Barış Adıbelli
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. ABD’nin Çin’e karşı Uygur silahı

ABD’nin Çin’e karşı Uygur silahı

featured

Barış Adıbelli yazdı…

Trump yönetimi görevi devretmesinden 24 saat önce Dışişleri Bakanı Pompeo üzerinden bir açıklama yaparak Çin’in Uygurlara soykırım ve insanlığa karşı suç işlediği yönünde kanaat getirdiklerini duyurdu. Çin Dışişleri Bakanlığı bu açıklamayı duyduğumuz en komik yalan diyerek cevap verdi.

Trump’ın göreve gelmesinden beri Çin’e karşı sistematik bir kampanya başlattığı biliniyor;hatta Trump, Tanrının kendisini Çin ile mücadele etmesi için gönderdiğini bile söylemişti.  Güney Çin Denizi, Hong Kong, Tayvan ve nihayetinde Uygurlar, Çin ile mücadelenin unsurları olarak ortaya çıkmıştır.

Kuşkusuz, Çin’de eğitim kampları adı altında Sovyet dönemi Gulagları andıran kampların ortaya çıkması da bu durumu tetikledi. Ancak kamplar bugünün meselesi ama Uygurlara yönelik Çin’in politikaları on yıllardır farklı isimler altında  vardı ve bu sürede ABD ve Batı’nın nerede olduğunu açıkçası kamuoyu merak etmektedir.

Aslında,  ABD’nin de, Batı’nın da Uygurlar çok umurlarında değil. Eğer Uygurları önemsiyor olsalardı çok daha önceleri Uygurlara destek çıkarlardı. Uygur sorunu bugün ortaya çıkmış bir sorun değil. 1950’den beri bu sorun ortada duruyor. Son yetmiş yıldan beri Uygurlara sahip çıkan tek devlet de Türkiye’dir ve uzun zaman Türkiye bu konuda Soğuk Savaş dönemi de dahil olmak üzere her zamanki gibi yalnız bırakılmıştır.

ABD ve Batı için  esas önemli olan nokta Çin’in bir şekilde kuşatılması; hatta Sovyetleştirilmesidir. Çünkü, özellikle ABD ve NATO’nun dinmek bilmeyen bir düşman arayışı var. NATO 2030 raporuna bakıldığında bu gerçek çok daha net bir şekilde görülecektir.

ABD, Kongre’den çıkardığı Hong Kong ve Uygur yaptırım kararları ile Çin’i köşeye sıkıştırmaya çalışıyor; ancak sahada ABD’nin bu politikasından sadece ve sadece masum Uygur halkı zarar görüyor. ABD ve Batı’nın Uygurlarla ilgili her açıklaması Uygurların hayatını daha da zorlaştırıyor. Bugün, maalesef Uygurla,r büyük güçlerin mücadelesinin bir kurbanı haline getirilmiş durumda.

Şimdi, ABD, böyle soykırım ve insanlığa karşı suç gibi kavramları hoyratça kullanmaya başlayınca insanın aklına Irak işgali sırasında Irak’taki Ebu Gureyb hapishanesinde insanlığa karşı ABD’nin işlediği suçlar geliyor. Yine, 11 Eylül saldırılarının ardından  Guantanoma üssünde oluşturduğu askeri hapishanede yaşananlar  geliyor.  Daha önemlisi son 20 yıldan beri dünyanın dört bir tarafında özellikle de Afganistan ve Irak’ta öldürülen sivil masum insanlar  akıllara geliyor.

11 Eylül saldırılarından  sonra Çin’in Uygurlar ile mücadelesini uluslararası terörizmle mücadele kapsamına almasına ABD’nin göz yumması akıllara geliyor.

11 Eylül sonrası Afganistan ve Pakistan’da sivil yerleşim yerlerinin ve masum insanların insansız hava araçlarıyla bombalanması akıllara geliyor

Soykırım ve insanlığa karşı suç denince İsrail’in Filistinlilere karşı yıllardan beri yaptıklarına karşın ABD’nin keyifle olanı biteni izlemesi akıllara geliyor.

ABD’nin 100 yıl önce Birinci Dünya Savaşı koşulları içerisinde yaşanan ve Ermenilerin Osmanlı Devletine ihanetinin apaçık bir göstergesi olan olayları sözde soykırım iftiralarıyla sürekli Kongre’de Türkiye’nin önüne getirmesi akıllara geliyor .

Trump’ın giderayak bu hamlesi Biden’ın  Çin’e karşı elini kolunu bağlayarak ABD-Çin ilişkilerinin geleceğini ipotek altına alma niyeti olarak görmek doğru olacaktır.

