Murat Bölükbaşı yazdı…
Zordur bu topraklarda Mustafa Kemal olmak! Savaşmak, direnmek, yaşamak ve ölmek…
Bir Türksün ve dünyaya bedel olmuşsun. Acılarla yoğrulmuş bir milletin önüne geçerek küllerinden bir devlet kurmuşsun. Hayatın boyunca savaşmış, hayatın boyunca ‘’Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı (gelişmesi) ile, atinin (geleceğin) yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğması için ömrünü adamışsın.
Ama, gel gör ki, ebedi istirahatgahında sana saygı ve minnet ziyaretinde bulunan ve huzurunda andımızı okumak isteyen evlatlarına izin vermeyen, resimlerinle Anıtkabir’e girmek isteyen kızlarına ‘’resim sokmak yasak’’ diyerek adeta manevi işkence yapan bir zihniyetin baskı ve cürmüyle karşı karşıya kalmışsın…
Zordur bu topraklarda Mustafa Kemal olmak! Birinci İnönü’de 8500, İkinci İnönü’de 15 bin, Sakarya Savaşında 102 bin, Başkumandanlık Meydan Muharebesinde, ‘’Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz, ileri’’ derken, esareti asla kabul etmeyen 208 bin inanan Türk askerini özgürlüğe koşturan Atamızın sonsuzluğa vardığı 87. yıl dönümü olan 10 Kasım 2025 Çarşamba günü, ebedi istirahatgahı Anıtkabir’e emretmeden, çağırmadan koşa koşa gelen 1 milyon 219 Bin 148 Mustafa Kemal’in Askeri, onun Türk ulusu için biricik, eşsiz, ölümsüz ve vazgeçilemez olduğunu size daha nasıl anlatsın!
Siz vurdukça, bizim Atamıza olan sevgimiz, saygımız, sahiplenişimiz kat be kat artıyor. Onun kurduğu ordudan sırf ona saygısızlık etti diye tepki gösteren 5 teğmenin atılmasını unuttuk mu sanıyorsunuz. Bindirilmiş kıtaları otobüslerle Anıtkabir’e taşıyıp mevcut cumhurbaşkanı namına slogan atılmasına izin verip ebedi istirahatgahı stadyuma çevirmenizi kabul edebileceğimizi mi düşünüyorsunuz.
Ergenekon ve Balyoz operasyonlarıyla milli ordusunu Atatürk’ün ordusu olmaktan çıkarıp, cemaatlerin tarikatların, sarıklı generallerin fink attığı, sonucunda 15 Temmuz darbe girişimi gibi bir fecaati hafızamızdan silebileceğimizi mi düşünüyorsunuz. 15 Temmuz’u fırsata çevirip askeri hastaneleri, askeri okulları, harp okullarını kapatıp, sonucunda Türk ordusunun kurumsal kimliğinin ve yapısının hiç olmadığı kadar zayıfladığını görmediğimizi mi sanıyorsunuz.
Hepsini biliyoruz hepsinin farkındayız. En çok da haddimizi biliyoruz. Aslanın ormanın kralı olduğunu bilmesi gücünü bilmesidir. Lakin suya girince timsaha kafa tutamayacağını bilmesi de haddini bilmesidir…
Utanmadan sıkılmadan ‘’Ben bu devletin ne hıyrını gördüm’’ diyenlerin fotoğrafına sarılan, Katil Apo’ya kurucu önder diyenlerin ortağı olduğu ihanet masasına tepki olarak, evladını Türk Devleti ve Türk Milleti ilelebet yaşasın diye şehit veren Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Ana, Adalet Masası eylemi sonrasında gittiği şehit cenazesi töreninde ‘’Tek Adam Rejimi’nin Milli Savunma Bakanı’’ Yaşar Güler tarafından hadsizlikle itham edildi.
Güler’in; ‘’Sen şehit anasısın o kadar’’ diyerek ve küçümseyerek kurduğu cümleden bu milletin her bir şehit anası, babası, kardeşi, dayısı, bacısı öyle bir hikaye yazar ki, dediğine diyeceğine pişman olursun sayın bakan. Zordur bu ülkede Mustafa Kemal olmak! Zordur Mustafa Kemalin Askeri olmak ve ona layık bir komutan olmak…

m.kemalin askeri değiliz Türkiye nin askeriyiz.
Belli ki, Cumhuriyet tarihi konusunda bilgi sahibi değilsin. Nutku oku!
Cihan isimli sayın okur, askeri olduğun Türkiye’yi kuran kim?