Murat Bölükbaşı
Murat Bölükbaşı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Meşruiyet fotoğrafı

Meşruiyet fotoğrafı

featured

Murat Bölükbaşı yazdı…

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump-Erdoğan görüşmesinden bir gün önce “Amerika’nın Dünyadaki Rolünü Şekillendirmek” adlı panelde Cumhurbaşkanı Erdoğanı kastederek, “Başkanımız ‘Bundan bıktım, ilişkiler düzeyinde cüretkar bir adım atalım ve ihtiyacı olanı verelim’ dedi. Tamam sayın başkan, neye ihtiyacı var? diye sorduğumda ‘meşruiyet’ dedi. Çok akıllı biri. Mesele sınırlar, es 400 ya da F-16 lar değil. Mesele meşruiyet.” Bu, kamuoyunda kimilerince Erdoğan’ın gelecekte de, Amerika tarafından siyaseten destekleneceği mesajı olarak algılandı. Oysa meşruiyet, yasallık, yasaya uygunluk, geçerlilik anlamı taşıyor. Dolayısı ile Erdoğan’nın talebi geçmişe dönük olmalıydı. Cumhurbaşkanı’nın yaşlılığa bağlı sağlık sorunları ve seçmen nezdinde büyük ölçüde desteğini kaybetmesi ve yapılan kamuoyu araştırmalarının sonuçları, yapılacak ilk seçimde Erdoğan’ın adaya veda edeceğini gösteriyordu. Dolayısı ile sahte diploma, 17-25 Aralık operasyonu, 2017 referandumunda YSK’nın Anayasayı ve hukuku çiğneyerek geçerli saydığı mühürsüz oylar, Halkbank davası, Merkez Bankası’nın kanatsız uçan 128 milyar doları, ballı ihaleler, 6 Şubat depremi, İmar barışı ve bunun gibi birçok güçlü dosya Erdoğan’ın 23 yılllık iktidarının meşruiyetini sorgulatabilirdi. Tom Barrack’ın ifadesiyle Erdoğan, Trump’tan Meşruiyet aldıysa, Türk Devleti ne aldı..? İşine son verilen NTV Amerika temsilcisi Hüseyin Günay, sosyal medyayaya yansıyan ifadesinde “Babayı aldık” diyordu…

1 Ekim TBMM’nin açılış günü fotoğrafı bence malumun ilanıydı. Trump, Oval Ofis’de Avrupalı liderlerin altına birer sandalye vererek karşısına oturtmuş, “mekanın sahibi benim” demişti. Aynı mizansen Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bizim “yerli ve milli” siyasetçilerimiz için sahnelendi. Halkın önünde Tatar Ramazan’ı oynayıp milletin gazını alan demokrasi havarisi çakma liderlerin AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında “süt dökmüş kuzu gibi” olduklarını görmek benim açımdan hiç de şaşırtıcı değildi. Ancak bu fotoğraf, halkın güvendiği ve arkasından gittiği siyasi liderlerin maskesiz, makyajsız gerçek yüzünü görmesi açısından tarihe not edilmiş, hafızalardan silinmeyecek bir fotoğraf karesiydi. Erdoğan’ın gözünün içine hayranlıkla bakan siyasilerin içinde CHP Genel Başkanı’nın olmaması ve CHP’nin meclis açılışını protesto etmesini meşruiyet senaryosunun finaline hazırlık olarak değerlendiriyorum. Ne de olsa CHP, yenilenen Siirt seçimleriyle Erdoğan’a meşruiyet kazandıran partinin adıdır. Özgür Özel, ne yapar eder, mesir macununu hediye paketi yapar, saraya gidip Sayın Cumhurbaşkanı’nın gönlünü alır…

Gerçek şu ki; Halk muhalefeti ile siyasi partilerin yaptığı muhalefet arasında çok ciddi ayrışmalar var. Halk, ekonomik zorluklar içinde açlıktan ölmemek için yaşam mücadelesi verirken adaletten ekonomiye, sağlıktan eğitime, işsizlikten barınmaya adeta altında ezildiği ve taşıma gücünü kaybettiği sorunlarına çözüm beklerken, siyasiler, siyaseti koltuk mücadelesi çerçevesine indirgeyerek pastadan pay kapmak için her türlü ödünü vermeyi kişisel bir yatırım ve kazanım olarak görüyor. Neticede halk, her geçen gün siyasete ve siyaset yapan aktörlere güven ve inancını yitiriyor. Yine sizi buradan uyaralım; Halkı yok sayarak, halkı gözden çıkararak siyaset yapamazsınız. Türk halkı buna izin vermez. Er ya da geç size hesabını sorar…

Yaşanan birçok olaya tepkimiz, itirazımız var. Ömrü hayatımızda görmediğimiz, aklımıza bile gelmeyecek, rüyamızda görsek inanamayacağımız şeyler yaşadık yaşıyoruz. Atatürk’ün kurduğu ordunun genç subayları Atatürk’ü koruduğu için ordudan atılırken, Atatürk resmini göğsüne takmayı reddeden subay orduya geri alınıyor. Türk devletine karşı isyan eden, asker sivil, genç yaşlı demeden insan öldüren caniler hapisten bir bir salınırken, Türk Devleti, Türk Milleti, al bayrak için canını ortaya koymaktan çekinmeyen, gözünü budaktan sakınmayan, Amerika’nın verdiği madalyayı kabul etmeyen Albay Orkun Özeller, hukukun ve vicdanın kabul etmeyeceği bir şekilde tutuklanıyor. Vatanı savunmaya and içmiş ve kurtuluş mücadelesi vererek Türkiye Cumhuriyetini kanıyla canıyla kurmuş başta ebedi başbuğumuz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizin ruhları üzerine and içeriz ki, Türk Milleti olarak bu gözdağı ve korkutmalara karşı asla susmayacağız, korkmayacağız ve sonu, bedeli ne olursa olsun vatanımızı savunacağız. Buradan halk ozanı kıymetli büyüğüm, dostum Muharrem Soydemir’in kaleme aldığı bir şiirle Orkun Özeller’e selam gönderiyoruz. Türk Milleti yanında, yalnız değilsin komutanım. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Vatanperver cumhuriyet aşığı kahraman asker Orkun Özeller/ Sönmeye az kalmış yurdun ışığı, kahraman asker Orkun Özeller/Sarmış yurdumuzu örümcek ağı, boş kaldı topraklar kurudu bağı, Yandı ormanları ovası dağı, kahraman asker Orkun Özeller/ Ekonomi mefta yoktur metelik, yamalı bir bohça her yanı delik, duruşumuz kale, irade çelik, kahraman asker Orkun Özeller/ Cumhuriyet asla gider mi geri, kan ile suladık bu kutsal yeri, tükenip bitti mi sözünün eri, kahraman asker Orkun Özeller/ Bizim nöbetimiz bitmedi daha, düşman içimizden gitmedi daha, denize döktük yetmedi daha, kahraman asker Orkun Özeller/ Dünyaya gelmedi böyle bir arsız, bizi satıyorlar bizden habersiz, arife tarif yok bilirim yersiz, kahraman asker Orkun Özeller/ Soydemir bu günler dar gelir bize, ay yıldız inerse ar gelir bize, Atamızın emri vur gelir bize, kahraman asker Orkun Özeller/

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Ne güzel yazmışsınız halk her geçen gün siyasete ve siyasetçilere güvenini kaybediyor diye. Umarım bu kayıp daha büyük kayıplara yol açmaz

  2. yazı bir solukta okudum ama şiir ıiiihhh

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!