Barış Adıbelli
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Savaş Ukrayna’da başladı Asya-Pasifik’te devam edecek

Savaş Ukrayna’da başladı Asya-Pasifik’te devam edecek

Dr. Barış Adıbelli yazdı...

featured

Ukrayna’da savaşın, Pakistan’da ise siyasi bir türbülansın yaşandığı şu günlerde Hindistan’da da önemli gelişmeler yaşanıyor. Hindistan’ın son dönemde ABD’nin Hint-Pasifik ittifakından ayrılması ve ABD’nin Hindistan‘ı Pasifik’teki müttefikleriyle birlikte adını anmaması, Hindistan‘ın Rusya eksenine doğru yanaşmasını göstermektedir; ancak şu bilinmelidir ki, Hindistan dış politikası Bağlantısızlar Hareketinden bu tarafa hiçbir tarafa yaslanmama üzerine kuruludur. Dolayısıyla, Hindistan bu noktada Rusya ve Çin ile stratejik bir eksenin kuruluşunda bulunacak mı yoksa eskisi gibi Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi bölgesel işbirlikleri ve ikili ilişkiler üzerinden yola devam mı edecek bu soruların cevabı yeni dünyanın geleceğini de bize gösterecektir.

Geçtiğimiz hafta NATO Dışişleri Bakanları toplantısında NATO’nun Asya-Pasifik’teki ortakları da katıldı. Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda Dışişleri Bakanları da bu toplantıda yer aldı; ancak bu toplantıya ABD’nin en önemli müttefiki olan Hindistan’ın katılmaması ve son zamanlarda ABD’nin Hindistan’ı Asya-Pasifik’teki ortakları arasında anmaması dikkatlerden kaçmamıştı. Fakat geçtiğimiz pazartesi günü Hindistan ve ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlarının Washington’da katıldığı 2+2 toplantılarına Hindistan Başbakanı Modi ile ABD Başkanı Biden’ın video konferans sistemi üzerinden katılmaları ve bir görüşme gerçekleştirmeleri ABD’nin Hindistan’ı halen ikna etme arayışında olduğunu gösterdi.

Özellikle, ABD’nin Ukrayna savaşında Hindistan’ın çekimser kalmasına ve Rusya’dan petrol almasına yönelik tepkilerine Hindistan Dışişleri Bakanı, bizi sorgulayacağınıza müttefikiniz Avrupa’nın yarım günde Rusya’dan aldığı enerji bizim bir ay boyunca aldığımızdan daha fazla diyerek ABD’nin çifte standart uyguladığını ve Avrupa’ya göz yumduğunu ima etti. Öte yandan, Biden, Modi görüşmesinde, Biden, Hindistan ile güçlü ve büyüyen bir Büyük Savunma Ortaklığını paylaştıklarını söyleyerek Hindistan’ın Rusya ile savunma alanındaki ilişkilerine ve ortaklıklarına üstü bir kapalı göndermede bulundu. Ayrıca Biden, Hint-Pasifik bölgesinin stratejik önemini de hatırlattı.

Bakanların ortak basın toplantısında ABD Dışişleri Bakanı Blinken, “Hintli ortaklarımızla bu ortak değerler (insan hakları) hakkında düzenli olarak görüşüyoruz ve bu amaçla, bazı hükümet, polis ve hapishane yetkilileri tarafından insan hakları ihlallerinde artış da dahil olmak üzere Hindistan’daki bazı son gelişmeleri izliyoruz” diyerek Hindistan’a karşı insan hakları silahını gösterdi. Bazı uzmanlar ABD’nin Hindistan’daki Müslümanlara yönelik baskılara ve uygulamalara yönelik göndermede bulunduğunu söylüyor. ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın bu değerlendirmelerine Hindistan tarafı yanıt vermedi. Hindistan Savunma Bakanı ise “ABD bizim doğal müttefikimiz ama ABD Hindistan’ı Çin’in prizmasından görüyor” diyerek ABD’nin Hindistan’a yönelik politikalarının tamamıyla Çin odaklı olduğuna işaret ederek bu durumu eleştirmektedir.

Toparlamak gerekirse taraflar göstermelik olsa da birbirlerine iltifat edip birbirlerine ihtiyaçlarının olduğunu ve Hint-Pasifik bölgesinde işbirliğini daha da güçlendireceklerine yönelik mesajlar verdi. Bir başka deyişle görüşme dostlar alışverişte görsün havasında geçti. Ancak Biden Hindistan’ı Rusya’dan petrol almaması konusunda ikna edemedi.

