Yağız Aksakaloğlu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Bir FETÖ komedisi: Ankara Barosu şaka mı yapıyor?

Bir FETÖ komedisi: Ankara Barosu şaka mı yapıyor?

featured

FETÖ, milletimizin bugüne kadar karşılaştığı en tehlikeli iç düşmandır. Bu yönüyle “FETÖ ile mücadele” hem ciddi bir devlet meselesi hem de Türk’ün var olma mücadelesidir. Bununla birlikte Ankara Barosu Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 19.09.2019 tarihli aldığı kararla birlikte FETÖ ile mücadele bir “komediye” dönüşmüştür. Mücadelenin birçok yönden içerdiği kara komedi niteliği bu kararla birlikte resmiyet kazanmıştır.

Bu komedi niteliğinde karara geçmeden önce soralım:

Ankara Barosu Disiplin Kurulu acaba şaka mı yapıyor?

Kamera nerede?

Hadi el sallayalım… N’olur el sallayalım…

Ama yok, belgelere bakıyorum, vallahi gerçek.

Peki, bu anlamsız karara konu olay nasıl gerçekleşti?

Öncelikle milletvekili avukat Yücel Bulut 15 Temmuz hain Fetullahçı darbe girişiminden henüz 2 ay öncesinde bir basın toplantısında MHP içindeki kongre savaşlarında parti aleyhine karar veren Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi hâkimi Burhan Yaz hakkında “yargı çevrelerinden kim olduğu iyi bilinen” bir hâkim diye açıklama yapıyor.

İki ay sonra malum 15 Temmuz gerçekleşiyor.

Burhan Yaz firar ediyor ve yakalanıyor.

“Tavşan kaç tazı tut” heyecanı bütün hızıyla sürerken Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ilk kumpas olarak değerlendirilen Şemdinli İddianamesini hazırlayan dönemin Van Savcısı Ferhat Sarıkaya da Burhan Yaz’ın ismini vererek itirafçı oluyor. Sarıkaya meslekten ihraç olduktan sonra para yardımlarını Burhan Yaz’ın getirdiğini söylüyor.

Burhan Yaz yargılanıyor ve FETÖ’den 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm oluyor.

Sonra devreye Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği giriyor.

Av. Yücel Bulut’un 15 Mayıs 2016 tarihli basın toplantısında Burhan Yaz hakkında söyledikleri nedeniyle “disiplin soruşturması” açılıyor.

Burhan Yaz’ın şikâyeti nedeniyle Yücel Bulut uyarma cezası ile cezalandırılıyor.

Burhan Yaz’ın şikâyetine dayanan ilgili sav şu şekilde:

“…Avukat Yücel BULUT’un hukuk ve mesleki etik kurallarına uygun düşmeyen söylemlerle basın açıklaması yaptığını, henüz kesinleşmemiş bir karar hakkında beyanda bulunduğunu, karar içeriğinden ziyade mahkeme hâkiminin kişiliği, kimliği ve geçmişi üzerinde durularak hâkimin hedef gösterildiğini, kararın davalı aleyhine kasıtlı olarak verildiği algısı oluşturulmaya çalışıldığını, şikayet edilen avukatın açıklamaları doğrultusunda ‘Yetkisiz Olduğu Anlaşılan’, ‘Hakkında Paralel Yapı Soruşturması Bulunan’, ‘Örgütün Kamikazi Hakimi’, ‘MHP’ye Çelme Takan’ şeklinde haber ve manşetlere neden olduğunu iddia etmiştir.”

Av. Yücel BULUT ise yazımın başında belirttiğim bilgileri savunmasına eklemiş ve ilerleyen süreçte “haklılığının somut bir şekilde ortaya çıktığını” belirtmiştir. Fakat bunlar yeterli görülmemiş ve uyarma cezası ile cezalandırılmıştır.

Bu absürt durumun medyada görünür olması üzerine Ankara Barosu ilk başta “kovuşturmaya yer olmadığı” yönünde karar verdiğini fakat Burhan Yaz’ın Türkiye Barolar Birliği’ne itirazda bulunması üzerine konunun tekrardan Ankara Barosu Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini ve Av. Yücel Bulut hakkında bu sefer Türkiye Barolar Birliği Kararı’nda yer alan maddeler kapsamında “uyarma cezası” verildiğini belirtmiştir.

Şu aşamada “kim kimcidir, ne necidir, kim suçludur, bu kararın altında kimlerin imzası vardır?” fasılları hiçbir önem taşımıyor.

İyi bir komediyi komedi yapan da zaten bu değil midir?

