Muharrem Karanfilci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. TFF’yi bitireceksiniz yeğeeen!

TFF’yi bitireceksiniz yeğeeen!

featured

Muharrem Karanfilci yazdı…

“TFF’yi bitireceksiniz yeğeeen…” Son günlerde Türk futbolunu özetleyen en kısa cümle belki de bu.

Sahada biten bir Millî Takım…

Tribünde biten umutlar…

Ekran başında biten sabırlar…

Ama nedense hiçbir zaman bitmeyen makamlar…

Dünya Kupası hayali, daha grup maçları tamamlanmadan rafa kalktı. Üç maç, iki mağlubiyet ve grubun son sırası… Milyonlarca insanın umutları yine “bir sonraki turnuvaya” ertelendi. Futbolcuların performansı tartışılıyor, teknik heyet eleştiriliyor; fakat asıl soru hâlâ cevabını bekliyor:

Türk futbolunu kim yönetiyor, nasıl yönetiyor ve kimin için yönetiyor?

Kamuoyunda günlerdir konuşulan iddialar var. Federasyondaki akraba ilişkileri, işe alımlar ve “yeğen” tartışmaları gündemden düşmüyor. Sayının yedi olduğu konuşuluyor.

Gazeteci Fatih Altaylı’nın kamuoyuna yansıyan iddiasına göre, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu döneminde görevlendirilen isimler arasında şu kişiler yer alıyor:

  • Şahsî avukatı Fuat Göktaş, başkan vekili.
  • Eşinin doktoru (jinekolog) Zehra Neşe Kavak, başkan vekili.
  • Ablasının oğlu Abdullah Ayaz, federasyon genel sekreteri.
  • Eski Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Abdurrahman Alp Beyaz, TFF Tahkim Kurulu Üyesi.
  • Eski Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Vefa Yunus Taylan, Denetleme Kurulu Üyesi.
  • Eski Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Eroğlu, TFF İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü ile Denetleme Kurulu Üyesi.
  • Eski Üsküdar Belediyesi İşletme Müdürlüğü çalışanı Hakkı Yıldırım ise TFF Satın Alma Direktörü.

Bu iddiaların doğruluğu elbette ilgili kurumların açıklamalarıyla netlik kazanacaktır. Ancak kamuoyunda oluşan algı bile başlı başına bir yönetim tartışmasını beraberinde getiriyor.

Anlaşılan o ki,bu sefer TFF’ye giderken bir Üsküdar yağmuru almış.

Şöyle bir bakıldığında bu isimlerin ortak noktası, Üsküdar Belediyesi geçmişine sahip olmaları… Bir de futbol yönetimiyle futboldan uzaktan ya da yakından bir ilişkisi olmamaları gibi gözüküyor.

Milletin aklına takılan soru ise oldukça basit:

Millî Takım kadrosu oluşturulurken gösterilen titizlik, federasyon kadroları oluşturulurken de gösteriliyor mu? Yoksa orada da ahbap-çavuş ilişkileri mi belirleyici oluyor?

Sahada mücadele eden futbolculara ödeneceği konuşulan milyonluk primler gündemde. Elenilse bile prim, başarı gelmese bile ödül, hedef tutmasa bile ayrıcalık… Bir de bunlara kamuoyuna yansıyan villa iddiaları eklenince insan ister istemez düşünüyor.

Demek ki bizim anlayamadığımız yeni bir başarı tanımı var. Eskiden kupa kazanılır, sonra ödül verilirdi. Şimdi ise önce ödüller konuşuluyor, ardından kupaya bakılıyor.

Türk futbolunda artık skor tabelasıyla bilanço tablosu birbirine karışmış durumda. Taraftar gol bekliyor, yöneticiler bütçe açıklıyor. Millet galibiyet istiyor, kulislerde ise makam dağılımı konuşuluyor.

Belki de bu yüzden sahada koşan futbolculardan çok, koridorlarda koşuşturanların performansı dikkat çekiyor. Başarısızlığın bedelini hep başkaları ödüyor.

Teknik direktör gelir, gider. Futbolcular eleştirilir. Taraftar kahrolur. Ama koltuklar yerinde durur. Çünkü bizim futbolumuzda değişmeyen tek taktik dizilişi, makamların savunma hattıdır.

Türk futbolunun bugün ihtiyacı olan şey yeni bir prim tarifesi değil; yeni bir yönetim anlayışıdır. Liyakatin akrabalığın önüne geçtiği, hesap verebilirliğin kişisel sadakatin yerine geçtiği, başarının yalnızca konuşulmadığı değil, gerçekten ödüllendirildiği bir düzen…

Yoksa her başarısızlığın ardından aynı cümleyi duymaya devam edeceğiz:

“TFF’yi bitireceksiniz yeğeeen!”

Hayır.

“Türk futbolunu bitiren ne yeğendir ne de taraftardır. Türk futbolunu bitiren; liyakatin yerine sadakati, başarının yerine makamı koyan yönetim anlayışıdır.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!