Nihat Genç yazdı…
Osmanlı İmparatorluğu’nu I.Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında girmesinin sebebi, o meşhur, Alman gemilerinin Boğazlar’dan geçip Sivastopol’u bombalamasıdır.
İstiklal Mahkemeleri’nde İttihatçı kadronun her birine tek tek işte bu soruldu: Geçiş emrini kim verdi?
Alman savaş gemileri Karadeniz’e girince Osmanlı İmparatorluğu da savaşa girmiş oldu ve savaş sonucu Osmanlı İmparatorluğu dağıldı ve silahları alınıp topyekün teslim oldu, sayın Devlet Bahçeli, Osmanlı subaylarının apoletlerini düşman Mondros’la söktü ve Mondros’un ilk maddesi: Çanakkale ve İstanbul boğazları sonuna kadar açılacak!
Montrö antlaşması ise bu trajik tarihin travmasıyla bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti için aşırı önemdedir, Montrö, savaş zamanı Karadeniz’de kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerinin geçmesine çekince koyuyor ve Türkiye Devleti’ne savaş zamanı engelleme ve kontrol hakkı tanıyor.
Böyle çok sert savaşlar hadiseler yüzlerce yılda bir kez olur ama olunca da bir imparatorluk elinizden gider.
Şimdi, diyelim, Ukrayna-Rusya savaşıyor ve savaş ilanından sonra ABD savaş gemileri Karadeniz’e giriverdi, işte, yine savaşa girmiş sayılırsınız ve Rusya’nın nükleer silahları dahil tehdidi altında kalırsınız!
Bu bir faraziyedir, olur mu olur, ama olursa Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir yıkımla karşı karşıya kalır.
Yani geçmişten ders çıkartıp Montrö antlaşmasını asla tartışmamalıyız!
Tartışanlar olursa da kalkıp Boğazlar’dan geçen Alman gemileri yüzünden Osmanlı İmparatorluğu’nun nasıl niye dağıldığını parçalandığını yeni nesile anlatmalıyız.
Ve bir de Montrö antlaşmasıyla bugüne kadar bir tatsızlık yaşanmadı ve Karadeniz ya da başka ülkeler antlaşmaya bir itirazda da hiç bulunmadı. O halde, antlaşmayı tartışmaya açmak kadar büyük bir aptallık olabilir mi?
Amerikalı emekli deniz amirelleri bu son günlerde hatıralarını yazıyor, son yıllarda diyorlar, dünyanın bütün sularında ABD savaş gemilerinin bugüne kadarki en büyük başarısı KARADENİZ’e girmeyi başarmasıdır.
Evet, ABD, savaş gemilerini, o sebep bu sebep, Karadeniz’e sokmakla iftihar ediyor.
Ve tabii gün gelir bir çatışma olursa, ki, her an olabilir, günahını maliyetini Türkiye çekecek!
Ve bugüne kadar Montrö sayesinde adı barış gölüne çıkmış Karadeniz savaş alanı haline gelecektir!
Hani İslamcı iktidar da ittihatçılar’ı Osmanlı’yı batırmakla suçluyorlar, ya, işte, şimdi, kendileri İttihatçılar’la aynı tehlikeli oyunları oynuyorlar!
Neden düşmanı oldukları ittihatçılarla aynı tehlikeli oyunları oynuyorlar, çünkü ittihatçılar da paraya sıkışmıştı…
Kanal İstanbul tartışmasıyla doğal olarak Montrö ne olacak tartışması başladı, hassasiyetler gelişti.
Tarihten ders çıkartmayalım mı, milli bir duyarlılık oluşmasın mı?
Milli bir duyarlılık geliştirmek için fikir ileri süren, açıklama yapan, yazı yazanların rütbelerini sökelim, maaşlarını keselim mi, hatta, boyunlarını vurup bir çuvala koyup, tıpkı Osmanlı gibi Sarayburnu’ndan denize mi atalım?
Hatta sorumluluk içinde milli bir hassasiyet geliştirenlere ‘zevzek’ diyelim.
Mesela, Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan kitaplarının yazarı Cem Gürdeniz’e…
Vatan sevgisi içimizdeki en coşkun bu çok değerli yazarı yüzbinlerce okur hayranlık ölçüsünde çok seviyor.
Donanımlı kültürlü ve kendisini mesleği denizcilik’e adamış bu güngörmüş bilge amiralleri tanıyınca insan kalbinizi yerinden söküp madalya diye göğüslerine takmak istiyorsunuz!
Fetö’nün yüzlerce amirali hayvan pornosu gibi akıl almaz iftiralarla içeri atmasının sebebi de zaten Türk gemileri Akdeniz’de ve Ege’de Yunan ve ABD’ye ayak bağı olmasın..
