Nihat Genç yazdı…
Simurg, masallardaki efsanevi kuş, Türk mitolojisinde Hüma kuşuna benzer!
Bugünün simurg kuşları da aynı masalı kaldıkları yerden yaşıyorlar!
Dün rüyada yine simurg kuşlarıyla buluştum, birinin adı, Mı, diğerinin adı Tı, üçüncüsü Şı!
Mı, Tı, Şı, üçü de seksen yıldır bir masalda rüyanın içinde yaşıyorlar!
Ve onlarla görüşebilmek için sizin de derin bir uykuya dalmanız şart!
Kafayı erkenden vurup yattım ve Mı, Tı ve Şı’yı hararetli bir tartışma içinde buldum!
Sorun şu, Mı, hayatında ilk defa rüyadan uyanmış birkaç günlüğüne gerçek hayatı görmüş ve kafası karışmıştı!
Mı, Tı, Şı’yı daha önce de derin bir uykuda görmüştüm, o zaman coşkuyla İzmir Marşı’nı söylüyorlar ve çok neşeliydiler!
Mı, Tı, Şı’yı sonra Cumhuriyet Bayramı’nda görmüştüm, dağ başını duman almış yürüyelim arkadaşlar, marşını söylüyorlardı!
Bu son gördüğümde ise coşkuları kaybolmuş aralarında çok sert bir kavga çıkmış saç saça baş başa girmişlerdi!
Sebep, nedir, hayırdır, Mı, dedim?
Mı: -Dün akşam, hayatında ilk defa birkaç dakikalığına uyandım ve dış dünyada olup bitenleri gördüm ama birlikte uçtuğum arkadaşlarım Tı ve Şı öyle derin uykuya dalmışlar ki onlara gördüklerimi anlatamıyorum hiçbir şeye inandıramıyorum!
Hayırdır, Mı, ne gördün?
Mı: -Görmez olaydım, bir daha uyanırsam Allah cezamı versin!
Tı’nın hayalleri yıkılmış çok öfkeliydi, araya girdi:
-Uyananlar Haindir!
Şı, ise hala mevzuyu anlamaya çalışıyor, hayırdır Mı, ne gördün, yemyeşil bağlarımız bahçelerimiz tarumar mı edildi harabeye mi döndü işgal mi edildi?
Mı: -Hayır arkadaşlar işgalden öte, kıtalar kaydı ülkemiz kayboldu!
Şı: -Nasıl?
Mı: -Ege Denizi ortadan kalkmış Avrupa kıtasıyla birleşmişiz ve Atlantik Okyanusu da ortadan kalkmış Amerika kıtasıyla birleşmiş ve hepimiz Amerika’ya bağlanmışız!
Tı: -Yani, şimdi, kıtalar ortadan kalktığına göre, Afyon Kocatepe savaşının ve milli sınırlarımızın anlamı kalmıyor, kafam karıştı Mı, biz şimdi nerede kimin göklerinde kimin bahçelerinde uçacağız?
Şı: -Bütün kıtalar ortadan kalktığına göre nereye vatanımız diyeceğiz?
Mı: -Arkadaşlar, seksen yıldır kandırılmışız, vatan matan devlet mevlet diye bir şey yok, vatan kelimesi çocukluğumuzda öğrendiğimiz ‘anne’ gibi bir şey, yani bize bir duygu sadece bir duygu verdi, şimdi gördüm ki, sadece bir duyguymuş, ama vatan diye bir şey yokmuş!
Tı: -Ordumuz da mı yok!
Mı: -Arkadaşlar bankalarımız da yok, MİT’imiz dahi yok, mahkemelerimiz hiç yok, kıtalar birbirine bağlanmış artık tek devlet tek siyonist şirkete bağlıyız!
Şı: -Baksana sen, MİT’imiz polisimiz bostan korkuluğuymuş, tarlayı ürünü değil biz kuşları ürkütüyormuş, demek sona geldik, tarla da ürün de düşmanın elinde!
Tı: -Ben milletin derin sessizliğinden anlamıştım, seksen yıldır bizi uyandıracak bir küçük ses çıkmadı!
