınıza çok teşekkür ederim, böyle alçak gönüllü olmanız…
(Reji: program başlıyor, 6, 5, 4, 3, 2, 1….)
-Sayın seyirciler, çok heyecanlıyım, dile kolay yirmi yıl sonra bir ilk, ilk defa Cumhurbaşkanımız, bir muhalif yazarla canlı yayında, doğru değil mi Cumhurbaşkanım…
Tayyip Bey: -Nagehan Alçı’yla Ahmet Hakan’ı muhalefet saymıyorsanız…
-Şöyle, hızla girelim, Efendim, Kanal İstanbul’da kano yarışları yapılacağını duyduk.
Tayyip Bey: Şöyle söyleyeyim, ayrıca, Möntröcü arkadaşlara inad olsun diye bundan böyle Kabotaj bayramını da sadece Kanal İstanbul’da kutlayacağız…
-İlk defa bu programda açıklıyorsunuz?
Tayyip Bey: Evet bu büyük müjde size nasip oldu!
-İkinci sorum, efendim, Hilal Kaplan’ı mı daha çok seviyorsunuz Nagehan Alçı’yı mı?
Tayyip Bey: İkisinin de yeri ayrı, ayrıca Sevilay hanımı da gözardı etmeyin, ayrıca, bana değil (tebessüm eder) bu soruyu onlara sor, hangisi beni daha çok seviyor!
-Efendim, şimdi saç saça baş başa girerler, bilahare söz soracağım. Çok soru var efendim, (zoraki gülümseme he he he) parfümcü önündeki köpek gibiyim (he he he), efendim bir dünya lideri olarak bütün dünya liderleri içinde sanırım sadece siz çizgili gömlek giyiyorsunuz, çok mu seviyorsunuz çizgili gömlekleri!
Tayyip Bey: Hayır, yanlışın var, Afrika seyahatlerim de çizgili ekose hatta palmiye desenli giyen devlet başkanları çok gördüm. Hatta dönüşte gömleklerimi çıkartıp hediye etmişliğim çoktur!
-(Yılışık gülüşme efekti: he he he) Hayırseverliğinizi Afrika’da bilmeyen mi var! Diğer soruma… Size muhaliflerin bir iftirası var efendim, düşük faize taktı diyorlar, isterseniz cevaplamayabilirsiniz…
Tayyip Bey: Hayır hayır cevaplayacağım, faizdir bu iner de çıkar da.. Ancak o makamlara oturanlar da gelir de gider de onlar da faiz gibi iner de çıkar da.. Hepsi siyasetin olağan hayatında normaldir!
-(Sırıtarak: he he he) Diğer sorum, efendim, Doğu Perinçek Digitürk kanalı açtı, çok izliyor musunuz, destekliyor musunuz…
Tayyip Bey: Bir Bahçeli olamaz tabii ama buradan Doğu Bey’e teşekkürlerimi…
-Efendim, o kanal size kaça mal oldu, bakın şerefsizim ben daha ucuza yaparım… (Efendim, reklamlara gidiyoruz, cevabınızı reklamdan sonra….)
(Reklam arası benim cep’e gelen mesajlar:
‘-Ulan bu Nihat Genç de gavat çıktı ya… Sedat Peker’i sorsana deyüs!
‘-Ulan bu Nihat Genç de ne .arrak çıktı, boşuna güvenmişim, tüüüh alayının …….
‘-Ulan ekose etek dışında soracak soru mu bulamadın puşt, biz de seni adam sanırdık…)
(Acilen cep telefonumda tümüne birden mesaj atıyorum: -Arkadaşlar sabırlı olun, yumuşata yumuşata gidiyorum, birazdan bomba patlayacak, Tayyip Erdoğan efsanesi ekrandan fırlayacak, parçaları evinizin odasına kadar gelecek…’)
(Reklam arası, Tayyip Erdoğan’ın cep’ine gelen mesajlar:
‘-Sayın Cumhurbaşkanım, program çok güzel gidiyor, Nihat Genç arkadaşı A haber’e transfer edelim..
‘-Sayın Cumhurbaşkanım, Nihat Genç’i Veyis Ateş’in yerine Habertürk’e alalım, ne dersiniz?
‘Sayın Cumhurbaşkanım, Nihat Bey’i İletişim Daire Başkanlığı’na getirsek diyorum…’)
Program yeniden başlıyor.
-Sevgili izleyiciler, yeniden beraberiz…
Tayyip Bey: İzleyiciler sizi çok sıkıştırıyor galiba… Rahat olun istediğinizi sorun..
