Nihat Genç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. TÜSİAD denen pusudaki canavarlar

TÜSİAD denen pusudaki canavarlar

featured

Nihat Genç yazdı…

BİR

TÜSİAD’a yüz yıllık bir hesaplaşma için sorulacak tek doğru soru şudur:

İHA VE SİHA’ları neden Koç, Sabancı ve TÜSİAD değil de Özdemir Bayraktar yapabildi?

İkinci büyük sorumuzu, açalım.

Habire Merkez Bankası’nın bağımsızlığını vurguluyorsunuz, ne kadar doğru, habire anayasal kurumların (kuvvetler ayrılığı) bağımsızlığını dile getiriyorsunuz, ne kadar doğru?

Ancak hayatınızda bir kez ülkenin bağımsızlığından bahsedeniniz yok, bir kez olsun, Türk Milleti’nin egemenliğinden bahseden yok, bir kez olsun, anayasanın değiştirilmez maddelerinin asla değiştirilmeyeceğine anayasanın giriş maddelerine bağlılığına dair inancınız vurgunuz tek bir sözünüz yok!

Genç nesil iyi dinle, ülkeniz bağımsız olmasın ama Merkez Bankası bağımsız olsun, şimdi, bu demek?

İlerleyelim, demokrasi olsun, fikir düşünce özgürlüğü olsun, ama, hepimizi birarada tutan anayasanın giriş maddeleri olmasın, bu ne demek?

İlerleyelim, Türk Silahlı Kuvvetleri tasfiye edilirken yoksun, Fetö medyayı ve hukuk sistemini ele geçirirken yoksun ve acaba şimdi niye ne oldu da ses vermeye başladın, hayırdır?

Armut pişti, ağzınıza mı düşüyor?

Milli sanayide yoksun, milli anayasada yoksun, milli tarım politikalarında yoksun, milli projelerde yoksun, milli savunma hamlelerinde yoksun, ama, konuşmaya gelince, demokrasi, fikir özgürlüğü, sallayıp duruyorsun!

Alayınızın istihdamı toplasan Çorlu nüfusu kadar değil!

On yıllar boyunca AB ve Amerika ve neo-liberallerin dayatmalarını/siyasetini kakalama görevinden başka yaptığınız ne var?

Şimdi de yıkayıp yağlayıp süsleyip pudralayıp cilalayıp Daron Acemoğlu gibi bir kuklayı piyasa edip öne sürüyorlar!

Haa, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı yaklaştı, her biriniz, pek güzel Cumhuriyet’in kuruluş yıllarıyla ilgili duygusal romantik reklam filmleri çekip bütün basın yayın organlarında yayınlarsınız, bakın, hakkınızı yememek lazım, bu göz boyama işlerinde ustasınızdır!

Car car car konuşuyorsunuz, ama, cumhuriyete anayasaya ve toprak bütünlüğüne bağlılıktan tek cümlenizi hala duyamıyoruz, bu sefer de arkanıza liberalleşen sözde kemalistleri arkanıza Fox TV’leri Halk TV’leri alıp, çocuk mu kandırıyorsunuz?

Ekşi Sözlük’ün en ünlü repliğiyle: ‘Daron Acemoğlu kim amk.’

İKİ

İlk gençlik yıllarımdan beri, vahşi kapitalizmin trajedilerini çaresizliğini yoksulluğunu sömürüsünü acımasızlığını anlatan sinema filmlerinden artık bana gına geldi.

Vahşi kapitalizmin ahlaksızlığını eşitsizliğini anlatan filmlerin alayı da çünkü ‘acıları, eşitsizliği’ sömürüyor, çünkü, peki ne olacak sorusuna cevap veren tek film yok!

Oysa, basit, şu olacak, geçici uzun bir dönem, şirket saltanatına son verilip kooperatifler desteklenecek! Birkaç kişinin sahip olduğu şirketlere ihaleler teşvikler verilmeyip ülke ve bütçe imkanları kooperatifler için seferber edilecek.