Mı: -Evet arkadaşlar, biraz geç uyandık ama anladık ki ‘ses’ yoksa vatan da yok, bence bir vatanımız var mı yok mu anlamak için önce bir sesimiz var mı yok mu test etmeliydik, biz sadece rüyada cıvıldamışız birbirimize hayal kurmuşuz!
Tı: -Aman Allahım biz şimdi göksüz vatansız ne yapacağız, hemen, bu gerçeği uyuyan diğer arkadaşlara da söylemeliyiz, şöyle bir cik cik cikleyip duyuralım sesimizi!
Mı: -Arkadaşlar çok üzgünüm, bütün sesler de ele geçirilmiş, TV, radyo, video icat olmuş ve bütün seslere el koymuş, şaşıracaksınız her yerden aynı siyonistlerin aynı cahil hocaların sesleri!
Şı: -Nasıl yani, sesimizde mi yok!
Mı: -Bakın arkadaşlar hikaye çok uzun ama şöyle özetleyeyim, iki yıl önce, covid diye bir mikrop insanlığı yok edecek denilip altı milyar insanı susturup eve tıkmışlar, tek bir sesle! Amerika’da halk sağlığı başkanıymış adı Anthony Fauci, Bill Gates diye bir milyarderle ortakmış ve sırf ilaçları satalım diye bütün dinleri ülkeleri coğrafyaları bir diktatör emriyle susturmuşlar! Aynı adamlar daha önce de AIDS diye bir hastalıkla bütün insanlığı korkutup susturmuşlar! Sonra bütün madenlere petrola enerjiye el koydular ve en sonunda tek tek milli devletleri ele geçirdiler ve parçaladılar ve şimdi işler insanları soykırımdan geçirmeye kadar vardı!
Şı: -Eyvah bu ne büyük felaket, en iyisi hiç duymamış gibi hiç uyanmamış gibi yapalım!
Mı: -Bir de arkadaşlar bunların hepsine komplo teorisi deyip daha derin beyinden uyutulmuşuz!
Tı: – Vay anasını, biz uykudayken uzaylılar dünyayı ele geçirmiş!
Mı: -Evet, başka da çaremiz kalmadı, bize de sadece masallar rüyalar içinde yaşamak kalıyor!
Şı: -İyi de arkadaşlar biz hep uyuyorsak ve hep rüyadaysak bizim hikayemizi masalımızı kim anlatacak biz kimlerle İzmir Marşı’nı söyleyeceğiz!
Mı: -Gerçek şu, hepimiz çömlekçinin çarkındaki çamuruz, kuş mu olarak uyanacağız testi ve çömlek olarak mı, bilmiyoruz!
Şı: -Gördüklerin çok garibime gitti, Mı kardeş, şu Bill Gates denilen de kimmiş?
Tı: -Artık kim uyusun kim uyansın milyarderler mi karar veriyor!
Mı: -Milyarderlerle ortak olan kim varsa bütün sesleri ve madenleri ele geçiriyor ve sesi ele geçirenler vatanın sahibi fatihi oluyor!
Tı: – Mı, kardeş, aptallığıma verin ama şu ‘servet’ dediğiniz şey nedir, neye benziyor?
Mı: -Servet, dağ gibi göl gibi deniz gibi bir şey, servetin olunca hepsini ele geçiriyorsun!
Tı: – O halde bizim de servetimiz olsun…
Şı: -Biz sadece heyecana ve duyguya ve rüyaya ve hayale mi yatırım yapmışız!
Mı: -Aynen, siyonizm gerçek servetleri ele geçirdi ve küçük serveti olanları kendi büyük servetine bağladı! Kardeşlerim, servet artık kölelerin prangaları boyunduruğu, kafesi!
Tı: -Peki ya biz kuşlar, kuşlar hiç mi cıvıldamayacak hiç mi bahçelerde uçmayacak, kuşların hiç mi söz hakkı yok!
Şı: -Şimdi arkadaşlarımıza bunlar gerçek göl gerçek orman değil nasıl anlatacağız!
