Nihat Genç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Boğaziçi şen gönüller yatağı

Boğaziçi şen gönüller yatağı

featured

Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyum-rektör atanması öğrenci ve akademisyenlerince protesto edildi, ediliyor.

Nerede, insanı ve doğayı aşağılayıcı, üstünüzde baskı kurup dayatan, ben yaptım oldu diyen, haksızlığa suistimale yolsuzluğa eşitsizliklere karşı bir haykırış bir eylem bir yürüyüş bir protesto var, düşünmeksizin o eylemin yanındayız.

Çünkü köle değil köpek değiliz kimsenin kulu uşağı marabası hiç değiliz, yasalar hepimizi eşit kılıyor ve bir çok yasa da içinde yaşadığımız kurumlara özerk yönetim hakları vermiş.

Tabii ki her eylemde olduğu gibi terör örgütleri barışcıl eylemin içine sızıyor ve eylemi maksatından saptırıyor. Artık bu ‘sızmaları’ çok iyi tanıyoruz. Bazen eylemi kırmak için şiddet unsuru terör örgütlerini eyleme bizatihi polis sokuyor. Sonra sabah evlerinden masum çocuklar tek tek toplanıyor, bazen de gerçekten bu teröristler toplanıyor. Tabii böylelikle eylem ana maksadından sapmış, halkın gözüne bir terör zannı şüphesi yerleştirilmiş olup eylem de ‘kırılmış’ oluyor.

Aydınlar ve medya araya sızan bu terör örgütlerinin bir çuval inciri berbat edeceğini gayet iyi bilirler ve ama ne yapsınlar-ne yapalım, hak arama eylemini ilkesel olarak da desteklemek zorundayız! Çünkü dövülüp aşağılanıp dışlanırken bir insan sesi bir ahh olsun haykırabilmeliyiz.

Ve siyasi bir eylem/protesto keyfi yönetimler karşısında kitleler için hayati önemdedir hatta protestonun kendisinden dahi büyük anlamları vardır.

Bakın, Ortaçağ’da değiliz ve Kara Veba günleri de yaşamıyoruz ama korkularımız Ortaçağ ve Kara Veba’dan farksız ve daha büyük, neden?

Çünkü büyük felaketlere rağmen keyfi buyurganlık padişahlık saray tek adam yönetimi yerli yerinde duruyor.

Bu büyük ‘korkuyu gidermek’ için ne yapmalıyız?

Ya da en iyi korku giderici Ortaçağ’da olduğu gibi dine sığınmak mı yoksa modern çağlarda olduğu gibi bilime sığınmak mı, siyasete mi medyaya mı, büyük korkularımızı başka nasıl aşabilmeliyiz!

Korku giderici, ne dindir ne bilim, korku giderici ‘dayanışmadır’, birbirimize güvendir.

Zygmunt Bauman, Akışkan Korku’da şöyle der: Titanik’in buzdağına çarptığından habersiz lüx sınıf yolcuları büyük salonda coşkun bir müzik sesiyle dans ediyorlardı, hatta, geminin bir ucu suya batıncaya kadar felaketten habersizdiler.

Hayatımızda ‘buzdağları’ o kadar çoğaldı ki Pandemi buzdağı, tarikatlar buzdağı, IŞİD buzdağı, PKK buzdağı, dolar-borsa buzdağı, açılım-hendek buzdağı, FETÖ buzdağı, gladyo buzdağı, gladyonun tanzim ettiği yeni CHP ve İyi Parti buzdağı, saray ve müteahhitleri buzdağı, saray ve tarikatları buzdağı, Diyanet buzdağı, vs. hepsine ayrı ayrı çarpıp sulara gömülüyoruz. Tekrar sandallara ve bir kaç aya kalmadan bindiğimiz yeni gemi yeniden başka bir buzdağına, bir daha habire sulara gömülüyoruz.