PAKİSTAN İLE BİR JEOPOLİTİK EKSEN MÜMKÜN MÜ?

Her şeyden önce Hindistan’ın Pakistan’la olan ilişkileri oldukça karmaşık, aşılamayacak bir çok sorun tarafından kuşatılmış durumdadır. Öncelikle, Keşmir sorunu bu iki ülke arasındaki ilişkilerin en belirleyicilerinden bir tanesidir. Ayrıca Hindistan’ın kendi içerisinde bir de Müslüman sorunu var ki, o daha da önemli. Bir Pakistan kadar Müslüman da Hindistan’ın içinde yaşamaktadır. Hindistan’da Müslümanların son dönemde giderek yükselişe geçen Hindu milliyetçiliği nedeniyle hükümetle olan ilişkileri oldukça gergin. Geçmişten gelen anlaşmazlık ve çatışmalar halen devam ediyor. Sadece Müslümanlar değil aynı zamanda Hindistan’da diğer halkların da kendi aralarında gerginlikler var. Bu nedenle farklılıkları bir araya getiren demokrasi Hindistan için en iyi sistem olarak söyleniyor ama Hindistan‘ın kendi içerisindeki demokratik yaşam, siyasal sistem ve her şeyden önemlisi toplumsal sistemin pamuk ipliğine bağlı olması aynı zamanda da kendisi için bir tehdit oluşturuyor.

Hindistan ile Pakistan’ın yeni bir eksenin parçaları olmaları şu an için görünen noktada ne Pakistan kamuoyu ne de Hindistan kamuoyunun kabul edebileceği bir durum değil. Her ne kadar, her iki ülke de birbirlerine karşı zaman zaman olumlu ifadelerde bulunsalar da yakın zamanda bir stratejik ortaklık kuracak gibi durmuyor. Kaldı ki dış etkenler özellikle ABD’nin dolaylı müdahalesi burada her iki ülkenin ortak bir stratejik ortaklık kurmasına engel olacaktır. Zira ABD’nin en büyük avantajı Pakistan ile Hindistan arasındaki tarihsel ve güncel anlaşmazlıklardır. Bu anlaşmazlıklar kolay çözülebilecek nitelikte değil. Geçmişte 1947, 1965, 1971 ve 1999’da olmak üzere dört defa savaşmış iki ülkeden bahsedildiği de unutulmamalıdır. Öyle ki, Filistin sorunu bile çözülür ama Keşmir sorunu çözülemez.

Şimdilerde, ABD’nin yeni stratejisi Pakistan’ı olası bir yeni Asya ittifakının içerisinden koparıp kendi yanına çekme, bir başka değişle Hint-Pasifik stratejisinde Hindistan‘ın yerine Pakistan’ı getirme arayışıdır. Aslında başından beri Pakistan‘la ilişkileri kesme konusunda Amerika’da görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştı. Çünkü Pakistan, ABD’nin Güney Asya’da kadim müttefiklerinden birisiydi. Dolayısıyla şimdilerde ABD’nin Pakistan’a Rusya’yı çevrelemek, Hindistan’ı Afganistan’ı, İran’ı ve Orta Asya’yı kontrol etmek için hiç olmadığı kadar ihtiyacı var. ABD, Pakistan üzerinden bir politika geliştirme arayışı içerisindedir. Sonuç olarak küresel güçlerin savaşı Ukrayna’da başladı Asya-Pasifik’te devam edecek.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 15 Nisan 2022, 08:37

    Zihin okuma mağduru (Salih MİRZABEYOĞLU), Metaverse (Eğitimde), Starlink-Siha (Ukrayna savaşında, Marmara bölgesinde komuta kontrol merkezi wikipedia) bunu sonunda da Neuralink projesi ile en önemli eşiğin aşılacağı son biyolojik nesil olan Z kuşağı yani tek dünya devleti projesi! Rusya ve Çin sayesinde bu projeden kurtulunmuş olunsa da yeni dünya düzeninde ülkemizde Erzincan İliç’te altın madeninin (yerli-yabancı ortaklı) Çernobil’ den daha tehlikeli olduğu ve çıkan maddenin maddi kısmının (230 milyar $ tahmini) % 98.5 inin yurt dışına aktarılmakta olduğu söylenmektedir. Bu yabancı ortağın Türkiye’de maden ocağı işletme yetkisi ülkemizin yüzölçümünün % 25’i olduğu unutulmamalı.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!