Murat Bölükbaşı yazdı…
Birkaç gün önce Ankara kitap fuarında Nergis Yayınevi standını basan 10 kişilik grup yayınevi sahibi Ahmet Acar’ı darbedip, ‘’Sen biraz önce Ankara Ülkü Ocakları Başkanıyla konuşuyorsun, konuştuğun kelimelere dikkat edeceksin. Seni son kez uyarıyoruz, tehdit ediyoruz seni. Cumartesi o, (Em. Kur. Albay Orkun Özeller) buraya gelecek olursa olacakları görürsünüz bak neler oluyor.’’ diyerek ve standı dağıtarak oradan ayrıldı. Ben de, kendini sorumlu ve zorunlu hisseden bir Türk vatandaşı olarak Orkun Komutanın ve yayıncı kuruluşun yanında olmak, destek vermek ve ‘’ne olacağını görmek’’ için Cumartesi günü erkenden Nergis Yayınları kitap standına geldim. Kısaca özetlemek gerekirse çok güzel bir halk buluşması oldu.
Orkun Komutan, ‘’vatanın serdengeçtileri’’ olduğu şüphe götürmeyen yakın ve çevre korumasıyla ve adeta bir özel kalem görevlisi gibi her an yanında olan saygıdeğer eşi ile birlikte standa geldi. Herkesle tokalaştıktan sonra, kitaplarını imzalayan Rafet Kılıç, Mustafa Köse paşalar ve yayıncı Ahmet Acar ile birlikte fotoğraf çektirdi. Önce yakın koruma güvenliğinde iç kısımda kitaplarını imzalayan Orkun Komutan, bir süre sonra halkla yakın temas iletişime geçerek kitaplarını imzalamaya devam etti.
Standın içinden çevreyi gözlemlediğimde, alanda çağrılmadan, görev emri beklemeden adeta vatan savunması için göreve koşa koşa gelmiş çok sayıda ‘’kalpaklı kuvvacı’’ olduğu hissiyle moral buldum… Hiç şüphe yok ki, halk her şeyin farkındaydı ve durduğu yer çok netti. Cumhuriyetten, Atatürk’ten, laik demokrasiden asla vazgeçmeyecek ve taviz vermeyecek olan Türk halkını temsilen yüzlerce vatandaş desteğini göstermek için uzun kuyruklar oluşturdu.
Üç saat aralıksız kitap imzalayan Orkun Özeller saat 16.00’da yoğun katılımla gerçekleşen söyleşiden sonra uzun bir süre daha kitap imzalayıp, halkla fotoğraf çekilerek etkinliği tamamladı. Orkun Özeller’e destek için gelen bir kişi dikkatimi çekti. ‘’Mustafa Kemal’in Askeriyiz’’ diyerek kılıç çatan ve bu yüzden TSK’dan ihraç edilen Teğmen Serhat Gündar da oradaydı. Bugün değil ama yarın, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en üst kademelerinde görev yapacak kahraman bir Türk Subayı ile fotoğraf çektirme isteğimi geri çevirmedi. Vücut geliştirme sporuyla kendini motive eden ve dereceler yapan Serhat Komutanın gelecekten çok umutlu olduğunu görmek açıkçası bana da umut, moral ve direnme gücü verdi.

Orkun Komutan halkla yaptığı söyleşide sözlerine, “Beni, tutsak edildiğimde içeride unutmayan, desteğini hiç esirgemeyen Türk halkına teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum’’ diyerek başladı. Çocuk katili terörist başı Apo’nun dışarı çıkarılması halinde artık hayatta olmayacağını söylemesi, ‘’Apo çıkmışsa ya öldürürüm ya ölürüm. Ben ölür de, eğer siz hayattaysanız bu da sizin utancınız’’ diye verdiği net mesaja katılımcılardan güçlü ve destekleyen bir alkışla cevap gelmesi, Türk Milletinin böyle bir oldu bittiye asla izin vermeyeceği yönünde değerli bir karşılıktı. Orkun komutan; düşüncesi, ideolojisi, inancı, partisi, etnik kimliği ne olursa olsun, vatan bayrak, cumhuriyet ve Atatürk’te ayrışmayan herkesin bir araya gelmesi halinde bizi hiçbir gücün yenemeyeceği, yıkamayacağı gerçeğini üstüne basa basa bir kez daha ifade etti.
Yazdığı, ‘’İncirlik Ağacı ve Sur’a Kim Üfledi’’ gibi çok önemli ve değerli kitapların satıldığı bir standın basılıp dağıtılması ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kahraman bir subayına, “o buraya gelirse indiririz” denilen bir irade ve anlayışı akılla mantıkla izan ve izah etmek mümkün mü?
Albay Orkun Özeller’i emekliliğinde yüksek lisans, doktora yapıp kitap yazan, televizyon ve YouTube kanallarında yorum yapan emekli askerlerden ayıran ve halk nezdinde daha fazla sevgi saygı ve güven duyulmasına yol açan, vatan savunmasını sahada yılmadan ve korkmadan yapabilme cesaret ve gücünü göstermesidir.
Anketlerde de görüldüğü gibi, Halk, büyük ölçüde siyasi partilere olan güvenini yitirmiş, toplumun ihtiyacı, doğruları ve talepleri noktasında siyaset yapmak yerine emperyalist programa göre siyaset rotası belirleyen liderlere olan inancını yitirmiştir. Dolayısı ile içine hapsedildiğimiz sahte demokrasi boyalı siyaset kapanından kurtulmak, ancak siyaset üstü bir liderliğin bayraktarlığı ile mümkündür. Her zaman hatırlattığım gibi; Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
Vatan sevdalıları her yerdedir, vatan sevgisi sınır tanımaz.