Bu buzdağına çarpma hikayesi, Boğaziçili akademisyenlerin bildirisini okuyunca, aklıma düştü: PKK’yla elli bine yakın insanımız öldü, buzdağından habersiz öğretim görevlileri öğrenciler halay çekiyordu.

FETÖ ülkenin hukukunu meclisini işgal etti, öğretim görevlileri öğrencileriyle aynı halayı çekiyordu.

Hayat dediğin nedir, kam almak, on yıl boyunca öğretim görevlileri FETÖ’nün ekranlarına çıktılar, Kemalizme cumhuriyeti zayıflatmak aşağılamak çürütmek yok etmek için söylemedik laf bırakmadılar, çok neşeliydiler, Cumhuriyet’in ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin on uzun yıl süren operasyonlarla işgal sürecini yüksek adrenalin salgılayarak izlediler. Nasıl heyecanlıydılar, soylu komutanlar tutuklanırken ekranlardan kahkahalar atıyorlardı, “Daha karpuz kesecektik” manşetli Taraf gazetesi üniversitelerinde festival eşliğinde okunuyor elden ele meşale gibi geziyordu.

Ve sonunda sümüklü bir mehdi ülkeyi topyekün teslim aldı ve bu ülkenin Mülkiyesi, Hukuk’u, ODTÜ’sü, vs. kalkıp özgürlüklere bağımsızlığa ve cumhuriyete sahip çıkan tek laf etmedi, yani böyle bir bildiriyi koca Cumhuriyet yıkılırken yazıp-yayınlamayı ülkemize ve hepimize ‘zül’ gördüler!

Oysa çok bekledik!

Akademiler kendilerini var eden Cumhuriyet’e sahip çıkarlar diye.

Beş yıl bekledik, on yıl bekledik, yirmi yıl bekledik, hala bekliyoruz!

Ancak ne olursa olsun dünkü bildirinin her cümlesi hepimiz için hayati önemde, şeksiz şüphesiz destekliyorum, kurumsal özerklik, bilimsel özgürlük, kendi kararlarını kendi alan bir üniversite, her cümlesi hepimizin olmazsa olmazı…

Bir yazar aydın zaten bu büyük idealler için vardır!

Torpil, kayırma ve üstelik liyakat sorunu olan biri, üniversiteye atanınca öğretim görevlileri ayağa kalktı ve ne kadar soylu bir başkaldırı!

İşte tam da aradığımız bilimadamı haykırışı!

Oysa, Cumhuriyetin Yargıtay’ı Sayıştay’ı Danıştay’ı Silahlı Kuvvetleri, yüksek yargı organları, üniversiteleri, hakimleri, sümüklü bir “Mehdi”nin eline geçerken şimdi (dün akşam) Habertürk ekranından bize bilimsel kurumsal özgürlük diye maval okuyan hocamız dahil alayı sessiz kaldılar.

Cumhuriyet yıkılıp tarikatların eline geçirilirken davul zurna eşliğinde halay çekiyorlardı!

Tarikatlar, Saray, İslamcı burjuva, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şirketleri kurumları madenleri yasaları hukuku topyekün tarihten bugüne kazandığı biriktirdiği varlıklarının tümüne ‘ganimet’ gözüyle bakarken, üniversiteler ve elemanları böyle bir bildiri yayınlayamadılar, aksine, Cumhuriyeti, Tek Parti dönemini, Kuruluş Anayasası’nı göğüslerini gere gere “suçlu faşist baskıcı dayatmacı” ilan ettiler!

İnsanları ve ülkeleri oksijensizlik değil ahlaksızlık-iki yüzlülük öldürür!

Herkes/hepiniz gördünüz hakları savunabilmek için sağcı-solcu-ilericilerin önce Cumhuriyet kazanımları olmalı, Cumhuriyet yoksa, ne akademi ne özgürlük ne hukuk ne insanlık, hiç bir şey yok, olamaz, olmadı.