Bir ziyaretimde Fetö’nün kumpasla içeri attığı amirallerden biri şöyle demişti bana ‘son yıllarda kendi icadımız bir Türk malı sensör geliştirdik’, Akdeniz-Ege’de kim var kim yok önceden ve çok uzaktan haberimiz olabiliyor, bu ‘sensör’den çok kıllandılar ve bu teknolojiyi nasıl geliştirdiğimizi sorguladılar.
Sensöre gerek yok, asıl sensör, uzağı gören hassas koku alan gözler ve burunlar ve denizlerimizde ne olup bittiğini tahmin ve muhakeme edebilen yazar-çizer ve aydınlarınızın olmasıdır.
Cem Gürdeniz ve nicesi, ülkelerini insanlarını siyasileri kamuoyunu bilgilendirici kitaplar dolusu yazılar yazıp yüzlerce Youtube programı yaptılar, AYNI HATALARA DÜŞMEYELİM diye.
Osmanlı’nın yaşadığı büyük trajediyi bir daha yaşayamayalım, diye.
Ve ama tarih değişmiyor.
Osmanlı’yı büyük savaşların eşiğine getiren zihniyet de zaten en akıllıların en cesurların en zekilerin en donanımlı subaylarının tasfiye edilmesi.
Yani vurun kellesini.
Yani, sarıklı cübbelilerin din elden gidiyor diye okumuş mektepli subaylara-insanlara saldırıları…
Okumuş güngörmüş ileriyi gören donanımlı ve memleketinden başka derdi olmayan soylu aydınlarımıza saldırılarla dolu işte bir tarihi gün daha yaşıyoruz.
Ve tabii gladyö ve Nato’nun kurduğu partinin başkanı bu soylu komutanlara ‘zevzek’ diyecek. Alman istihbarat teşkilatı BND’nin oyuncağı-adamı Enver Altaylı’nın yeğeni kendi partisinde.
Bu şu demek, Almanlar yüzyıl sonra yine bir sıkıntı çıkmaz olursa Boğazlar’ı kendilerine ya da dostlarına açacak adamları yine bulmuşlar, demek.
İşte Devlet Bahçeli, işte Tayyip Erdoğan, tıpkı Enver Paşa’nın hayalleri gibi:
Yeniden ABD’yla aramız düzelir ve sıcak para gelir altın gelir diye.
Ve belki ekonomiyi bir zaman idare ederiz umudu beklentisiyle Boğazlar’ı açalım tartışması içindeler!
Ve karşılığında yüzlerce zeki aydın insanımızı içeri tıkalım, ne bahane ederek, darbeci diyerek, 60 ihtilali dahil bütün darbeleri yapan Amerika’ya hoş görünmek için, darbeci diyerek.
Amerika Fetö kalkışmasıyla iktidar olabilseydi şayet yine aynı şey olacaktı.
Ege ve Akdeniz’de direten ve Boğazlar’daki hükmü asla değiştirmeye yanaşmayan bu yazarları-subayları yine içeri atacaktı, ve bahaneleri de aynı: ‘Darbeci’!
Ve son yüzyılımızda Orta-Doğu’da ve ülkemizde ABD ve İngiltere, İslamcı tarikatları yapıları, mezhepleri ne diye kışkırtıp iç savaşlar hazırlamıştı ‘din elden gidiyor’ diye.
‘Din elden gidiyor’ diye diye onlarca-yüzlerce darbe yapan-yaptıran ABD’yle sıcak para ve iyi geçinmek için yine anayasal ifade haklarıyla anayasayı korumak için konuşup-yazanları darbeci ilan ediyoruz!
Koloni-sömürge ülkesinin mafya-gladyo-Nato milliyetçiliğinde ve zorbalığında DEĞİŞEN HİÇ BİR ŞEY YOK!
Yaşasın bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti!
Bağımsızlık uğruna boynumuz kellelerimiz ey memleket sana bir daha kurban olsun!
60 Yorum
- Yorumların Sıralanışı
- Yeniden Eskiye
- Eskiden Yeniye
basin dik durmasi
muhtemelen butun omur basin egdin,elpence durdun belkide hep domaldin
bundan anlamiyorsun basini dik tutup yukardan bakmayi
bu dunyada kimseye yuzune karsi laf etmeye firsat vermeyenlerin basi dik durur yukardan bakar
Sayin Nihat Gence laf yok
sende meral ablanin eteginin altinda debelen bakalim
Kırıma yerleşen Karadeniz’e hakim olan Ruslar babamızın oğlu dimi?? Çok eminiz Rusya dan zarar gelmez dimi ??? !!!
O zaman biz şimdi şeymi diyeceğiz; Montrö’yü verirsek Nükleer silahları alırız.
Danayi tam gozunden vurmussun aladagli..Bildirinin bir numarasi iyi partili cikti..Aksener kendi bir numarasina zevzek diyerek gizleme yapti ama sonra cark etti..Isin ucu nerelere cikacak bakalim..Bidenin muhalefete destegi…!..Cia pentagon pensilvanya..Ver Allahim ver.
