Kimlik siyasetiyle Türkiye’yi parçalamayı hedefleyen felaketlere sürükleyen liberal tayfa hiç boş durmuyor!
Sıcak yaz günleri, erinmedim, Dipnot yayınlarından iki kalın kitap okudum.
Dipnot yayınları İletişim’in kardeş yayınevi! Son yıllarda Selahattin Demirtaş’ın ‘Seher’ romanını basmışlardı. PKK ve etnik milliyetçilik etrafında kitaplar çıkartıyor!
‘Çerkesler’in 21. Yüzyılı: Kimlik-Anayurt ve Siyaset’ adında kitap yayınladılar, sonra da bahsi geçen kitabın adı: ‘Çerkesler’in Geleceği Üzerine Düşünmek!’
Öteden beri tiksinip iğrendiğiniz liberal tayfa yine peşi sıra yine çok bilmiş makaleler döşenmiş, önce Tanıl Bora arzı endam ediyor sonra alkolik anayasacı Levent Köker ‘anadilde eğitiminde’ Türkiye Devleti’nin yasaları çiğnediğine hak yediğine getiriyor lafı!
Sonrasını sormayın, tarih, dans, folklör, kadın, kimlik, kültür, derken, ağbiler Çerkes tarihi ve kültürüne el atmış döşemişler!
Birebir tanıdığım yazarlar, çoğunu sizler de geçmişte Fetöye verdikleri destek ve çözüm sürecinde akillikleri ya da TV’lerde açılıma tam gaz odun sürerken görmüşsünüzdür!
Bu PKK destekçesi liberal tayfa şimdi Çerkesler’den ne istiyor?
Tarih, kültür, siyaset derken, lafı dolandırıp, kitapların arka metnine şunu yerleştirmişler:
Ey Çerkesler PKK’ya karşı olmayın, onların ‘anadil’ savaşını kazanması sizin de anadil kazancınız olacak! Ey Çerkesler, HDP’yi destekleyerek sizler de önümüzdeki demokratik gelecekte kimlik olarak kendi kazanımlarınıza kavuşacak sizler de asimile olmaktan kurtulacaksınız!
Tabii bu mesaj için, önce, görünürde bilimsel akademik görünümlü bir çok tarihler ve kavramları bolca doya doya çarpıtılmış makalelerle göz boyanıyor!
Çerkesler’in tarihi kültürü edebiyatı dansları folklorü siyaseti ve sosyolojisi, pek tabii istedikleri bollukta ve derinlikte yazılıp çizilir, sorun burada hiç değil, sorun, PKK’nın Çerkesler’e kanca atması!
Sadece dansları folklorü yaşatmak Çerkezler’e yetmez diye kışkırtıcı akıllar verilirken başta Kürtçe, Çerkesçe ve Arapça ve Lazca’ya da vurgu yapılıyor, arka metinde sinsice, bakın, hepsinin ‘zeminini’ nasıl hazırlayıp müzakereye hazır hale getirdik, diye de övünüp ‘garanti’ veriyorlar!
‘Sonuç olarak, kimliklerimizin ve kültürümüzün basitçe korunmasından öteye geçilmesini sağlayacak ‘eşit vatandaşlık’ talepleri dahilinde siyaset yapabilmek için (…) ileri demokrasile ihtiyacımız var….’
Yani bir ileri demokrasi bir eşit vatandaşlık ve hepsine zemin olacak ellerinde bir de kültürel kimlik var, sonra, gelsin üfürükler sallamalar!
Kültürel kimliği siyasete ve sonra demokratik müzakere alanına nasıl taşıyabiliriz akıllarını ise alttan alta şöyle veriyorlar, bakın, diyorlar, bizler 90’lı yıllarda bir kimlik krizi yarattık ve kimlik kriziyle Türkiye Devleti’ni sarstık ve siyasetin en başat konusu haline getirdik, yani, siz de aynı yoldan gelin, size vereceğimiz en birinci akıl PKK’nın dilindeki ‘eşit vatandaşlık’ yoludur!
Ve Çerkesler’e Anadolu’da yaşamanın ne kadar güvensiz olduğu arızi tarihi olaylar abartılarak çarpıtılarak seçilerek hatta Çerkesler’in devlet tarafından ‘tehdit’ olduğu akılları veriliyor! Ve hatta yaşadıkları trajedileri dahi(?!) anlatamayan Ermeni algısıyla Çerkesler bir tutuluyor, iddiaları dahi var, teşbih ve benzetme ve mukayeselerinde kafayı da bu kadar dağıtmışlar!
Kitapta başedilmesi mümkün olmayan binlerce yalan bilgi manipülasyon kışkırtma kol geziyor! Hangi birini düzelteceksin, boyunuz gücünüz imkanlarınız zamanınız yetmez!
Ancak liberaller işinin ehli, tam gaz yollarına devam ediyorlar, önce Aleviliğe ve Kürtçülük’e sardılar sonra Çerkesler’e ve şimdi Arap göçüyle sayıları artan Araplar sırasını bekliyor! Ve Çerkesler’e bu kitaplarda yapılan çağrı ise, bu etnik gruplarla ortak hareket etmeleri!
İki kitabı okumak dört günümü aldı, şunu gördüm, düşman hiç uyumuyor, yaşadıkları yaşattıkları ihanetlerden zırnık geri adım atmış hiç değiller, ne diyelim, dert bir değil elvan elvan. Kara kışın ve tipinin ortasında buz gibi soğuk bir gecede Sarıkamış’ta Allahüekber dağlarında donarak ölen doksan bin askerimiz aklıma geldi. Kafkasya’ya doğru harekete geçmişler ve Kafkasya için ölmüşlerdi! Birlikte yaşadığımız birlikte düşmana karşı koyduğumuz ortak tarihimizden birlikte aile olduğumuz birlikte acılar çektiğimiz soylu kardeşliğimiz ve hukuk karşısında eşitliğimizden tek satır yok!