Mı: -Hayır geçti o günler, birilerine akıl verme tuzağına ben de düştüm, artık kimseye anlatamazsın, kıtalar birleşti demek, felsefe edebiyat siyaset şiir sinema, hepsinin çağı bitti!
Tı: -O halde en iyisi uykudan rüyadan hiç uyanmayalım?
Mı: -Anlatamadım galiba, uykumuz kafesimiz olmuş! Anlayın artık, kanat yok, rüya yok, konacak yer yok, vatan yok, cik cik hiç yok…
Şı: -Ama sabah akşam onun bunun başına sıçıyoruz, bir götümüz var, hadi Mı, bunu da inkar edemezsin!
Mı: -Doğru diyorsun, cumhuriyet memleket, kanatlarımız, egemenlik, hepsi gitti, bir .ötümüz kaldı, duymadınız mı, Cumhuriyet’i kuran parti altı ok’tan birini mora boyadı, ne demek, bir ötümüz kaldı, onu da rahat bırakın, germeyin kasmayın, salın kendinizi diyorlar!
Tı: -İnanmak istemiyorum, ben özgürce uçmak özgürce ölmek istiyorum!
Şı: -İşte ne güzel .ötünüz özgür artık, kanatımız cik cikikimiz hadi yok diyelim ama götümüzle ne servetler kazanırız ne şöhretler!
Mı: -Arkadaşlar, kurduğunuz cümlelere dikkat edin, ‘hak’ dediğin kelime masallarda kaldı, ‘hak’ diye bir şey yok, sadece elimizde siyonistlerin rehin aldığı padişahımız var!
Şı: -Nasıl yani, bu ovalar bu dağlar bu yaylalar bu dereler bu denizlerde hiç mi hakkımız yok!
Tı: -Ne güzel işte, kıtalar birleşmiş bizde sonsuza kadar pasaportsuz uçarız…
Mı: -Lütfen anlayın, mallar gemiler uçaklar zenginler bir avuç zengin her yöne gidiyor ama biz köyden kahveden çıkamıyoruz!
Tı: -Hayır, inanmıyorum, biz zümrüanka kuşuyuz, alevlerin yalımlarında doğduk, ateşten kanatlarımız var, bizi kimse hapsedemez!
Mı: -Arkadaşlar, kabul edelim, biz çok fazla uyumuşuz, uyuya uyuya zombilere dönmüşüz!
Tı: (öfkeyle) -Sen ne diyorsun Mı, sonsuz bir rüyanın neresi kötü, büyülü ormanlarımızda şakımanın neresi kötü!
Mı: -Arkadaşlar sonsuz bir rüya artık yok, uyuşturucu diye bir şey icat olmuş, ekran diye bir şey icat olmuş öyle bakıp hipnoza giriyorsun, büyülü ormanlarınızı da kökünden kazıyıp bina yapıyorlar, biz hala rüyaların pespembe sisleri içindeyiz!
(Şı ve Tı, birden susar ve derinlere dalarlar)
Ve sonra Şı, haykırarak: -Aman Allahım kalbime ulaşamıyorum, aman Allahım beynime ulaşamıyorum, aman Allahım dağları ormanları madenciler kazmış hava zehirli uçamıyorum!
Tı: -Keşke hiç uyanmasaydın Mı, şimdi ben yeniden nasıl uyuyacağım, hangi rüyaları göreceğim, bahar ve bir vatan olmadıktan sonra ben hangi semalarda süzüleceğim, hangi çiçeklerin nektarına konacağım, direncim hayal gücümdü, keşke hiç uyanmasaydın Mı!
Mı: -Arkadaşlar, artık uyumaya karar versek dahi uyuyamayız çünkü rüyasını göreceğimiz bir şeyimiz kalmadı!
Tı: -Mı, doğru söylüyor, başımın üstünden İhalar balistik füzeler geçiyor, hayallerime uçamıyorum!
