Şahin Filiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. İrticanın yeni adı: Siyasal dincilik-1

İrticanın yeni adı: Siyasal dincilik-1

featured

Prof. Dr. Şahin Filiz yazdı:

Üç bölüm halinde hazırladığım bu yazı dizisinde ‘irtica’ kavramını dini, felsefi, sosyolojik ve stratejik açılardan Türk okuruna sunacağım. Yazımın birinci bölümünde ‘irtica’  kavramının tanımına bir hazırlık olarak, kökenini ve kapsam alanına ilişkin yönlerini ele alıyorum.

İrtica, zaman zaman “din karşıtlığı” gibi yorumlanabilecek kadar kritik bir kavramdır. Bu yazımızda irticayı din düşmanlığı veya din karşıtlığı sınırına sürükleyen eksik ve yanlış anlatımları dışarıda bırakıp, gerçek anlamda onun ne olduğunu ayrıntılı ortaya koymak yararlı olacaktır. Ayrıntılara girmeden önce, irticanın bugün siyasal dinciliğe, oradan da tarikat ve cemaatçiliğe doğru şekil değiştirdiğini, ama temelde saptırılmış bir din ve sapkın bir din anlayışı olma özelliğini güçlenerek koruduğunu, bunu da neredeyse her dönemde siyasetin desteğini yanına alarak istikrarlı bir şekilde sürdürdüğünü unutmamak gerekir. Ne var ki irtica, sahte bir din ve dinsellik olmanın ötesindedir. Dinsel olmaktan çok siyasal olan cemaat ve tarikatlar, irticanın yeni adı olan siyasal dincilikle, 200 yıllık  ideoloji olarak Cumhuriyetimizi ve Devletimizi zor durumlara sokmaktadır.

Siyasal dincilik ve tarikatçı-cemaatçi ideolojinin atası olan ve ülkemizde bir dönem sıklıkla telaffuz edilen irtica kavramını anlamak, bugünü daha iyi kavramak açısından kaçınılmazdır.

DİNİ, FELSEFİ, SOSYOLOJİK VE STRATEJİK YAKLAŞIM

İrtica kavramı, Arap dilinde ‘ra-ca-a’ yani “dönmek” fiilinden türemiştir. İrtica, buna göre, ‘geriye gitmek’, ‘geri kalmak’ ve ‘bulunduğu noktadangeriye gitmek’ anlamlarına gelmektedir. Ama Arapçada böyle bir kavram kullanılmamaktadır.

İrtica kavramı, ‘İslamlaşma’, ‘İslamileşme’, ‘Köktencilik’, ‘Entegrizm’, ‘fundamentalizm’, ‘Extremizm’ [1] ve ‘Selefiyecilik’[2] kavramlarıyla birlikte düşünülmelidir. Bugün ‘İslami’ kavramı, genellikle radikal gruplar ve kişiler tarafından kullanılmaktadır. Oysa bu kavram bu haliyle ne Kur’an’da ne de hadis külliyatlarında geçer. ‘İslami’ ve  ‘İslamileşme’, 1985’de ABD’de  ölen İsmail Reca el-Faruki ve eşi Leyla el-Faruki tarafından türetilip yaygınlaştırılmıştır.

Ülkemizde irticanın temeli siyasal dinciliktir. Çağdaş Arap akademisyenlerden ve Arap İslamcılığının önemli isimlerinden Yusuf el-Kardavi, İslamcılık hareketinin Arap halkları ile ilgili sorunların çözümüne yönelik ideoloji olarak ortaya çıktığını itiraf sadedinde şöyle demektedir: “ İslamcılık, özellikle Arapların 1967’de İsrail yenilgisinin hemen sonrasında ortaya çıkan seküler-ulus devlet krizine bir tepkidir.”[3]

Sorun, İslam ya da dindarlığın değil, Arapların yerel bir sorunudur ve İsrail’e yenilmeleriyle sarıldıkları dinci bir ideolojinin tanımıdır. Siyasal dincilik, Arap yenilgisinin dinci bir ideoloji ile rövanşını almaktır. Ama ne var ki bu rövanş,  o gün bugündür İsrail’den değil, İslam dünyasından alınmaktadır.

