Nihat Genç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. İmamoğlu’yla röportaj

İmamoğlu’yla röportaj

featured

Nihat Genç yazdı…

-Sayın İmamoğlu, millet Yalı Çetesi’ne kafayı taktı, kimdir bunlar?

İmamoğlu: – ‘Değişmeyen tek şey değişimdir’ ben değişim istiyorum!

-Sayın başkan, Beykoz yalısı. Tayyip’in eski danışmanı. İhaleci. Beşli çete. Yalının müdavimleri. Soner Yalçın ve herkeste bir merak, bir açıklama istiyor millet!

İmamoğlu: -Ben değişim diyorum, CHP’yi değiştirin hazır lokma ağzıma koyun!

-Sayın İmamoğlu, nereden çıktı bu Beykoz’daki ostragotlar vizigotlar, bu vizigotların içindeki ‘gotlar’ ne anlama geliyor?

İmamoğlu: -Değişim! Başka cevabım yok!

-Sayın başkan ‘got’ deyip geçmeyin Roma ve Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüne gotlar’a düşkünlük sebep olmuş diyorlar!

İmamoğlu: -Değiştirin…

-Sayın başkan maşallah ortalık parlak gotlar kaynıyor, bari ziyan olmasın gotlar’dan yenilebilir güneş enerjisi üretmek mümkün değil mi?

İmamoğlu: -Değişim dışında hiçbir soruya açık değilim!

-Sayın başkan, Yalı Çetesi’nin peşindeyim, bakın alayını ifşa edeceğim!

İmamoğlu: -Değişimin zamanı geldi!

-Sayın başkan, gotlar’ı inceledim, diyorlar ki dötünle havada kuş tutsan bu zengin mutlu torpilli ve dokunulmaz insanlar sınıfına giremezsin…

İmamoğlu: -Gotlar’ı kurtarmanın tek yolu değişim!

-Sayın başkan, dedikodusuna gelince herkes medyada a milli döt takımını oturduğu masada kuruyor ama yazmaya konuşmaya gelince, tıss, değişim değişim, ne bu Ajda Pekkan sahnede kostüm mü değiştiriyor!

İmamoğlu: -Ben değişimde ısrar edince de alayı tısss!

-Sayın başkan, yanlış anlama, hepimiz bu mutlu azınlık gotlar’dan olmak, iyi bir döt olabilmek için çırpınıyoruz, sayaç mı takıyorlar, ‘mahzun’ ve ‘şanssız’ gotlar’ın hiç şansı yok mu?

İmamoğlu: -Değişim şart!

-Sayın başkan, dünkü gün, Kaftancıoğlu, ‘Kılıçdaroğlu olmasaydı İmamoğlu profilindeki biri İstanbul’a başkan olamazdı’ dedi!

İmamoğlu: -Doğrusu şöyle: ‘İmamoğlu profilinde birini ancak Kılıçdaroğlu profilinde değişimci biri başkan yapabilirdi’!

-Sayın başkan, tarihteki en büyük gizemlerden biri vizigotlar neden İspanya’dan kalkıp Trakya’ya gelmek istemişler, ikinci sorum fermuarlı gotlar hakkında!

İmamoğlu: -İspanya’yı yağmalamışlar ve doymuşlar ve sıkılmışlar ve değişim istemiş olamazlar mı?

-Sayın başkan, Soner Yalçın’ı çok yakından tanıyan Barış Terkoğlu’nun Yalı Çetesi yazısını okudum, Yalı Çetesi Kılıçdaroğlu’nu neden devirmek istiyor?

İmamoğlu: -Bunlar dedikodu, değişime karşı direnen ossurugotlar bunlar!

-Sayın başkan, diyorlar ki ossurugotlar Sözcü’de Cumhuriyet’te neden dötlerini yırta yırta ‘değişim’ istiyor!

İmamoğlu: -Ben açık konuşuyorum, değişim isteyen herkesle çalışırım!

-Sayın başkan, asilzade Ostragotların yalılarına damsız mı giriliyor, ‘partner’in cinsel kimliği şart mı, 65 yaş üstü serbest kimlik kartım işe yarar mı? Gotlar’ın tarihi herkesin ağzının suyunu akıtıyor, millet kafayı kırmış, diyorlar ki kestaneye bir çizikten ne olacak, yeter ki memleket kurtulsun! Valla başkan nasıl söylesem benim için tarihi bir an, beni de düşünür müsün, ossurugot’unuz olmak için ne yapmalıyım!

