Nihat Genç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Ümmetçi İslamcı kardeşler, dinleyin!

Ümmetçi İslamcı kardeşler, dinleyin!

featured

Gazze Şeridi’nde bir buçuk milyon insan ve yüzbinlerce minik kız çocuğu tarihten görülmemiş bir bombardımanın altında! Tarihte görülmedi, çünkü tüm dünya dünyanın en vahşi silahlarının yüzbinlerce çocuğun başına atıldığını görüyor ve susuyor! Ve ayrıca ekmek, benzin, su tedariki yasak ve atılan bombaların kalın duman örtüsünden ‘hava da’ yok. Gözümüzün önünde bir ‘etnik’ temizlik yani tarihte ilk: dünyanın gözleri önünde canlı yayın: ‘Soykırım’!

Büyük trajediler insanları şoka sokar ve düşündürtür ve eğitir ve ders çıkartmalarını sağlar, yani, ümmet-ümmet, ensar-ensar diye başımızın etini yiyen İslamcı kardeşler, dersimize başlayalım sorumuzu soralım: düşman karşısında bir, Araplar ayrı, iki, Müslüman devletler ayrı, neden birlik olamıyor!

Araplar niye birlik sağlayamıyor, mezhep ayrımları ve çatışmaları yüzünden ‘milli birlik’ sağlayamadıkları için, ve Müslüman ülkeler niye ‘birlik’ olamıyor, orada da siyasi mezhepler yüzünden biri İngilizci biri Rusçu! (Düşman saldırdığında biriniz Rusçu biriniz İngilizci iseniz vay halinize, bakın, Kurtuluş Savaşı’nda İngilizler’le masaya oturup Sevr’i imzalayanlar bugün milli birliğimiz için hala en büyük tehdit haline geldi!)

Oysa tarihin ilk gününden beri düşmana karşı koyabilmek için saldırılan-tecavüz edilen ülkeler kabileler-devletler kendi aralarında hangi husumetler-çatışmalar olursa olsun yabancı tahakkümüne karşı bir araya gelmek zorundadır yoksa yok olurlar!

Biz buna ‘milli birlik’ diyoruz, oysa siz ‘ümmet’ diyorsunuz, işte ümmeti görüyoruz siyasi mezhepleri ve dini mezhepleriyle bir araya gelemiyor ve düşman da bizleri ufaltıp ufaltıp fare gibi eziyor!

70’li yılların Arap-İsrail savaşlarından bugüne Araplar o savaşların çoğunda yenilmiş olsalar da İsrail karşısında bir daha bugüne kadar o günkü kadar Arap dünyasını seferber edemedi, neden? O gün bugün, tarikatlar ve cemaatler devreye sokulup ‘milli Arap birliğini’ bozdular ve unufak olup artık direniş, Hamas, İşid (?), El Kaide, Hizbullah, vs. gibi parçalanmış küçük grupların eline geçti!

Ümmet, düşman karşısında bir araya gelemiyorsa bunun kalıcı-sürekli-hep aynı-kurallarını doğanın, eşyanın koyduğu, sonuçları değişmeyen insan gücü ve siyaset üstü determinist sebepleri vardır!

Bu da şu soruda saklıdır: insanlarımızı düşman karşısında hangi din ve siyasetle bir araya getireceğiz? Şöyle getireceğiz: dinine mezhebine etnik yapısına bakmadan ülke toprakları ve ülke bayrağı için! Cemaatler tarikatlar mezhepler olsunlar ve hür yaşasınlar, bu ayrı, ancak, düşman kapıya dayandığında cemaatine tarikatına mezhebine etnik yapısına bakılmadan hepsi tek beden tek güç olabilmeli!

Ve bu yüzden şeriat gibi mezhebine göre değil herkesi eşitleyen bir hukukun olmalı!

İşte Tayyip Erdoğan Mursi döneminde Müslüman Kardeşçilik- rabiacılık yaptı ve sonra Sisi geldi ve bir büyük dünya meselesinde ortak bildiri görüş bildiremeyecek paramparça hale geldiler, işte Suudlar İran’ı mezhebi yüzünden sevmez düşman ve savaş halindeler, işte Hamas gibi gruplar ‘laikleri’ hiç sevmez, işte Türkiye’de tarikatçı yapılar Cumhuriyet’i deccal ve kafir görürler, işte Talibancı yapılar işte Suriye, işte İran hepsi paramparça!