O kadar cok yorum sansur ediliyor ki, nihat abimiz makalesinin karsiligini her zaman yanlis olcecek, Okuyucusu ve takipcisi ile iletisimi hep yarim kalacak..Belki de yanlis mecralarda bulunuyor bile olabilirsin nihat abi…Cunku senin sadece takipcilerinden alkis almaya aferin almaya ihtiyacin varmis gibi davraniyor sevgili editorler..!..Akillari sira sana torpil gecip seni sevindirik yapmaya calisiyorlar….Bu bile sana buyuk hakarettir..Bilgine abi..Yayinlamazlar bunu da tabii ki.
Gururumuzsunuz..
Nihat Abi ; FETÖ ve PKK ya karşı hayatınızı ve canınızı ortaya koyarak mücadele eden gerçek bir vatansever ve aydın olduğunuzu bilerkek, inanarak ve sizi her türlü yanlış anlaşılmaktan tenzih ederek diyorum ki ; ABD DE daha seçilmeden Biden in seçileceğinin anlaşılmasından başlayarak açıkça ABD ve ve patronu olduğu NATO saldırısı altındayız..Sanki İzmir de ortak tatbikatta Muavenet savaş gemimizi ABD havaya uçurmamış, sanki PKK yı kurup örgütleyip vatanımızın yarısına ve İstanbul İzmir gibi büyük şehirlerimize ortak etmemiş, sanki Irak da askerlerimizin başına çuval geçirmemiş, sanki 90 lı yıllarda bütün Atatürkçü ve Cumhuriyetçi aydınlarımızı katletmemiş ve 80 lerden sonra Fethullahı ülkenin başına getirmek için örgütleyip hazırlamamış gibi yaşayıp gidiyoruz.Ve bügün bildiri yayınlayıp kahramanlık taslayan amiraller ,o günlerde hızla yükselirken ,Cumhuriyetimize , vatanımıza ve halkımıza karşı gerçekleştirilen bu saldırılara karşı hangi kahramanlıkları yaptıklarını anlatacakları yerde, aslında görev alanları ve uzmanlıkları dahi olmayan , siyasi partilerin ve halkımızın tartışma alanı olan konularda milletimize akıl veriyorlar. Bildiride Türk ordusunun ve ciddi eleştirilerimiz olsa bile iktidarın 15Temmuzda bu yana vatan savunması adına gerçekleştirdiği hamleler konusunda olumlu ya da olumsuz hiç bir ibare yok..Korkakça , ürkekçe, kaypakça ve 15 Temmuz bildirisi gibi kısaca kaleme alınmış.Saygılarımla
niye biz 100 senede bu cumhuriyet döneminde hala güçlenemedik korkuyoruz bu gavurlardan
Bi kurtulamadin gitti perincek kabusundan, vp halusinasyonlarindan..!
Sayın Cem Gürdeniz’le program yapma, yazılarını yayınlama ayrıcalığını sahip olmuş biri olarak, onun bu ülke için çarpan kalbini yakinen gördüm. Bazıları gibi Moda Deniz Kulübünde 5 çayını içip bezik yada briç oynamak yerine, halen e kadar nankörlük görmüş olsa da bu millet ve bu vatan için emekliliğinde de hizmet etmeyi kendine vazife edinmiş bir Türk aydını, denizcisi Cem Gürdeniz. Kendisi ve diğer 103 emekli amiral Anayasanın 26. Maddesine sığınarak bu açıklamayı yaparlarken, bence o akşam eşlerini alınlarından evlatlarını gözlerinden öpmüşlerdir. Bu fırsatı Gökde ararken ien yerde bulanların nasıl değerlendireceklerini tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. Ama tehlikede gördükleri iç meselelerimizden çok daha önemli ve büyük olunca tereddüt etmediler. Demokratça tepkilerini ortaya koydular. Hukuka dair kalan kırıntı bile dosyanın takipsizlikle neticelenmesini sağlayacaktır.Onlara reva görülen bu davranış ve yapılacak eziyet mi? İlk kez olmuyor. Onlar emekli de olsalar Türkiye Cumhuriyeti Bahriyelileri! Mesele vatansa gerisi teferruattır
S. Şefik Kemali Söylemezoğlu
KOBİ YAŞAM
Genel Yayın Yönetmeni
Çoğunluğu İyi niyetli amiraller bir kaçı tarafından kumpasa getirilmiş bu bildiride.