Mı: -Arkadaşlar, uçacağımız gökler İha’lar Siha’lar bu balistik füzeler bu silahlar o milyarderlerin servetiyle yapılmış, hepsi insanlığın aklını kör etmiş, hiç kimsede onur ar namus ahlak kişilik bırakmamış! Tüm dünyaya sadece korku hakim, herkes saklanıyor! Biz de bir şekilde rüya göreceğiz ayağına saklanmışız! Saklandığımız yer kafesimiz olmuş!
Şı: -Evet ama hala kanatlarımız var!
Mı: -Evet kanatlarımız var ama kanat dediğimiz sadece tüy, birkaç tüyümüzle koskoca silahlara servetlere karşı…
Şı: -Tüy deyip küçümseme, kanatlarımızı çırpabilir ve ses çıkartabilir ve yeniden rüyalardan rüyalara uçabiliriz!
Tı: -Rüyalardan rüyalara uçabiliriz!
Mı: -Rüyalardan rüyalara uçabiliriz, öyle şeyler gördüm ki pek inanasım gelmiyor!
Şı: (bir müddet derin derin düşündükten sonra) -Hiç mi umut yok Mı kardeş!
Mı: -Var, enflasyonda düşüş var!
Şı: -Yine anlamadığım kelimelerden konuşuyorsun, şu enflasyon nedir Mı kardeş!
Mı: -Enflasyon birleşen kıtalar yeni bir din kurmuş, eski dinde olduğu gibi, düşüşüne çıkışına sadece fakirler inanıyor! Yalnız bu dinde şeytana canavar diyorlar! Bir yükselince kazandığın maaş birikim elinden çıkıyor! Bu yüzden TV’ler sabah akşam günde beş vakit ezan gibi düştü çıktı diye toplu namazlar kılıyor toplu dualar ediyorlar! Ama eski din gibi sonunda kazananlar azizler oluyor yani servet sahipleri! Enflasyon firavunların milyarlarca insanı köle ve aşağıda tutmak için kırbaçları olmuş!
Tı: -Mı kardeş, keşke uyanmasaydın, bütün rüyalarımı elimden aldın, sana inanmıyorum, hadi sana bir soru, yağmur mu daha hızlı koşar bir kuş mu? Hadi rüzgardan daha hızlı olduğumuzu da inkar edemezsin!
Mı: -Evet düne kadar inanıyordum, en hızlı rüyalar koşar! Öyle hızlı koşup rüyaların içine girdik ki, gökler kafesimiz oldu!
Şı: -O halde yapacak bir şey kalmamış, hadi toparlanın tekrar Kaf Dağının ardına o büyük aynada gerçeği öğrenmeye gidiyoruz!
Mı: -Üzgünüm Şı kardeş, Kaf Dağının ardını da bombalamış bütün zihinleri beynimizin içindeki rüyaları esir almışlar!
Tı: -Hiç mi şansımız yok!
Mı: -Tek bir şansımız kaldı, Yemen dağlarında Husi kuşları varmış, bir tek onlar teslim olmuyor, şöyle Kıbrıs üzerinden uçup Kızıldeniz’i geçip Husilere ulaşabiliriz!
Şı: -Yahu bu Husiler Şii mezhebinden ne anlarız biz dinden kitaptan!
Mı: -Evet, mezheple işimiz olmaz, ama, şöyle bir bahaneyle denizlerin üzerinden semalarda uçarsak ve yeryüzüne semalardan bakarsak! Yoruluncuya kadar kanat çırparsak! Ve kanatlarımız alev alırsa! Büyük fırtına kopmadan önce görüş alanımızı büyütürüz! Korkunç felaketi yerinde görürüz! Bu artık hiçbir şey göremeyen gözlerimiz, gökler gürlemeden belki açılıverir!
Şı: -Doğru diyorsun Mı kardeş, havasızlıktan öleceğiz, günlerce aylarca yıllarca kanat çırpmalıyız, göklerde cehennemi bombalar patlamadan yola koyulmalıyız! Musonlar siklonlar fırtınalar kanatlarımızı ağırlaştırmadan yola çıkmalıyız!