Tarihten çıkarttığımız ders birinci Cihan savaşında Osmanlı tüm Müslümanlara seslenip cihad ilan ettiğinde ‘ittihad-birlik’ inşa edilemedi aksine İngilizler yanında savaştılar, geçelim, öyle ya da böyle Arap ülkelerinin bir milli bayrağı oldu, hadi ne güzel diyelim, peki bu milli bayraklar işe yaradı mı? Yoksa İngilizler Araplar’ı milli bir ligde toplayan Baas’ı parçalamak için başka tür bayraklar çıkarttı, dini sembollü bayraklar!

Yani kardeşlerim ümmet değil ‘millet’ olmak zorundayız, hiç kimse ümmete düşman değil, ancak tarih ve din ve sosyoloji ve siyaset bizlere ‘ümmet’in kültürel olarak tarihi hakikat ve emanet olduğunu ancak siyaset olarak, ayrı mezhepleri ve etnik yapıları toparlamada birleştirici değil parçalayıcı olduğunu göstermiştir!

Türkiye’nin bir vilayeti kadar toprağa sahip İsrail nasıl oluyor da Cezayir’den Basra Körfezi’ne kadar ülkeleri milyonları eziyor parçalıyor hezimete uğratıyor ve kutsallarına ağır hakaretler yapabiliyor, çünkü Arap dünyası ‘milli’ olmak istedi ve İngiliz eliyle cemaatler ve tarikatlar tarafından parçalattırıldı!

Milli birlik için önce İstiklal savaşı gerekir, milli birlik için önce ülke topraklarının istiklalini temsil eden bir ‘milli bayrak’ gerekir ve toprakları üstünde yaşayan herkesi eşitleyen bir hukuk gerekir ve düşmana karşı ülke insanlarını birarada tutabilmek için tek elden milli bir eğitim gerekir! Ve insanları birbirine kaynaştırmak için milli heyecanlar milli bir tarih gerekir!

Ki,  ümmet ve Müslümanlık bizim en köklü değerlerimizdir, önce ahlak’ımızı sonra kültürel ilişkilerimizi ve sonra çok geniş bir coğrafyanın hatıralarını ve geleneklerini şüphesiz üstlenmek bizim kutsal emanetimizdir!

Ancak mezhepçilik ve tarikatçılık ve seleficilik ve şeriatçılık oyunlarıyla bu büyük ‘birliği’ sağlanamadığı tarihsel bir gerçektir!

İşte Avrupa’yı parçalayan ve bitmeyen din ve mezhep savaşları, işte Arap dünyasını parçalayan ve bitmeyen mezhep savaşları! Zaten ‘Cumhuriyet’ kurumlarının ortaya çıkışına sebep aynı ülke aynı kasaba aynı etnik kökene sahip insanların mezhep ve din savaşlarıyla asırlardır birbirlerini katletmelerini durdurmak içindir! Laiklik’in önce Amerika sonra Fransa’da devreye girmesi bu büyük mezhep ve din savaşlarına ülkenin varlığını ve bütünlüğünü kurban etmemek içindir!

Cumhuriyet, bizim koruyucu şemsiyemizdir, siyaset, tarikatçı ve mezhepçilerin eline geçtikçe Cumhuriyet parçalanır ve düşman karşısında unufak perişan oluruz!

Kardeşlerim, milli denen şey ırk ve cins ve etnik ve mezhep hepsinin toplamıdır, bir şartla, milli olabilmek için düşman karşısında aynı cephede yanyana gelebilmeliyiz, Çanakkale gibi!

Düşman taarruzuna-saldırısına karşı cephemizde yanımızda kim varsa onlar dinine ırkına mezhebine bakılmadan ‘milli’ unsurlardır!

Milli’yi inşa etmeden tarikatları ve cemaatleri ve mezhepleri inşa etmeye kalkarsanız ‘milli birliğinizin’ zayıflığına iç çatışmasına pamuk ipliğine bağlı olduğunu düşman görür ve saldırır!

