Nihat Genç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Kılıçdaroğlu’ndan Veryansın TV’ye samimi açıklamalar

Kılıçdaroğlu’ndan Veryansın TV’ye samimi açıklamalar

Nihat Genç yazdı...

-Sayın Kılıçdaroğlu, son grup konuşmanızda, iktidara karşı ‘savaş kararı’ aldınız, hayırdır, ne değişti, ne güzel seçmeniniz tıpış tıpış oy veriyordu, sıcak para hazırdı… Birden sertleşmenizi kamuoyu pek anlayamadı. Yoksa Zafer Partisi’nin çıkışıyla .öt mü tutuştu! Ne bileyim şaşırdık yani, partinizde ve ülkede Cumhuriyet yıkıldı, ses çıkartmadınız, iktidar cumhuriyeti lime lime etti ses çıkartmadınız, şimdi, birden hararetli konuşmanızı duyunca….

Kılıçdaroğlu: -Savaş kararı almama sebep, aslanlar aslanı, yüceler yücesi, tarihin yetiştirdiği en büyük Atatürkçü, Ekmeleddin’i seçmenimize cesurca elini taşın altına koyup kabul ettiren Uğur Dündar’ın, Fenerbahçe Divan Kurulu Başkanı seçilmesi..

Artık, bu büyük deha nadide kahraman Fenerbahçe’ye hizmet verecek, ki, gördünüz, iki günde, iki twit atıp Fener’in ayarlarını bozuverdi. Gerisini Ali Koç düşünsün. Kırk tilkinin kuyruğuyla dengelediği her şey bir kaç aya kalmaz dağılır ve o da gününü görür… İlk twitine şaşırmadım, daha ilk günden, İmamoğlu şampiyon Trabzon twiti atınca İmamoğlu’na ayar verdi, öbür gün, Trabzon maçındaki verilen penaltıya maydanoz oldu, be adam, Ali Koç’tan niye rol çalıyorsun… Fener’i de CHP gibi özgürlükçü bir yer mi sandın!

-Yani, Fener’e Divan başkanı olmasıyla, bir nevi kurtulduk, diye göbek atıyorsunuz!

Kılıçdaroğlu: -Gençler bilmez, 80 öncesi anarşi döneminde, polislik çok zor meslek olunca, polislerin hepsi dilekçe verip trafik polisliğine geçmeye başladı, onun gibi bir şey, biz de, artık, egolarıyla ağırlık yapanları Siirtspor Fenerspor kim çıkarsa kakalayacığız, oh be, bir nefes alalım…

-Sayın Kılıçdaroğlu: -Yine bir 24 Nisan, yine Sezgin Tanrıkulu’ndan Türk halkının kabul edemeyeceği aşağılık bir soykırım twiti….

Kılıçdaroğlu: -Ah ne şirinler.. Ah benim yardımcılarım, ne sevimliler. Onlar benim gösteri köpeklerim. Onlarla kazanmak muhteşem. Biliyorsunuz köpekler en iyi dostlarımızdır.. Görüyorsunuz, 10 Kasım, 29 Ekim, 19 mayıs gibi milli bayramlar gelince kaşınıyor yerlerinde duramıyor hırlıyorlar. Uzun zamandır formda değillerdi.. Sezgin Bey, boksör cinsi, zaten yüzüne bakınca cana yakınlılığıyla ne kadar memleket sevdalısı ne kadar samimi bir cins…

-Sayın Kılıçdaroğlu, gerçi sizin partiden değil ama ittifakın gizli ortağı HDP’den Garo Paylan’ın meclise soykırım kabul edilsin teklifi vermesi tam bir kışkırtma değil mi? Buna ne diyeceksiniz, Cumhuriyet’in partisi bunlarla mı oy alacak!