Tamam, mesele anlaşıldı. bir grup insan Amerikan donanması g..lerine girince mevzunun ciddiyetini anlayacaklar. Amiraller ciddi ve akıllı adamlar olunca rahatsız olanlar, marmara denizimiz o..spu olduğunda mal gibi bakarlar artık.
amerika karadenize sulanıyor, sen uyu, amiraller uyanık olduğu için milleti devleti uyarıyor. senin gibiler marmara denizini abd donanması doldurunca uyanırsınız. cühela
Nihat Baba bu gün CEHAPE ye Kılıçtaroğluna , İmamoğluna giydirmemişsin… hayırdır Kahraman Komutanlarımızın yanında durdular diyemi, ne oldu şaşırdın mı??? ezberin mi bozuldu. merak etme Nihat Genç evet mükemmel olmasalar da, şahane millliyetçi olamasalarda CHP, İYİ , DEVA iktidarlarında ve ya çamur attığın başka partilerin iktidarlarında, hatta ve hatta HDP iktidarında bir CEM GÜRDENİZ sabaha karşı göz altına alınamaz. BUNU BİL VE BUNDAN SONRA ONA GÖRE YAYIN YAP.
” Osmanlı’yı batırdıkları yerdeler” Ne isabetli baslik Olmus …. Bu Zihniyet…. T.C. nin temel taslari dösenirken, Oh ya Oh ya…. sevinc nidasiyla…. Öküzümü onlara yedirmedim ya demistir….( öküzünü yunan askerlerine yediren hilafetle kafayi yemis gerici)..
Perincek’in muridleri! Bundan sonra Veryansin’a nasil gelipte yorum yapacak, tarikatinizin liderini goklere cikaracaksiniz, merak ediyorum.. Bura sizin yeriniz degil. Gidin ak-it’e, yenisafak’a, oralarda yorum yapin, yalakalik yapin. Astariniz ortaya cikti. Gazetelerinizde yuzlerce sutun yazilar yazmis, sizlere guvenmis vatansever emekli amiralleri bugun utanmadan, sikilmadan sirtindan hancerlediniz ve simdi guluyorsunuz. Gidin seriatci osmanli ocaklari ile yuruyuslere devam edin. Yalancilarin mumu yatsiya kadar yanar. Bugun mumunuzun sondugu gundur.
Hocam siz ki ezel dii si veya kurtlar vadisindeki fetö şifrelerini çözmüş birisiniz bu bildirinin 15 temmuzdan sonra tutuklanan 103 asker ile ve 4 nisan -15 temmuz arasında 103 gün olması tesadüf mü sizce. bu da bir fetö kumpası olamaz mı bu amiraller farkında olmadan buna alet olmuş olamaz mı?
bu tam ittiat terakki kafasıdır, tanzimat ilan edilip meclis açıldığında hükümet etme görevini almak yerine geri planda kalıp vesayetle ülkeyi yönetmeyi seçmişlerdi, aradan 100 küsür yıl geçti ittiatçı chp ve teşneleri aynı kafadan zerre uzaklaşmadı, sorumluluk yok “iki dönüm bostan yan gel osman, yumurta küfesinitaşımaya çalışana da, istemezük, karşıyık, laiklik elden gidiye, bizim memleketin gerçek sahibiyiz falan filan” hadi beyler hadi yürüyün anca gidersiniz.
Nihat bu yukardan bakış bir filozofa, şaire sanatçıya yakışır. Fakat siyasette sadece polemik olur, ciddiye alınmaz.
Dünya senin ufkundan ibaret değil. Enver’e, Talat’, Osmanlı’ya saldırırken sırtını dayadığı kim. İngiliz, Fransız, Yunanlılar mı? Atatürk Osmanlı ile, Enver’le mi savaştı, yoksa Rus ve Yunan’la mı?
Gladyo Amerikancı parti dediğin partinin yöneticisi bildiri yazınca birden cumhuriyetçin mi oldu?
Bildiriyi hazırlayıp imzaya açan general; Ergun Mengi, İyi Parti’de Uluslararası Siyasi Kuruluşlar ve Jeo Stratejik Analizlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı
Amiralleri Çoban ateşi Doğru Partiye bekleriz….
Saçma ötesi! böyle bir safsatayı bir Türk dile getirmez!!!
Bu yazınıza yakın gelecekte pişman olacak ve öşür dinleyeceksin Nihat abi. Çok duygusal ve içi boş çünkü! Cem Gürdeniz bu emekli imzacılara dur demeliydi. Zamansız ve içi boş bir bildiri bu. Kime hizmet etti bir bakın! Zamanı mı şimdi? Hangi Montrö anlaşması bitiyor? Ordu’da yok mu bunlar kasar ajlıalılan da IrDA’n akıl veriyorlar?
bende merak edıyorum bu ıkızler e nıye soru sormadılar. ne dusunuyorlar. acıklarlarsa hevesınız kursagınıızda kalacak degılmı. ımamoglu kaftancıoglu hayranları
Senin gibi aydınlar oldukça bu badem bıyıklıların ve onların efendilerinin hevesleri hep kursaklarında kalacaktır. Var olsun Nihat Genç, var olsun veryansıntv ailesi.