Ya da milli bağlarımızı milli tarihimizi milli kahramanlarımızı ve milli Cumhuriyet kazanımlarını aşağılar çözer dağıtır deccallık ve kafirlikle suçlayıp mezhep ve din ve şeriat hükümleriyle ülkeyi yönetmek isteyen hocalara devlet elinden maaşlar bağışlar ihaleler verirsen düşman karşısında ‘milli cepheyi’ inşa edemezsin!

Türkiye Cumhuriyet’i batı toprakları dışında ezilen sömürülen öldürülen ve soyulan milletler içinde ‘milli’ birliği gücü bu kadarına yetti 780 bin km kare içinde ve İstiklal savaşıyla kazanıp tüm dünyaya ‘milli’ yapısını direnişi ve sonrası milli kurumlarıyla göstermiştir!

Araplarla ya da ümmetle yine beraber olalım hatta varoluşsal şartlar gerektiğinde aynı cephede olalım ancak ümmeti milli birliğin üstünde tutarak olmaz, hangi ümmet bu, bin çeşit mezhebi Rusçusu, Amerikancısı, vs.. Araplığı kutsayarak olmaz, mezhepleri ve tarikatları devlet eliyle herkesin vergisiyle fonlayarak destekleyerek olmaz!  Milli kahramanlarımıza küfür ederek olmaz, Cumhuriyet’in hukuku ve laikliğiyle dalga geçip ilga ederek hiç olmaz!

Yalvarırım, üst üste dizilip göğe yükselmiş çömleklerin en altındakini çekiyorlar, kızıl kıyamet her an kapımıza dayanabilir, yalvarırım ümmete saygı gösterin ancak milletin üstüne koymayın, yalvarırım mezheplere ve tarikatlarınıza hadi saygı gösterin ama mezhep ve tarikatları ‘devletin’ önüne koymayın, yalvarırım, bu büyük düşman saldırısı karşısında oturun ve Cumhuriyet nedir tarihiyle sosyolojisiyle tarih felsefesiyle bir öğrenin, demokrasi ideal bir rejim değildir, demokrasinin bize sunduğu sadece birbirinizi boğazlamadan iç çatışmalara düşmeden bizi  birarada tutacak kurallar bütünüdür, düşmanı olmayın!

Yalvarırım, dini sembollere kişilere saygı gösterin ama Türk Bayrağı’ndan başka bayrak açmayın!

Bakın, Cezayir dışında Orta-doğu toprakları hala bir İstiklal Savaşı veremedi ve bu yüzden paramparça ve bu yüzden tarikatlar ve mezhepler Mossad’ın CIA’nın istihbaratçıların kuklası ve iç çatışmalar bitmiyor!

Türk Bayrağına saygı gösteriyorsanız Meclis’e saygı göstereceksiniz, bakın, Hamas’ta o şok saldırıya karar verenler kimlerdir, bütün dünya bu şok kararı konuşuyor, belki de Hamas’ın kutsanmış  evliyasıdır mübareğidir, bilemeyiz, ama bu kararı alan kimse milyonlarca insanın canıyla oynadı, Türk Bayrağı’na saygınız varsa savaş gibi kararları halkın iradesiyle gelmiş Meclis’e bırakın, bakın Fetö’ye darbe yaptırtan kimdir bilemiyoruz, kişilerle mesihlerle evliyalarla büyük savaşlara karar verilmez!

Ya hep beraber ya hiç birimiz ya istiklal ya ölüm diyebilmemiz için ‘beraber’ olan insanların iradeleri olmadan Cumhuriyet ve demokrasi inşa edilmez!

Tarikatlarınız ve mezhepleriniz ise dokunulmaz yanılmaz tek kişinin ağzına bakar!

Tek kişiye değil Millet’e bakın!

Ümmet diye diye sonunda hayati kararları o ümmetin güya en iyi İslam yorumu yapan deli midir meczup mudur paranoyak mıdır mehdi midir bilinmez bir kişinin ağzına bırakıyorsunuz, işte İran rejimi, tepedeki Ayetullah ‘yanılmaz’ makamında, ortada milli irade yok millet yok, işte Menziliniz işte Fetönüz hepsi bir kişinin ağzına bakıyor! Milli irade milli kararlar olmadan milleti yan yana ve aynı cephede tutamazsınız!