Tı: -Aklıma ne geldi biliyor musunuz, biz yine babalarımız atalarımız gibi yapalım, ne yapmıştılar, Kaf Dağı’na yola çıkmışlardı! Kaf Dağı diye bir şey var mı bilmiyorlardı! Ama uçtular ve gittiler ve çoğu geri dönmedi! Ama çoğu Kaf Dağı’nın ardında iradelerini ve kendi yalnızlıklarını buldular! Biz de bir bahaneyi yol edip yola çıkalım! Kardeşlerim, bizim tek bildiğimiz tek gücümüz kanatlarımız!
-Alev alıncaya kadar uçalım! Bilinen dünyalardan daha yukarıdaki dünyalara uçalım! Sonsuz yıldızlara uçalım! Uzaktan uçuşumuzu görenler göklerde bir yanan sönen bir ışık var, desinler! Şu rüyadan şu gezintiden şu seyahatten artık çıkalım! Kanatlarımız önce neşeyi tanısın ve gözlerimiz parlasın ve kıvılcımlaşsın! Havai fişekler gibi şimşekler gibi uçalım!
Mı: -Evet hep böyledir işte, yine gaza geliyorum, güneş gibi pırıl pırıl olalım, ışık gibi süzülelim, rüyaların örtüsünü kaldıralım, kanat seslerimiz uzaktan seyredenlere cesaret olsun, kanatlarımız büyük meydanlara saf elmastan heykel olsun, yükseklerde nasıl da korkusuz uçuyorlar desinler, üzüntüleri şaşkınlıklarıyla kaybolsun, uçurumlar üstünden uçalım, uçurumlarla dans eden bir ruhumuz olsun! Kanatları olmayanlar koftur ruhsuzdur esirdir, insanları ancak kanat seslerimizin coşkusuyla kucaklayabiliriz! Yakılan zehirlenen ormanlarımızın baharı olalım!
Şı: -Kuşların en güzeli kimselere aldırmadan uçabilmek! Zaman dediğimiz uça uça kaybolur! Kanatlarımız zamanın ağırlığını alır! Dünyanın yükünü ancak kanatlarımız taşır!
Mı: -Farkında mısınız arkadaşlar yine gaza geldik ama şimdi anladım, bizim rüyalarımız gerçek dünyadan daha ağır ve büyük!
Şı: -İsteyen istediğini söylesin, isteyen dalgasını geçsin, en iyi bildiğim şeydir uçmak! En sağlam ellerimdir kanatlarım! Kararlığımdır dinimdir tek bildiğimdir kanatlarım! Düşüncemdir vicdanımdır! İsteyen istediğini söylesin, yaralarımı temizleyen kanatlarımdır! Dünyaları kanatlarım düzeltecek! Kaçık desinler sıyırmış desinler silahım oklarım benim de balistik füzelerim kanatlarımdır! Siz ne diyorsunuz bilmem, benim hayatı keşfetmek ve anlamak için, sadece rüyalarımda uçan kanatlarım var! Rüya gördükçe hastalıklarımı tedavi eden kanatlarım! Bu zehirli atmosferden depresyondan ve ıstırabı, çırpa çırpa iyileştiren kanatlarım! Acımı azaltan ağrımı dindiren ve bana gurur veren pusulasız kanatlarım!
Tı: -Hadi arkadaşlar, kalkın uçuyoruz, nereye demeyin, boşuna konuşup birbirimize yük ve engel olmayalım, kelimeler bizi düzeltmez! Kanatlarımız ahlakımızdır, şanımız övüncümüzdür yolumuz kanatlarımızdır! Sana diyorum, Mı kardeş! Bir daha içimizde kimse uyanmasın! Uyanmak, kanatlarımızın yolunması gibi! Başımızın kopartılması gibi! Uyanmak, yolu bilmemek gibi, bak Mı kardeş, uyanmak ağrıma gidiyor!
-Uyanınca utanıyorum kendimden! Uyanınca başkalarının gerçeğine tahakkümüne bağlanmak zorunda kalıyorum! Uyanınca gönüllü kölelere bile hak veren garip ve hain düşüncelere dalıyorum! Kanatlarımdan başka hiçbir felsefe, hiçbir siyaset,hiçbir gerçeklik tanımıyorum! Uyanmak ne demek, korkunç bir vehim sahibi olmak! Uyanmak gururumu parçalıyor! Uyanmak sırtıma hançer oluyor! Uyandığımda kendimi kanıtlayamıyorum bir kuş olduğumu özgür doğduğumu kanatlarımı unutuyorum!
