Nihat Genç yazdı…
AKP, Tayyip Erdoğan’ı yeniden seçtirtmek için CHP ve MHP’yi yine pazarlık masasına oturttular! İhanet yine ekranlara taşındı! Toprak pazarlıyorlar! Irak’ın parçalanmasında olduğu gibi etnik anayasa ve federasyon tartışmaları yine gündemde ve bu sefer ‘yok öyle bir şey’ diye kazları ürkütmemeye çalışıyorlar ve Türkiye ‘kürtlerin hamisi’ olacak diye gazlıyorlar! CHP ve MHP’ye oy veren kitleler hala neler döndüğünü bilmiyor hala partilerine toz kondurtmuyor ve çoğu duyduklarına yaşadıklarına inanmıyor!
Kardeşlerim, Orta Doğu’da bölünmeyen ve toprağını tartışmayan bir tek İsrail, işte bu yaşananlar siyonist proje, işte meclisindeki partilerin ihaneti! Siyonistlerin açtığı yolda zafer fetih koklatıp iştah şehvet açıp güya fırsat bu fırsat ayağıyla, evdeki bulgura göz dikmişler, ne için, saray için!
İnsanlık, kaynaklarını demokrasi ve bölüşüme ve iklimsel risklere karşı harcamalı ama değil insanlık kaynaklarını Kudüs’e harcıyor!
Yeni merkez Kudüs!
Kudüs nasıl ve neden dünyanın merkezi haline geliverdi!
Arkeolojiye bakalım, oysa dünyanın göbeği Urfa’daki ‘Göbekli Tepe’
Niçin dünyanın göbeği-ortası demişler!
Şaşıracaksınız, 12 bin yıl önce Okyanusların ortasındaki Paskalya adalarında dev heykeller yapanlar da adalarına dünyanın göbeği-dünyanın ortası demişler, şaşıracaksınız Amerika kıtasının en eski sakinleri de (Amazon’da keşfedilen kalıntılar) yaşadıkları yere dünyanın merkezi-ortası demiş!
Birbirinden on binlerce km uzaklıkta bu kültürler kendilerine dünyanın göbeği-merkezi-ortası demiş, yetmemiş, başka ortaklıklar da var, mesela, sel felaketleri (Nuh tufanı) hepsinde aynen yaşanmış ve efsanelerine girmiş ve mesela başka ortak yanları da var, Sümer’de ve Paskalya Adaları’nda da ve Hint’te de dışardan gelen ‘yedi bilge’den söz ediliyor!
Dışardan gelen bu yedi bilge kimdir bilinmiyor ama dünyalıların ortak efsanesi ama biz günümüzün yedi bilgesini tanıyoruz, bölgeyi parçalayan, Batılı ülkeler!
Bütün bu uygarlıkların en gizemli tarafı hepsi büyüklükleriyle övünüyordu ve ama hepsi aniden çöktü!
Neden çöktüler bilinmiyor!
Ancak dünyalılar yaşadıkları yeri dünyanın merkezi yapmaktan yorulmadı ve bütün yollar Roma’ya çıkar dediler ve Mısır’dan İstanbul’dan Paris’e yaşadıkları merkeze büyük anıtlar abidevi heykeller dikilitaşlar yerleştirdiler! Ve hepsi çöktü ve tarihe karıştı!
Oysa insanlık Cumhuriyet’i tanıyınca insanlığın evi olarak meclisleri, halk iradesini ve anayasaları ve hukuk karşısında herkesin eşitliğini merkeze koydu!
Roma’yı ve Kudüs’ü kuranlar ise büyüklük kibir ve böbürlenme içinde kendilerini dünyanın göbeği ilan ediyor!
Kimse merkeze, insanı, bölüşümü ve sanatı ve bilimi koymuyor, bilim ve insan kilit rolde hiç değil, işte felaketlerin felaketi!
Hepimiz Tevrat’ın kaderciliğine-kıyamet takvimine teslim olup özgürlüklerimizi terk ediyoruz, milyarlarca hristiyan da kendilerini kıyamet takvimine güncelleyip özgürlüklerini terk etmiş islamcıları da, her şey dünyanın göbeği Kudüs için!
İşte günümüzün en büyük felaketi, siyonistler ve evangelistler, ikinci büyük felaketi hala kulak ardı ediyoruz, iklim felaketleri!
Üçüncü ve asıl felaketi ise hiç konuşan yok, insan ve yurttaş hakları ve sosyal devleti garanti altına alan anayasaların hakların ebedi ölümü!
Bu üç büyük felaket de kehanet ve öngörü değil, yaşadığımız bugünkü dünyanın gerçeği!
Sırf Kudüs’ü dünyanın göbeği yapabilmek için insanlık, kazanımlar, gelenekler, kültür ve ideolojiler ve devletler alt üst oluyor, sadece aşırı ısınmış bölge savaşlarının içinde değil aynı zamanda aşırı ısınmış bir atmosferde yaşıyoruz! Ve aşırı ısınmış yoksulluğun kitlesel öfkesi içinde!