İmamoğlu: -Değişime inananlar Türkiye’nin önünü açacak!

-Sayın başkan, küskün seçmenin talebi şöyle, herkes, kırgın yıkılmış imanını kaybetmiş bir topluluğa yol gösteren kurtarıcı kurucu bir Tanrı’ya ihtiyacımız var, diyor!

İmamoğlu: -Hay gözünü seveyim, nihayet beni anlayan birini buldum, Tanrı derken? Bak bu Tanrı kelimesi bana çok değişik geldi!

-Sayın başkan, Şirin Payzın, İsmail Saymaz gibi ossurugotunuz olabilirim, ürünlerimi projelerimi görmek ister misiniz, gerçek bir değişim’den bahsediyorum! Sayın başkan, Soner Yalçın’ın İmamoğlu Eyüp Sultan’da namaz kılıyor haberleriyle olacak bir iş değil bu. Daha şaşırtıcı heyecanlar lazım, önce size yepyeni havariler bulmalıyız sonra size ‘kurban’ olacak. Evet sizin için kellesini kesecek ya da kendini yakacak birkaç ossurugot yazar bulmamız şart! Çünkü sizi övenler verilen sözler, seçim sonrası inkar ediliyor!

İmamoğlu: -Ben değişime açık bir insanım!

-O halde, bismillah başlayalım, önce, artık insanların gözünün içine bakmayacaksınız, artık hep göklere bakarak konuşacak göklere bakarak yürüyeceksiniz, çünkü istikbal göklerde. Ayrıca, unutma, Tanrılar sıçmaz işemez, sakın yanlışlıkla olsun helaya girip büyünüzü bozmayın, millet merak etsin bu vizigotlar nereye sıçıyor diye!

İmamoğlu: -İşte bu, değişim, değişik bir yerden söz ediyorum!

-Sayın başkan, dinleyin, çok şanslı bir genetik kökünüz var, bakın Komnenos ailesi önce Trabzon İmparatorluğunu kurdu sonra Bizans’ı ikiyüzyıl yönetti, yetmedi, Napolyon’un kökenleri de Trabzonlu, yetmedi, Kanuni de Trabzonlu! Dünya imparatoru olabilmek için tarih şimdi yine sizi çağırıyor! Yalı Çetesiyle Soner Yalçın’la olacak şey değil bu! Büyük düşünün! İstanbul gibi dünya şehrine başkan olmuşsunuz ama danışmanlarınız projeleriniz ossurugot! Dünyayı sarsacak ‘değişik’ projelerim var!

İmamoğlu: -Ne yalan söyleyeyim ‘tanrı’ kelimesini duyunca üstüme aldım birden içim titredi, heyecan duydum!

-Sayın başkan, Tayyip gibi bir dünya devini yenmek kolay değil, size bir Tanrı iradesi lazım, bilgelik lazım, o da bende var! Aslında ne kadar ucuz gazetecilerle çalıştığınızı öğrenince… Hatırlayın seçimlerde Trabzon meydanında miting yaparken İsmail Saymaz kalabalığı görüp ‘bu iş tamam Trabzon’u yüzde altmışla alıyoruz’ diye uçmuştu, işte o zaman paralarınızı boşa akıttığınızı keklendiğinizi anladım! Bu lanetli kavim ossurugotlar sizi yine kekleyecekler!

İmamoğlu: – Benim Kurbağa Pepe gözlerime iyi bak bende bu gazcılara gelecek göz var mı?

-Sayın İmamoğlu, İstanbul’da zenginlik, çeşitlilik, tarihi yapılar, her din, boğaz herşey var, İstanbul’da eksik olan bir Tanrı! Tanrı, şu demek, eşi benzeri olmayan! Bakın Tayyip’in tayfa ne diyor, ‘onun gibisi dünyada yok’! Geçin şu sodom gomore Beykoz yalılarını, size acilen adınıza adanmış özel bir ‘tapınak’ lazım!