Ve artık ülkemiz insanlığımız en temel yasalarımız elimizden çıkarken hepimizin ‘korkmaya’ zamanı dahi yok!

Tam tersine eylemle protestoyla dayanışmayla şehre ve ülkeye bir ‘neşe dalgası’ salmalıyız!

Birbirimize yeniden güvenebilmeliyiz!

Bir eylemi niçin beceremiyoruz, bu korkuyu niçin aşamıyoruz, bunca aydın yazar kitle bu felaketin üstüne topluca hep birlikte niçin gidemiyoruz, hepsinin altında yatan sebep, aynı!

Cumhuriyet’i yalnız bırakdık!

Çakallar IŞİD’ler tarikatlar yobazlar vahşi müteahhitler sümüklü mehdiler Cumhuriyet’i paramparça lime lime ederken BUZDAĞI’NA ÇARPTIĞINDAN HABERSİZ YÜKSEK SESLE DANS EDİYORDUK, FETÖ EKRANLARINDA, TAKSİM MEYDANLARINDA.

Ve şimdi Basra harap olduktan sonra hepimiz YANA YAKILA CUMHURİYET’i arıyoruz!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

32 Yorum

  1. 20 Aralık 2022, 21:47

    Abi sen Tayyip’e oy ver de rahat et.

  2. Önce Türkçe öğren Rumeysa!!!

  3. Darbeci üniversite öğrencilerini desteklemek yerine biraz İmamoğlunu, Kılıçtaroğulunun; CHP zihniyetinin gerçek yüzünü ortaya koysanız daha iyi olur. Ülkeyi yıllardır esir alan CHP zihniyetidir. Cumhuriyet gastesi gibi gasteler ve Sözcü zihniyetinde gastecilerdir. Anlatsanıza.

  4. 6 Ocak 2021, 15:42

    chpkk ulusalcılar fetö soroscular pkk hepsi mavi vatana karşı saldırmaya başladılar hem ulusalcı olup hemde pkk fetö agzıyla konuşup polise askere katil demek tam bir aymazlık hainliktir niat genç cumhuriyeti fetöcülerle pkk cılarlamı kurtaracaksın militan soroscu cananlamı kurtaracaksın ülkeyi vay be ne hallere düştünüz hükümet düşsünde amerika ülkeyi eyaleti yapsın öylemi içteki hainler dıştaki hainlerden çok fazla

  5. 6 Ocak 2021, 14:18

    CHP bir sivil darbe planlıyor CHP’nin sivil darbesinin arkasında Amerikan emperyalizmi var Amerika Düğmeye bastı özellikle Türkiye’deki marjinal Mandacı Solcular CHP PKK HDP ve fetö’cülerle beraber hareket ediyorlar önce üniversiteleri karıştıracaklar Ondan sonra ikinci gezi eylemi gibi daha şiddetli bir eylem yapacaklar İstanbul ve Türkiye sokaklarını yakıp yıkacak CHP sivil bir darbe planlıyor ve bu darbeyi harekete geçirdiler Amerikan başkanı biden ne demişti Biz Türkiye’deki muhalefetle ortak çalışıyoruz Erdoğan’ı devireceğiz demişti biden koltuğa oturduktan sonra Türkiye’de sivil bir darbe Hayata geçirilecek

