Murat Bölükbaşı
Murat Bölükbaşı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Yeni Türkiye’de emekliye ötanazi hakkı

Yeni Türkiye’de emekliye ötanazi hakkı

featured

Murat Bölükbaşı yazdı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Ocak 2024’te bu yılı emekliler yılı ilan etmiş, ‘’Ömürlerinin en güzel yıllarını; aileleriyle birlikte ülkemiz ve milletimiz için çalışarak, Türkiye için katma değer üreterek harcayan emeklilerimizi baş tacımız olarak görüyoruz. Emeklilerimizin hak ettiği saygıyı görmesi, hayatlarının bu özel dönemlerini daha huzurlu, daha sağlıklı ve güven içinde geçirebilmeleri önceliklerimiz arasında yer almaktadır.’’ demişti.

Açıklamasını dinlediğimde Cumhurbaşkanı’nın genelde söyledikleriyle yaptıkları çelişse de, bir emekli çaresizliği içinde 2024 yılı için umutlanmıştım. Bugün, 2024’ün son günlerini yaşarken; 2002 yılında en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,30 üstündeyken, Erdoğan’ın ilan ettiği ‘Emekli Yılı’nda en düşük emekli maaşı asgari ücretin 0,60 gerisine düşmüş durumda.

Eski Türkiye’de, ‘’ah bir emekli olsam da huzura ersem’’ diyen emekli, Yeni Türkiye’de 12.500 TL ‘’sosyal yardımla’’ geçinemediği için 79 yaşında çalıştığı inşattan düşerek yaşamını kaybedebiliyor. Geçtiğimiz Eylül ayında İSİG verlerine göre 65 yaş ve üstünde 8 işçi maalesef hayatını kaybetmişti. Eski Türkiye’de kıdem tazminatıyla bir ev, ya da bir araba alabilen emekli şimdi bırakın tazminatıyla ev almayı, evin odasını bile alamıyor. Alabilirse eğer; Avrupa’da trafiğe dahi çıkmasına izin verilmeyen 15-20 yaşında bir hurda arabayı kapının önüne koyabilirse bundan dolayı mutlu olabiliyor.

Eski Türkiye’de bir şey alacaksanız veya kiralayacaksanız memur veya emekli kefil istenirdi. Şimdi en düşük emekli maaşıyla, en düşüğü 15.000 TL olan ev kirasını ödeme imkanı olmayan emekliye ev sahipleri ev bile kiralamıyor.

Eski Türkiye’de emekli olmuş baba aldığı emekli maaşıyla evlenmiş çocuğuna destek olurken; şimdi imkanı var ise zorda kalan emekli babasına evladı kol kanat gerip destek oluyor.

Yeni Türkiye’de pazar yerlerinde arta kalan ve çöpe giden sebze ve meyveleri gecenin alacakaranlığında sessiz ve usulca yerden toplayan emeklileri görmek artık sıradan ve kanıksanmış bir durum haline geldi.

Sosyal medyada zor yaşam şartları ve ekonomi üzerine soru soran moderatöre cevap veren emekli; çaresizlik ve ezilmişliğini ancak gözyaşlarını içine akıtarak ifade edebiliyor. Büyük şirketlerde Ceo olarak çalıştığını, 28 yıl sosyal güvenlik pirimi yatırdığını ancak 23.483 Lira emekli maaşı aldığını ifade eden Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu Çanakkale’de yaşayan bir emeklinin kasaptan ancak 250 gram kıyma alabildiği bir ülkede, “Ömürlerinin en güzel yıllarını çalışarak katma değer üreterek harcayan emeklilerimizi başımızın tacı olarak görüyoruz’’ diyen Cumhurbaşkanı eğer yardımcıları tarafından kandırılmıyorsa, ya biz emeklilerle maytap geçiyor, ya da ışıl ışıl sarayında ülke gerçeklerinden bir haber yaşıyor demektir.

Yeni Türkiye’de sosyal güvenlik primini ödeyerek ömrünün kalan kısmında biraz rahat etmek için hayaller kuran emekliye hayatı zehir ettiniz. Hayatta kalacak kadar beslenme imkanı ile dört duvar arasına hapsedilen ve sizin iktidarınızda entübe halinde yaşam savaşı veren emeklinin dayanacak gücü, morali ve ümidi kalmadı.

Bir emekli olarak sizden ricam; Yeni Türkiye’de yaşamın son çeyreğinde insanlık onuru içinde yaşama hakkını elinden aldığınız ve adeta bitkisel hayata sokarak acı çektirdiğiniz biz emeklilere hiç değilse insan onuruna yakışır şekilde hayatını sonlandırma hakkını verin. 2025 Yılında da emekliye cennetti vadedip üstüne de dayalı döşeli 2+1 anahtar teslim daire vadederseniz emin olun mezardan çıkıp size oy atarız; hiç şüpheniz olmasın!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!