İmamoğlu: -Evet, değişim için bir yerden başlamak lazım, nereye kuracağız bu tapınağı, Çamlıca tepesine de Taksim’e de camii yapıp her yeri tıka basa doldurdular!

-Tapınağı Boğaz’ın ortasına kuracağız, şu Galatasaray adası var ya, Su Adası’nı tanrıların yaşadığı ‘olimpus dağı’ yapabiliriz. Ada’yı sanduka yeşiline boyayacağız, her taraftan görülür! Brezilya’da Rio De Janeiro şehrinde dağdan büyük kurtarıcı İsa heykeli var ya, aynen. Galatasaray Adası’na heykelinizi yaparak başlıyor huşuyla çıkıyoruz Tanrı’nın Yolculuğu’na… Düşünün insanlar içine girip asansörle heykelin kafasının içine girecek manzaranın güzelliğine bakacak ve diğer asansör heykelin döt penceresinden İstanbul’u seyredecek!

İmamoğlu: – ‘Değişim’ dediğim tam da bu, döt penceresinden dünyaya bakmak. Aklıma gelmedi değil, İstanbul gibi bir dünya şehrine yakışır! İstanbul’un da simgesi olur, döt penceresi, uyduya bağlarız anten de takarız, değişik bir simge!

-Değişik değişik, delireceğim şu ‘değişik’ değişim’ kelimesinden, vaz geçin, bir kelime öğrenmişsiniz! ‘Değişim’ diyerek hem CHP’nin hem ülkenin başına kral olamazsınız, şöyle birkaç kelimelik cümleler kurmayı öğrenin!

İmamoğlu: -Değişim olmadan sıkılır insan, üstelik o adada tek başına daralır insan!

-Sayın başkan, Ada’da yalnız değilsiniz, Fazıl Say’ı Tarkan’ı Fatih Terim’i işportada ne kadar tanrı var, hepsiyle birlikte kalırsınız! İstanbul bir dünya şehri, unutmayın, Akdeniz ve Karadeniz’in en büyük en güzel şehri, bu yüzden, ilk heykeli, Akdeniz ve Karadeniz’i kucaklayacak daha heybetli bir yere dikmeliyiz! Mesela, Cebelitarık Boğazı’nın girişine yediyüz metre yüksekliğinde dev heykelinizi dikmeliyiz! Şöyle ellerinizi yana açmış Akdeniz’e giren her gemiyi insanlığı Fetöyü PKK’yı LGBT’yi her yeri kucaklıyorsunuz!

İmamoğlu: -Harika, çok değişik!

-Ya bi .iktir git, değişim’den başka kelimen yok mu, tek kelimeyle konuşan Tanrı olmaz!

İmamoğlu: – Evet ama Uğur Dündar benim bu heykeli kıskanmasın!

-.iktir et Uğur Dündar’ı, onun Ekmeleddin’e def çaldığı günleri unutmayın!

İmamoğlu: -Hayır, Uğur Dündar Fenerli, şimdi Galatasaray Adası’nda bir Tanrı heykelini bu yaşta kaldıramaz!

-Sayın İmamoğlu, Uğur Dündar bunadı dağıttı kongrede gördünüz kudurdu, martılara simit atacak hali kalmadı, geçin onu, şimdi size bir asa ve bir taç vereceğiz ve küçük Tanrıları sanatçıları emziren yeşil dolarlardan büyük bir fon kuracağız! Öyle Yalı çetesiyle HDP’yle LGBT’yle olacak şeyler değil bunlar! Aşın aşın, büyük düşünün! Heykelinizi görüp galeyana gelmeyen saçı başı dağıtıp taşkınlık yapmayan kalmayacak! Ayinler düzenleyeceğiz! Tayyip’ten iktidarı alabilmek için önce bir ‘din’ kurmalıyız! Bu iş, PKK’lı Fetölü ve Yunan dostlarınızla yapılacak bir iş değil! Ben sizin Pavlusunuz olabilirim! Sıra dışı, büyüleyici ve eğlenceli bir Tanrı olacak!

İmamoğlu: -Yahu millet .ötüyle güler bize, herif kafayı sıyırmış, bu kadar büyük heykel olur mu, derler, sonra Avrupalı dostlarımız ciddiye almaz delirmiş derler!