Bir milyon kere teşekkürler, sesimizin sesi
Bir yandan emperyalizme toptan karşı olduğunu söyleyeceksin, bir yandan da zorunlu şartlarda taviz verilerek imzalanmış, boğazlarda senin hakimiyet hakkını sınırlayan bir anlaşamayı öveceksin. O günün şartlarında böyle bir taviz belki gerekliydi. Ama bu gün bunu savunmak ne kadar çelişki. Ön yargılar en büyük göz bağıdır.
Öncelikle Nihat Genci çocukluğumdan beri takip ederim skytürk den halktv den ulusal kanalda program yaptığı günlerden itibaren takip ediyorum yazdığı çoğu yazıyı beğenerek okuyan yollarda meydanlarda her gördüğümde fotoğraf çekilmeye giden, imza günlerinde kitap imzalatmaya giden biri olarak Nihat Genç abimizi severim. Ancak geçtiğimiz yıl korona öncesi Mustafa önsel, amiral cem gürdeniz, albay hasan Atila uğur beylerle yaptığı panele katılmıştım. Cem gürdeniz ve hasan Attila uğur beyin mavi vatan ve diğer meselelerdeki görüşleri bağlamında akp ile ittifak siyasetlerinden son derece rahatsız olmuştum, ben her ne kadar bu konularda görüş belirtmesem de benim gibi panele katılan katılımcılar rahatsızlıklarını ifade etmiş, itirazlarda bulunmuşlardı. Amiral Cem Gürdeniz beyi ilk defa o panelde gördüm ve canlı olarak dinledim. Amiral Cem Gürdeniz ve Albay Hasan Atilla Uğur beyleri affetsinler o konuşmalarında son derece hamasi ve yanlış buldum. Gene bu lafları böyle bir günde söylediğim için özür dilerim ama gene paşalarımız affetsinler burnunun ucunu göremeyen bu paşa ve amillerimizin güttükleri mavi vatan siyaseti ile akp ile ittifak akp’ye destek siyasetlerinin gelip dayandığı gün bu gündür. Gene öncelikle mavi vatan meselesindeki görüşüm elbette ki her bağımsız ülke kendi deniz ülkesini egemenlik hakları çerçevesinde korur, Türkiye Cumhuriyeti derhal Akdeniz de münhasır ekonomik bölge alanını ilan etmelidir gerekirse Akdeniz ülkelerinin katıldığı bir Akdeniz kongresi düzenlemelidir ancak akp ile ittifak ve mavi vatan siyaseti yanlıştır, Montrö’yü Lozan’ı hatta hilafeti tartışanlarla ne mavi vatan savunulur ne de bu ve buna benzer yapılarla ittifak veya dayanışma meşrudur.
Montöre den çıkılması Nihat beyin de ifade ettiği sebeplerden ötürü çok tehlikelidir. Montrö anlaşmasından çıkmak boğazlardaki egemenlik haklarımızdan vazgeçmek Amerika’nın Rusya’yı Baltık’ta ve Karedeniz de kuşatma ve ABD savaş planlarına hizmet etmektir. Elbette Montrö antlaşmasından çıkılmasına karşı çıkan paşa ve amirallerimizi desteklemek boynumuzun borcudur ancak Akp’nin 20 yıllık iktidarında akp ne zaman sıkışsa kendini bu sıkışıklıklardan kurtaran dostlar buldu bu dostlardan biride TSK idi. Akp oylarını kaybettiği ve sıkıştığı bir dönemde 2007 ‘de Yaşar Büyük Anıt paşanın genelkurmay başkanlığı döneminde e-bildiri(muhtıra) ile akp girdiği darboğazdan silkindi çıktı düşen oyları sandıkta patları seçimleri kazandı, Ergenekon balyoz süreçleriyle bu güne girdik. Bu olaylardan sonra öğrendik ki yaşar büyük anıt paşa Dolmabahçe de başbakan rte ile görüşmüş ve anlaşmış bugün bile açıklanmayan bu görüşme sonucu Büyükanıt TSK’yı milletimizi ve devletimizi satarak Erdoğan’a yardım etmiş ve gene şimdi akp tam sıkışmış tam oyları düşerken böyle bir gece yarısı bir bildiri ve bakıyoruz ki tekrar darbe tartışmaları tekrar mağduriyet edebiyatları yapıyor. Perinçek’in ve Vatan Partisinin AKP ile ittifakı bilinirken vatan partili yada Perinçek’e yakın amirallerinin bildiri imzalaması ne anlama gelebilir? paşalarımız bu bildiriyi yayınlamakla ne elde etmek istemiştir? Elbette içlerinde değerli imzacılar bulunmaktadır ancak böyle bir dönemde böyle bir bildiri kime yarar? Medya’nın kanalların basının yüzde 90’nın yüzde 95’nin mevcut iktidarın olduğu bir ülkede Montrö’den çıkılmasın diye bildiri yazmakla kamuoyu oluşturmaya çalışmak gerçekci bir hedef midir? Bildiri de Natocu amirallerinde olduğu iddia ediliyor kurtlarla kuzular nasıl yan yana olur? Umarım aynı ihaneti 2.3. kez yaşamayız, Allah milletimizi, devletimizi, ülkemizi korusun.