Oysa, basit, şu olacak, insanları kardeşleyen bölüştüren dayanıştıran bir arada tutan ortaklaştıran halaylar horonlar gibi el ele biraraya getiren politikaların önünü açmalı!

Yani altı milyar insanıyla bütün dünyayı sömürgesi haline getiren ‘şirket’ler ülkemizde 24 Ocak kararlarından beri desteklendi ve devasa büyüklükteki kooperatifler küçültülüp komik çaresiz hale getirildi. Şimdi, tam tersini yapacaksınız, kooperatifleri büyütüp şirketleri küçülteceksiniz!

Ve eğitim gibi, ekmek gibi süt gibi buğday gibi, limanlar gibi, stratejik kurumlar yavaş yavaş zaman içinde kamulaştırılacak!

Çünkü vahşi kapitalizm insanlığın ekmeği ve suyuyla oynadı!

Hem ekmeğimizi suyumuzu hem doğayı ellerinden alacaksınız!

Ekmeğimizi ve suyumuzu ve enerjimizi şirketlerin elinden almadan kimse ‘bağımsız’ olamaz hiç bir ülke eşitsizlikten yoksulluktan kölelikten dayatmalardan kurtulup kendine gelemez!

İmamoğlu, taksi, otobüs ve metro gibi ağır sorunlar dururken, işi gücü bıraktı, göreve geldiği günden bugüne istisnasız her gün bir TÜSİAD patronuyla görüştü, ne oldu, işte açılımı harlıyorlar, anayasayı değiştiriyorlar. Yani İmamoğlu, patronları arkasına aldı ve satın aldığı yazarlara da emri verdi, ve aklınca harekete geçiyor! Parlamento ve kuvvetler ayrılığı bağımsız işlesin istiyorlarmış, çok doğru, evet hakkaten doğru, peki, parlamentoyu yine yeni CHP ve İyi Parti’nin dümenine geçmiş Fetö’yle mi ve HDP’yle mi çalıştıracak barış ve özgürlükleri Fetö ve PKK’yla mı getireceksiniz?

ÜÇ

Veryansın adlı bu sitede yazarlara anayasaya cumhuriyete ve toprak bütünlüğüne bağlı olmadan milli bir muhalefet olabilir mi, ya da, milli muhalefet önce egemenliğimize anayasamıza ve toprak bütünlüğüne bağlı olmak zorunda değil mi, diye bir soru soruyor cevapları peyderpey yayınlıyoruz!

Mesela Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)’ye de aynı soruları soruyorum!

Yeni genel başkanları Hüsnü Bozkurt’a hem yeni görevi için başarılar dilerken anayasa değişikliği konusundaki düşüncelerini merak ediyorum.

Televizyonculukta ‘Prime Time’ yoğun izlenme saatleri yani akşam saatleri demek.

Fox TV, Halk TV, KRT, Tele 1 gibi televizyonlar şüphe yok ki yoğun olmayan ölü saatlerde Cumhuriyetçi ve Atatürkçü takılıyorlar, ancak, yoğun izlenme saatleri akşam 8-10 arası, alayı, açılımcı  ve yoğun HDP propagandasıyla geçiyor!

Hüsnü Bozkurt, bey, işte bu yoğun izlenme saatlerinde daha önce pek çok kez sizleri davet eden bu ekranlarda yeni CHP yöneticilerinin yüzüne karşı ‘anayasanın değişmez maddelerinin’ asla değiştirilmeyeceğini söylemenizi rica ediyorum! Çünkü halkımız da Atatürkçüler’in ne düşündüğünü duymalı.

Cumhuriyetçiler’in anayasa değişimine karşı sözlerine aynı muhalif medyada çünkü büyük bir engelleme ve sansür var! Aksine liberalleşen kemalistler ve HDP’liler aynı yoğun saatlerde aynı ekranlarda büyük bir yığınak yapmışlar.