Hepiniz ümmet diye diye tek kişiye tapınan kutsayan saray rejimini inşa etmediniz mi?

Düşman kapıya dayandı dayanıyor, en büyük mühimmatımız silahlı kuvvetlerimiz savaş uçaklarımız ihalarımız sihalarımız’dan çok yalvarırım anlayın artık ‘milli’ değerlerimizdir ve Orta-Doğu’da bin yıl daha arayıp bulamayacağınız Cumhuriyet’imizdir!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10 Yorum

  1. 26 Ekim 2023, 01:56

    Nihat Bey size ve tüm Veryansın ekibine selamlar.
    Ümmetçiliğin kitabî tanımını geçelim, reel politiğe bakalım. Ümmet kavramını en iyi ugulayanın Atlantik cephesi olduğunu söylersem ne dersiniz? Bakın bunun en iyi örneğini Rusya-Ukrayna savaşında gördük. Rusya’yı bankacılık sisteminden çıkardılar; bir çok Avrupalı ve Amerikalı büyük firma Rusya’daki faaliyetlerini durdurdu. Sportif alanlarda Rusya dışlandı. Kültürel boyuta bile işi götürdüler, yahu adamlar Çaykovski’yi bile yasakladılar. Alın size ümmet bilinci, ümmet dayanışması! Benzerini yapabildiğiniz vakit, bendeniz de Ümmetçi olacağım, söz! En azından tüm batı âlemine petrol ambargosu uygulayan, Henri Kisincır’a posta koyan şu Suud Kralı kadar olun. Gerçi Kral Faysal da böyle olmanın bedelini 1975’te yeğeni tarafından katledilerek ödemiştir. Neyse, umarım meramımı anlatabilmişimdir.
    Saygılarımla.

  2. 13 Ekim 2023, 10:25

    Dindar Kindarlar…
    Hepiniz ümmet diye diye tek kişiye tapınan kutsayan
    saray rejimini inşa etmediniz mi?

    Din Birleştirici değildir.

  3. 13 Ekim 2023, 02:08

    Korkunç ve boğucu bir karanlığın girdabındayız.

  4. 11 Ekim 2023, 21:00

    Yazılarınızı devamlı okuyorum ve içerik olarak görüşlerinizin çoğuna katılıyorum. Ancak, imla ve özellikle noktalama kurallarına uyulmadan konuşmalarınızın yazıya dökülmesi ve düzeltilmeden bu şekilde yayınlanması, okuyucunun konuyu algılamasını bir hayli zorlaştırıyor. Bu konuda dikkatli olmanızı rica ediyorum.

  5. 11 Ekim 2023, 15:24

    Candan kutlarım. Bütünleştirici bir yazı olmuş. Milli birlik ve beraberlik vazgeçilmezdir. Hemfikirim.
    Güzel Türkçemizde en sevdiğim sözcüklerden biri de birliktir. Askeri yapılanmamızda da yer alması çok anlamlıdır. Yazınızın konusuyla ilgili olan şiirlerimi katkım olabilir düşüncesiyle paylaşmak istedim. Eğer bir tehlike görüyorsanız lütfen yayınlamayın.
    Sevgilerimle,
    Fethi Çetin

    Türklerin Dünyası

    Bir birlik kurmuşlar nasıl,
    Birçok geri ülke hayran velhasıl,
    Birbirinin neş’esine ve sevincine ortak mı?
    Bak yaşanan olaylara, gör, anladın mı?