Olgunluğu öğrenmek ve hayata taşımak hiç bir zaman kolay olmadı olamazda zaten.
Meşhur hikayedir Yunus Emre dergahına sadece düz agaçları taşır.
Hocası sorunca “Bu dergaha hiç eğri bir şey giremez” envalinden
cevap verir.Hocası bunun üzerine Yunusa
“Çiğdin hala Çiğsin.Git !” Diyerek kovalar.
İktidar partisi ve yandaşları hep bir ağızdan bildiri yayınlayan Emekli Amirallere “Darbeci” yaftasını yapıştırınca aklıma bu eski hikaye geldi.
Kaç yıldan beri hala olgunluğu öğrenemediler.Halbuki bu emekli Amirallere duyarlılıkarından dolayı:
“Teşekkür ederiz.” denilebilse;
hem hep bahsettikleri iç cepheyi kucaklamış olacaklar,
hemde dış güçlere her daim söz konusu olan Demokrasi dersinin en güzelini vermiş olacaklardı.
Hani eskiden haksız olduğunu anlayınca
“Biz Cahiliz.Anlamayız” diye işin kolayına kaçanlar vardı ya, şimdi iktidarda olanlar ve yandaşları da haksızlıklarını:
“Darbeci”,”Darbe yanlısı”,” Halkı kin ve düşmanlığa teşvik”
gibi bahanelerle örtmeye çalışıyorlar.
İşleri güçleri her şeyde olduğu gibi Kolaycılığa kaçmak.
Yeterki İktidarda kalsınlar.
CIA’nin gölge kuruluşu CFR’ye üye olan iki amiral var deniyor imzasi olan doğru mu?
HELAL OLSUN NİHAT ABİ
ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet’ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.
Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
20 Ekim 1927
Dürüst insanlara ve vatanseverlere acımasızca saldıran iktidar kendi zalimliğinden mağduriyet çıkarmanın peşinde. Evet bu halk mağdur olanı destekler ama o eski yalan dolan mağduriyet masalı bu kez ters tepecektir. Yapılan bu saldırının Cem Gürdeniz liderliğinde bir siyasi harekete dönüşmesini ümit ediyoruz. Elbette demokrasi çerçevesinde. Açıklama yapan amiraller demokrasi anlayışı olarak şu anki siyasi iktidarın 200 sene ilerisindedir.
Bana kalırsa komutanların bu çıkışı uzun zamandır iktidara ve yandaşlarına karşı yapılan en kapsamlı ve anlamlı çıkıştır. Belki de yeni bir başlangıcı haber vermektedir. Karamsar olmayalım.
gözlerim kör oldu yanlış okudum ekrem imamoglu, canan kaftancıoğlu fln yazılmamış ben onlara bir suçlama bekliyordum.. şaka bir yana perinçek’e karşı aydınlıkçılara karşı görüşünü de merak ediyorum Nihat abi.
Aziz Turk milletinin en buyuk dusmani kim ?
feto ?
pkk?
tarkatlar?
peki bunlarin patronu kim?
kim fetoya ne istedinizde vermedik dedi?
kim acilim diyerek pkk yi guclendirdi cesartlendirdi?
kim tarikatlari milletin basina bela etti?
kim bu aziz milleti altindan kalkamayacagi borc batagina dusurdu?
kim BOP baskaniyim diye gelip bati asyada emperyalistlerin projelerini gerceklestirdi?
BOP baskanligi devam ediyor bati asyayi halletti sira Anadoluya geldi
kim andimizi kaldirdi?
kim abd icin karadenize nato deniz yolu yapma sevdasinda ?
butun bunlari yaparken sureti haktan gozukmesi gerekiyordu
bizde bunlari yedik
yalniz artik mizrak cuvala sigmiyor
Sayin ,sevgili,vatan sever amirallerimiz gozaltina alindi
keske bende sayin amirallerimizle tutuklandiklari yerde beraber olabiseydim
onlardan ogrenecegimiz cok sey var
cevabi bilinen soruyu tekrar sorayim
Aziz Turk milletinin en buyuk dusmani kim ?
Kuran; Ayetlerini gizleyenlere, Kâfir der,
Boğazlara hâkim miyiz?
Şimdi sırası mı?
Diyenlere ne denir?
Hem bağımsızlık diyeceğiz, hem de sırası mı diyeceğiz.
Sıramız ne vakit gelecek.
Kaç nesil geçecek?