-Sayın İmamoğlu, Ada’nın Marmara’ya doğru Avrupa’dan gelenlere domalacaksınız, Karadeniz’den gelen Rus gemilerine karşı çıkartıp … sallayacaksınız, işte o zaman Avrupalılar’ın hoşuna gider! Avrupalılar alışıktır sömürge ülkelerinin ilkel tanrılarına! Ne kadar saçmalarsak ne kadar manyak absürt delililik yapıp uçarsak dünyanın dikkatini o kadar çeker! Hadi bismillah başlıyoruz!

İmamoğlu: -Hay ağzına sağlık, hayalini kurmak bile değişik!

-Sayın başkan, önce şu bendircileri (def takımı) çağır! Cihangir’e gidiyoruz, senin önünde on tane bendirci ilahiler söylüyor ve sen arkadan elinde asa cübbe giymiş koroyla ‘değişim değişim değişim’ deyip yavaş yavaş yürüyorsun, düşün kalabalık toplanmış, bendirlerin temposu, insanları cezbeye taşkınlığa sokuyor! İlahi bir gücü ancak kitlelerin vecde gelmesiyle elde edebiliriz! Bendirlerin temposu bir heyecan aracı!

İmamoğlu: -‘Değişim’ evet, halkı şaşkınlıktan tir tir titretir kendine getirir, ne yapıyor bu arızalar, demeli!

-Sayın İmamoğlu, Tayyip’in kortejinde 120 tane siyah volkswagen minibüs var, bakın üstelik siyah renkte… Ne demek ‘siyah’… Bu siyah renk bir ‘din’! Bir tapınak havası veriyor, ne olmuş, siz de siyah giyinmiş bendircilerle ayin düzenler gibi açılışlara katılacaksınız!

İmamoğlu: – Aklım adada kaldı, insan tek başına çok sıkılır…

-Sayın başkan, Tanrı da zaten dünyayı çok sıkıldığı için yarattı, kolay değil bu işler, Madonna da sahneye ışık gösterileriyle çıkıyor ve bir adada tek başına yaşıyor! İstersen yanına bir de Cuma (köle) verebilirim. Emre Kongar iyi bir Cuma olur, Ada’dan gelip geçene gemilere doğru ‘Demokratik Türkiye’ diye slogan atar bağırır, Ada’ya geceleri sesi güzel gazelcileri Sözcü’den Cumhuriyet Gazetesi’nden göndeririz, Emre Kongar, ‘Amaaan amaaaaaan yaktı bizi Tarım Toplumu, gelmedi selvi nazlım gözümün nuru Sanayi Toplumu’ diye, uzun havaya başlar!

İmamoğlu: -İyi de Boğaz’ın ortasından sesimiz duyulur mu?

-Olur mu sayın başkan, Su Adası’nın önünden hamsi sürüleri, sazan sürüleri, lüfer sürüleri, çinekop sürüleri, istavrit sürüleri, palamut sürüleri, CHP’li seçmen sürüleri, ekşi sözlük sosyal medya sürüleri geçecek, atacaksın oltayı ağı, oh, kısa günün karı! Sakın unutma, ‘barış’ ‘demokrat’ gibi gazeller iyi yemlerdir! Yetmez, ayrıca sürüler kayıklarıyla Ada’nın etrafını yedi kez turlayıp Hac farizalarını yerine getirir! Ancak bir sorun var, 80’li yıllarda babanız dönemin ruhuna uygun Müdafa soyadını değiştirip İmamoğlu yapmıştı, heyhat, devir yine değişti, çağımıza uygun bir Tanrı ismi lazım, İmamoğlu yerine AMAMO! Türk Milleti makus talihini Amamo’yla kıracak! Cehalet zincirlerini Amamo kıracak! Çağ atlayacak, herşey güzel olacak, uygarlık tarihi yeniden yazılacak! Amamo’nun kudretli görkemli krallığı kurulacak!

İmamoğlu: -Hah oldu işte, toplayın lan İstanbul’un bütün darbukacılarını, mitingde konuşma yaparken gömleğin kollarını katlıyorum ya, millet bir aşka geliyor, orada anladım gömlek kolunu sıvamak yetmez, bize Madonna tarzı Amamo gibi ulu başka şeyler lazım!

