Şahin Filiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. İrticaya karşı çözüm önerileri

İrticaya karşı çözüm önerileri

featured

Prof. Dr. Şahin Filiz yazdı…

Burada yeniden hatırlatmak gerekirse, irtica; sade dindarlık ve ahlak yasalarına uyan bir yaşam tarzını değil, etnik ve siyasal dinci yapılanmaları, bu yapılanmaların kökü dışarıda olan cemaat ve tarikat şeklindeki örgütlenmelerini anlatan bir kavramdır. Cumhuriyetimize, birlik ve beraberliğimize yönelik her türlü yıkıcı ve bölücü faaliyetleri içeren irticaya karşı mücadele, başta sade dindarlığı korumaya yöneliktir.

İslamiyet, ulusal formlarla somutlaştırılmadıkça dindeki temel ilkelere sürekli referans veren keskin ve katı söylemlere açık, tehlikeli bir istismar alanı olmaya devam edecektir.

Cemaatçilik ve kökten dincilik, dinin ahlak kurallarının manevi gücü ve anlamının birey ve toplumun kolektif ruhuna nüfuz edememesinden de kaynaklanmaktadır.

Ülkemizde Alevilik ve Sünniliği siyasal zeminde uzlaştırma çabaları, Sünniliği yerlileştirecek çağdaşlaşma projeleriyle reformdan geçirmedikçe; Aleviliği de soya ve aileye bağlı bir dinselliğin kışkırttığı kabileci ayrımlaşmadan kurtarıp ulusal bütünlük içerisinde kaynaştırmadıkça, başarı şansını yakalayamayacaktır.

Cumhuriyet tarihi ve Türk tarih tezi, Türk tarihinin en son ve en gelişmiş doğal bir parçası sayılacak biçimde yeniden yapılandırılmalıdır. Böylece 1923 sonrası Türk tarihi, gericilerin ve irticacıların İslam tarihi ve uygarlığının din-dışı bir tarih kesiti olduğuna inandırma propagandalarının da önüne geçilecek ve ellerindeki tarih eleştirici kozu alınmış olacaktır.

Sanılanın ve bilinenin aksine, ülkemizde irili-ufaklı yüzlerce tarikat ve cemaatleri, ülke ve ulus bütünlüğünü tehdit eden iç ve dış unsurlara karşı kullanmalı; muhalefetlerini ve hatta saldırganlıklarını ülke çıkarlarına yönelik tehditlere karşı yönlendirerek büyümeleri hem önlenmeli, hem de denetim altına alınarak zamanla işlevsiz hale getirilmeleri sağlanmalıdır.

İrtica, hurafe ve batıl inançlarla halkı oyalayıp gözlerini boyamakta ve halkın ülkeyi ve ulusu yakından ilgilendiren sorunlarına karşı bilinçlenmesini engellemektedir. İngilizler tarihte ülkemizdeki tarikat ve cemaatlerin bu işlevinden yararlanmış ve halen de başka bazı ülkelerle birlikte yararlanmaya devam etmektedirler. Türkiye’nin bu irticai örgüt ve grupları kendi lehinde kullanamaması büyük bir zafiyet olarak görünmekte ve bilinmektedir. Tamamen ortadan kaldırılmaları, onların kullandığı siyasi, toplumsal, kültürel ve dinsel boşlukları devletin doldurması ile mümkündür.

Atatürk, Türk varlığının uluslaşmasını en büyük hedef olarak belirlemiştir. Klan, aşiret ve kabile, sosyolojik anlamda uluslaşmanın gerisindeki süreçlere işaret eder. Uluslaşma, sosyolojik olarak en gelişmiş bir toplumsal örgütlenmenin adıdır. Tarikatlar, cemaatler, aşiretler ve etnik örgütlenmeler, sosyolojik bir gericiliktir; uluslaşmadan geriye gidiş, irtica ile ruhsal bir ittifak içine girebilmektedir.

İrtica, ilkesizlik ve inançsızlık içerdiğinden her yere ve duruma göre kolayca şekil alıp değişebilen ve böylece tüm ilkesizlik ve ahlaksızlıkları içinde toplayarak saklayabilen bir anlayış, bir harekettir. İşte tam bu noktada, kendini, irticanın daha yumuşatılmış bir formu olarak gösteren  dinciliğin, dini kullanan ama baştan aşağıya dünyevi amaçlara yönelik bir akım olduğunu vurgulamak gerekir.  Başka bir deyişle dincilik, “din-dışı” ve baştanbaşa “dünyevi1dir; “yararcı”dır. [1] Yani dini ve ahlaki kutsallığını, kilitlendiği dünyevi amaca tercih ettiği için, devleti  kendi eline geçirinceye kadar, içinde bulunduğu topluma, devlete ve toprağa yabancıdır. Dini ve ahlaki derinliği yoktur. Dincilik yani cemaatçilik ve tarikatçılık neredeyse hiçbir zaman Türk ulus kültürü ve felsefesine yakın durmamış; bunları hep en büyük düşmanı; “kutsal cihat”ın en önemli hedefi olarak görmüştür.

İrticai örgütlere muhalefetin göz kırpması, ne onların ne de muhalefetin haklı olduğuna kanıt olarak gösterilemez.

 

[1] Ayrıntılar için bkz. Michel Hoebink, Thinking About renewal in Islam: Towards A History  of Islamic Ideas on Modernization and Secularization, Arabica Journal of Arab and ıslamic Studies Tome XLVI Fascicule I, Koninklijke Brill N.V. Leiden, s. 42 vd.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!