Nihat Genç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Yandaşı CHP’si… Bizi enayi yerine koymayın!

Yandaşı CHP’si… Bizi enayi yerine koymayın!

featured

CHP’li Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy’a yine CHP’liler sahte imza düzenletip yedi ay hapiste yatırtıyor, sonra, suçsuzluğu ve kumpas anlaşılıp serbest bırakılıyor, şu anda resmi olarak Menemen Belediye Başkanı, ancak görevine başlayamıyor!

Serdar Aksoy hapisteyken başından geçenleri ve CHP’de ne zaman kimlerle ne görüştüğünü masaya yatırıyor kendisine yapılan ‘kumpas’ın düğümlerini çözmeye çalışıyor, ancak görünmeyenleri anlatabilmesi için beraat etmesini bekliyor!

Cumartesi itibariyle Veryansın Youtube’de kördüğümü açıklıyor, yer yerinden oynadı, olamaz, Allahım, bunlar ne, biz nereye düştük, Allah belalarınızı versin, gibi binlerce yorum aldı!

İfşa edilen yeri yerinden oynatan Tuncay Özkan ve Levent Göktaş ilişkileri-bağlantıları!

Tabii ki sadece bu bağlantılar anlatılıyor, medyaya ve kamuya ve savcılığa düşen, bu bağlantıların arkasını ilişkiler ağını deşmek…

Gelin görün ki bu ilişkiler ağı sadece CHP’yi değil yandaşları da ürkütmüş olmalı, ki, tarihimizin bu en kritik ifşaları karşısında sustular, İzmir’de çıkan Yeni Asır Gazetesi dışında haberini yapan çıkmadı,  bir de ODA TV haber yaptı, ancak onların Tuncay Özkan’la kişisel husumetleri var!

Gladyö, kumpas, tezgah, illegal, mafya, derin devlet, kara para, şebeke, vs. gibi kavramlara çok çok kafa yoran yazarlar ve araştırmacılar için Serdar Aksoy açıklamaları bir yüzyılda ele geçmeyecek tarihi bir fırsattı, şu anda yan gelmiş yatıyorlar ya da uzaktan sotaya-pusuya yatmış gizlice izlemekle yetiniyorlar!

Çünkü bu ifşayı ‘deşmeye’ güçleri yetmiyor, çünkü bu ifşa bir şekilde CHP’si yandaşı hepsini içine alıyor, çünkü Fetösü, gladyösü, CHP’si ve AKP’si kucak kucağa koyun koyun koyuna çıkıyor!

Oysa Menemen Belediye başkanı sahte imzayla tutuklanırken mesela Cumhuriyet Gazetesi gibi bir çoğu çok iştahlı haberini yapmışlardı, şimdi, niçin susuyorlar!

Biz, enayi değiliz, bu bağlantıların arkasında daha kimler var biliyoruz, bu bağlantılar kimleri fonluyor biliyoruz ve hukuki delil oluşmadığı için yazamıyoruz. Ancak medya savcılar kamuoyu konuyu soru sora sora yani deşe deşe ilerlerse işte o zaman kırk uzun yıla uzanan karanlık failleri en tepeden en aşağıya biraz daha yakından teşhis edebiliriz!

Karanlık ağların sağcı solcu Natocu dinci bölücü liberal muhafazakar demeden hepsinin bir yerde buluşması bizleri hiç şaşırtmadı, medyada karanlık ağları deşecek tek bir kalem tek bir yazar olmayışı bizi hiç şaşırtmadı!

Türkiye silkinmek kendine gelmek istiyorsa Serdar Aksoy’un uzattığı ipucunu savcılar yazarlar medya hepimizin tutması gerekiyor!

Evet Türkiye!

Ayağınıza gollük bir pas geldi!

Kırk uzun yıla uzanan kumpasları operasyonları istihbarat oyunlarını, para babalarını, kirli parayı, parti içi gizli kasaları, fonları, aynı gizli kasanın karanlık ortaklarını açığa çıkartacak gollük bir pas!

Biz bu ülkede kırk uzun yıldır bu ‘pas’ı bekliyorduk!

Kumpas ve operasyonlar ve istihbarat oyunlarıyla ve suikastlerle bataklığa ve çıkışsızlığa dönüşen partilerin ve siyasi düzenin köklerini arkasını kuklalarını faillerini anlayabilmemiz için nefis bir pas!

O arkada olup biten görünmeyen elleri tanımamız için bir fırsat, ki, o arkadaki gerideki gizli dünyada her şey bambaşka. Mahşer günü gibi kim kimdir belli değil, gökkuşağını geçmek gibi, geçince bambaşka bir renge ve cinsiyete girmek gibi. O karanlık dünyanın özü hamuru nesneleri bambaşka!

O karanlık dünyanın özü cismi hamuru atomları o kadar bambaşka ki orada iki artı iki dört etmiyor, orada hukuk işlemiyor, orada biri Atatürkçü diğeri dinci ama el ele, orada kameralar, görgü şahitleri, HDS kayıtları, deliller işe yaramıyor, orada kimse çıkarım yapamıyor, orada kimse akıl fikir yürütemiyor, bu nedir diye soramıyor!