  6. 6 Ocak 2021, 11:49

    Aynı nehirde iki kere yıkanamazsın diyen bir amca vardı hani, adını hatırlayan var mı?
    2000 lerin başında “Abramowitz’in Kurdurduğu Proje” partisi ile, mg gömleğini atmış olan ve uzun yıllar gladyonun itlerine ne istedilerse veren parti ile, on küsür yıl sonra gladyonun hedefe oturttuğu parti ile, bugün itibariyle 70 yıllık gladyoyu kısmen de olsa temizleyebilen yegane parti olarak tarihe geçen parti “aynıdır” diyenler, diyalektiğin babasını çok üzüyorlar. Aziz Nesin bence bu kadarını öngörmemiştir.
    Gerçi böylesi tezleri orda burda dillendiren troller bile buna inanmıyorlardır bence, ama yazıyorlar… inanmadıkları halde “amaç aracı meşrulaştırır” diyenler de bu trollere kuyruk oluyorlar.
    Küresel güçlerin planları umurlarında mı, değil mi? yoksa bu hain planlarda rol kapmaya mı çalışıyorlar? Bu arkadaşlara kötü haber: Figüranlıktan öte bir kemik elde edemezler.
    Veryansıntv nin en ulvi amaç ve işlevi zaten bu maskeli baloya son vermek, bu gibi liboşların, soROsyalistlerin, soROsyal demoktatların vs maskesini indirmektir, diye düşünmekteyim.
    Bir fikir hareketi veya siyasi hareket için, daha güzel bir varlık nedeni olabilir mi?
    Maskeleri indirmeye devam…

  7. 6 Ocak 2021, 11:08

    Bu arada es geçmeyeyim, bir süredir gerek yorumlardan gerekse tıklamalardan anladığım o ki, veryansıntv’ yorumcuları arasında NG ve arkadaşlarını parti kurmaya teşvik edenler çoğunlukta.
    Vaktiyle Tantan’ın parti kurma sürecine katılmış, YHD kuruluşunda bizzat görev almış, daha sonra Yaşar Nuri hocanın Nişantaşı ofisindeki Hyh toplantılarına bizzat katılarak parti kurma sevdasından vazgeçirmeye çalışmış biri olarak yazıyorum, yani tecrübe konuşuyor burada. Vaktiyle kamuoyu oylamalarında 57. Hükümetin her üç liderinden de daha popüler olan Tantan gaza gelip parti kurunca ilk seçimde sonucu gördük. Şimdiki hali de ortada. Yaşar Nuri hocanın hyp macerası da hafızalarda. Çok üzücü. Keşke bir fikir önderi olarak kalsaydı. Ülkemizde siyaset kurumu “mama kurumu” olarak bilinir, çünkü yüzyıllardır zaten böyledir. Toplumsal veya manevi değerleri temsil eden kanaat önderleri bence asla bizzat parti kurmamalı. NG sevenler parti kurarlar tabii, ama NG çizgisini temsil ederek değil kendi adlarına siyaset yaparlar, bu olur, ama okuduğum yorumlarda görülen NG’i siyasi kulvara doğru sürükleme gayreti, tertemiz bir ahlakı simgeleyen NG markasını bence bitirmeye, tüketmeye yöneliktir, ki hem Tantan hem de Yaşar Nuri hoca örneklerinde aynı filmi gördük. Aslolan fikirdir, ruhtur, toplumsal etkidir, bunu kitlelere yayan ise medyadır, yoksa hani kiraları ödemek için üyelerin canını çıkaran ve bir tabeladan öte anlamı olmayacak ve elalemin bıyık altından gülerek dalga geçeceği bir parti örgütü falan değil. Yani ilk ve asıl faaliyet alanı kesinlikle medya olmalıdır. Sadece medya yetmez tabii. Ama zaman içinde güç ve etki biriktiren ve de sizlerin asıl üretiminiz olan fikirleri yayacak olan ve de bu ana kadronun enerjisini çok da fazla tüketmeyecek bir kulvardır. Hem parti örgütü, hem birkaç medyası, artı hatırı sayılır ölçüde parası olan HBaş hareketine bakın, “parti kurunca da olmuyor” tezinin kanıtını görürsünüz. NG hareketi, medya merkezli ve tertemiz bir vicdan hareketi olarak çok değerlidir ve bence parti kurmuş bir NG hareketinden çok daha etkilidir. Gözlemlerim, deneyimlerim ve küçücük aklım böyle diyor.