Kılıçdaroğlu: -Garo’nun ince yüzüne uzun boyuna kabarık kafa tüylerine baktınız mı, tam bir Afgan Tazı’sıdır, böyle, anma günlerinde milli günlerde bir coşarlar sormayın, ya imalı laf atarlar ya akıllarınca .aşak geçerler, vallahi, bu Afgan Tazı’larıyla inanın seçim ipini en önde göğüsleyeceğiz…

 width=
                            Afgan tazısı

-Sayın Kılıçdaroğlu: -Ne yani, Kaftancıoğlu hangi cins?

Kılıçdaroğlu: -Onun saçlarını biraz daha taramalı tüylerini havalandırmalıyız, çok buzağı yalamış gibi duruyor, şimdilik süs köpeği olarak pek sevimli oy topluyor, bu cinsleri yetiştirene kadar bulana kadar neler çektik. Türk Tabipler Birliği yetiştirdi, liberaller ayrı yetiştirdi, İnsan Hakları Derneği ayrı yetiştirdi, Cihangir barlarından yetişen oldu ve içlerinden en atik en güzel en canlı en sevimlisini bulmak on yıllarımızı aldı!

-Vallahi şaşırdım, o halde, sayın Kılıçdaroğlu, partinize en çok katkıyı sunan hangi cins, boksör mü harrier mi, Afgan Tazısı mı?

Kılıçdaroğlu: -Ülkenin en iyi köpeklerini yetiştirmek kolay iş değil. Biz, sağcılar gibi çoban köpeği Kangal köpeği yetiştirmiyoruz. Bizim köpeklerimizin tüyleri taranmalı, fön çekilmeli ve piste çıkartılmalı ve Halk TV her akşam köpeklerimize kuaförlük yapmalı, şirin elbiseler dikmeli.. Mesela boksör köpeğine pembe papyon, bence de çok şık… Onlar bizim şirin dostlarımız. Partimizi vatanseverlerden koruyorlar. Ve işte milli günler köpekliklerini sınamak sahneye çıkmak için ideal günlerdir. Önümüzde ne var, 19 Mayıs.. İnanın merakla ne şirinlikler yumurtlayacaklar hangi Camii’nin duvarına işeyecekler diye heyecanla bekliyorum…

 width=
                                         Boksör köpeği

-Sayın Kılıçdaroğlu, partiniz maşallah showdog yarışmasına dönmüş, bir süs köpekleri, bir cins köpekler.. Yetiştiriciler’i liberallere de hayranım doğrusu. Şöyle, uzun tüylü, kıvırcık bir tür, bakıyorum… Bu köpeklere gümrükte vergi ödüyor musunuz, yoksa, kaçak mı giriyorlar! Niye hepsi eski İslamcı, ırkçı, terörist devşirme cinslerinden oluyor!

Kılıçdaroğlu: -Vallahi, onlar olmazsa, hayatımız neşesiz coşkusuz ruhsuz geçer, bakın, Tanrılar ölür, dinler ölür, medeniyetler ölür ama köpekler ölmez, tarihte hangi vatan toprağına savaştan önce paramparça lime lime etmesi için önden köpekleri göndereceksin, cepheyi darmağınık etsinler, köpekler, meleklerimizdir. Yolu açıyorlar, bizim parti olarak söylemediklerimizi söylüyorlar, toplumu en kötüsüne alıştırıyorlar, gündemi dağıtıyorlar.. Bakın ne diyeceğim, şimdi parti olarak bir edebiyat programı başlattık, şair Murathan Mungan ve Sunay Akın jüri üyesi, köpeklerimize en güzel şiirlerini yazan en güzel twitleri atanları ödüllendireceğiz!

-Sayın Kılıçdaroğlu, sanırım, bilmeden yine, filozofça konuşuyorsunuz!

Kılıçdaroğlu: -Evet, tarihte bütün köpeklerin dili aynıdır, ortak dil diyelim İngilizce’yi konuşan var konuşamayan var, ama köpekler Afrika’da da Japonya’da da aynı dili konuşur… Ve siyasette ne zaman sıkışsak köpekleri devreye sokarız. Ve siyasette ne zaman çaresiz kalsak köpekleri önden salarız… Köpeksiz köy köpeksiz memleket olmaz!