-Sana yanlış şeyler göstermişler Mı kardeş, kıtaları asıl birleştiren kuşların özgürce uçan alevden kanatlarıdır! Senin gibi uyanan herkese siyonistlerin ve kölesi islamcıların filmlerini TV’lerini gösterip firavun imparatorluğu kuruyorlar! Kıtaları birleştiren imparatorluğun korkusuyla uyananları esir alıyorlar! Herkes gerçek diye siyonizm ve islamcı istila ve yağmaya ortak oluyor! Uyanan herkes dolarlarının telaşına düşüyor!
-Uyanan herkes zihnini beynini siyonist ve islamcı yalanlarla kırbaçla kamçıyla gerçek diye dolduruyor ve köle kıvamına geliyor! Ve uyanan herkesi kafir ya da düşman diye tasnifliyorlar! Asla, Mı kardeş, bir daha uyanma gafletine düşmeyeceğiz! Rüyamızdaki pespembe sisleri dağıtan hainlerden olmayacağım!
– Uyananlar haindir!
Mı: -Bir daha uyanmak mı, söz, soyuma ve kardeşlerime bu ihaneti bir daha yapmayacağım!
Şı: -Yaşasın rüyaların pespembe sisleri içinde kanat çırpanlar!
Tı: -O halde anlaştık, hadi, uyuyoruz arkadaşlar, hadi, yattım sağıma döndüm soluma sığındım sübhanıma… Yattım sağıma döndüm soluma… Yattım sağıma döndüm soluma… Yattım. Döndüm. Yattım döndüm. Döndüm döndüm.. Döndüm…
-Arkadaşlar, uyuyamıyorum!
Mı: -Ben de!
Şı: -Ben de!
Nihat Genç. Hayallerimizin üstüne limon sıkmaya üstüne yok. Biraz sabır. Ekrem Ímaroğlu pardon İmamoğlu gelecek bizleri kurtaracak.🙄
Ben dün gece gerçek bir uyku gördüm, uyku derken bende uykumu anlatayım. Gördüm ki Türkiye türk devletler ile birlikte turan birleşik devletleri adında bir devlet kurdu ve bu devletin sınırlarına Yunanistan ve başka bir ülkeyi de aldı.
Umutsuz durum yok umutsuz insan var, ben hiç umutsuz değilim. Doğru, biraz korkuyorum ama tanrı dağlarından Avrupa ve Afrika’ya kadar uzanan binlerce yıllık tarihime baktığımda , önce o tanrı dağını yaratan tanrıya sonra damarımda ki kanın gücüne inanıyorum. Türk olduğunu unutan her türk esarete mahkûmdur. Dünyanın medeniyetini kuran kaç kavim var, Hint çin Persler Yunan Roma Araplar ve sonunda da Türkler ve biz Türkler tüm o geri kalan 6 kavime tarih boyunca hüküm sürmüşüz. O Perslerin övündüğü tarihleri biz türk saraylarda dansözdü. Allah biz Türklere kendi zatından güç versin ve biz Türklerde o gücü Allah’ın zatının yolunda harcayalım. Peygamber efendimiz hadiste ahir zamanda Türklere rumilere (batılı) direnecek dediyse mutlaka olacak.
Ben türküm, Turancıyım , doğu Türkistandan balkanlara kadar vatanım. Mutlaka bir gün turan kurulur ve İstanbul’da çıkan gazete kaşkarda okunur. Bu Türk’ün sefalet dönemi tarihte sadece bir reklam olarak yazılacaktır
“Arkadaşlar, artık uyumaya karar versek dahi uyuyamayız çünkü rüyasını göreceğimiz bir şeyimiz kalmadı!”
İşte bu silahtan daha güçlü cümleler için çok büyük yazarsın!
Ben de