  8. “motellerimizi” derken, şu gezici teröristlere sahip çıktığınız, tedavi ettiğiniz, karınlarını doyurduğunuz otel motelleri mi kastettin yoksa yazım hatası mı

  9. kanıt yok delil yok, bulunduğu mahallenin bakış açısıyla çamur atıyor, iyi madem atış serbest, bu işin arkasında mlkp li teröristin ölüm yıldonümünde methiye düzen terör sevicisi canan kaftancıoğlu ve chp var diye bi laf atayım ortaya.

    Tüh ya çamur atayım derken gerçeği ifşa ettim yanlışlıkla, bu çamur, iftira işlerinden anlamıyoruz vesselam

  10. anayasal hakkınızdan vazgeçmeyin aranıza karışan o pkk lıları kulağından tutup kıçına tekmeyi vurun, onlarla ağız birliği yapıp katil polis diye bağırmak yerine

  11. hükümet rektöre karışmasın, hükümet yargıç atamalarına karışmasın, hükümet yasa yapmasın, memur alırken örgüt bağlantısa bakmasın, ihale verirken örgüt bağlantısına bakmasın, ne yapsın hükümet, vesayet sistemini devam ettirsin darbe kültürü ürünü anayasal vesayet odağı kurumlar karaları versin hükümet emir eri gibi uygulasın, terörden ihraç edilen memurları işe döndürsün, niye seçim yapıyoruz o zaman koçum ne gerek var “VESAYET DİKTATÖRLÜĞÜ” diye bi isim koyalım siz kendiniz çalıp kendiniz oynamaya devin edin, tepinin bu milletin sırtında, kılıçdaroğlu niye aday olmak yerine chp başkanlığı koltuğunu tercih ediyor, bu yüzden işte, vesayetin merkezi, bayrak tutanı, odağı, chp koltuğunda oturup seçimle kim kelirse gelsin ülkeyi yöneteceğini sandığı için, çoooook beklersiniz daha çoooook, avucunuza biraz tuz serpştirin vesayetçi darbe seviciler, yalarken daha tatlı gelir

  12. cumhuriyetçi akademisyenler, giriş kapılarına “türbanlılar” girmesin diye zincir çekmekle uğraşacağına ilim üretselerdi keşke, nur sertel ve alemdaroğlu na neden başörtüsüyle uğraşıyorsunuz, haddinizi bilin işinizi yapın diyemeyenler, aksine alkış tutanlar, üniversitelerin ilim yuvası olduğundan özgürlüğünden dem vurmasınlar artık komik oluyorlar

  13. 6 Ocak 2021, 08:18

    Vatan Partisi mi? 2012 ANKARA Ulus Meydanında Polis Cumhuriyet Bayramını kutlayanlara tomalarla saldırıyor. Diğer açıdan bakalım, (iktidar hep haklı ya!) yasaklanmış alanda ne işi var o kalabalığın? UNUTMAYIZ O GÜNLERİ! İzle bak. https://www.youtube.com/watch?v=UHYiUSHVvXk