Yani, kendini kemalist Atatürkçü diye pazarlayan anlı şanlı yazarların ‘açılımcılıklarını’ aynı ekranlarda yüzlerine karşı eleştirmenizi bekliyoruz!

Hem anayasanın giriş maddelerine kimlik siyaseti sokmak hem de kemalist ve Atatürkçü nasıl olunur bir bir aynı ekranlarda aynı yoğun izleyici karşısında söylemenizi bekliyoruz.

Adına çağdaş, ilerici, kemalist, kuvacı, Atatürkçü, Cumhuriyetçi deyip yandan yandan konuşanlardan hepimize gına geldi.

Açıkça ve dobra konuşun!

Türk Milleti’nin egemenlik haklarını kimseye peşkeş çekmeyiz, deyin!

Anayasanın temel maddelerini değiştirmek için yola çıkmış sağdan-soldan partilerin yazarların adlarını da vererek söyleyip kim gerçekte kimin yanında kitleler duysun istiyoruz.

Çünkü aynı muhalif ekranlar ve yazarlar, önden ayrı arkadan ayrı, yani poster ve bayrak arkasına saklanıp konuşuyorlar ve Atatürkçü dediğimiz kitleleri oyalıyor manipüle ediyor kandırıyor ve açıkça kekliyor!

İşte dün Ekmeleddin’in bugün HDP’nin dümen suyuna girdiler bile.

Bir taraftan Atatürkçü görünüp diğer taraftan yeni CHP’nin ve Akşener’in ve Davutoğlu ve Babacan ve HDP’yle toprak bütünlüğümüze meydan okuyan siyasetine girdiler bile.

Açılım ve anayasayı değiştirmek siyaseti artık çok açık aleni bilinen bir gerçektir, işte, bunları aynı ekranlarda aynı saatlerde ifşa etmeniz milli bir sorumluluktur!

Bir Cumhuriyetçi’nin önü de arkası da birdir, bu gibi dayatma tezgahlarına asla gelmez ve her yerde tavrını duruşunu siyasetini korkusuzca ortaya koyar!

Bu sütunlarda mahallenin delisi olmaktan bıktık.

Cumhuriyet’in kimsesi yok mu?

Atatürkçü Düşünce Derneği cumhuriyetin gözleri elleri iradesi kararı olmak zorunda değil mi?

Kitleleri uyarmak uyandırmak zorunda değil mi?

Yani, Hüsnü Bozkurt, bey, kralları kiliseleri deviren ortaçağları kapatan Cumhuriyetçiler’i bugün korkutan susturan oyalayan kullanan kekleyen kazıklayan kimler hangi güçlerdir?

Sayın Hüsnü Bozkurt bey, topraklarımıza ve egemenliğimize karşı dün liberaller bugün kemalistler eliyle büyük bir karanlık bölünme açılım iç çatışma kaos yani kimlik siyasetleri senaryoları yola çıkmıştır.

Yoksa kazları tavukları ürkütmemek için yandan yandan mı konuşalım?

Hayır, en yakınımızdaki yazar ve partilere karşı dahi egemenliğimizden asla taviz vermeyeceğimizi konuşalım ve gövdemizi siper edelim!

Bekliyoruz!

Ya da sizi aynı muhalif ekranlarda en yoğun izlenme saatlerinde kim konuşturmak istemiyor kim söz hakkı vermiyor, bunu da bilmek isteriz!

Ya da şu şu isimler yazarlar gazeteler bir tanemizdir yakınımızdır adamımızdır şimdilik adlarını verip küstürmeyelim çevir kazı yanmasın mı?

