
Sitemizi Google aramalarında tercih edilen kaynak olarak ekleyin.
Mustafa Özgür Sancar yazdı…
Türkiye’deki Fon soygununa benzer bir hırsızlık olayı Paraguay’da yaşandı.
Bu Latin Amerika ülkesindeki kitlesel protestoların temel sebebini, ülkenin en büyük dijital finans kuruluşu olan Ueno Bank’ın, usûlsüzlükler sonucu, sermaye yetersizliğine uğrayarak çökmesi oluşturuyor. Merkez Bankası, içi boşaltılan Ueno Bank’ı tasfiye sürecine aldı.
KIRİZ, KİTLESEL REAKSİYON, İSTİFA
Yetişkin nüfusun yaklaşık %60’ına (3 milyon müşteri) hizmet veren bu bankanın âniden kapatılmasıyla, halk ve emeklilerin maaş hesapları ile birikimleri donduruldu.
Sonrasında başkent Asunción başta olmak üzere ülke genelinde halk sokaklara döküldü, kitlesel protestolar sonucunda Devlet Başkanı Santiago Peña istifa etmek zorunda kaldı.
EMEĞİN GASPI ve KRONİZM
Türkiye’deki fon soygununda olduğu gibi, Paraguay’daki kriz de münferit bir bankacılık hatası değil. Neoliberalizmin kendi yasal ve meşru sınırlarını bile tanımadan, bir soygun ve para spekülasyonları düzenine dönmesinin sonucudur.
Çıkar Çatışması ve Yolsuzluk: Paraguay sol basının verdiği bilgiye göre istifa eden neoliberal sağcı Devlet Başkanı Santiago Peña, Mart 2025’e kadar Ueno Bank’ın ana kuruluşu Grupo Vázquez’de hissedardı.
Peña, kamu fonlarını (özellikle emeklilik ve sağlık fonlarına ait 380 milyon doları) korumak yerine kendi eski şirketine ve yandaş sermayeye aktardı.
Siyasi çıkar ve yakınlık ilişkilerini anlatan Kronizm, Peña’nın temel iş yapma biçimi olmuş.
Bankanın batış sürecinde hükûmet üyeleri ve hükûmetin kolladığı insanlar kendi hisselerini önceden satarak kurtuldu. 32 binden fazla emekli ve milyonlarca işçinin ise birikimlerine el konuldu. Sokaktaki öfke tam olarak bu soygun düzenine dönük… kamusal kaynaklar finansal oligarşi tarafından yağmalanıyor. Yabancısı olmadığımız bir düzenek.
COLORADO HEGEMONYASI, NARCO SİYASET
Peoples Dispatch gibi platformlar olayları Paraguay’ın köklü siyasi yapısıyla ilişkilendiriyor.
Colorado Partisi bir diktatörlük mirâsı bıraktı.
Son finansal soygun, Paraguay’ı neredeyse 1947’den beri kesintisiz yöneten sağcı Colorado Partisi’nin, Alfredo Stroessner diktatörlüğünden (1954-1989) devraldığı yozlaşmış devlet aygıtının sonunun geldiğini gösteriyor.
Peña hükümeti bu “kast sisteminin” bir uzantısı; krizi, kurumsallaşmış nepotizm (eş-dost, akraba kayırmacılığı) ile mafya/narco-siyaset ilişkileri besliyor.
IMF-WASHINGTON İTTİFAKI
Peña, eski bir IMF ekonomisti, Washington destekli serbest piyasa politikalarının sadık takipçisi… Kriz, bölgede sağ/neoliberal hükümetlerin finansal denetimsizlik ve piyasa fetişizminin halka maliyetlerini bir kez daha su yüzüne çıkarttı. “Kamusal bir Corralito” (mevduat dondurma krizi) Paraguay orta sınıfını ortadan kaldırmak üzere…
Latin Amerika’daki siyaset bilimi ve ekonomi alanındaki akademik çevreler, krizi “State Capture” (Devletin Sermaye Tarafından Ele Geçirilmesi) kavramıyla açıklıyorlar.
Aynı kaynaklar, Santiago Peña’nın göreve gelir gelmez Merkez Bankası Başkanlığına Ueno’nun eski yöneticisi Carlos Carvallo’yu atamasını kritik bir kırılma noktası olarak görüyor.
Peña, denetleyici kurumun başına denetlenecek bankanın eski CEO’sunu getirerek kurumsal bağımsızlığı tamamen yok etti (Kronizm).
Şüpheye yer bırakmayacak şekilde Merkez Bankası müfettişlerinin, aylar önce usulsüz kredilere karşı yaptığı uyarıların bu nedenle sümen altı edildiği anlaşılıyor.
BASKI ve SOYGUNA KARŞI, GENİŞ TABANLI KİTLESEL PROTESTO
Batılı kapitalist merkezlerdeki Anglosakson fikriyatta bile “Demokratik Gerileme” (Backsliding) olarak tanımlanan Paraguay meselesi pek çok açıdan ülkemizdeki mevcut reel politik durumla benzerlikler gösteriyor.
Paraguay’da demokratik kitle örgütleri üzerindeki baskılar hiç olmadığı kadar arttı, muhalif senatörler hukuksuzca ihraç ediliyor. Böyle bir dönemde gelen ekonomik çöküş protestoların kitlesel niteliğini kuvvetlendiriyor.
Sosyo-politik gerçeklik bize protestoların itici gücünün sadece sol gruplardan menkul olmadığını gösteriyor; tasarruflarını kaybeden orta sınıf ve dijital bankacılığı yoğun kullanan “Z Kuşağı” sokaktaki örgütlü kitlenin tabanını oluşturuyor.
BENZER DURUM-AYNI SONUÇ: MEKKE İTTİFAKI, FON SOYGUNU
Paraguay, Karşılaştırmalı İletişim Bilimleri’nde nicel araştırma yönteminin genele ulaşmayı sağlayan doğrulanmış örneklemini oluşturuyor. Bu araştırmada Evren neo liberal sistem; evren-örneklem diyalektiğinden çıkan sonuç neoliberalizmin kesin iflâsıdır.
Siyaset Bilimi ve Uluslararası Siyaset Bilimi ise Türkiye’deki benzer durumun aynı sonucu doğuracağını gösteriyor.
Mekke Antlaşması/İttifakı’nı Meclis’te kabul ettiren, Fon soygununu halka açıklayamayan hükûmet, bu mutlak iflâsın parçası hâline geldi.
Şimdi vatanseverler Türkiye’yi kurtarmak için -ne yapmalı- sorusunun acil cevabını vermek gibi bir millî görevle baş başa…