Bize vaktini söyleyin, bekleyelim.
Yazidan ALINTI ve her seyi anlatiyor vede tekrar hainlik yapmayin diyor !!!!! :
Yani geçmişten ders çıkartıp Montrö antlaşmasını asla tartışmamalıyız!
Tartışanlar olursa da kalkıp Boğazlar’dan geçen Alman gemileri yüzünden Osmanlı İmparatorluğu’nun nasıl niye dağıldığını parçalandığını yeni nesile anlatmalıyız.
cumhuriyetin korucusuyuz
Türkiye yeni kapitülasyonlar dönemini yasiyor! Onun icin DSÖ ofisi var. Eskiden bunun adi “Duyuni Umumiye” idi ! Bugün yöntem degismedi taktik degisti.!!!
Sözde Korona bu oyunun bir parcasi….
Allah, kalemine kuvvet, yüreğine sağlık versin Nihat Genç!
Ah be Nihat hocam, bunları hep biliyoruz da, bu tipik soroz operasyonunun altından yeni bir ali türkşen vakası (sazan ali vakası) çıktığını da görsek ve haykırsak, ne güzel olacak. Natonun fetönün sorozun tezgahını bir zahmet görebilsek. Özeleştiri güzel şeydir, Kitap’ta da geçiyor: “kendini kınayan benlik” övgüye layıktır, önce kendi hatalarımızı düzeltelim ki, karşımızda konumlanmış olan hatalı kardeşlerimize örnek olalım. Son iki üç gündür gönderdiğim ve yayınlamadığınız eleştiri ve yorumlarımda gerekli mesaj var. Sevgiyle
Nedim Şener in yazdıklarını okudunuz mu?
Heryerde PKK destekleyen ABD için boğazları açmak izahı mümkün bir olay değil darbe yapacak konumda olmayan konuya ilişkin kamoyunu bilinçlendirme amiralleri gözaltına alıp sopa gösterip susturmaya çalışmak açiklanabilecek birşey değil alternatif siyasi oluşum tam bağımsız Türkiye’yi destekleyecek Atatürkçü bir oluşum çok ihtiyacı var ûlkenin iktidar muhalefet körler sağırlar birbirini ağırlar konumunda
ABD’yi ve Yunan’ı memnun eden ve Cem Amirallerin alınışıyla fetöye göbek attıran gözaltılar… Aydınlık’a baktım Perinçek de gayet memnun. Nasıl bi dünya oldu. Bin can kurban donanmanın soylu subaylarına.
Sayın Genç,
Sayın Amirallerimizin Montrö Anlaşması hakkındaki hassasiyetlerini anlıyorum. Montrö Anlaşması ile Ordumuz Çanakkale ve İstanbul Boğazlarına tam olarak hakim oldu. Sayın Şentop’un verdiği örnek hiç şık değil idi. Üstelik bir meclis başkanının ve de hukukçunun ülkemizin demokratik bir ülke değil de mutlaki bir krallık olduğu çağrışımı uyandıran yorumu yakışık almadı. İstanbul Sözleşmesi sonrasında ortaya çıkan Grevio raporu ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bağımsızlığına ve egemenliğine kayyım atanmış gibi yapılması üzerine bu anlaşmaya çekince konması da, çıkılması da TBMM aracılığı ile pek ala yapılabilirdi.
Tekkeye makam arabası ve üniforması ile giden amiral emirlerini komutanından mı yoksa şeyhinden mi alacağı konusunda kuşku uyandırdı. Buna karşı da tüm yurttaşlarımızın verdiği tepki haklıdır ve yerindedir. Veryansın TV nin habercilik başarısı da bu konuda takdire değer.
Amiral Türker Ertürk Bey 2011 yılında ordudan istifa etmiş, 2013 yılında da Fethullah Gülen Terör Örgütünü teşhir etmiş, karargahının önünde Pensilvanya’da gerekli uyarılarını yapmış, demokratik tutum sergilemiş. Cem Gürdeniz’i de pek çok uyarıcı yayını ve kitabından izlemekteyiz. Anlamadığım konu 3.Nisan.tarihinin üzerine 103 eklendiğinde gerçekten 15 Temmuz ediyor. Türker Ertürk Bey saçma bir EBCED hesabı dese de tesadüfün bu kadarı fazla. Bana inandırıcı gelmedi. Mesela bu 103 kişi 100 ya da 110 olamaz mı idi?
Boynumuz kellemiz diye yazmışsınız. Biraz abartmıyor musunuz?
ABD ye ve AB ye yerleşmiş kaşarlı FETÖ cülerin ve FETO trollerinin bu bildiriyi desteklemelerini nasıl yorumluyorsunuz?
En cahil kabul edilen insanlar bile bu yazıyı okuyunca, CENNET ÜLKEMİZE ne yapılmak istendiğini çok iyi anlar.