Orada, siyasetler, dilleri ve kullandıkları kavramlar bambaşka ama davaları ve figüranlar aynı! O karanlık dünyada partiler mezhepler ayrı gibi ama değil hepsi aynı mezhep! Paranın mezhebi, kullanışlı bir mezhep, hepsi kolpa, hepsi üç kağıtçı, hepsi ayarlanmış adamlar, ve hepsi aynı anda kahraman, peygamber, lider, öncü, orada bir şekilde hepsini toparlayan yönlendiren istihbarat oyunları, orada bunları kukla gibi oynatan uluslararası şirketler ve istihbarat şebekeleri var, orada Türk Milleti’ne istedikleri zaman istedikleri kumpas ve operasyonları çeken gizli ama gözümüzün önünde bağlantılar var!

Orada memleket yok ‘arsalar’ var, orada milli irade yok tıpış tıpışa getirilen köleler var, orada, bayrak yok gizli bankalar var, orada savcılar yok, korkulan susulan ve bölüşülen büyük pasta var, orada partileri karanlık yüzlerine legal maske yapmış çeteler şebekeler mafya ve gladyö var! Orada kimin neden öldürdüğünü hala bilmediğimiz suikaste uğrayan aydınlarımız var, orada fonlanan gazeteler var, orada büyük medya patronları var, orada, vatan yok, korsan bayrağı var, orada kendilerini hukuktan ve Cumhuriyet’ten ve Türkiye’den üstün ve büyük gören görünmez zebralar zürafalar ve çakallar var, orada haksız servetler var, orada alınıp satılan Atatürk posterleri ve tarikatlar ve şeyhler ve iğfal edilen uydurulan din ve Kur’an var! Orada yağma edilen Türk Milleti’nin hazineleri var! Orada gasp edilmiş hukuk orada yağma talan edilen servetler var!

Orada Türk Milleti’ni ve değerlerini ve partilerini ve hukukunu kendi siyasi amaçları için kullanan her şekle her renge girebilen sümüksü yaratıklar var, ve ölmeyen yaratıklar, ve ölümsüz yaratıklar, ve kırk canlı yaratıklar ve her partiye sızan yaratıklar ve her kilidi maymuncuk gibi açabilen yaratıklar ve her istediğini iktidar ya da parti başkanı yapan yaratıklar, ve mermi hukuk işlemeyen yaratıklar!

Neden tek bir haber yapılmıyor, çünkü kurulu medya düzeni o yaratıkları gerçekte çok seviyor, o karanlığın rahatlığı ve fonlarıyla yayın yapıyor, çünkü kurulu medya düzeni o şekilsiz yaratıkların doğurduğu medya düzeni, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bataklığa dönüşmesi hepsinin işine geliyor, kim kime dum duma, vuranın soyanın yanına kalıyor!

Şekilsiz renksiz fikirsiz Allahsız dinsiz vatansız bu yaratıklar için nem iklim hukuk savcı suskunluk harika ve bitmeyen bir mevsim!

Ve medyası ve satılmış yazarlarıyla, en ilkel çağları hatta vahşi ormanları arasanız bu yaratıklar için bu ‘cennet vatan’ söyleyin başka nerede var!

Aman dokunmayalım, şekilsiz yaratıklar maaşlarından olmasın, huzurları bozulmasın, şekilsiz yaratıkların dillerinden bal akar gibi demokrasi, hukuk, özgürlüklere ve aleme ve Türk Milleti’ne nizam ve akıl vermelerine daha doymadık!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 7 Ekim 2023, 19:58

    Benim inancım öldükten sonra herkesin kendi sevdikleriyle kendine ait bir paralel cennete paralel vücutla gireceği.

    Ama bunlar öyle sapıklar ki cennete dahi gitmeyi istemiyor öldükten sonra tekrar dünyaya gelip dünyada aynı sapıklıkları etmeyi insanları yaralayıp sakat bırakıp delirtip onların canlarıyla kanlarıyla iktidar olmak patronluk efendilik dayılık yapmayı istiyorlar.

    Onları cennetten kovulmuş şeytan kardeşleriyle bırakıp gitmeyi istiyor ölene kadar sabrediyorum dünya denilen cehenneme. Ama işe giderken sokakta yürürken trende otobüste her şeye bütün rezilliklere pisliklere rağmen bir milletin olduğunu görüyorum. Ben bana en zor anlarımda kol kanat geren Türkçe konuşan insanların belki yüzde 5’ine 10’una tekabül eden iyi insanlarına borcumu ödemek için yaşıyorum.

    Hayat iyi insanlar için halı sahaya adam toplar gibi cennete beraber girecek insan toplamaktan ibaret. O ağalar dayılar zalimler zorbalar çirkinleşmenin acısıyla kıvranıyorlar içten içe ama kendilerini hiçbir şey olmsmış gibi pazarlayıp reklamize ediyorlar. Onların gözlerinin içinden sırıtan şeytan ne kendilerinin ne de yanlarının yörelerindekilerin asla temin edemedikleri güven hissi onların kendilerine bile söylemeye çekindiği en büyük cezaları.

  2. hırsızlığın, yolsuzluğun, kumpasın partisi yok

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!