Başarılar diliyor, heyecanla bekliyoruz!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10 Yorum

  1. 21 Ekim 2021, 00:45

    Tüsiad ın erkekliğini kim çaldı yazısı isterim… O yazını asla unutamam, mizahın zirvesiydi… Tüsiad ın serçe parmağı kesmez Veryansın okurunu, gümüş tepside kırmızı kurdale ile fiyonklu erkekliğini istiyoruz…

  2. TÜSIAD canavarda iktidari elinde bulunduranlar ne?!

  3. 20 Ekim 2021, 18:53

    Yine harika bir yazı ellerine sağlık

  4. 20 Ekim 2021, 18:01

    Alkışlarla Nihat Abi..Kralları çırılçıplak soyup kendi …ok larının üzerine …öt üstü oturtmuşsun yine..AKP den önceki başta 1994 ve 2001 krizleri olmak üzere bütün ekonomik krizler de bunların döneminde oldu ve vatandaş sürünürken bunlar büyümeye devam ettiler ve yine en büyük büyümeleri de AKP döneminde oldu tabi..Ve artık daha da büyümek halkımızı daha da süründürmek üzere yeniden yola çıktılar..

  5. Nihat Bey,
    Milli muhalefet olur mu? diye sorunuz biraz yersiz. Milli muhalefet her zaman olur ve olmuştur da. Ancak milli muhalefet nasıl etkili ve kalıcı olur onu çözmek gerekir.
    Sürekliliği olan milli veya ulusal bir merkez olmuş olsaydı Türkiye Cumhuriyeti bu noktaya gelmezdi. Yinede milli veya ulusal reflekten çekinen Emperyal ve işbirlikçi güçler daha dikkatli ve uzun vadeye yayılmış bir politika izliyorlar. Toplum “demokrasi tüneli” içine sokularak etrafını görmesi engelleniyor ve tünelin ucunuda istedikleri gibi yönlendiriyorlar.
    Zorluk bu mücadelede milli olan gücün gerçekten ne olduğunu toğru ortaya koymak gerekir. Milli muhalefet edecek gücün kaynağının da milli olması gerekir. Hiç bir şekilde Emperyal veya işbirlikçi güçlerden kaynak veya destek almamak gerekir. Yani milli muhalefet bağımsız olmalı ve kaynağında kendi üyelerinin güçüne ve imkanına dayanmalı. Böyle bir merkez güçlenir kendini kamuoyuna kabul ettirdikten sonra daha inandırıcı ve kitlesel muhalefet yapacak bir milli merkez oluşur. Bunun için doğru zamanda doğru eylemler yapmak gerekir. Arşimet in dediği gibi bana bir destek noktası gösterin dünyayı yerinden oynatayım demiş.
    Milli merkez için doğru bir destek noktası oluşturmak gerekmektedir.
    Nihat beyin, yazısına dönersek, konu daha iyi anlaşılacaktır. Bazı özel konularda yazarken daha dikkatli ve araştırıcı olmak gerekir.
    TSK uzun yıllardır milli savunma sanayi için yatırım yapmaktadır. Özellikle ASELSAN, Roketsan, Havelsan vb.. kuruluşlarla önemli savaş sanayi teknolojisi geliştirilmiş ve biriktirmiştir. Özellikle çinlilerle geliştirilen roket teknolojisi TSK nin kullanımındadır.
    AKP iktidara gelince yandaş veya kendi adamlarına devletten rant aktarmak için TSK Savunma sanayini ve amacını saptırdı. S-400 alınmadan önceki ihale çinlilerle kalmıştı.
    Çinle uzun yıllardır (25 yıl) roket üzerine çalışılıyor. Ne oldu da ihale iptal edildi ve ikinci ihalede Rusya nı S-400 leri satın alındı.
    Bahsettiğiniz İha ve Siha ların terörle mücadele dışında TSK açısından bir önemli bir silah değil. Terörist ler bile bu tür iha veya Siha ları merdiven altında üretebilir. Örneğin İran silahlı kuvvetlerinin elinde olan milli roketler İranı güçlü kılıyor. Ayrıca nükleer bomba yapmak için gerekli nükleer bomba malzemesini üretebildiği için güçlüdür.
    İha ve siha lar gereksiz yere abartılıyor.
    Önemli olan hangi teknolojiyi hiç bir yere bağlı olmadan üretip kullanabiliyorsunuz. Yani burada da teknonojini ana unsurları bizim elimizde ve denetimi mizde olmalı.
    F- 35 ler ortak yapımdı ancak ABD leri sana vermiyorum dedi. Sonuç ortada.
    Şimdi yapılması gereken Emperyal ve işbirlikçilerin oyunlarını açığa çıkarıp kamuoyunu milli veya ulusal çıkarlar dan yana oluşmasına katkı sağlamaktır. Veryansın TV gücü oranında bunu yapmaya çalışıyor.
    AKP nin bugüne kadar komuoyu da işlediği politika ve konular tersyüz edilmeden güçlü bir merkez oluşturulma. AKP tarikatlar aracılığıyla topluma öyle bir nüfuz etmiş ki bunu ters yüz etmek zaman alacaktır.
    Siz ne kadar muhalefeti eleştirirseniz eleştirin muhalefetin sorunu derinlerde değil AKP iktidarına ve yandaşlarına bağlıdır. Büyük bir kitle AKP iktidarı vasıtasıyla adeta avanta alarak besleniyor. AKP nin Emperyal projelerdeki işbirliği muhalefeti de etkileyerek benzer bir politikanın içine hasediyor.
    Sanki ABD ve AB Emperyalizm mi ile AKP nin sorunu ve karşıtlığı varmış gibi “milli” bir söylesen bahsetmek veya haber yapmak hala sürüyor olması tamamen bir bağımlılık örneği.
    Bu durum keskin soldan tutunda en uç sağ kesim içinde sürüyor.
    Artık AKP bütün kökleriyle toplum içinden sökülüp atılmalı. O zaman Emperyalizmin liboş uzantılarının göbeği yıldız görecektir.
    TÜSİAT VE İŞBİRLİKÇİ SEYMAYE emperyalizmin zaten uzantısıdır, oradan hi bir şey bekleme.