Sonuç olarak, Hani derler ya, içinizde en günahsız olan ilk taşı atsın diye. İşte! ABD’nin de ilk taşı atmak için çok da masum olmadığı  yukarıdaki örneklere bakıldığında anlaşılmaktadır.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

8 Yorum

  1. 2010 dan beri bir çok terör eylemine başvuran, ellerinde palalarla yüzlerce insanı öldüren yaralayan, sırf adı Türk ve Müslüman olduğu için taraf olmam beklenen teröristlerden yana olamayacağım kusura bakmayın. Milyonlarca Uygur Türkü de onları desteklemiyor zaten.
    Amerikan projesi kapsamında gelmiş Suriyede Irak da savaşıyorlar. Niye savaşıyorlarmış biliyormusun? Suriyede Kürdistanı kurmaya yardım ediyorlarmış, çünkü savaş sonrasında Uygur bölgesine Kürt savaşçılarla gidip Uygur bölgesinin bağımsızlığı için savaşacaklarmış. Aklınızı başınıza alın. Uygur halkı başka, bu Amerikan piyonları başka.

  2. 21 Ocak 2021, 12:02

    Fetöcü Kadir in hikayelerini almış yazmışsın. Biraz da kampların açılma sebepleri ve teröre bulaşma sebeplerini okuyup yazsan. Türkiyede Kürt e yapıldığı iddia edlen zulümleri duymuşsundur, uydurma birçok Uygur Türkine zulüm video ve fotosu var, yalanları ortaya çıktı. Hiç baskı yok demiyorum ama abartılar gerçeği gölgeliyor ve neyi ne kadar savunacak insanlar ve hükümet bilinemiyor. Geçenlerde akp önce tuzağa düştü Çin e sert açıklamalar yaptı sonra vaz geçti, neden? Para için değil mi, gerçeğin hiç payı yoktur. Vatan partisi ve temsilcileri kaç kere gitti yerinde inceledi, baskı öyle bahsedildiği gibi değil.

  3. 21 Ocak 2021, 11:57

    Çine karşı Türk-Uygur politikası, Türk e karşı Ermeni-Kürt politikası, Alevi Sunni politikası, Rus a karşı Ukrayna-Çeçen-Gürcü politikası, İrana karşı Azerbaycan Türkü politikası vs… Bizi bize- komşuyu komşuya kırdırma, kışkırtma politikası Abd nin en sevdiği politika… Buna alet olmasın kimseler.

  4. Iki yanlış bir doğru etmiyor. Turkiye ne zaman Uygurlarin hakkini nasıl korumuş bu güne kadar, onu da merak ettim.

  5. 21 Ocak 2021, 07:29

    Son zamanlarda oluşturulan Uygur Toplama Kampları kesinlikle Gulaglardan farksızdır, fazlası var fakat eksiği yoktur, uygurlara yapılan baskılar yeni olmamakla birlikte yazınızda bu duruma değindiğiniz için çok teşekkür ederim, kamplara alınan kadınlara uygulanan enjeksiyonlar ile kısırlaştırma yapıldı, aynı zamanda sistematik tecavüzler de uygulandı, çin kendine karşı kullanılacak Uygur silahını kendisi oluşturdu, Uygurların diğer bölgelere ne seyehat ne de çalışmalarına izin verilmiyor, aynı zamanda kamplarda veya ceza evlerinde olan uygurların mallarına ve konutlarına el konuluyor, anne ve abaları toplama kamplarında veya ceza evlerinde olan çocukların akıbeti ise içler acısı, akrabaları olanlar sahip çıkıyor olmayan çocuklar ise ölüme terk ediliyor. BU sistematik bir soykırım. Buna maruz kalan Uygurlar değilde çinde mevcut bulunan Hakalar bile olsa başkaları tarafından rahatlıkla kullanılacaktır.

  6. Benim bildigim ABD de KIZILDERiLILER de yasiyor!

    Yani ABD nin gercek sahipleri !!!!! Buna ne demeli “dostum”.

    Sayfa doldurmak icin yazi yazilmaz….

  7. 21 Ocak 2021, 00:27

    Yazınızda bir yandan Uygur Türklerinin ABD ve ÇİN arasında kaldığını, bu süper güçlerin çekişmesinin kurbanı olduğunu söylüyorsunuz, diğer yandan ABD’nin Trump’ın giderayak ÇİN’e karşı yol belirlemesini eleştiriyorken buluyorum.——————– Sonra doğrucu biçimde, BATI’nın Uygurları 1950’lerden beri görmezden geldiğini, şimdi birden bire ilgisinin arttığını anlatıyorsunuz..——————– Anlaşılamayan ise, ÇİN’e karşı kullanılacak “Uygur silahının” arkası ABD’nin önceki insanlık suçlarıyla nasıl desteklenecek oluşudur…——————– Açıkçası değerlendirme yazınızda <> demekten daha çözümleyici bir sonuca ulaştırmanızı beklerdim…

  8. 20 Ocak 2021, 16:36

    ABD’nin maksadı farklı gerekçesiyle Uygurların haklarına karşı kayıtsızlık izlenimi edindim bu yazıdan. Hatta dürüst ve açıkça ifade edilmemiş, ortayı bulmaya çalışıyor görünen ifadelerin arkasına saklanmış sanki bu.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!