-Efendim, yüz binlerce mesajın yüz bini de bir Sedat Peker tutturmuş..
Tayyip Bey: Hayır çekindiğim yok, açın tweetlerini aynen ne söylemişse…
-Çok teşekkürler sayın Cumhurbaşkanım, çok alicenapmışsınız sağ olun, açıyorum Sedat Peker tweetini. Okuyorum…
‘Süslü sülü… Sen var ya sen… Ulan simitleri niye küçülttün.. Şimdi diyecek ki simitler gramaj olarak aynı ölçek değişmedi.. Yeme lan bizi… Simit aynı da susamları küçülmüş. Eskiden simitlerin çekirdek tanesi gibi iri iri susamları olurdu, şimdi, bit boku kadar yok… Ulan sülü, yedin memleketi…’…
Efendim susamlara cevabınız olacak mı, sizler de konvoyunuzu durdurup simit almışlığın çoktur…
Tayyip Bey: -Terbiyesize bak, koca Cumhurbaşkanın işi yok küçücük susamlarla uğraşacak.
-Yeterli cevap. Sağolun. Peker’in diğer iddialarına geçiyorum efendim, aynen okuyorum:
‘Sülü sen var ya sen… Ulan Çeşme sahilinde kardeşine iki tane şezlong ayarlamadın mı? Bir şezlongun fiyatı bugün nereden baksan yüzlira.. Ulan Sülü.. Ne ayak lan. Yediniz memleketi…’
Efendim, bu şezlong yüzünden cinayetler dahi işleniyor, bir cevap verecek misiniz?
Tayyip Bey: Bak şu edepsize, ticarettir bu isteyen şezlongunu yüz isteyen bin liraya verir, sana ne be adam!
-Diğerine geçiyorum efendim.
‘Bu sülü var ya bu Sülü… Tayyip’in gözüne girmek için. Bakın şahitlerim var. Dedi ki efendim mitingleri Kabe gibi tavaflı dönmeli yapalım. Yani kürsü kabe gibi ortada kalacak gelen kalabalık etrafında miting sürecinde yedi kez dolaşacak… Ulan yağcılığın daniskası.. Koltuğunu korumak için farz olan Haccı bile siyasete alet ediyor…’.
Bir cevabınız efendim, gerçi dini bir konu!
Tayyip Bey: Külliyen yalan iftira.. Evet gelen kalabalıkları dar bir meydana sıkıştırmak çok zor, bu yüzden arkadaşlar dönmeli miting meydanı yapalım diye teklifle geldiler, ama bu puşt yalan söylüyor. Başka sorun varsa!
-Sedat Peker’den okumaya devam ediyorum:
‘Kırk yaş altındakiler, her şeyi açıklayacağım, bu Binali Yıldırım’ın oğlu var ya… Balgat’taki terzi İbrahim’e tam dört yüz lira taktı… Terzi İbrahim gibi garibana yapılır mı ulan… Bu Binali’nin dinazor yavrusu telefonla sipariş veriyor, İbrahim de yüz liraya olur diyor, adam ölçüye geliyor ki, bir kat değil üç kat kumaş yetmiyor. Pantolandan iki yüz lira daha istedi. Paranın üstüne yattı. Mobese kayıtları incelensin. Yalansa parmağımı keserim. Artık kesecek yer de kalmadı kızdırmayın beni orayı da keserim. Koca başbakanın oğlu dört yüz lira takıyor. Memleketin haline bak.. Yetim hakkı ulan yetim…’
Efendim, Dicle kenarında kaybolan bu kuzuya bir cevap verecek misiniz?
Tayyip Bey: Yalan söylüyor, Terzi İbrahim bana da pantolon yapar, en fazla yüz liradır bilmedin iki yüz, hadi Binali’nin oğlu iki katı, oldu sana iki yüz. Dört yüz lira yalandır. Buradan savcılara sesleniyorum derhal İbrahim’in dükkanını bassınlar soruşturma açılsın….
-Sağ olun Cumhurbaşkanım, sayın izleyiciler reklamdan sonra yine beraberiz…
(Reklam alası Nihat Genç’in cep’ine gelen mesajlar:
‘-Ulan Nihat Genç AKP’liler seni Kabe yolunda domaltıp ……’
Mesaja cevap yazıyorum: -bir sabredin be, karşımda koca Cumhurbaşkanı… Şerefsizim bütün soruları soracağım… )
(Reklam arası boşlukta, Tayyip Bey’le kayıt dışı konuşmalar:
Tayyip Bey: -Cep telefonuna baktıkça canın çok sıkılıyor Nihat bey, hayırdır…
-Efendim, yani, ne diyeyim, ağza alınmayacak küfürler… Ben de şaşkınım..