İnsanlık ve uygarlık her şeyin temeline insan ve doğayı koyacak bir siyaseti tohumlamayı çoktan unuttu ve hepimizin elini kolunu bağlayıp hepimizi kendi merkezine bağladı!
İnsanlığın çöküşü borsanın çöküşüne hiç benzemez ve geri dönüşü olmayan bir çöküş konuşuluyor, dünya kaynaklarını ve tarlalarını ve dengesini kaybetmiş bir dünya!
Çünkü ‘büyüme’ kavramıyla tüm üniversitelerde beyinler yakılıyor, nereye kadar büyüme soran yok, mesela sadece her bir Hintli araba sahibi olmak istese gezegenin kaynakları yetmez, o halde, büyümenin de sınırları var, diyen yok!
Holdingleri sömürgeci şirketleri durdurmanın imkanı yok! İştah şehvet ve kâra doymayan bu insanlar hem gezegenin kaynaklarını hem de ülkelerini peşkeş çekip talan ediyor! Sanıyorlar ki sınırsız büyüme sonsuza kadar sürecek, yok böyle bir yağma yok böyle bir dünya, her şeyin bir sınırı var!
Çılgınca ‘büyüme’ sadece siyonistlere ve taşeronu holdingler için!
Oysa gerçek halkın açlığı ve sağlığı bu çılgın büyümeyle ters orantılı yani ne kadar büyürsek o kadar aç ve köle haline geliyoruz!
Çılgın büyümeyle kitlesel depresyon ve uyuşturucu ve yolsuzluk ve ahlaksızlık ve tükenmişlik ters orantılı, yani ne kadar büyürseniz o kadar uyuşturucu ve ahlaksızlık bataklığına saplanıyorsunuz!
Kimse karnını doyuramıyor ama ekonominin sayıları ve holdinglerin çılgın büyümesi ülke sınırlarını patlatıyor, başka ülkelere seyahat eder gibi fetihler içindeyiz!
Bir gün çok yakın zamanda sömürgeci şirketler ülkenin bütün madenlerini en üst sınırda tüketip ve çekip gittiğinde, köyümüz bile elimizde kalmayacak!
Köyü olmayanın bir hayali ve tarlası ve vatanı yoktur, an itibariyle zehir ve asitle paramparça ediliyor, kim için, dünyanın göbeği Kudüs için!
Oysa insan şudur, benim ayağımı bastığım yaşadığım yerden başka merkezler de başka insanlar da var, benim partimden ülkemden dinimden başka insanlar ve merkezler de var, diyebilmek, uygarlığımızın hedefi buydu! Ne oldu? Meclisimizdeki partileri dahi çözüm masaları ayağına Kudüs’e bağladılar!
Kudüs’ü dokunulmaz merkez yapıp komşu ülkelerin de sınırlarını anayasalarını karnını doyurmayı beceremeyen zavallı kölelere etnikti mezhepti çözümdü diye işte böyle çatır çutur yırtırırlar! Kudüs dışında kalan ülkeleri, işte böyle, kendi ellerinizle siz zavallı rehinelere yaktırırlar!
Sonra da arkeologlar bu uygarlık acaba neden çökmüş sorusuyla baş başa kalır, çok basit kibir ve büyüklenme ve saraylar ve kendini dünyanın merkezi sanan bir delilik!
Diline sağlık abim.
Keşke bu yaşananları idrak edecek bir halk olsa, yok maalesef. Bu ülke Fetö nün peşine takılıp giden okumuş, cahil,hain ne derseniz büyük bir kitle gördü lafın para etmedigi yerdeyiz. Rahmetli Uğur Mumcu sayfa sayfa yazılar yazarak herkesi uyanmaya çalıştı. Ne oldu komünist oldu dinsiz oldu hain oldu. Fetönun arkasında saf tutanlar kazandı. Hâlâ ülkede fetö olmayı bekleyen onlarca grup var. Bunlardan bazıları okullarda milli eğitim ile beraber çocukları zehirliyor. Halk seyrediyor
Sorarsanız geçim derdine düşmüş. Dünya da daha kötü ekonomilerin olduğu yerlerde var. Fakat kimse ülkesinde dönen dolaplara seyirci kalmıyor. Yazıklar olsun. Para ile herseylerini sattılar. Daha bilinmeyen neler var acaba. Araştıracak kimse hesap soracak halk yok. Vah ülkem vah. Geleceklere hazır ol Türk halkı çünkü hedef sensin senden intikam alıyorlar. Sen uyumaya devam et.
Nihat GENÇ diye yazılır, bağımsız diye okunr. Kalemi satın alınamayan ender yazarlardan bir tanesisin Nihat abi. Umarım yakında Cumhuriyet yeniden muzaffer olacak ve yeniden bağımsız bir ülke olacağız, buna inanıyorum. Evet zor olacak ama kazanacağız.