Nihat Genç yazdı…
İzmir’de seçim çalışması yapan CHP’li kardeş sağa sola ben Atatürkçüyüm diye bağırıyor.
.ötü başı PKK’ya Fetö’ye kaptırmış, ya safın Allah’ı haberi yok ya işgalin farkında değil!
Nasıl havanın soğuk sıcak dereceleri vardır, mesela bugün hava 14 derece dersiniz, hislerin kavramların da dalga dalga derinlikleri dereceleri vardır..
Şanssızlık hayal kırıklığı moralinizi birkaç derece kırar birkaç günlük soğuk algınlığı gibi üşütür ya da nezle olursunuz ancak çok uzun süreli hayal kırıklıkları ve talihsizlikler sizi kansere sürükler!
İşgalin de dereceleri vardır!
2008-09’lı yıllarda yazılarıma İŞGAL GÜNLERİ başlığıyla giriş yapıyordum!
Bir ülkenin ordusunu lağv edecek anayasasını değiştireceksiniz ve bunun adına ‘işgal’ demeye korkacaksınız!
Siz korkup adına işgal diyemediyseniz, bana ne?
Medyayı orduyu akademiyi ele geçirdiler ve bir işgal kuvveti ne yapmak istiyorsa hepsini yaptı ve binlerce yüksek subayınızı ‘toplama kampı’na Silivri’ye gönderdi, belgesiz hukuksuz ve Fetöcü binlerce hakim savcı atadı!
Orduda 90 bine yakın Fetöcü kayıt edildi yazıldı çizildi ve siz hala buna ‘işgal’ diyemiyorsunuz!
İşgal diyemiyorsanız işgali fark edemeyecek kadar aptal ya da korkutulmuş ya da medyanın akademinin milli direnci milli refleksleri tamamen kopartılmış!
Ve adına o günlerde ‘işgal’ diyebilecek cesarette direnen bir basın, savcı, akademi, vs. gücünüz olsaydı, çok sonra işgal güçlerini yargılamak da ‘kolay’ olurdu ve mahkemeler bu kadar sürmez ve kripto Fetöcüler halen dahi cirit atamazdı!
Unutmayın, işgal güçleri önce ‘güvenilir’ isimleri ya da medyayı işgali maskelemek için kullanır!
Bugün Emre Kongarları Özdemir İnceleri Uğur Dündarları İsmail Saymazları Sözcü’yü ve Cumhuriyet’i vb. nicelerini kullandığı gibi, dün de liberalleri medyayı ve akademinizi kullanıyorlardı!
Şöyle mi diyeceksiniz, efendim, yetmez ama evet anayasası halktan oy aldı, evet medya ve manipülasyon imkanları elinizdeydi ve evet oy aldı, ama unutmayın Fransa’nın milli utancı Alman işgalinde kurulan Vichy hükümeti de halkın yüzde doksan desteğini almıştı!
İşgal şudur, düşmanın toprağınızı ordunuzu hukukunuzu meclisinizi ele geçirmesidir, dün geçirmedi mi, bugün aynı milli düşmanlarımız CHP ve İyi Parti Fetö ve PKK’yla işbirliğine girmedi mi?
Tayyip Erdoğan’ın muhalefete en büyük hizmeti, bakanları vekil olmayanlardan seçmesi.
Ki, millet ittifakı, birinci sıraları PKK ve Fetö’ye dağıtıp göz boyayıp desteğini aldıkları eski paşalar(?) Atatürkçü dernekler(?) ve kendi üyeleri hayal kırıklığı yaşamasın (kerizler uyanmasın) diye ‘yasamada görev veremedik’ ama ‘onları yürütmede’ kullanacağız vaatleri vererek hepsini susturdu!
Yani olası işgal hükümetinde vekil olamayacaklar ama daha şimdiden olası işgal hükümetinin ‘yürütme kadrolarında’ bakan genel müdür olurum umuduyla işbirliğine ve işgale elleri kolları bağlı seyirci kalıyor ağızlarını açamıyorlar!
Fetö dönemi AKP’si kuşkusuz düşmanla (Fetö ve dolayımıyla CIA’yla) işbirliği yaptı ve Türk ordusunu ve hukukunu kökünden darmaduman yerle yeksan ediverdi, şimdi, sıra, Yeni CHP ve İyi Parti ittifakında…
II. Vichy hükümeti (Millet İttifakı) kazanırsa suçüstü yakalanan ve yarım kalan işgalin tamamlanacağı günleri yaşayacağız.
Ki, şimdiden PKK ve Fetö tutuklularını salıvereceklerini bayram ede ede nara ata ata söylüyorlar!