Gülersin, düşünmeden gülersin ve sonra daha çok gülersin. Gözlerinden yaşlar akarcasına gülersin. Ardından neye güldüğünü bile unutursun.

Av. Yücel Bulut’un başına gelenler de bu şekilde.

Ama şimdi biz hatırlamaya çalışalım.

FETÖ’cüye FETÖ’cü demek suç mudur?

Bu anlamsız karar neye, kimlere yaramıştır?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. 12 Ocak 2020, 08:35

    Kardeşim Fetö denen din, milliyet ve emek düşmanı yapı 15 temmuzdan sonra bütün mevzileri kazandi, bütün kurumları ele geçirdi. Siz ne içiyorsunuz Allah aşkına bize de verin de biz de sizin gibi olalım Allah göstermesin

  2. 12 Ocak 2020, 03:50

    Aslında kara komedi olan senin bir hukuk kurumunun kararını hukuk bilmeden eleştirmendir. Bir haber yapıyorsun acaba söylemlerim doğru mu diye değerlendirebilecek bir objektifliği sahip olmaktan acizsin. Haberinin içeriğinde de belirtildiği ancak bilmediğin ve anlamadığı veya işinize gelmediği üzere “lekelenmeme hakkı” ve “masumiyet karinesi” gibi EVRENSEL HUKUK KAİDELERİ vardır. Bu kaidelere aykırı açıklamayı yapan hiçbir hukukçuya hukukçu denilmez. Kısacası kesinleşmiş bir yargı hükmü olmadan hangi itirafçının kimin ismini verdiğine hangi delilin ne kadar güçlü olduğuna bakılmaz yani sadece adı geçen kişi hakkındaki Mahkeme kararına bakılır. Aksi halde bir itirafçı da çıkar der ki Yağız AKSAKALOĞLU da Fetöcü… Bu durumda nasil olsa itirafçı adını vermiş ya sen de mi Fetöcü mü olmuş olursun ? Bu itirafçının beyanı yüzünden birileri de senin hakkında beyanat verip şahsi haklarına saldırı yapsa bu durumda haklı mı olmuş olur ? Kaldı ki somut bir hakaret olsa belki yargı kararının sonucu beklenebilir ancak soyut hakaret ise her koşulda bu hakaret kabul edilemez. Şöyle ki sen birine fetöyle birlikte hareket ettiği iddiasında bulunursan o kişi de bu konuda kesin bir hükme mahkum edilirse iddianı ispat edebilirsin ancak o kişi kesin hüküm bile alsa sen FETÖCÜSÜN sen teröristin diyemezsin neden mi nedeni 5237 sayılı TCK m. 127/2 de açıkça yazıyor bir zahmet okuyun… Bu nedenle cahilce bir yaklaşımla Ankara Barosu’nu ve Türkiye Barolar Birliği’ni eleştiren ve eleştirirken de hedef gösteren bir haber yapmanın kimseye faydası yok bu kurumlar Fetö ile en etkin mücadeleyi yürütmüş kurumlardır geçmişte ve günümüzde yaptıkları mücadeleler de herkesçe bilinir… Az akıl az vicdan az insaf ayıptır günahtır bir haber yaparken sonuçlarını biraz olsun düşünün böyle vatanseverlik olmaz….

  3. Herşeyden önce FETÖ tanımını iyi yapalım. Bunu sadece dindar geçinen ve AKP’de daha fazla yuvalanmış Fetullah adlı bir bunak köpekle ilişkilendirirsek yanlış yaparız. FETÖ heryerde. Sadece AKP’de ve hükümette değil, CHP’de, İYİ’de, HDP’de, Saadet’te, İstanbul belediyesinde, Urla belediyesinde. İş dünyasında Sabancı’dan Koç’a İpek’ten Çalık’a bir çok şirkette.
    Türkiye’de gözü olan emperyal güçler ülkede kaos ve karmaşa yaratabilecekleri her aracı kullanmakta ustalar. Bu amaçla muhafazakar kesimden Fetullah’ı seçtiler ve şimdi Gül’e Babacan’a yöneldiler, ama Kürt kesimden zamanında Apo ve şimdi Demirtaş da, Alevi kesimden Kılıçdaroğlu da, milliyetçi kesimden Akşener de aslında birer FETÖ. Bu emperyal güçler arkalarında büyük kitleler toplayıp ateşleyebilecek spor takımlarına bile sızarlar. Zamanında Galatasaray’a, şimdi Fenerbahçe’ye ve hatta bir ara da çarşıya ve Trabzon’a daldıkları gibi.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!