İsmet Hergünşen yazdı…
Libya Temsilciler Meclisi’nin 20 Ekim 2026’da Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatını oy birliğiyle onaylaması, Doğu Akdeniz’de tek bir anlaşmanın tescilinden ibaret değildir.
Karar, Yunanistan’ın yıllardır Ege ve Akdeniz’de dayattığı üç ayaklı stratejik mimari olan Sevilla Haritası, maksimalist Ege tezleri ve Doğu Akdeniz Gaz Forumu tezlerini epeyce sarsmıştır.
Libya kararı:
Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, daha önce bu mutabakata karşı çıkmıştı.
Son kararla önceki ret kararlarının kaldırılması, Doğu Akdeniz’deki dengeler açısından önemli bir adımdır.
Hukuki sonuç: Karar artık tüm Libya adına onaylanmıştır. Yunanistan ve Mısır’ın 6 yıldır kullandığı “Bu sadece Trablus’u bağlar” itirazı çökmüştür.
Siyasi sonuç: 2011’den beri bölünmüş Libya, petrol ve gaz gelirine ihtiyacı olan bir ülke olarak ilk kez dış politikada ortak tavır almıştır.
Sevilla Haritası:
2000’li yıllarda Sevilla Üniversitesi’nde hazırlanan çalışma, Türkiye’nin deniz yetki alanlarını daraltan bir projeksiyondur.
Haritanın özü şudur: Türkiye, Antalya Körfezi’ne hapsedilir. Meis Adası dahil Ege ve Doğu Akdeniz’deki her Yunan adasına tam Kıta Sahanlığı ve tam Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) verilir. Bu durumda Yunanistan ve GKRY’nin yetki alanları ortada birleşir, Türkiye ile Libya asla komşu olamaz.
Oysa uluslararası deniz hukukunda adaların deniz yetki alanları üzerindeki etkisi, her durumda aynı değildir. Sınırlandırma yapılırken coğrafi koşullar, kıyıların konumu ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınır. Uluslararası yargı kararları da adalara her koşulda tam etki verilmesini öngören mutlak bir kural bulunmadığını göstermektedir.
Libya’nın tamamının Türkiye’yi deniz komşusu olarak kabul etmesi, haritayı delmekle kalmamış, ortadan kaldırmıştır.
AB’nin “hükümsüz ve yok hükmünde” açıklaması, işte bu haritayı savunma refleksidir. Ama harita artık sadece Brüksel’de var, sahada yok.
Ege’deki Maksimalist Hedefler:
Yunanistan’ın Ege’deki tezleri üç başlıkta öne çıkıyor: Karasularını 6 mil üzerine çıkarma iddiası, karasuları 6 mil olduğu halde hava sahasını 10 mil kabul etmesi ve adaların deniz yetki alanlarına geniş etki tanınması.
Türkiye açısından karasuları meselesi temel bir sorundur.
TBMM’nin 1995’te aldığı CASUS BELLİ (Savaş Nedeni) kararı da bu konudaki siyasi iradenin ifadesidir.
Yunan stratejisi Ege’yi ve Doğu Akdeniz’i ayırıp, Doğu Akdeniz’de Libya üzerinden Türkiye’yi sıkıştırmaktı. Libya hamlesi bu stratejiyi tersine çevirdi.
Ankara artık şunu söyleyebilir:
” Sevilla Haritası’nı tanımaya devam edersen, ben de Libya hattını sondaj gemileriyle doldurur, senin Eastmed (Doğu Akdeniz Boru Hattı) hayalini bitiririm.”
Doğu Akdeniz Gaz Forumu (EMGF):
2019’da kurulan forum bölgedeki doğal gaz kaynaklarının geliştirilmesi ve enerji iş birliğinin artırılması amacıyla oluşturuldu. Türkiye’nin forumun dışında bırakılması, bölgesel enerji düzeninin kapsayıcılığına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Amaç, İsrail ve Kıbrıs gazını Türkiye ve KKTC’yi atlayarak Avrupa’ya taşıyan Eastmed boru hattıydı.
Ancak yüksek yatırım maliyeti, derin deniz koşulları, teknik güçlükler ve Avrupa’nın değişen enerji politikaları, projenin ekonomik uygulanabilirliğine ilişkin ciddi soru işaretleri doğurmuştur.
ABD’nin 2022’de projeye desteğini çekmesi de bu tartışmayı güçlendirmiştir.
Forum ya Türkiye ve Libya’yı içine alacak, ya da Yunan-GKRY siyasi kulübü olarak kağıt üzerinde kalacaktır.
Sonuç:
Libya MEB’i, Sevilla Haritası, Yunan maksimalizmi ve Gaz Forumu aynı zincirin halkalarıdır. Hepsi aynı soruya çıkar. Akdeniz’de egemenlik, dışlayarak mı, hakça mı gerçekleşecek?
Türkiye 2019’da bu soruya tek başına cevap vermişti, 2026’da tüm Libya’yı arkasına aldı.
Bu mutabakatla, TPAO’nun sismik araştırmaları ve sondaj faaliyetleri sahaya inmeli, Mısır ile MEB yapılmalıdır.
Yunanistan da maksimalist tezleriyle hareket etmekten ziyade Türkiye ile dostluk ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde Ege Denizi’nin ortak kullanımını değerlendirmelidir.
Son sözse; Harita çizildi. Şimdi o haritayı doldurma zamanı.
Aziz Atatürk’üm kurucusu olduğun Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. yılı kutlu olsun. Vatan sana minnettardır.