Fransız halkının Alman işgaline direnemeyişinin sebebi, I. Dünya Savaşı’nda Verdun cephesinde halkın çok sevdiği kahramanlıkla mareşalliğe yükselmiş Petain’in başa geçmesi!
Philippe Petain çok yaşlıydı ancak özelliği şuydu: halk ona milli kahraman deyip çok güveniyordu! Bugün saf CHP’liler de Kılıçdaroğlu için, yahu, kahraman İsmet İnönü’nün oturduğu yerde oturuyor, böyle bir makam memleketi satar mı, Petain sattı, Kılıçdaroğlu satacağını Seyit Rızalardan Fetö’den özürlerle ve özerklik eyalet vaatleriyle çoktan deklare etti!
İstisnasız bütün işgal güçleri ‘güvenilir’ simaları öne yerleştirir ve direnişi kırmakta kullanırlar!
Petain ve başbakanı Laval Alman işgalinde Fransa’nın yüzde doksan desteğini almışlarsa bunu Fransa’nın milli utancı, diyebilir miyiz, hayır, direnişe geçenlerin sayısı ise yüzde beş’lerde kaldı!
Yani işgal ve direniş gibi kavramları ‘oy’ ve ‘destek’ gücü belirlemez!
İşgal ve direniş kavramlarını toprak bütünlüğüne ve anayasanın değiştirilmez maddelerine bağlılık belirler!
Ve işbirlikçi Vichy hükümeti işgal yıllarında hangi yöntemleri (algı, manipüle vs.) kullandı?
Orduda okulda sokaklarda mitinglerde Yaşasın Fransa diye bağırdılar!
Tıpkı Cumhuriyet Gazetesi tıpkı Uğur Dündarlar vs. gibi, hamasi milliyetçilik nutukları çektiler ve Petain’in Alman işgalini ağzına almayıp düşman olarak ‘direnişçileri’ göstermesi gibi, Atatürk nutku çekenler gibi, Fetö ve PKK’yı halk işgale uyanmasın diye ağızlarına almıyorlar!
Bugün de Atatürk maskesiyle Fetö ve PKK’lılarla işbirliğine girenler aynı ‘nutukları’ çekiyor, aynı hamasi maskeleri kullanıp Fetö ve PKK işgaline göz yumuyorlar, Uğur Dündarları Sözcüsü Cumhuriyet’i sabah akşam Atatürk posteri arkasına sığınıyor, hiçte ağır bir benzetme değil, ey muhalefet Vichy hükümetine ne kadar benziyorsunuz!
Fransızlar başta De Gaulle direniş için İngiltere’ye kaçtı ve Vichy hükümeti fiili Alman işgali yıllarında Almanları değil İngilizleri Fransa’nın ebedi ve daimi düşmanı ilan edip Alman işgalini yutturdu!
Yani işgal günlerinde, işbirlikçiler, bir, ‘güvenilir’ adamları ön cepheye sürer, iki, hamaseti öne çıkartırlar, tıpkı bugünlerde CHP ve İyi Parti’nin yaptığı gibi.
Ve direnişe geçen vatanseverleri de ‘haydut, terörist’ ilan ederler ve gördükleri her yerde Almanlar’a ihbar ettiler!
De Gaulle Amerikan ve İngiliz güçleriyle Fransa’yı kurtardığında yaptığı ilk iş, Laval’ı idam etmek ve sonra Petain’i de mahkeme etti ancak yaşlıdır diye bir adaya sürgün etti ve orada öldü!
Halk işgal günlerinde Alman askerleriyle fingirdeşen Fransız kızları hiç unutmadı ya öldürdü ya da bir meydana toplayıp ibreti alem yüzlerine tükürülerek işbirlikçilerin saçlarını kazıttılar!
Milli kurtuluş savaşımızın nihai zaferinin taçlandığı İzmir’de bugün yeni CHP’liler gelmekte olan ikinci Vichy hükümetini görmezden gelip hala biz Atatürkçüyüz diye göz boyayıp kendilerini mi kandırıyorlar?
Bir iktidar şansım olsa alayının saçını kazıtıp dımdızlak kabak kafa gezdiririm, ibreti alem için!
Ve her CHP binasına bir köpek berberi atayacağım.
Toprak bütünlüğünü ve anayasayı savunmayacaksan ve toprak bütünlüğü ve anayasanın milli düşmanlarıyla kol kola işbirliği içindeysen, sen kim adına iktidara geliyorsun!
Ve Cumhuriyetçilere düşmansan ve tek bir vatanseveri listelerine taşımıyorsan, sen kimin hükümeti olacaksın!