Tayyip Bey: -Okumaya korkuyorsanız müsaade et cep telefonuna bir bakayım, halkımız benim için ne diyor?
-Vallahi olmaz, hayır hayır, kesinlikle olmaz…
(İçimden, kendi kendime, ulan, buradan çıkış yok, soruları da soramam, en iyisi tuvalete gidiyorum ayağı yapayım, kaçtığımı anlamasın diye de cep telefonumu masada bırakayım, başka da çare yok…)
-Efendim, ne bileyim.. Reklam arası beş dakika değil mi: Şöyle bir lavaboya kadar gideyim.. Telefonum da masada acilen şöyle sizin için de gelecek sorulara hazırlık olur, şöyle bakın şöyle, tamam, böyle okuyabilirsiniz….
(Ben, terler içinde vınnnnn)
(Tayyip Bey’in önünde cep telefonum.
(Tayyip Bey, gelen mesajları okuyor:
‘-Ulan puşt sorsana baban Tayyip’e uzaya ne zaman gideceğiz uzaya…
‘-Ulan dürzi korkudan bir soramadın Tayyip’e, Karadeniz’de Akdeniz’de petrol buldu da bizim gariban Van Gölü’nde ne zaman petrol bulacak. Ulan millet petrolü altını kokaini götürdü bize yine sazanlar kaldı.
‘Ulan ..mına koduğum puştu, söyle Tayyip’e, Melih Gökçek’i bir daha sarayına almasın, helasına girip bütün .öt kıllarını topluyor, kılların tanesini bir milyon dolardan o da eşe dosta satıyor, etiketine de kılluhlah yazmış puşt… Bu Gökçek puştu, daha önce Fetö’nün boklu donlarını satıyordu, hadi .ötün yiyor mu, sorsana kıldullah işini…
‘(Engürü Kahvesi’nden Turan Bey:) -Tayyip de biliyor, pandemi diye bir şey yok. Emperyalistler uçaktan kimyasal atıyor. Dünya Sağlık Örgütü açıkladı kimyasalları da Tayyip’in jetleriyle atıyorlarmış…
(Tayyip bey, Turan bey’e cevap verir: -Bu palavlara inanmayın Turan Bey, bakın en çok vaka Hindistan’da ama benim Hindistan üzerinden uçtuğum yoktur…)
(Turan Bey’in cevabı: Yeme bizi ulan, Katar’a bin defa gittin, körfez rüzgarlarıyla kimyasalları Basra’nın üzerinden gönderdin. Cumhurbaşkanımızsın diye bir şey söyleyip dünyaya rezil olmayalım, diyoruz…he he inandım….)
Diğer mesaj: -Nihat Bey, Tayyip Bey’e sorar mısınız, devletin istikbali devletin bekası deyip duruyor, Kanuni Sultan Süleyman devletin bekası için oğlu Mustafa’yı boğdurttu, Tayyip bey damatları ve oğullarını ve bakanlarını ne zaman boğdurttacak!
Diğer mesaj: Söyle o Tayyip’e Osmanlı deyip durmasın, bugüne bugün Osmanlı vezirlerinin kellesini sırığa geçirdi kanlı kanlı meydanlarda gezdirdi. Soylu’nun kellesini ne zaman kesip çubukta gezdirecek!
Diğer mesaj: -Ulan ne biçim röportaj bir Tayyip’in .ötünü yalamadın .bne, hilal-bilal kafiyesiyle röportaj bitti…’
Diğer mesaj: (Giresun’dan emekli Semiha hanım:) -Tayyip oğluma söyle, emekliye on lira zam yapmış, oğlum Allah’a şükür her bir şeyimiz var, on lira fazla, beş lirasını geri gönderiyorum….’
Diğer mesaj: ‘-Ulan Nihat Genç ne sütü bozuk çıktın laa!’
Diğer mesaj: (İzmir’den İclal hanım:) -Küçül de .ötüne gir!)
-Ulan sorsana tarikatlar bir zikirde kaç ton kokain tüketiyor!
-Ulan sorsana kokain gemileriyle kaç yüz saray daha yaptırtacak!
-Ulan sorsana pudra şekerini beş vakit mi bayramdan bayrama mı dinimizce caizdir!
(Reji: program başlıyor, on saniye var….)
Tayyip Bey: Arkadaşlar Nihat Bey’e bir bakın lavobada başına bir şey gelmesin…
Birinci koruma: Nihat Bey’i bulamadık efendim.
İkinci koruma: Nihat Bey efendim, yer yarıldı yere girdi sanki.