-Sayın Kılıçdaroğlu, hiç kısırlaştırmayı düşünmediniz mi?

Kılıçdaroğlu: -Bizim iktidarımızda, göreceksiniz, köpeklerin heykellerini dikeceğiz, Saidi Nursiler Seyid Rızalar, Apolar… Bunlara karşı partimizde kutsal bir bağlılık var! Köpeklerin biz insanlardan fazla tarafı, onların kafası hiç karışmaz, hep kemik hep havlama hep sahibinin yanında, yani siyaseten en yüksek meziyetlere sahipler! Üstelik… Saçlarını tarayıp tüylerini havalandırınca köpeklerin kendilerine öz güvenleri büyüyor…

-Yani?

Kılıçdaroğlu: -Özgüveni büyüyen köpekler topluma artık konsolos köpeği gibi havalı havalı yürür ve insanlara yukardan bakıyor, sıradan insanları ve sorunları aşağılıyorlar. Şimdi bir parka gidin, ev köpekleri kendini beğenmiştir, asla yanınıza gelmez, ama sokak köpekleri ayağınızın dibinde yalanır. Bize beslenmiş mamalı özel yetiştirilmiş köpekler lazım. Köpeklere top tüfek işlemez! Özgürdürler, kimse onları durduramaz! Köpeklerde Allah korkusu vatan korkusu edep terbiye sosyal korku hiç yoktur! Vallahi, bu köpekler azizim, parti olarak, eski püskü giyinmiş öğretmen ve mühendislerden kurtardılar bizi. Ve cins köpekler her an işinde gücünde neşesinde rahatında her insanı anında tedirgin edip ürkütür moralini bozar ve gününü zehir eder.

-Yanlış mı anladım, partinizin bir köpek cenneti olmasından çok memnunsunuz!

Kılıçdaroğlu: -Şu boksör cinsinin güzelliğine bakın, rüya gibi ne şirin şey, bazen hüzünlenerek yüzünüze bakarlar vallahi dayanamam! Bence ‘köpek’ insanı tamamlayan tek şeydir. Bir ülkenin eksik tarafı da köpeklerdir. Bak şimdi, bir çağırayım, seni de korkutsunlar… Gel boksör, gel yavrum gel bir tanem…

-Sayın Kılıçdaroğlu, vallahi pek dert ettim, son bir soru, Asala’dan mı devşirdiğiniz köpekleri daha çok seviyorsunuz, PKK’dan mı, Fetö’den mi?

Kılıçdaroğlu: -Vallahi, onları biz aramadık, onları bizim kapımıza bıraktılar, aralarında Alman cinsi köpekler dahi var… Bakın, bugün mübarek Kandil Gecesi, hepsini toplayıp, Saidi Nursi’nin Seyid Rıza’nın kabirlerine ruhani bir ziyaret yapacağız! İnsan dostları, ne şirin şeyler, anlatamam! Biz de önce PKK’nın Fetö’nün köpeklerini evimize aldık, ancak, ne görelim, Ekmeleddin ve Abdullah Gül’ü aday gösterince kendine Atatürkçü diyen çok kimse bunların hepsinden azılı kudurgan salyalı köpek çıktı. Bilmiyorum, ama, sonradan köpek olanlar çok kudurgan çok daha kralcı çok daha vahşi oluyor!

-Nutkum tutuldu, vallahi siz böyle anlatınca, benim de ağzımın suyu aktı dilim sarktı, ne diyeceğim, bana daha önce yaptığınız ‘vekillik’ teklifi hala geçerli mi? Bağ-kur maaşından bıktım. Ne bileyim, bağlandığım kapıyı bilirim ne yediğimi bilirim. Endişen olmasın acayip kudurganımdır, ısırdığımı kopartırım, fazladan cins küfürler ederim…

Kılıçdaroğlu: -Olmaz, olmaz, sen çok acemisin, cins bir köpek olmak yıllarını alır, kime nasıl havlayacağını öğrenene kadar partiyi karıştırırsın. Her önüne gelene hücum edenlerden köpek olmaz! Seni tanıyorum, sen ay ışığında uluyan bağlasan durmaz cinssin, sahip tanımaz bir de önderliğe soyunursun, olmaz, hayır, asla.. Önce bir disipline girmen eğitimden geçmen koku ve sırnaşma ve yalama konusunda uzmanlaşmak gerekir.