    Adı yok bu birliğin Orta Asya’dan tüm dünyaya,
    Yanar gönüller kah Vietnam’da kah Afrika’da,
    Unutulmaz Amerika’nın ne kuzeyi ne güneyi,
    Sarar sevgisiyle tüm dünyayı Türk Milleti,

    Nice acılar yaşanıyor Ortadoğu’da Kafkasya’da,
    Kalbim atar kah orada kah Balkanlarda,
    Her birinin acısı acım olmuş, sevinci sevincim,
    Tüm dünyanın huzuru ve mutluluğu dileğim,

    Adına demişler nereden bilmem, medeni batı,
    Kimi ihya etti bilinmez, bilinir kim battı,
    Maddeyle elde edeceğini sandı zavallı, dünyayı,
    Hiçbir hal ve karda anlayamaz insanı ve manayı,

    Yazım : 23-10-2006 11:51-11:58
    ——
    Milletin değerlerine küfretmek kolay,
    Kendindeki eksikliğe bakmak olay,
    Geldiği yer Orta Asya dolay,
    Milletin değerlerinde çare bul, bu en kolay,
    ——–
    CUMHURİYET

    Adını verdik ülkemin adının yanına,
    Türkiye Cumhuriyeti işlesin milletin kanına,
    Asıl hedefleri altını haince oymak,
    Millet karşı durur buna oymak oymak,

    Adını verdik güzelim okullarımıza,
    Anlatamadık seni okur yazarımıza,
    Gelince gökten rahmet insana,
    Kendi kazanmadı ki nasıl anlatsın bana,

    Adını verdik çevreleyen meydanlara,
    Dolduramadık onları sevinçli insanlarla,
    Coşkusunu kutlamak vardı oralarda,
    S…….. yüzünden döndüler canlı mezarlara,

    Adını verdik memleketin lokantalarına,
    Huzur içinde yenirken yenilmez oldu bu zamanda,
    Nasıl varılır ki zulüm içindeyken tadına,
    Seni anlayıp da dönüştüremedik özgürlük tadına,

    Adını verdik en değerli maden altına,
    Sen ondan da değerlisin karşıyız eşkıyaya,
    Tapınamayız biz insanın yarattığı eşyaya,
    Bak seni kuranların bu ulusa kattığı mayaya,

    Adını verdik haberi olsun diye gazetelere,
    Memleketi teslim ettik beş p…. etmez k……….,
    Direncimiz artıyor, anlıyoruz seni şimdilerde,
    Atamın dediği gibi, yaşatacağız ilelebete.
    Yazım: 29.10.2014 14:00-14:10

  6. Her zaman olduğu gibi doğruları, çok güzel yazmışsınız.
    Dilerim öğrenirler!

  7. Bu ummetciler insallah yazinizi okurlar, azicik bilem olsa kafalarina tik eder. Yoksa bizde Arap dunysi gibi parcalanmaya yok olmaya gidiyoruz. Ve bunun en buyuk suclusuda RTE ve partisi AKP, Bahceli ve MHPsi dahil, olacaktir. Siyasi cikarlardan dolayi birileri istedigi diye “Milli” cikarlari zedeleyip yok ettiler. Ve en cok oynadiklari, zedeledikleri kurumlar onunde Milli olan kurumlardir, dikkat edin. Bu tesaduf degildir.
    Imperialist dunya Ulus Devletleri sevmez, nedense onlar onlara boyun egmez, itaat etmez.

  8. Cehaletin bedeli olur ve odenir, bu kacinilmaz bir durumdur. Anadolu bu bedeli daha fena oduyor ve odeyecekken, yaklasik 100 yil once bu topraklara Mustafa Kemal ATATÜRK dokundu, etkisi hala devam ediyor ve edecek gibi gorunuyor, bu zifiri cehalete ragmen hesaplama yaparken denkleme ATATÜRK sabiti giriyor, cikmasi gereken bedel öde sonucu cikmiyor :D
    Buyuk Önderin Ruhu Şad (oldu) olsun, hakkini odeyemeyiz….

  9. 11 Ekim 2023, 11:30

    Ben ülkelerde yaşayan sivillerin o kadar masum olduğuna inanmıyorum artık.Kendi ülkemde bile.Çünkü siyasileri o siviller seçiyor,politikaları o sivillerin seçtiği insanlar oluşturuyor ve o sivillerin başına birşeyler, seçtikleri kişiler nedeniyle geliyor.Bu durumda en masum olanlar karar verme mekanizmasında yeri olmayan çocuklar ama onların vebali de ana babalarının üstünde.Savaşta sadece askerler savaşmaz,tüm halklar savaşır.Dünyanın siviller siviller diye tutturması büyük bir yalandır.

  10. Uçurumdan önceki son uyarı!!

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!