Bilin Neyaptı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Kaos ve eğitim-güvenlik ikilemi

Kaos ve eğitim-güvenlik ikilemi

featured

Üç yıl önce yayımlanan bir akademik makaleme, ABD’nin Ferguson şehrindeki olaylar ardından bir din adamının şu sözleriyle başlamıştı: “…Polis güçlerine silah sağlayacak paramız var ama eğitim ve kamu öğrenimi için paramız yok”.

Bu sözler, polis kurşunuyla ölen Michael Brown adlı bir zenci Amerikalının cenazesinde söylenmişti. Makale, devletin bütçesini iki önemli kamu hizmeti: eğitim ve güvenlik harcamalarını nasıl üleştirmesi gerektiği üzerine teorik bir çalışmaydı.1 Bugün, Amerikalı zenci George Floyd’un polis şiddetiyle ölümü yine Amerika’da ırk bazlı eşitsizliklere karşı yayılan isyanı kışkırttı. Artan kaos ortamında bir kısım polis halkla beraber pozisyon alırken, diğer yandan da ordu ve polis şiddeti artarak isyankarları hedef alıyor. Ve artan kaos, bir kez daha firsatlara erişimde adaletsizlik artarken güvenliğe gitgide daha fazla pay ayıran devletlerin yanlışını gözler önüne seriyor.

ABD yine ekonomik krizde, hem de bu kez 1929 Büyük Buhran’ıyla boy ölçüşecek kadar. 2008 Büyük Resesyonu’ndan ders almak yerine zengini daha da zenginleştiren sistemde, pandemiyle daha da belirginleşen eşitsizlikler, bir de polis şiddetiyle birleşince bu kez tam bir kaosa yol açmış durumda. Kaos, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde, ve dolayısıyla gelir ve refah dağılımında siyah-beyaz ayrımı şeklinde yüzeye çıkmış da olsa, emeğinin karşılığını gitgide daha az alabilen Amerikan halkının büyüyen tepkisiyle sokakta birleşerek büyüyor.

Krizler son damladır. Halkta biriken stresin kaosa dönüşmesi krizle an meselesi haline gelir.

Eğitim harcamaları sosyal sermaye yatırımıdır, insanların birlikte, uyum içinde yaşamasını sağlar. Güvenlik harcamaları da toplumsal istikrarı sağlayarak üretkenliği artırabilir ve bu amaca hizmet edecek şekilde tasarlanabilirse sosyal sermayeye de katkıda bulunabilir; ancak devletin bu alanlara yatırımı dengeli yapması gerekirir. OECD’nin yayımladığı rakamlara göre2, 2016’da OECD ülkeleri içinde kamunun eğitimdeki ağırlığının en az olduğu ülke yüzde 75 ile Türkiye! Bu oran mesela İsveç’e yüzde 100, OECD ortalaması yüzde 90, ABD’de bile yüzde 91. Ülkemizde kamu eğitimi diye dayatıldığı skandallarla ortaya çıkan yalan yanlış ve sakıncalı bazı içeriğe değinmiyorum bile. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2018 eğitim kalitesi raporuna göre Türkiye 137 ülke içinde 99. sırada!

Bir halk neden vergi öder? Bunun cevabı tabii ki işini, aşını ve geleceğini güvence altına alması için devlete fon yaratmaktır. Devletin vatandaşların geleceğini güvence almasının en temel yolu da onlara iyi bir eğitim sunarak katma değer yaratacak iş olanaklarının yaratılmasını sağlamaktır. Makroekonomik ve siyasi istikrar hep eğitimin kalitesine bağlıdır. Özellikle hala gelişmekte olan bir ülke için kamu eğitimi sosyal mobilitenin vazgeçilmezidir. Ülkemizde gitgide yok edilen sosyal mobilitenin en temel sebebi siyasete alet edilerek içi boşaltılan kamu eğitimi ve özel eğitim payının artışıdır.

EĞİTİME DEĞİL GÜVENLİĞE YATIRIM

Yıllar içinde eğitimde kamu harcamaları azalırken, Türkiye’nin iç güvenlik harcamalarının GSYİH’ya oranı ise 2006-2014 arasında yüzde 45 armış.3 Bunun içinde en yüksek payı ise Emniyet Genel Müdürlüğü almış. 2016 ve 2019 Genel Bütçeli İdareler İstatistiklerine göre ise, Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesi (aradaki fark 67 kat olduğu için 2019’la karşılaştırmak için 2016 için Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nı da buna kattım) 3 kat artmış görünüyor. (Bunun gibi bütçesi 3 kat artan diğer kurum da Cumhurbaşkanlığı). Peki buna karşın ülke daha yaşanılır ve güvenli bir hale mi geldi? Yorum okuyucunun… Bunlara karşın, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi ise 2016-2019 arasında sadece yüzde 60 artmış.

Bölüşüm ve paylaşımda adaletsizlikler çözülmediği için krizler artarak ve büyüyerek gelirken, yanlış hedeflere kitlenmiş siyasiler ülkelerin ve vatandaşların geleceklerini tehlikeye atıyor. Adaletin olmadığı bir toplumsal yapıyı sürdürmek için hakkını arama yolları elinden alınmış eğitimsiz bir toplum gerekir … Böyle bir toplumsal yapı ise orta ve uzun vadede tasarımcısına bile fayda getirmez. Eğitim her alanda adaletin hem tesisi hem sürdürülmesi için vazgeçilmezdir.

1“Educate or Adjudicate?….”, Defence and Peace Economics 28:5, 2017.

2Education at a Glance 2019, OECD Indicators.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!