  14. 6 Ocak 2021, 06:17

    Yapma Allahaşkına Nihat kardeş;
    Seni her zaman ve birçok yazımda ve hiç abartmaksızın “toplumun vicdanı” olarak niteleyen ve “Anadolunun vicdanı” olarak tanımlayan biri olarak diyorum ki, “savaştayız, ve savaşta vicdan değil öncelikle akıl gerek bize”
    Ta geçmişte “biz bu ezanlar için yaşıyoruz” demiştin, “hayır, Nihatı severim ama katılmıyorum, biz ancak hak üzere yaşarız” demiştim, nitekim bütün millet gördü o kalabalıkların içindeki müşrik güruhları, değil mi?
    Seçimlerde de “şeksiz şüphesiz muhalefetin yanındayız” demiştin, “hayır dedim, Nihatı severim ama ne yobazın kuyruğuna ne de sorozun kuyruğuna takılmam”. Bak bu soros projesi nasıl da chp’yi bile hdp’leştirmeyi becerdi. Ne yaptı etti ve Mhp içinden bir parça koparıp hdp ile barıştırdı. Anti-emperyalist Erbakan hocanın partisini bile avucuna almayı becerdi. Ne kadar tehlikeli olduklarını görelim ve ne olur çok çok çok sağlam duralım.
    Evet, bize akıl gerek önce.
    Çok sevdiğim ve oy da verdiğim HBaş hocayı bile etki alanlarına almayı becerdiler ne yazık ki, bu soroz kervanı.
    Diğer yanda ise, sevmediğim ve bu sitenin yorumlarında da eleştirdiğim ama geçmişte zaman zaman oy vermişliğim de olan VP bu konuda çok daha akılcı davranıyor, bunu görelim, yiğide vursak da hakkını verelim.
    Boun olayında da, “şeksiz şüphesiz gösterileri desteklemek” olmaz!
    Sorosun örgütlediği güruha katılmak veya destek vermek veya onay anlamına gelebilecek ifadeler de olmaz.
    Düşman ülkeme karşı savaş açmış, sorosun askerleri dünyaya operasyon çekiyor onyıllardır, şimdi kalkıp da bu şeytanların değirmenine su taşımak olmaz!
    Ahlak yönünde, ilkeler yönünde elbette hemfikirim, ama sırf soros’un işe karışması bile bu eylemlere karşı durmak için yeterli gerekçedir bence. Benzer bir hatayı ben de yaptım, Gezi olaylarında, halk hareketi olarak gördüm ve tüm varlığımla destekledim, ama soroz etkisini göremedim o günlerde. Gezi olayları bugün olsa asla destek vermem. Çok farklı davranırım.
    İlkesel duruşumuzu sorosun çocuklarına bırakmak olmaz, kabul, ama tam da düşman saldırırken ve daha da kapsamlı saldırıların hazırlığı içindeyken, bunları görmemek ve ülkenin savunmasını yobazlara terk etmek de olmaz.
    Benim vicdanlı Nihat kardeşim, elbette ahlaki ilkeler çerçevesinde duruşunu koyar ama bu haçlı askerlerinin etkisi altına girenlere de onay ve destek vermez diye düşünmekteyim, nacizane. Saygı ve sevgilerimle.

  15. Süpersin Nihat abi süpersin ya.
    Parti kurun diyorduk ama kurmayın abi parti adamı kaypaklaştırıyor belli. Dimdik ve dümdüz doğru yolda ilerliyoruz…

  16. Çok doğru tesbitler. “Korku giderici, ne dindir ne bilim, korku giderici ‘dayanışmadır’, birbirimize güvendir.” sözünüzü çok beğendim.

  17. 5 Ocak 2021, 18:49

    RTE ve AKP yalakaları Sn. Genç’e saldırma alışkanlıklarını sürdürmüşler ama aslında onlar yazılanı anlama kapasitesinden yoksun oldukları ve dayanışmanın ne demek olduğunu bilmedikleri için bunu yapabilirler. Hepimiz bu tür durum ve olgularla karşılaşan gerçek bilim yapılan üniversitelere örnek olması anlamında Boğaziçi Üniversitesine destek olmalıyız, bugün Boğaziçi yarın ODTÜ yada İTÜ hiç fark etmez. Sıkıntı şu; RTE artık ilk seçimde yolcu olduğunu bildiği için tüm kozlarını kullanıyor, bu denemeydi eşini bir oğlunu yada kızını yada yakınını prof olmasa da rektör atarsa yada elçi yada banka genel müdürü yaparsa hiç şaşırmayın! Bir rektörün geçmişinde bilgi yarışmasında buz hokeyinin kumda oynandığını! bilmesi atayan için onu rektör yapmaya yetecek veridir, gerisi hikaye…

  18. Cumhuriyet nasıl olsa elden gitti demeyip motellerimizi yüksek tutup sahip çıkmamız lazım.Tabi bir partiye bağlı kalmadan.