İrticayı dinsel ya da din dışı anlayışın doğurduğu sonuçlara göre yorumlamak, problemin sosyolojik boyutunu göstermektedir. Andığımız klasik irtica tanımı da bu sorunu yalnızca siyasal açıdan ele almaktadır. Şu halde elimizde biri siyasal (klasik), öteki de sosyolojik olmak üzere iki çeşit irtica tanımı vardır. İlki, irticanın kapsam alanı genişlediği için, bugün yetersiz ve dar bir tanım sayılır. İkincisi de, henüz tam anlamıyla işlevselleştirilememiş daha geniş bir tanımdır. İrtica hem dikey (devlet ve bürokrasi), hem de yatay (halk ve kitle kültürü) olarak ülkemizde özellikle son 40 yıldır alan ve nüfuz açısından genişlemesine karşın, tanımlar yetersiz, güçsüz, eksik ve işlevsiz kalmıştır.

Bunun en önemli iki sonucu ile karşı karşıyayız.

Birinci tanım, irticanın kapsam alanına oranla yetersiz, işlevsiz kalınca, Türk halkının devlet ve ulusuna bağlı Müslüman çoğunluğunu rencide edecek bir anlam karmaşası yaratmıştır. Halkın önemli bir kesimi, tanımın, bireysel olarak yaşadığı dine ve maneviyatına yönelik resmi bir baskının sonucu olduğunu sanmakta; hatta buna inandırılmaktadır.  Bugün de cemaat ve tarikatların yaptığı gibi, ev ev, mahalle mahalle hücre tipi siyasal propaganda usullerinin, bu boşluğu kullanarak dikey irticayı egemen siyasal kültür haine getirmeye çalıştıkları yadsınamaz bir gerçektir.

İkincisi de şudur:  Dikey (siyasal ve bürokratik) ve yatay  düzeylerde (cemaat ve tarikatlar) örgütlü irticai kesimler, kapsam alanının ve nüfuz derinliğinin artmasına koşut olarak kendini yenileyemeyen irtica tanımının bu kifayetsizliği ve eksikliğinden  cesaret alarak, “Türkiye’de irtica yoktur; tanımı yoktur; kimse halkımızın dinini ve maneviyatını hedef alamaz” diyebilmekte ve bu mesajı büyük çoğunluğu Müslüman olan Türk halkına kolayca iletebilmektedirler.

Fetö, Adnan hoca, İskilipli Atıf, Seyyit Rıza ve bir yığın etnik ve dinci bölücülerle ülkemiz gittikçe daha sık tehdit edilerek irtica hortlamaktadır.

İrtica büyüdükçe, inkârı neden hala kolaylaşmaktadır? Türk halkı Cumhuriyetine, ulusal değerlerine, devlet ve millet olarak bekasına doğrudan tehdit oluşturan Fetö tarzı irtica karşısında, yeterince aydınlatılabiliyor mu?

İkinci bölümü bekleyin.

 

[1] Bkz. James Veitch, Muslim Activism, Islamization or Fundamentalism: Exploring the Issues, Islamic Studies, Islamic Research Institute, Islamabad, Vol. 32, Number 3, Autumn 1414/1193, ss. 261-277.

[2] Bkz. Abdurrahman b. Zeyd ez-Zeneydi, es-Selefiyye ve Kazaya’l-Asr, Camiatu’l-İmam Muhammed b. Suud el- İslamiyye, Külliyyetü’ş-Şeria, Riyad 1998; ‘Selefiyecilik’ ve Arap İslam’ı hakkında ayrıntılı felsefi bir değerlendirme için yine bkz. Hatice Kınık, Teolojik Selefizmden Sosyolojik Selefizme Dönüşüm-Muhammed bi Abdilvehhab ve Seyyit Kutup Örneği, Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü (Yayımlanmamış Yüksek Lisans tezi-Danışman: Doç. Dr. Şahin Filiz), Konya 2005, ss.1-22.

[3] İbrahim M. Abu Rabi, İslami Hareketin Entelektüel Kökenleri, Yöneliş Yayınları, İst. 2001, ss. 107-18.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 11 Şubat 2022, 12:20

    yüreğinize sağlık hocam.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!