Murat Bölükbaşı yazdı
Milli takımımız Uluslar UEFA C Ligi’nde gurubun en güçlü rakibi olan Lüksemburg milli takımıyla 9385 kişilik Stade de Luxembourg sahasında karşı karşıya geldi. Maç’a 4-3-3 dizilişiyle kalede Uğurcan, geri dörtlüde Zeki, Merih, Çağlar, Ferdi, orta sahada Doğukan, Orkun, Hakan, hücum hattında Cengiz, Doğukan Sinik ve Santrafor Halil Dervişoğlu tertibiyle yerini aldı. Maç öncesinde 6’şar puanla 1 ve 2. sırayı paylaşan iki takımın mücadelesinde müsabaka Portekiz Futbol Federasyonu’ndan Antonio Nobre’nin düdüğüyle başladı.
Maçın ilk dakikaları takımımız oyunu Lüksemburg sahasına yıkmasına rağmen, ilk tehlikeli atağını 10. dakikada gerçekleştirdi. Sağ kanattan Cengiz’in yaptığı ortaya ön direkte dokunan Çağlar’ın vuruşunu Lüksemburg kalecisi Moris güçlükle kornere çeldi. Milli takımımızın ikinci tehlikeli atağı 14. dakikada gerçekleşti. Sağ kanat oyuncumuz Zeki, derinlemesine pasıyla Halil’i buluşturdu. Halil’in kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda top auta çıktı. Lüksemburg ilk tehlikeli atağını 19. dakikada gerçekleştirdi. Pereira’nın ceza sahası dışından gönderdiği sert şut az farkla auta gitti. 29. Dakikada Hakan’ın pasıyla sol çaprazdan ceza sahasına giren Halil’in vuruşu yan ağlara takıldı. 35. dakikada takımımızın kullandığı köşe vuruşunda Çağlar kafayı vurdu, ceza sahası içinde topa eliyle müdahale eden Bareiro sarı kartla cezalandırılırken, Portekizli hakem Antonio Nobre penaltı noktasını gösterdi. Atışı kullanan Hakan Çalhanoğlu 37. dakikada milli takımımızı öne geçiren golü Lüksemburg ağlarıyla buluşturdu. (0-1) İlk yarısı 6 dakika uzayan maç Millilerimizin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.
Genelde millilerimizin üstünlüğünde ve Lüksemburg yarı sahasında oynanan ilk 45 dakikada kazanılan penaltı vuruşuyla golü bulmamıza rağmen çok istesek de, ön hatta pozisyon üretmekte zorlandık. Savunmada ise doğru ve yerinde müdahalelerle Lüksemburg hücumlarının kalemizde tehlike yaratmasına izin vermedik.
İkinci yarıya Orkun- Serdar Dursun değişikliğiyle başlayan Stefan Kuntz, ilk yarıdaki hücumsal verimden memnun olmadığını bu müdahaleyle göstermiş oldu. İkinci devrede bir süre baskılı bir oyun sergileyen millilerimiz 51’de Serdar, 59’da Doğukan’la Lüksemburg kalesinde etkili olmaya çalıştı. İkinci yarıda 65. dakika geçilirken topla daha çok oynayan ve rakip sahada hücum aksiyonları gerçekleştiren takım Lüksemburg oldu. Son 15 dakikaya girilirken oyun kalitesi ve pozisyon zenginliği açısından vasatın altında bir müsabakaya sahne oluyor derken, savunmada Carlson’un hatasını affetmeyen Serdar Dursun kaptığı top sonrasında ceza sahası dışından çektiği sert şutla takımımızı iki farklı üstünlüğe taşıdı. Kalan dakikalarda başka gol olmadı ve millilerimiz müsabakayı 2-0 net bir skorla kazanmayı bildi. Gurupta ilk üç maçı 3 galibiyet, +12 averaj ve maç başına 4 gol ortalaması ile tamamlayan millilerimiz gurupta dördüncü maçını 14 Haziranda deplasmanda 6-0 yendiğimiz Litvanya ile oynayıp futbola tatil molası verecek. “Kahveden adam toplayıp oynasak, yenmeyeni döverler” diyebileceğimiz bir seviyede oynanan maçların futbolseverlere ne verdiği tartışılır. Genelde Avrupa’da top koşturan futbolcularımızın da bu durumdan hoşnut olduğunu düşünmüyorum. Lakin, bu gurupta bir daha mücadele etmemek ve ülke puanını artırmak adına bu tür maçların kazanılması da önemli.