  19. Umudumuzsunuz.

  20. 5 Ocak 2021, 11:38

    ve bunlara yol açan neden, Atatürk sisteminin derhal terkedilip Batı’nın ayakları altına paspas olunması. bundan sonra geriye dönüş olmaz.

  21. 5 Ocak 2021, 11:33

    Türkiye ve Cumhuriyet giderek sönüyor. bundan sonrası yok oluş. çünkü, aydın, akademisyen, siyasetçi… kesimlerinde Cumhuriyeti savunan koruyan yok. Cumhuriyet’in yaşatılmasını-savunmasını sağlayacak irade ülkede yok.

  22. Boğaziçi dedin mi rektör Amerika’dan Beyaz Saray’dan atanacak arkadaş! Öyle Beştepe meşştepe noluyoruz hayırdır, değil mi?

  23. 5 Ocak 2021, 11:06

    Herhangi bir ülkede, toplumda, toplulukta, örgütte eğer bir yerden huzursuz sesler çıkıyorsa oraya kulak vermek gerekir. Önce küçük bir su sızıntısı dikkate alınmazsa bir barajı yıkabilir. İnsanlar kendini jopların, gazların önüne atıyorsa, geleceklerini riske atıyorlarsa buraya daha dikkatli bakmak gerekir. Her protestoyu terör ile yanyana getirirseniz, insanları ses çıkaramaz hale getirirseniz o ülke gelişmez. Bunun Dünya yakın tarihinde çok örnekleri var. Bugünün muktedirleri veya sistemden faydalananları yarın mağdurları haline gelebilir. Sayın Genç yazısında “her eylemde olduğu gibi terör örgütleri barışcıl eylemin içine sızıyor ve eylemi maksatından saptırıyor.” diyor. Tespit çok doğru. Sizde koskoca bir haklılığı, adalet arayışını bir tarafa bırakıp sadece bir kaç provokatöre, terör sempatizanına dikkat çekiyorsunuz. Bu Ülkede belki farkında değilsiniz, KPSS de 80-90 ve üzeri puan almış yüzlerce genç boş gezerken 60 alan (hatta sınava bile girmeyen doğrudan atanan) kişiliksizler iş sahibi oluyor. Üniversiteler gibi bir ülkenin geleceğini kuran bilim yuvalarına çıkarcı, bencil insanlara baktığımızda doğru düzgün bir bilimsel araştırmaları, yayınları yok. Adamlar sülalelerini üniversitelere doldurmuşlar sen hala sarıkırmızyeşil e bakın diyorsun.

  24. Yıllar önce bir yürüyüş yapılmıştı hatırladığım kadarıyla orada da bunun gibi şeyler söylenmişti güya polis bazı kişileri yürüyüş yapan gruba dahil etmiş doğrusu yanlışı nedir bilmiyorum.

  25. Tam da bu işte, pkk, f
    etö vesairi kim bir araya getirip eylem yapıyorsa, haindir, FULL STOP

  26. “Katil polis (devlet/hükümet ve kararları) üniversiteden defol…” “Biz şehirden (Fetö) siz köyden (dağdan/PKK)…”

    Kaftancıoğlu’nun hemen olay mahallinde belirivermesi…

    BBC nin de bu fırsatı kaçırmaması…

    Bütün bunlar, (teröre destekte sınır tanımayan) “özgür ve özerk akademi, boğaziçi için…

    Şu cafcaflı, yaldızlı, sarikirmiziyesil boyalı “özerk” boğaziçi söylemi de “özyönetimci” yönetime tesadüfen ne çok benziyor. Her bir akademisyeni bir dahi, eşi benzeri ve “akıl hocaları” yoktur Boğaziçili akademisyenlerin. Tanrının Anglo Sakson toplumlara armağanıdır, maşallah.