  6. Sen bu ülkede gördüğüm aklı başında adamların en başındasın Nihat Genç! Adeta delilerle dolu bir tımarhanenin ortasında, kendinize gelin diye bağırır gibisin. Umarım seni dinleyip bu delilikten kurtuluruz! Sağ ol var ol!

  7. “İHA VE SİHA’ları neden Koç, Sabancı ve TÜSİAD değil de Özdemir Bayraktar yapabildi?”…bu soru Tüsiad’ a gerçekden sorulması gereken bir sorudur…Bunlardan 1 inin şirketinde çok uzun süre çalıştığım için biliyorum, bu soru “cuk” dur.. Yani tümünü toplasan 1 Bayraktar etmiyor…Nasıl olsa nüfus artışı ile gelen taleplerle nefis karlar var, ne gerek var kaliteli teknik adam istihdam etmeye, yatırımla risk almaya…her birine sorsan teknolojik yeniliklerde uçuyorlar…Allah rahmet eylesin Özdemir Bayraktar’ a, gerçekden sabun köpüğü reklamsız, ülke için ne yapabilirimi düşünen, kaliteli bir insanmış…

  8. Ben ealsa, gururla ” Ben oyumu bu partiye verdim” diyeceğim bir parti istiyorum. Veryansın kadrosu ve Ümit Kocasakal’dan.

  9. 20 Ekim 2021, 13:24

    Bende Hüsnü Bozkurt beyin cevabını merak ediyorum. Yağmur ormanlarının özelleştirmesine karşı çıkan Mülk İNKAnındır diyen Perulu kızılderililer gibi içme suyu adı altında pet şişelerdeki su ile yapılan soyguna ses çıkaramayan bizler neredeyiz suçlulara ilk taşı kim atacak aynaya bakınca cevap bulamıyorum !!!!!

  10. 20 Ekim 2021, 11:24

    Yüce Türk milletinin sesi oldunuz, teşekkürler.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!