Montrö’nün feshedilecegini yazmaktan hicap duymayan yandas tarihciler kendilerini ifsa ederek Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasina karsi olduklarinida itiraf etmis oldular.Vatanin bekasi icin endise duyduklarini ifade eden emekli amirallere karsi bu amansiz saldirinin tek bir anlami vardir.”neden ihanete karsi cikiyorsunuz”saldirisidir bu.
Yüce Yaratıcı, Nihat Genç ve Dava Arkadaşlarının Yar ve Yardımcısı Olsun.
Ayrica silahli kuvvetleri senelerce yipratip milli unsurlarini yok eden akp mi milli ve yerli savunma teknolojisi uretiyormus? Zihniyetinizin isbirlikcileriyle birlikte savunma endustrisine coreklenip, ulkenin temel tasi vakif firmalarini baypas ederek cevirdiginiz usulsuz ihaleler de vakti geldiginde ortaya cikarilacaktir. TSK yi bu hazin noktaya getirenler milli savunma sanayi kuramaz, isbirlikci ve yiyici yandaslarinizla bu ulkeyi terk edeceksiniz.
Ortalık puslu büyük oyunlar dönüyor.Sarikli amiralin fotoğraflarını servis edenler kimse bir de adam uniformasiyla makam aracıyla gidiyor resmen poz vermek için.Bildiri işi de gece yarısı gündüzler cuvalami girdi.
Şahsi düşüncem amirallerin bir çoğu kullanıldı.
Bu işbirlikçi akp baslica milli guvenlik sorunudur. Yok edilmesi ve bu kepazelikten fayda saglayan butun omurgasiz yurdum isbilirkicisinin yargilanip, yaptiklarinin bedelini odemesi sarttir. ölmeden bu günleri görmeyi insafsızca arzuluyoruz. Ülkenin yegane kurucu unsuru olan silahli kuvvetlerimizi getirdikleri hazin nokta basli basina bir ihanettir. icimiz kaynamakta ve seller gibi akacagimiz gunlerin aydinligini beklemekteyiz.
Nihat beyin her zaman olduğu gibi harika yazılarından biri, yüreğine, aklına, kalemine sağlık. İyi ki varsın NİHAT GENÇ… Sana güveniyor ve seninle gurur duyuyorum…
Soytarı takımı siyasetçiler mezarlıktan geçerken ıslık çalsınlar bakalım. BİZ’im de günümüz gelecek.
103 amirale zevzek diyen zevzegin allahidir. Bunların Türklük ile memleket ile vatan millet ile uzaktan yakından alakası yok. Parti ayırt etmeden söylüyorum. Meclisteki hiçbir partiye zerre inanmıyorum. Asker vatan müdafaası yapacak bizzat sahada catisacak risk alacak operasyon yapacak vs bi kaç tane hıyar siyasetçi çıkacak hakaret edecek, darbe çığırtkanlığı yapacak. Bizi idare edenler bizi temsil edenler hep böyle olacaksa vayy halimize. Gün gelir iktidara asker gelirse bunların kaçacaklari yerde bellidir. Hiçbiri Filistin’e gidip direnmez hiçbiri orta Asya’da Turancılık fikrini yaymaya kalkmaz. Kimi hocasının donunu öper kimi ingilizin amerikalinin kucağına oturur.
Montrö Sözleşmesini Osmanlı devleti mi imzaladı ki? ABD gemileri geçerse Türkiye savaşa girermiş.
Sözleşmede geçiş çekincesi geçmeyeceği anlamına gelmez. Türkiye’nin denetleme hakkı sadece kendisinin savaş halinde olduğu ülke için geçerli.
Söylediğiniz ve yazdığınız her şeyin geçerli, mutlak ve doğru olduğu yanılgısını bırakırsanız iyi edersiniz.
Bulanık su berraklaşıyor amirallerin bildirisi yerinde ve zamanında yapılmıştır halk bildiriye karşı olanları görecektir yaşasın bağımsız Türkiye Cumhuriyeti
Var’ol Nihat Ağabey.
yazmış olduğunuz bu yazının altına bizde bağımsız türkiye cumhuriyeti isteği ile imzamı atarım teşekkürler
Sn Nihat GENÇ
Pkkpyd Sınirimizda olsa sorun olmaz çünkü laikler diyen Türker erturke bir kelimen yok yazıklar olsun. Cumhuriyet sadece senin tekelinde mi Nihat abi geç o işleri. Cumhuriyet mazlumun yani bizim sende elitlerdensin. Tarafsiz veryansın umarım yayınlarsin.
Bu olayla yine kokuşmuş ve irticai zihniyetleri gördük. Bu memlekette, vatanını en çok seven ya darbeci ya vatan haini oluyor. Aziz NESİN’i de diri diri yakanlar bunlardı. Canımız feda olsun bu güzel vatana.