    Bu arada bogazicine atanan rektör de, 8 yıl boğaziçinde bulunmuş bir boğaziçili… Sorun herhalde yeni rektörün PKK, FETÖ, Gladio ve NATO vs. tezlerini savunanların k.çına tekmeyi basacak olması. E tabi bunlar hep özgürlük eşitlik kardeşlik karşıtlığı… Yersen. T.şşak geçiyorlar resmen.

    Saygılarımla. (Fikrlirlerimi “özgürce” yayınlamanızı umuyorum. Aksi durumda özgürlük taraftarligi sadece teröristlere mi diye sormak hakkim olur, değil mi?)

  27. 5 Ocak 2021, 09:27

    Cok dogru soyledin yine Nihat abi, konusmayanlari susanlari unutmadik ama olsun gecte olsa bir ses cikmasinda fayda var, yine umutluyuz…
    Bir de bu eylemlere karisan PKK vs tipler var deniliyor, evet dogru olabilir ama ne yapalim 3-5 ya 100 tane PKK li araya karisti diye anayasal hakkimizdan vaz mi gecelim? Bu olaylar ve hukumetin bunlari sunus bicimi aslinda gelecek secimlerde ya da benzer konularda gelen itirazlara nasil tepki vereceklerinin göstergesi degil mi? Olaylarin arasina provakatörler yerlestirip masumca hakkini arayanlari da terörist ilan edecekler yakinda. Mutlak totaliterizme gecisi böylelikle tamamlayacaklar.

  28. Klasik Nihat Genç yazısı. ilk 1-2 paragrafta yapılanı eleştirmiş ama yapanı yani Akp ismini geçirmemiş. Yazının geri kalanında ise olayı gerçekleştirenlerden başka herkes suçlu!!! Ülkenin sayılı üniversitelerinden birine, sıradna bir ilçeye başkan adayı dahi yapılan birisi rektör olarak atanıyor. Bunu protesto etmek isteyen öğrenciler gazlanıp, dayak atılıyor, yetmiyor, okulun kapısı polis kelepçeleriyle kapatılmış ama Nihat Genç bunları yazmak yerine: “Yeni Chp, İyi Parti, Pkk, Fetö vs” ne varsa yazmış. Akp, Tayyip Erdoğan, Rektörün ismi geçiyor mu yazıda? :))

  29. Kayyuma hayır diyenler bu ülkenin evlatları değilmi.
    Demokrasilerde yönetim makamlara seçilerek gelmek
    ilkesi hala insanların yüreğindeyse Cumhuriyeti savunanlara
    destek olmak lazımdır.

  30. Hoca olmuşlar adam olamamislar.yasadışı bir atama mıdir bu? Protesto anlaşılabilir.atanan adami sevmezsin,yeterli bulmayabilirsin fakat buradan ne sana ne de senin gibilere ekmek çıkmaz.her istemediğimiz sevmediğimiz adama eylem yapsak memleket anarşiye geçilmez.

  31. Nihat abi “Bazen eylemi kırmak için şiddet unsuru terör örgütlerini eyleme bizatihi polis sokuyor. Sonra polis sabah evinden masum çocukları tek tek topluyor, tabii böylelikle eylem ana maksadından sapmış, halkın gözüne bir terör zannı şüphesi yerleştirilmiş olup eylem de ‘kırılmış’ oluyor.” Derken şuan polislere küfredenlere,katil diyen tepki gösterenleri haklı mı buluyorsunuz? Çünkü sizi tanıdığıma inanıyorum böyle düşünmezsiniz. Lütfen cevap verin.

  32. 5 Ocak 2021, 08:21

    Nihat hocam,yüreğine, diline, kalemine sağlık…Yanındayız…

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!