Üçüncü koruma: Efendim kameralara da baktım görünmez olmuş sanki..
Tayyip Bey: -Dış kapıdaki güvenlik kameralarına da iyice baktınız mı?
Birinci koruma: Efendim, hiç görüntüsü yok…
Tayyip Bey: Yahu bir dakika önce buradaydı…
İkinci koruma: Burada olduğundan emin misiniz?
Tayyip Bey: Ulan şimdi canlı yayında röportaj yapıyorduk…
Birinci koruma: Efendim, bu röportaj kolpa bir röportaj olmasın, hikayeden, uydurma…
Tayyip Bey: Yani hayal mi diyorsunuz.
Birinci koruma: Hayal efendim, böyle bir röportaj hiç olmadı, halüsinasyon görüyorsunuz.
Tayyip Bey: Olur mu, cep telefonu işte elimde… Mesajlardaki sorular burada…
Birinci koruma: (mesajları tek tek okur) Efendim haklısınız mesajlarınız alayı doğru..
İkinci koruma: Haklısın efendim, soruların hepsi gerçek ama programcı sunucu hayalmiş yok.
Üçüncü koruma: Belki de efendim kim bilir olmaz ya hadi haddim değil ama bu soruları sormaya korkuyorlardır size…
Birinci koruma: Efendim, ülkemizin bekası için, savcılardan mahkemeden önce, size sahici gerçek canlı hakikatleri soracak bir gazeteci lazım..
Tayyip Bey: Bulabilir miyiz?
Birinci Koruma: Kalmadı efendim hepsini yemlediniz maaşladınız itiniz köpeğiniz yapıp yok ettiniz efendim!
İkinci koruma: Efendim, ben bir tane biliyorum.
Tayyip Bey: Sahi mi kim?
İkinci Koruma: Efendim, adı: Nihat Genç!
Tayyip Bey: (sırıtarak güler he he he) Onu da gördük demin burdaydı o da .öt kılı çıktı!
Birinci koruma: Ben de şahidim efendim o da gavat çıktı!
İkinci koruma: Efendim, ekranlar boş kalmasın, sorular dedikodular havalarda uçuşuyor, en iyisi mi biz yine Veyis Ateş’i Abdülkadir Selvi’yi çağıralım..
Tayyip Bey: Nagehan da Hilal Kaplan da olsun…
Birinci koruma: Başüstüne efendim!
Hiç komik değil
ağlanacak halimize gülüyoruz :)
Bu kadar uzun uzadıya yazmana gerek yok.2 satır yaz altına yıldız koy,böyle böyle tekrar et.ne diye kendini klavyenin başında yoruyorsun canım.
Nihat bey, fazla ironi yapmayın derim, zira yorumlarda gerçekliğini sorgulayanlar var:)
Ne gülebildim ne de sonuna kadar okuyabildim. Artık komik gelmiyor. Bir siyasi parti genel başkanının yaptıkları gelecekte yapacaklarının teminatıdır. Dediğim gibi gülemiyorum. Ayrıca Cumhurbaşkanı olarak röportaj verse siyasi parti başkanı kimliğinden nasıl sıyrılacak, siyasi parti lideri olarak röportaj verse nasıl yaptıklarının hesabını verecek. Nereden baksan içler acısı! Sadece onun için değil bizim içinde. Cumhurbaşkanı olarak onu biz seçtik, ben değil. Yada kendini seçtirdi. Ne farkederki… Komik olan bu bence!
Birde komik trajikomik olan şu: Seçildikten sonra Türkiye’de demokrasi nafile namazına döndü:
İçimden “Niyet ettim Allah rızası için nafile namazımı kıymaya”
İçinden “İmama uysana”
Beynimin derinliklerinde bu konuyla ilgili bir atasözü var.
İçimden “ Söyleme!Adamın birini düşünceleri ile toplumu uzaktan etkildği için yıllarca hapiste çürttüler”
İçimden “Dayanamayacağım, abdestim gene bozuldu”
“. “ Adam gibi bir namaz bile kılamıyorum artık”
Dışımdan” Allah’ım ibadet özgürlüğü kalmadı bu ülkede artık. Sen Alak suresinin hatırına aklımızı koru!”
Ee neye layIksanız öyle yönetilirsiniz. Allah size tertemiz Erbakan gönderdi degerini bilmediniz. Tayyip beyde size müstehak oldu.
işte gerçek röpartaj
Aman abi kendine ve yazdıklarına dikkat et. Endişeleniyorum. Biz gençler olarak zaten kafayı hepten sıyırdık, bari seni kaybetmeyelim.