Fransa, işbirlikçi Vichy hükümetinin ihaneti altından kalkamadı, Türkiye, 2008’li yıllardaki CIA ajanı hakimler ve savcısı hükümetlerin altından kalkamadı, ordusu hukuku dağıtıldı ve bunca trajediden sonra tam da nihayet Cumhuriyet’in değerini anladık diyen yazarları dahi kafa kola alıp ön cepheye sürmüşler, hiç şansınız yok!
İşgale, ancak işbirlikçiler, düşman ve hainler, ‘işgal’ diyemez, demez!
Ve işgali size ‘bahar’ diye yutturuyorlar!
Şimdi inceden devam ben , seçimden sonra bakarız. KK asla ve asla.
nihat abi çok doğru ve yerinde bir yazı olmuş. ancak insanların gözünü hırs bürümüş, kör olmuşlar. pkk ve fetö ile bile ilişkiye ses çıkartmıyorlar. cia bile fasa fiso olmuş bunlara. allah kimseyi bu duruma düşürmesin. o liberal yazar çizer takımına çok sinir oluyorum. çünkü kendilerini yılın sözde atatürkçüsü ilan edeceklerine şu CHP’nin haline bakıp “ne yapıyorsun sen” demediler kılıçdaroğluna. ama durum ne kadar kötü olursa olsun benim umudum var. bunlar Türkiye’yi mavi vatandan geri çekmeye, savunma sanayisine kilit vurmaya geliyorlar cia beslemeleri ile birlikte ve bizi faiz lobisine teslim etmeye.. biz bu sene cumhuriyetimizin yeni yüzyılına başlangıcını kutluyor olacağız. topu gelse bunu bozamaz. devletimiz ve milletimiz güçlüdür. 1923’de kanla kurduk , elden gidecekse yine kanla olur. buna cesareti olan varsa buyursun. müsterih olun , herkes müsterih olsun.. o beslemelerle, gazi ‘nin kurduğu cumhuriyeti yıkmak o kadar kolay mı..
bu işgal günleri bitecek Nihat ağabey. kılıçdarın da tayyarın da devri bitecek, çok az kaldı.
Nihat abinin tüm yazılarını dehşet içinde kalarak okuyorum.
Fakat bu öyle bir savaş ki, elinize silah vermezler; cepheye gitmenize izin yoktur ve emrinde olduğunuz komutanlar da ihanet içerisindedir.
Şu hâlde basit bir er olarak ne yapabiliriz?
Etki tepkiyi doğurur.
Türk bunun hesabını soracaktır … Hiç kuşkunuz olmasın.
Bir kişi kalsak bile, onlara yeteriz.
Sadece bir uyumayan yazarımız mı kalmış, nöbette, milleti uyaracak bir yazı okudum bugün, o da işte bu yazıydı. Uyandırma servisidir bu, dikkatle okunsun. Tarih tekerrür edecek diyor Nihat Genç, endişeli… Uyanmayanlar çoksa memleket elden gidecek. Ört ki ölem!
Herşeye ve hepsine rağmen… Türkiye büyüktür… Cumhuriyetimiz büyüktür… Türk Milleti büyüktür… Nice akliselim Cumhuriyetçi Atatürkçü vatanseverlerimiz vardır…Ne Mutlu Türküm Diyene!
Sn Genç kaleminize ve yüreğinize sağlık…
Biraz da umut olalım birbirimize. Fazıl Sayın manasız ruhsuz ısmarlama Marsi yerine aşağıdakini dinlemenizi öneririm
https://youtu.be/qpX3X2QL6m4
Kılıçdaroğlu na oy vereceğim, senide okuyacağım. Sen görevini yapıyorsun uyarıyorsun. Bir yazarın yapacağı budur.
Şayet buraları okumak şansına erdiysen, nasıl kılışdara oy verebiliyorsun rica etsem bana da açıklar mısın?
İyi ki varsınız böyle bir durumu açıklamayı yapacak pek kimsemiz yok.
İyi ki varsın Nihat abi. Her gün yaz. Bu mide bulandırıcı ilişkileri sizden başka adam gibi dile getiren yok. Makam ve mevki hırsı bazılarını kör etmiş görmek ve duymak istemiyorlar. Tarın yine gerçek vatanseverleri haklı çıkaracak.
“gaflet,delalet ve hatta hıyanet içinde”olanların yanında,
“şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edenler” işgal günlerinde de vardı,şimdilerde de var.
Karamsarlığa kapılmayalım.Çünkü, “muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur…”
Ne Mutlu Türküm Diyene!