-Bize de bir şans versen, bi bismillah deyip bir başlasak, inanın çabuk öğrenirim…

Kılıçdaroğlu: -Bak çok üzüldüm, tamam, sana bir fırsat, şimdi seni Boksör’ün (Tanrıkulu’nun) yanına yolluyorum, şöyle parkta bir sarılın bir koşun bir yuvarlanın, uyum sağlarsanız, neden olmasın!

-Bak bu olmadı, ilk günden gözüm korktu, staj için ilk günden şöyle daha kaniş cinsi bir minicik süslü bir şey bulsaydınız! Vallahi bu boksörün yediği içtiği bokları gördüm, çok korktum.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 Yorum

  1. NİHAT abi ben sizi eskiden MHP li biliyordum!!

  2. Nihat abi abi kırıcı oluyorsun insan kanlısına bile daha merhametli olur

  3. Nihat abinin müzik zevkini merak ettim.

  4. Bu tiyatral ve mizahı yazılarınız bir taraftan bizi kahkahalarla boğuyor bir taraftan beni derin bir hüzne sevk ediyor. memleketimden yiyen içen beslenip sonrada dönüp bizleri ahmak yerine koyan bu pervasızca durumu neden çok az insan görüyor .
    Bu yazıları sahnede canli görmek istiyorum

  5. 27 Nisan 2022, 15:05

    Nihat abi bir kaymış bir kaymış. teuvv..

  6. 27 Nisan 2022, 14:58

    Tanıştığınızda ne kadar centilmen olduğunu hemen anladığınız ve kendi arasında binlerce türü olan “Sokak Köpekleri”nin aksine bu tüyleri fönlü salon fi-filerinin diğer bir adı da “Bişey yapmaz”dır. Hepsinin ortak adıdır bu, sahipleri bahçe kapısına çıkıp böyle takdim eder onları, “Bişey yapmaz.” Köpek belki de bunu adı bellemiştir. Kesin olan, ortalığı ayağa kaldıran bu fi-filerin ancak sahibinin izin verdiği şeyleri, izin verdiği ölçüde yapmasıdır. Ondan sonra Bişey–istese de–yapamaz.

  7. 27 Nisan 2022, 14:47

    cumhuriyet halk pati’liler… iyi pati’liler… ve diğer cami duvarına işeyen tüm patililer… daha sokağa size ekmek koymak su içirmek yok! gidin patinizi abd’ye verin bugüne kadar yaptığınız gibi. Sayın Genç peki Kılıçdaroğlu’nun cinsi neydi? kurttan koyunlarımızı korurlar mı?

  8. Türk edebiyatında Türklere Türklerin yüzde bilmem kaçı aptal diyen aziz nesini öyle falanmış şöyle filanmış diye yıllarca bize itelediler. (bu söylediği sözleri sosyal medyada halen görüyoruz) Bu kişiyi öve öve bitiremeyenler Henüz Nihat Genç’in yazılarını ya okumamış olanlardır ya da okusalar da anlayamayacak zeka gelişmişliğindedirler. Bu satırları yazan eline zekana sağlık Nihat abi.

  9. 27 Nisan 2022, 10:54

    Ahahahahah.Ağzına sağlık Nihat abi.

  10. Bir psikolog şöyle diyor : ” Çoğunluğun pasif agresif olduğu hasta toplumlarda, dürüst ve net olanlar saldırgan ve saygısız addedilir.” Ay ışığında uyuyup, mışıl mışıl uyuyanlar gaflet uykularından uyanmasın diye her evin önünden kovulmaya devam…

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!