-Tamamdır bu iş, şu an gaza geldiniz, evet, şimdi sizi olağanüstü mucizevi bir güç modifiye edeceğim, bakın çocukken Lunapark’ta görmüştüm, kolunuzun içinden küçük bir plastik boru avcunuza kadar gidecek ve elinizde bir çakmak! Diğer kolunuzda fısfıs pompası, bastıkça gaz fışkıracak ve tam o an çakmağı çakacaksınız ve ellerinizden ateşler fışkıracak! Lunapark’taki palyaçoyu hatırlayın .ötüyle ampul yakıyordu, şimdi, kaba yerinizden ateş fışkırtacağız! Düşünün önünüzde bendir takımı darbukacılar ilahiler söylüyor ve siz Sıraselviler’den heyecanlı taşkın bir kalabalıkla geçip Cihangir’e giriyorsunuz, birden kollarınızı açıp parmak uçlarınızdan ve mübarek loblarınızdan alevler püskürtüyorsunuz, sizce de çok fantastik çok değişik değil mi? Cümbüşsüz karnavalsız tapınaksız Tanrı olmaz!

İmamoğlu: -Ulan hakikaten önümü açacak tek proje, söyle bakayım bu ‘tanrı’ projesine kaç papel istiyorsun!

-Valla başkanım, bin dairenin beş yüzünü isterim, depremzedelere dağıtacağız, zaten Tanrı olduktan sonra karalar denizler gökler uzay madenler sahiller ormanlar, her şey bu sefer siz Amamo’nun mülkü olacak, Tayyip gibi bir daha elinizden geri almak asla mümkün olmayacak!

İmamoğlu: -Kafam karıştı, dur, dur, şimdi biz Tanrılığımızı ilan edersek Tayyip bana şirk koşuyorsun, demez mi?

-Evet, gözü karartıp risk alacağız, ben ilahiyattan diyanetten kovulmuş marjinal hocalar buldum, Amoma’ya destek fetvaları verecek! Bakın Tayyip iktidara gelirken hatırla Kudüs’ü Şam’ı alıyordu, hatırla Bahçeli Orta Asya’yı fethediyor Turan’ı kuruyordu, biz de bunlar delimi ne, ne Kudüs’ü ne Türkistan’ı deyip gülüp geçtik, ama sonunda dötü kaptıran biz olduk! O halde ‘büyük’ oynayacağız! Bizim Kudüs’ümüz bizim Türkistan’ımız Su Adası olacak!

İmamoğlu: -Bu Tanrı projesi bize çok tuzlu gelmesin!

-Vallahi başkanım, gotlar’a taktığımız sayaçlardan parasını çıkartırız, bütçenizi zorlarsa daha ekonomik projelerimiz de var, Grup Şamata’yı çağırırız!

İmamoğlu: -Ne şamatası?

-Bir de İstanbul’a başkan olacaksın, İstanbul’un en güzel çocukları, Sokak çalgıcıları Roman çocuklar, kaldırımlarda darbuka çalıyorlar, gelip geçen kadınları oynatıyorlar, şu anda Youtube’da izlenme rekorları kırıyorlar, sayın başkan, Grup Şamata’nın tadı başka, insanlar mutsuzluğa gömülmüş başları yerde yolda giderken birden kendilerini oynak Roman havalarının içinde vur patlasın çal oynasın buluyorlar, bir an olsun, göbek atıp dünyaları değişiyor!

İmamoğlu: -Değişiyor mu dedin…

-Gerçek ‘değişim’ bu sayın başkan, darbukanın gücü kadar değiştirici ne var, darbuka bir İstanbul icadıdır, atmosfer değişiyor, ritm değişiyor, karamsarlık gidiyor ‘koy çuvala vur duvara’ havasıyla dünyan değişiyor!

İmamoğlu: -Bak bu ritm hoşuma gitti, Kılıçdaroğlu’nu çuvala koyup duvara vurmanın maliyeti ne olur?

-Parayı sonra konuşuruz, şimdi sen HDP’li, Fetöcü, LGBT’li ve CHP’li dostlarını ve Grup Şamata’yı al, göbek atmaya alemlere akmaya hep birlikte Tarlabaşı’na gidiyoruz!

