Murat Bölükbaşı
Murat Bölükbaşı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Politik futbol

Politik futbol

featured

Murat Bölükbaşı yazdı…

Pazartesi akşamları Veryansın TV de, Muharrem Karanfilci moderatörlüğünde keyifle yaptığımız Spor Politik programını Muharrem hocamın Ankara’dan Antalya’ya taşınması sebebiyle istemesek de bitirmek zorunda kalmıştık. Programın isim babası bendim. Spora siyasetin dibine kadar girdiğini bilen, örnekleriyle yaşayan biri olarak program isminin Spor Politik olmasını ben istemiştim. Her ne kadar yaşadıklarım ve gördüklerim futbolun siyasetiyle ilgili olsa da, siyasetin sporun her dalına sirayet etmiş ve her mecrada sorunlara yol açmış olması sebebiyle programa Spor Politik başlığıyla çıktık. 1 yıla varan bir süre yaptığımız programda spor gündemini yorumladık. Bazen gündemi biz oluşturduk. Bilgi ve belgeyle konuşmaya gayret ettik. Spor programı izleyicisine farklı bir pencereden spora ve futbola bakma tercihini sunduk. Bazen futbol kulüpleri üzerine yaptığımız yorumlarda bizi, üstüne tuttuğu takımın formasını giyerek izleyen ve dinleyenlerin duygusal tepkileriyle eleştirilerine maruz kaldık. Zaman zaman özel konuklar alarak konuları farklı pencereden uzmanların gözüyle masaya yatırdık. Her ne kadar Veryansın TV’nin yayın politikası dışında bir program formatımız olsa da, başta Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay olmak üzere, tüm ekibin desteğini hep yanımızda hissettik. Bu vesileyle, Sporun ve Spor Adamının sesini duyurabilmek adına bize kapılarını ardına kadar açan Veryansın AİLEMİZE çok teşekkür ederim.

Tek başına konuşup program yapamayabilirim ama, tek başına yazabilmek için hala bir engelin olmadığını biliyor ve son günlerde TFF seçimleri üzerinden gelişen futbolda siyasetin geldiği son noktayı irdelemek gerektiğini düşünüyorum.

Bilindiği gibi Mehmet Büyükekşi başkanlığındaki TFF yönetimi 1 Mayıs’ta, 18 Temmuz tarihinde yapılmak üzere seçimli olağanüstü kongre kararı almıştı. Milli Takımımızın Avrupa Futbol Şampiyonasında elde edeceği başarı Mehmet Büyükekşi’nin adaylığı konusunda alacağı kararın zeminini oluşturacaktı. Her ne kadar Milli Takımımız Türk halkını oldukça gururlandıran bir sonuçla ülkemize döndüyse de; bu, futbol kamuoyu nezdinde hiçbir zaman Mehmet Büyükekşi’nin hanesine yazılan bir kupa başarısı olarak görülmedi. İlk seçildiği günden itibaren futbol ailesi tarafından benimsenmeyen ve istenmeyen Büyükekşi, tüm siyasi defolarıyla birlikte, “cebren ve zimnen” TFF’nin başında kalmaya devam etti. Mehmet Büyükekşi’nin Federasyon başkanlığında; Türkiye’de hakemlerin dövüldüğü, bahis şikesinin ayyuka çıktığı, yasadışı bahis bağlantılı operasyonların ülke gündemine oturduğu, sahada ve VAR’da verilen hakem kararlarıyla, Türk hakemliğinin ciddi yara aldığı, takımların sahadan çekildiği, Süper Kupa’nın oynatılamadığı Suudi Arabistan organizasyon beceriksizliği sonrasında dünyaya rezil olduğumuz, başkanların basın yoluyla racon kestiği, kimsenin birbirine itimat etmediği, birlikte kahve içerken bile birbirine arkasını dönemediği iki koca sezonda tek olumlu şey olan Avrupa Kupasında Çeyrek Final oynamamız Mehmet Büyükekşi’yi tekrar Federasyon başkanı yapacaksa, pes doğrusu…

Gelelim Servet Yardımcı’nın çekilme kararı ve kamuoyuyla paylaştığı yazısına! 2008 yılından bu yana tüm Federasyonlarda ikinci adam konumunda olan, bu devamlı görev konumuna göre, kanaatimce Cumhurbaşkanı’nın federasyon içindeki eli kulağı gözü olan Servet Yardımcı, Sayın Cumhurbaşkanına danışmadan ve olurunu almadan TFF başkanlığına aday olmuş mudur? Bence mümkün değil! Bunun sağlaması da, Sevet Yardımcı’nın aday olabilmek için bir nefeste topladığı 140 imzadır. Bugün, kulüp başkanlığına aday olan hiçbir başkan, o şehrin veya ilçenin belediye başkan olurunu almadan aday olamaz, seçim kazanamaz. Dolayısı ile TFF seçimlerinde delegasyonun büyük bir kısmı özgür irade kullanamaz. Bunu bir kenara koyup, düşünmeye devam edelim…

Sayın Yardımcı kamuoyuna yaptığı açıklamada, “sahip olduğum karakter ve terbiye ile tamamen ters, yaptıklarımla ve tecrübelerimle asla örtüşmeyecek iftiralarla dolu kirli bir operasyona maruz kaldım. TFF başkanlığına adaylığımı açıklamamın ardından, malum kirli yapı tarafından mevcut sistemin devam edebilmesi adına başlatılan kumpas, Rizeli Yardımcı ailesinin ve benimle birlikte yola çıkan insanların geçmişiyle ve ahlakıyla asla bağdaşmayacak şekilde, yalanlarla, iftiralarla, kumpaslarla, şahsımı, ailemi, onurumu, haysiyetimi, itibarımı, hedef almaktadır.” diyor… Soralım o zaman; Kimdir malum kirli yapı? “İftiralarla dolu kirli operasyon” hangi malum kirli yapının geçmişte örnekleri çok olan ve birçok vatan evladını “KUMPASLARLA, YALANLARLA, İFTİRALARLA” kodese ve kara toprağa gömen bir şer yapılanmasını aklımıza getiriyor? Sayın Cumhurbaşkanı’nın hemşehrisi olan Sayın Yardımcı’nın, “Çifte tabanca gibi, çifte Bylock’la dolaşan” ve bu camiada bir Allah’ın kulu tarafından sevilmeyen Mehmet Büyükekşi karşısında, kendi ifadesi ile, halen seçimi kazanacak yeterli imza ve destek elinde olmasına rağmen, TFF Başkan adaylığının yanında, UEFA İcra Kurulu Üyeliği ve UEFA Avrupa Ulusal Federasyonlar Komitesi Başkanlığı görevlerinden de çekilmesine sebep olan büyük ve karşı konulamaz güç nedir ve kimdir..? Yine kirli düzenin kirli oyunlarıyla Türk futbolunda kapkaranlık bir dehlize doğru yol alıyoruz. Siyaset, Türk futbolunun üzerinden elini çekmediği sürece ne söylesek, ne atlatsak boş… Seçime daha 7 gün var. Köprünün altından çok sular geçer! Ben Türk futbolu adına son güne kadar ümitvar olmaya devam edeceğim.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Murat Bey,
    Gerçekten bu politik spor ortamından nasıl kurtulacağımız meçhul.
    Sn. Yardımcı “Kirli yapı vs.” diyerek adaylıktan çekildi. Esas olan, bu kirli yapı kimlerden oluşuyor ve onu gün yüzüne çıkartmak. Veryansın ‘a bu konuda güveniyorum.
    Esen kalınız

  2. Kim olacak başhırsız ve başkatildir o gizli dediğiniz güç!

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!