İmamoğlu: -Kaça patlar, dedim…

-Valla başkan, karşılığında Beykoz yalılarındaki bütün vizigotları istiyorum! Erzurum’a Van’a Elazığ’a kargoyla göndereceğim, millet açlıktan duvarlara tırmanıyor!

İmamoğlu: -Ulan nasıl pis bir işe soktun bizi, boş yere hayallere soktun bizi bu kadar manyaklık olacak iş mi?

-Sayın başkan manyak olan ne?

İmamoğlu: -Ne lan sabahtan beri beynimizi yedin, yok Tanrı yok Amamo, olacak akıl kârı iş mi bunlar?

-Sayın Başkan, daha on yıl önce Fetö’nün donunu kokluyordunuz, Fetö’nün donunu koklayan doksan bin kişi Türk ordusuna girdi, bu manyaklığa ses çıkartmadın!

Sayın başkan, Fetö’nün donunu koklayanlarla Fetö binlerce şirket kurdu hiç manyaklık olmadı. Fetö otuz üniversite kurdu, en başta siz, bu deliliktir manyaklıktır demediniz, Fetö’nün donunu koklayanlar yüksek yargıç oldu, saçmalık olmadı. Ve ama biz de kalkıp sosyoloji bilgimizle Fetö’nün nasıl mehdileştirilip kutsandığını inceleyip karşınıza Amamo projesiyle geldik, vay vay vay ne saçmaymış, oldu!

İmamoğlu: -Ben de haklıyım kardeşim, değişik proje istiyorum, aynısıyla bir daha olmaz!

– Üzgünüm başkan, Fetö’ye PKK’ya kılıç çekmeden kökünü kazımadan CHP’de Türkiye’de hiç kimse ‘değişim’ yapamaz, vizigotlarınız ossurugotlarınız hariç tabii! Son kez söylüyorum, bakın başkan, Tanrılar kahramanlar toplumun yok olacağını hissettiği ağır hezimet günlerinde ortaya çıkar. Bence CHP’nin ve ülkenin çok ağır yenilgi alıp hayata dünyaya küstüğü bu fırsatı kaçırmayın! Unutmayın, bir şeyhe bir mehdiye bir sahte peygambere hiç umut kırıntısı kalmamış insanlar işte böyle .oka pisliğe batılmış günlerde inanır!

İmamoğlu: -Ne değişik projeymiş dağıldım be, kafam karıştı, bilmem bizim ossurugotlar bu Amamo projesine ikna olur mu?

-Düşündüğün şeye bak sayın başkan, tarihte hiç yan yana gelmemiş kırk ayrı Marksist grup, Marks’ta anlaşamayan kırk hizip seçimlerde gördünüz Kılıçdaroğlu’nda anlaştı. Birbirleriyle anlaşamayan kırk ayrı bölücü grup seçimlerde gördünüz Kılıçdaroğlu’nda anlaştı. Aynı dinde anlaşamayan kırk ayrı sağcı tarikatçı vekilliği görünce Kılıçdaroğlu’nda anlaştı. Kırk ayrı liberal anlaştı. Altı Ok’ta anlaşamayan kırk ayrı posterci Atatürkçü Kılıçdaroğlu’yla anlaştı ve hepsi birbiriyle anlaştı, da! Yeni bir hikaye arayan böyle mucizevi AMAMO projesi gören ossurugotlar valla uçarak gelir!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yorum

  1. 30 Haziran 2023, 10:47

    Amamo: Genel başganum gel dersr gelirum gelme derse gelmem ama değişim şart tabi genel başganım da isterse değiştürüz talibim de talibim

    Kılıçdar: değişim olmalı ben adayım demem aday yaparlarsa adayım
    (Dünyanın en absürt filminin dizisinin konusu bile bu kadar absürt değil hahaha)

  2. Anlamlı bir yazı. Chp nin ne olması gerektiğini yazmışsınız. Kaleminize sağlık.

  3. İroni hoş olmuş sonuçta KK yı Atatürkçü olarak lanse etmen hoşluğu bozmuş / uymamış

  4. Nihat bey,yine döktürmüşsünüz.Bir solukta okudum.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!